Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmili yaşlarında ailesiyle birlikte yaşayan genç bir kızım. Yakın zamanda abim evlendi ancak nişanlılık sürecinde eşi benimle uğraşmaya ve en olmayacak konularda bile benimle inatlaşmaya başladı. Ailem duruma müdahale etmedi, bana hep sen haklısın ama sizin sorununuz biz karışamayız dediler. Kendimi yalnız hissettim ve zamanla ben de tepkimi o kişiye karşı göstermeye başladım. Tepki gösteriyorum diye beni suçlamaya başladılar. Yaklaşık bir yıldır günlerdir ağlıyorum, ailemle ilişkim bozuldu ve evde huzursuzluk arttı. Ailem aynı zamanda ben üzülüyorum diye de üzülüyor. Onları da üzmek istemiyorum ama olanlarla başa çıkamıyorum. O kişiye ve aileme karşı yaklaşımım nasıl olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin çocuktan önce evlilik konusunda aşmanız gereken badireler var. Önce eşinizle birlikte problemleri; anlaşamadığınız konuları tespit edin. Daha sonra bunları beraberce çözmeye çalışın. Birbirinizi motive edin. Hemen vazgeçmeyin. Yuvanız için mücadelenizi verin. Gerekirse aile terapistinden destek alın. Allah yardımcınız olsun.
Bu anlattığınız gibi bir aile çok zor devam eder. Psikologla da görüşerek acı da olsa ayrılmayı düşünmeniz daha iyi olur ama bu kararı sizin dışınızda üçüncü bir kişi versin. Daha rahat olursunuz.
Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.
Nikâhtan sonra eşinizin sizi evinize alması gerekirdi. Makul bir sebeple bunu yapmaması sizi haklı duruma getirir. Siz de hakkınızı talep edebilirsiniz ama bu esnada oluşabilecek gerginlik, ileriki yıllarda sizi sürekli bunaltabilir. İyi ölçün iyi tartın ve öyle karar verin. Bu anlattığınız durumda siz haklısınız ama hakkınızı size kim ve nasıl verecek onu iyi tespit edin.
Selamünaleyküm. Meseleye kızı mağdur etme olarak bakmayın. Sizin için güzel bir evlilik olup olmayacağına bakın. Hayırlı olacağını görüyorsanız evlenin.
Bin nişanlanacak kız bulabilirsiniz ama anneniz ebediyen bir tanedir. Her şeye rağmen ama her şeye rağmen annenizden yana tavır alın. Diğeri ile de ayrılın, öyle sevgiden hayır gelmez. Geleceğinizin huzursuz olmasındansa bir iki hafta sıkıntı çekin gitsin.
ağabey konusundaki diğer fetvalar
Kızım, Allah sana yardım etsin, seni sevaplarla mükâfatlandırsın. Evet, bu görev öncelikle abinindir. O ise fırsatı kaçırmak üzeredir. Sen yapabildiğin kadarını yap, geresini Allah’a sal.
Ağabeyiniz ödemesini yaptığını ifade ediyorsa ve ustanın ailesiyle de irtibat kuramadıysanız ustanın ücretini ödenmiş sayabilirsiniz. Fakat aksine bir bilgi/delil ulaşırsa onu da değerlendirin.
Baban imanlı bir insan olarak yaşadığı sürece velindir. Onun yerine kimse geçmez. Eğer baban sana evlenmene izin verdi ise veliliğini de yaptı demektir, nikâha gelmesi gerekmez. Sana karışmayacağını söylemiş ise o zaman ağabeyin velayet için nikâhında bulunabilir. Sen yine de babanın rızasını önemser ol, bereket görürsün.
Kadının evli veya bekâr kendinden yaşça büyük birine “ağabey” diye hitap etmesi bir örf meselesidir, bundan bir sakınca oluşmaz ama kadının mahremi olmayan erkeklerle mesafeli ve vakarlı durması mümin olmasının gereğidir. Bu ayrıntıya dikkat etmeliyiz.
Kızım, haklı haksız konusuna girmiyorum ama senin huzurun için bırakman gerekir. Ne hakkı olacak ortada? Nikâhtan önce hak oluşmaz. Sana milyonlarca eş adayı bulunur ama yeni bir annen ve ağabeyin olamaz! Daha mantıklı düşün, duygusal değil.
Bunun tekrarına izin verme, rızan olmasın bu işte.