Fetva Meclisi
Soru
Ben 19 yaşındayım. Tıp fakültesi 1. sınıf öğrencisiyim. 3. sınıftan bir arkadaşım bana talip oldu, kendisi Azeri. Ailesinin kültürü bizden biraz farklı ama ben Allah rızası için onlara da faydalı olabileceğimi, dinimi anlatabileceğimi düşünüyorum. Dini için çalışan, insanlara faydalı olmak için uğraşan biri. Benimle, Allah rızası için, imanımızın yarısını kurtarmak için evlenmek istediğini söyledi. Ben de aileme ilettim. Elhamdülillah ailem de Müslüman ancak benim sünnetlere uymam, televizyon izlememem, tesettürüme fazlaca dikkat etmeye çalışmam ve bu yaşta evlilik fikriyle gelmem onları aşırıya gittiğimi düşündürüyor. Yine de bana karşı çıkmadılar; arkadaşımla tanıştılar lakin onun küçük bir tavrına takılıp bu işi bir süre askıya almak istedi. Babamla ben tekrar konuştum ve şimdi aracıyla görüşüyor babamlar, çünkü ailesi burada yok ve babası hasta. Küçük bir davranışımdan dolayı olumlu yanları görmezden gelmek doğru mu? Kendisi her vakit cemaatle namaza giden, sefere çıkan, bilimle Allah rızası için uğraşan biri. Kültür farkı benim için çok önemli değil ama ailemin endişeleri var. Nasıl hareket etmeliyim? Babam arkadaşıma çok düzgün davrandı, ‘evlenirseniz oğlum olursun, damadım değil’ bile dedi. Dinime hizmet etmek, fitneden korunmak, Aişe olmak istiyorum. Bunun için ilim öğrenmeye çalışıyorum. Kendisiyle Allah yolunda çalışabileceğimi düşünüyorum. Bana ne tavsiye edersiniz hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Ailenizde itimat ettiğiniz büyüklerinizden biri ile bu yola çıkın. Size yardımcı olmasını söyleyin. O kişinin istişaresi ile yol alın, rahat edersiniz. Eğer evlenmeyi kendiniz için farz düzeyinde görüyorsanız, babanızın bunu engelleme hakkı yoktur ama siz yine de alttan alın ve her iki nimeti de kaçırmayın.
Aleykümselam. Bir olgunlaşma süreci yaşıyorsunuz. Kendinizi yetiştirmeye daha fazla önem vermelisiniz. Bir tür vesvesedir yaptığınız sizin. İyi ders çalışın. Haramlardan korunun. İbadetleri aksatmayın. Erkek/kadın ilişkilerinde dikkat edin. Örnek gördüğünüz alimleri izleyin, çalışmalarını takip edin. İstişarelerde bulunun. Nasihat dinleyin. Anne babanızın duasını önemseyin. Fasit bir arkadaş çevreniz olmasın. Ve sabredin. Hepsi bu kadar.
Kızım, Evlenmek senin için farz duruma gelmiş ise yani artık harama kayma riski taşıyacak durumda isen anne babanın ne diyeceği önemli olmaz. İlk helal yolu denemelisin. Öyle değilse sabredeceksin. Şu kadar ki, duygusal olmamaya gayret et. Allah yardımcın olsun.
Her şeyden önce eşini bakımlı ve ilgili hale getirmeye çalış. Tek çaren eşindir, seveceğin şeyleri onun üzerinde artırmaya bak. Onu yüzüne karşı öv. Cinselliği sadece yatak ilişkisi olarak anlama, ön sevişme ve benzeri birliktelikleri artır. Onunla bu içerikteki muhabbetleri iyi değerlendir. Allah yardımcın olsun. Asla yılma, bittim tükendim zannetme. Yaşının getirdiği geçici bir sıkıntıdır bu.
Kızım, haklı haksız konusuna girmiyorum ama senin huzurun için bırakman gerekir. Ne hakkı olacak ortada? Nikâhtan önce hak oluşmaz. Sana milyonlarca eş adayı bulunur ama yeni bir annen ve ağabeyin olamaz! Daha mantıklı düşün, duygusal değil.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Dolu olmayan kabtan taşma beklenemez. Siz önce kendinizi yetiştirmeyi becermelisiniz. Dolu dolu bir din bilgisi sahibi olmayı hedefleyin. Bunun için uğraşın. İnsanları ikna etmek gibi engin bir hedefi de küçümsemeyin. Ne iknayı bitirebilirsiniz ne de sizin gücünüz o denli sınırsız denebilecek çapta olur. Haddinizi bilerek iş yapın. Kalbinize gelen vesveselere de aldırmayın. Onlar fırtınalardaki şimşekler gibidir, gelir geçer. Birine takılıp kalırsanız kendinizi helake sürüklersiniz.
Önce sen kendini ona kaptırmamalısın. Buna çok dikkat et, hem de çok dikkat et. Bu uyarıyı da basite alma sakın. İkinci olarak da, onun için dua et. Üçüncü olarak da bil ki, her şeyin bir vakti vardır. Onun hidayet vaktine kadar sabretmesini bilmelisin.
O beyde bulunmayan bir şeyi iftira ederek konuştu iseniz elbette ona bir mesaj çekerek de olsa hakkını helal etmesini isteyin. Hayır, size yaptığı yanlışı anlattı iseniz kendi başınıza istiğfar edin. Başka yapmanız gereken bir şey yoktur. Allah yardımcınız olsun.
Size düşen, doğru bildiğinizi hatırlatmaktır. Evlat babaya ve anneye karşı sadece uyarma düzeyinde bir ikaz yapabilir. Onu, bu noktadan sonra kendi işiyle başbaşa bırakın.
Bu ayette geçen “Harun'un kardeşi” ifadesi Meryem'in bir erkek kardeşi olmasını yansıtmıyor. Bu bir Arapça tarzıdır. O dönemde iyilerden bilinen biri olan Harun'a nispet edilerek 'sen Harun'un bacısı olacak biri iken..' şeklinde anlaşılmalıdır bu. Bir başka ihtimal de, hadiste geçtiği gibi onların döneminde peygamberlerin adı ile anılma kültürüdür. Bu da neticede aynı yoruma götürür.
Başka bir ayrıntı yoksa sadece kocası yanında olan bir kadını ziyaret için haram ifadesini kullanamayız. Haram olmasa da riskten ve kerahiyetten söz etmemiz de şarttır. Mahremiyete dikkat ediliyorsa ve evde o yabancı erkekle tek başına kalınmıyorsa haram demeyiz. Bunu, bir zaruret olmadığı sürece sadece keyfi bir maksatla yapmanız ise mü'min bir bayan vakarına yakışmaz.