Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yaklaşık sekiz aydır nikâhlıyım ama henüz düğünüm yapılmadı. Rabbimin izniyle kalbimi ferah tutmaya çalışıyorum fakat üzülmekten de kendimi alamıyorum. Kayınpederim imam ve düğünle ilgili şu ana kadar bir adım atılmadı. Daha önce "iki aya düğün yapacağız" demişlerdi ancak şimdi kendi evlerini almak için niyetlenmiş durumdalar. Bu durum beni derinden üzüyor. Ailem de karşı tarafa herhangi bir şey demiyor, sadece bekliyorlar. Bu süreçte nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum. Eşime karşı da istemeden soğuk davranabiliyorum çünkü bu durum ilişkimizi etkiliyor. O da benden bazı beklentiler içinde. Uzaktan telefonla dahi olsa eşimi nasıl razı edebilirim? Bu durumda nasıl bir yol izlemeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Onların bu kafasının senin nasıl bir evlilik yaşayacağına da işaret ettiğini anlamalısın. Nikâh gibi bir değeri sembolik görmeleri demektir bu. Tekrar ve derin düşünün. Şimdi böyle yapanların yarın sana nasıl davranacaklarını, dini hissiyatını nasıl göreceklerini düşünmelisin.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Kızım, nikâh kıyıldı ise artık bunlarla çok alakadar olma. Bunlar şeytan için iyi bir parçalama planıdır. Aman dikkat et.
Sizin çocuktan önce evlilik konusunda aşmanız gereken badireler var. Önce eşinizle birlikte problemleri; anlaşamadığınız konuları tespit edin. Daha sonra bunları beraberce çözmeye çalışın. Birbirinizi motive edin. Hemen vazgeçmeyin. Yuvanız için mücadelenizi verin. Gerekirse aile terapistinden destek alın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Eğer sözünü ettiğiniz nikâh Şeriat'ımızın nikâh dediği şey ise ve siz de bunu yaparken aklınız başınızda baliğa idiyseniz durum şudur: Nikâh ile beraber sizin üzerinizdeki aile velayeti diyebileceğimiz velayet eşinize geçmiştir. Ailenizin diretmesinin bir anlamı yoktur. Hakları olmayan bir şeyi istemektedirler. Eşiniz, birinci eşindeki resmi yazışmayı alıp size verirse bu da onun kişiliğinin zafiyetini gösterir ki, yarın da sizden alıp başkasına verecek demektir. Zannederim, gereksiz bir tartışmanın içindesiniz. Eşiniz adaleti sağlıyorsa kâğıt üzerinde de olsa yapılabilecek bir şey yoktur. Ailenize karşı nezaketinizi bozmayın, hürmette kusur etmeyin ama onlar da sınırlarını bilmelidirler. Genç kızlar bin bir alanda haklarını korurken kimsenin sesi çıkmıyor ve 'bu onun tercihi' oluyor da Allah'ın verdiği bir hak kullanılırken neden 'onun tercihi olmuyor?'
Aleykümselam. Böyle bir durumda eşinizle nikâh bağınız kalkmış olmaz ama aranızda evlilik diye bir şeyin ruhu da kalmış olmaz. Sizin onu affetmenizin sevap olmasından önce gerçekliği olabilir mi onu düşünün. Ayrılmanız daha akıllıca olur. Ne eşiniz, bundan sonra bir güven verir ne de siz akıllıca bir iş yapabilirsiniz. Çürük bir domatesten salata yapmaya çalışmış olursunuz. Aile meclisi kurun ve o meclisin kararı ile iş görün. Çocukları söz ediyorsunuz; öyle bir kadının elindeki çocuk ne istifade edecek? Bir de bunu düşünün.
cinsellik konusundaki diğer fetvalar
Hac veya umre için ihrama giren birinin yapması yasak olan işler vardır. Tıraş olmak, tırnak kesmek, koku sürünmek, erkek için dikişli elbise giymek, cinsel ilişkide bulunmak bu yasak işlerdendir. Bunlardan birini unutarak veya bir zorunluluktan ötürü yapan kimsenin bu hatasının affı için bir kefaret ödemesi gerekir. Buna FİDYE adı verilmektedir. Fidye üç gün oruç tutmak veya sadaka vermek ya da kurban kesmektir. Buradaki sadaka fitre miktarı kadar kabul edilebilir. Kurban ise küçükbaş hayvandır. Çok ağır hatalarda ise büyükbaş kurban gerekir. (İhramlı iken cinsel ilişkide bulunmak gibi.) Bu fidye gerektiren durumlarda unutarak yapmış olmakla ihmal edip yapmış olmak aynıdır. Hanefi mezhebi fakihleri ihramlının işleyeceği hataların ağırlığına göre fidye de değişebilir demişlerdir. Örnek olarak ihramlı dikişli elbise giyemez. Eğer gün boyu ya da gece boyu yani ortalama olarak on iki saat dikişli elbise giyerse kurban kesmek mecburiyetinde olur. Daha az vakit giyerse sadaka vermesi yeterli olur. Kurban cezası gerektiğinde bu kurban, harem bölgesinde kesilmelidir. Fidye sadece fakirlere verilir. Zekât ibadetindeki diğer zekât verilebilir olanlar burada geçerli değildir. Fidye verildikten sonra hata edenin ayrıca hususi tevbe etmesi şarttır.
