Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben annemin arkadaşının vesilesiyle ve annemin ısrarı üzerine bir gençle tanıştım. Kendisi dört yıldır imam. İlk görüşmede doğmuş olduğu köyün bir Alevi köyü olduğunu fakat Alevilikle bir bağları olmadığını, aksine ailesinin köydeki Aleviler tarafından sırf kendileri gibi olmadıkları için sevilmediklerinden bahsetti. Durumu anneme ilettim, kendileri Sünni ise herhangi bir problem olmayacağını söyledi. Üç aylık tanışma sürecinden sonra abilerime konuyu açtık. Babam vefat ettiği için. Şimdi abilerim köylerinin alevi olmasını öne sürüp ayrılmamızı istiyorlar. Annem de onların tepkisinden dolayı bana karşı cephe almış durumda. Çocuğu da arayıp yıldırmak için bağırıp çağırmış ve ağır konuşmuş. Bütün bunlara rağmen vazgeçmiyor ve rıza yolu için uğraşıyoruz. Şimdi ise altı ay oldu bu şekilde, iki tarafın da istediği şeyler değil ama haksız yere ayrılmak da istemiyoruz. Rıza kazanmak için her yolu denedik, araya hatırı sayılır aracılar koyduk ama yok kabul etmiyorlar. Sebepsiz yere bırakıp kul hakkına da girmek istemiyoruz, birbirimizi de sevdik. Sizden ricam bana bir yol göstermeniz. Ne yapacağımızı bilemiyoruz, dualarınıza ve çözüm önerilerinize talibiz.
Cevap
Benzer fetvalar
Kardeşiniz çocuk değil neticede. Kendi geleceğini ve ahiretini düşünebilecek kıvamda biri. Siz tepkinizi koyun. Razı olmadığınızı söyleyin. Yarın zinaya düşmek veya sizi çiğnemek gibi bir ağır hataya düşmesinden ise evlensin dersiniz.
Kızım, Allah seni ailenle imtihan ediyor. Bunun bilinciyle hareket et. Aceleci davranma. Eğer ailende bazı dönen yanlışları düzeltme imkânın varsa orada kalmanı tavsiye ederim. Ama ailenin düzelmeyeceği kanısındaysan ve kendinin de bahsettiğin bu ahlaki zafiyetlerinden bozulacağını düşünüyorsan kardeşinle daha uygun/güvenilir/Müslümanlığın daha iyi yaşandığını düşündüğün bir yere hicret edebilirsin. Yalnız yaşın daha çok genç; kandırılma/aldatılma/yanlış karar verme riskini ihmal etmemelisin. Çevrende seni tanıyan ahlaklı ve olgun bir hanım ablanla veya yakın bir akraba büyüğünle bu konuyu istişare edebilirsin. Allah yardımcın olsun.
Evlenmek, senin hayatını kökten değiştirecek büyük bir karardır. Fedakârlık güzeldir ama akıllıca ve sınırları belirli olduğunda… Senin de hakkın mutlu olmak, korunmak ve değer görmek. Bu hakkı gözeten bir evlilik olacaksa, Allah mübarek etsin. Ama olmayacaksa, sabretmen kayıp değil, rahmet olur. Doğru adımlar atabilmek için kalbinin sesine kulak verecek kimselerle değil de şu hayatın gerçeklerini dikkate alan ve senin iyiliğini düşünen kimselerle istişare et. Kalbin karışıksa ve istişareler netlik vermiyorsa, istihâre en sağlam yol. "Ya Rabbi, bu kul senin rızana uygun mu? Hayrımı oradaysa kalbimi oraya ısındır, değilse uzaklaştır." diye dua et. Kalbinin eğilimi, yolunu aydınlatır.
Bir hususu öncelikle sana hatırlatmalıyım kızım: İmanî hassasiyetlerini evlilikle alakalı konularda kullanırken ne kadar gerçekçi ne kadar da sepet dolsun diye konuştuğuna dikkat et. Senin o yaşta evlenip yuva kurmanda hiçbir sakınca yoktur. İyi bir eş ve iyi bir tıp talebesi olabilirsin. Bundan şüphe etmiyorum. Evliliğini 'iman' ve benzeri konular için yaptığını, şehvetinin ve sana yönlendirilen hissiyatların etkisinde olmadan yapıp yapmadığını tekrar düşün. Ailenin duasını almayı ihmal etme. Madem aslında işler iyi gibi duruyor, sabret. Sabret ki hazmede ede yürüsün işin.
NAMAZ KILMAYACAK diye şart getiren bir babaya itaat etmek gerekmez. Yasal haklarını kullanıp evlenebilir ama sizin böyle bir huzursuzluk riskini almanızı tavsiye etmeyiz. Kızımız asla dininden taviz vermesin. Allah bir kolayını verir size. Ve sakın nikâh olmadan bir yanlışa kaymayın.
Bu konuda sana haksızsın diyemem, hiçbir sebebin olmasa bile bir erkeğin eşine yardım etmesi sünnetlerden bir sünnettir. Ama senin eşin bunu takdir edemiyor olabilir. Sana şunu tavsiye ederim: Bu konuyu bir ay tamamen sil aklından, hiç konuşma, hiçbir ihtiyaç yokmuş gibi davran. Eşin senin böyle bir isteğin olduğunu unutsun. İnatlaşma biteceği için eşin kendiliğinden sana yardım etmeye başlayacaktır, o da doğrunun böyle olduğunu anlayacaktır. Böyle olmasa bile başka bir dille ona tek tük işler yaptırarak da olsa onu yine alıştırırsın. Bu mevcut durumda ise şeytan sizi parçalayacağı bir tünel bulmuş olabilir, dikkat et.
ağabey konusundaki diğer fetvalar
Kadının evli veya bekâr kendinden yaşça büyük birine “ağabey” diye hitap etmesi bir örf meselesidir, bundan bir sakınca oluşmaz ama kadının mahremi olmayan erkeklerle mesafeli ve vakarlı durması mümin olmasının gereğidir. Bu ayrıntıya dikkat etmeliyiz.
Baban imanlı bir insan olarak yaşadığı sürece velindir. Onun yerine kimse geçmez. Eğer baban sana evlenmene izin verdi ise veliliğini de yaptı demektir, nikâha gelmesi gerekmez. Sana karışmayacağını söylemiş ise o zaman ağabeyin velayet için nikâhında bulunabilir. Sen yine de babanın rızasını önemser ol, bereket görürsün.
Bunun tekrarına izin verme, rızan olmasın bu işte.
Muhakkak ağabeyinden de helallik almalısın. Bu zamanda bir kişinin fotoğrafının kullanılması izinle normal kabul edilmektedir. Bir yolunu bulun ve onu da incitmeden tatlı dille helalliğini isteyin. Yaptığınız için de tevbe etmelisiniz.
Kıymetli kardeşim, sorunuzla alakalı aşağıya linkini bıraktığım cevabı inceleyebilirsiniz. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/yengemle-konusmuyor-olmam-imanima-zarar-verir-mi
Ağabey de olsa böyle bir tavır sahibine karşı mesafeli olmalısın. Karşısına geçme, tartışma, terslik yapma; yok gibi davran. Yakınlık bağını atamazsın. Sabrederek zamanla düzelmesini bekleyeceksin. Özellikle de fikirlerinden sana bulaşmamasına önem vermeye çalış. Allah yardımcın olsun.