Günahınızdan duyduğunuz derin pişmanlık, tevbenizin kabul edilmesi için güçlü bir işarettir. Bu durumda size düşen, Allah’a yönelmeye devam etmek ve bu hatanın sizi daha iyi bir Müslüman olmaya sevk etmesine fırsat tanımaktır. Allah’a söz verin ki, bu hatayı bir daha asla tekrarlamayacaksınız. Eğer sizi bu günaha götüren sebepler (ortam, kişiler, alışkanlıklar vb.) varsa, onlardan uzak durun. Her namazdan sonra Rabbimize dua edin ve istiğfâr dileyin. Allah’a olan bu bağlılık sizi daha güçlü kılacak. Güzel amellerle hatayı silmeye çalışın. Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki: "Bir kötülük yaptığında, ardından bir iyilik yap ki o kötülüğü silip götürsün." (Tirmizî, Birr ve Sıla, 55). Sadaka, günahları siler ve Allah’ın rızasını kazandırır. Çevrenizde yardıma muhtaç insanlara destek olun, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. İslam’ı öğrenmek, Allah’a yakınlaşmanın yollarından biridir. Bir Kur’an tefsiri ya da hadis kitabı okumaya başlayabilirsiniz. Günahınızı unutmak için kendinizi faydalı şeylerle meşgul edin. Sürekli geçmişteki hataya odaklanmak sizi daha fazla yıpratır. Bunun yerine, geleceğe bakın ve kendinize hedefler koyun. Hocamızın “Tevbe Hastanesi” ders serisini not tutarak izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/playlist?list=PL3P7x9qFB3oVtBnXHyjVTQ_fnwmPcdh7u Rabbim sizi bağışlasın, kalbinize huzur versin ve bu hatayı daha hayırlı bir geleceğe vesile kılsın. Unutmayın ki, Rabbimiz rahmet sahibidir ve sizin O’na yönelmenizi ister. Bolca dua edin, kendinize hedefler belirleyin ve Allah’a olan bağlılığınızı artırın.
Dinimizde nikâh, gizli değil, açık ve ilan edilmiş bir işlem olmalıdır. Evlilik, toplumda bilinen, yasal olarak tescillenen bir bağdır. İkinci evlilik, eğer gizlenirse, ileride farklı sorunlara yol açabilir. Ayrıca, evliliğinizi gizleyerek ikinci eşe karşı duyduğunuz saygıyı ve adaleti tam olarak yerine getiremeyebilirsiniz. İkinci evliliğinizi yaparsanız önceki eşinizle olan ilişkinizden de sorumluluğunuzu ihmal etmemelisiniz. İkinci evlilik ancak önceden açık bir şekilde tüm tarafların bilgilendirilmesiyle sağlıklı bir zemine oturur. Eşinizin, çocuklarınızın veya diğer yakınlarınızın bilgilendirilmesi, ilişkinin temelinde dürüstlüğü ve adaleti sağlar. Allah, sizin ve aileniz için hayırlı kararlar nasip etsin.
Sana sadece şunu söyleyeceğim: Sen kendine bak, birilerinin seni nasıl görmesinden önce sen kendini iyi göremiyorsun ki. O yaşta neden hacamat işine girdin? Güzel bir iş bulabilirsin. Kendine güvenebilirsin. Bir psikoloğa gidip terapi alabilirsin. Gerisi akışında gider zaten.
Evvela geçmişimizdeki günahları anlatmamız İslami olarak bir hatadır. Bu hatayı bir daha tekrar etmemeye çalışın. Bunu kurcalayanlara da cevap vermeyin. Bununla beraber geçmişte yaşanan olayı geçmişte bırakıp ondan ders alarak bir daha yapmamak üzere Allah'a dönün ve O'ndan bağışlanma dileyin. Ve onun bağışlayıcılığını düşünerek kendinizi rahatlatın. Cinsellikle alakalı konuyu bir uzmandan yardım alarak sebeplerini öğrenmeye ve bu sorunu çözmeye çalışın. Çünkü bu sorun sağlam evliliği bile çürütebilir. Bu konuya özen gösterin. Eşinizin size gösterdiği sevgiyi görmeye çalışın. Ona bu konuda minnettarlığınızı hissettirmeye çalışın. Bununla beraber burada neden bir sevgi hissetmediğinizi de tespit etmeye çalışın. Bu tespite binaen de sorunun çözümüne dair bir harita çıkarıp bir an evvel harekete geçin. Aranızdaki soğukluğu, kırgınlığı, soru işaretlerini eşinizle yumuşak bir dille konuşmaya çalışın. Birbirinizi yenmeye değil sorunların özünü anlayıp onlara çözüm bulmaya çalışın. Eğer bunu kendi başınıza yapamıyorsanız bu konuda bir uzmandan bir destek almayı da deneyebilirsiniz. Ve sabırlı olun. Her şey bir anda olmaz. Zaman lazım, çaba lazım, sabır lazım. Bolca dua edin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kıymetli kardeşim, öncelikle geçmişe sünger çek. Hali hazırda bir haksızlık yapılmıyorsa eski defterler açılmıyorsa sen de açma, Allah'a havale et, hafifle. Kocan ile durumunuzu açıkça konuş. Ona taleplerini açık ve uygun bir dille anlat. Taleplerinin bir öfkeden, bir kinden değil, tamamen kalbinden, sevginden ve eşine ve yuvana gösterdiğin ihtimamdan geldiğini belirt. Bu konunun senin için ne kadar önemli olduğunu anlamasını sağla. Bu şartlar altında ona taleplerini ilet. Bundan sonrası için bir plan yapın. Onun da bu plana dâhil olmasını iste. Plana sadakati de vurgula. Gidişata göre durumunuzu yeniden değerlendir. İletişim ve diyaloğu çok iyi kullan. Devamlı kullan. Çünkü senin huzur bulacağın kapı inşaallah orada. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.