Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim kayınvalidem nişan ve düğün yapmama engel oldu. Düğün ve bilezik isteyince “Gözü parada pulda” diyerek eşimi bana ve aileme karşı doldurdu. O dönemde eşimi, benim ve ailemin görgüsüz, kötü insanlar olduğuna ikna etti ve nişan bozuldu. Ama ben dayanamadım, kendi isteğimle eşimin ayağına gittim ve düğünsüz evlenmeyi kabul ettim. Sonuçta düğünsüz evlendim. Beni en çok yaralayanlardan biri, benim gözüme sokarcasına kendi kızına nişan ve düğün yapmaları oldu. Bana “Birbirimizi tanıyoruz, acele etmeyelim.” dedikleri halde, kendi kızlarının aile tanışma gününe nikâh memuru çağırıp evlendirdiler. Bu haksızlık içime çok oturdu, hâlâ affedemiyorum. Şimdi aramız iyi gibi görünüyor çünkü başka çaresi kalmadı. Ben hep saygılı davrandığım için bana karşı tutumunu yumuşattı ama içimde ona karşı duyduğum öfke dinmiyor. Sürekli kendini överek benim güçlü olduğum konuları gölgeliyor. Herkesle bir rekabet hâlinde. Asıl büyük sorun ise evliliğimizin cinsel boyutunda yaşandı. Evlendikten bir ay kadar sonra hâlâ bir cinsellik olmamıştı. Sonradan ortaya çıktı ki, eşimde sertleşme sorunu varmış. Bir gece beni duşa gönderip kendi başına çıplak bir kadın videosu izlerken yakaladım. Cinsellik yaşıyordu. Büyük bir kavga ettik. “Bir daha asla yapmayacağım” diye yemin etti. Ama hâlâ güvenemiyorum. Açık giyimli kadınlara dikkatli dikkatli bakıyor. Gözlerinin içine kadar dikiliyor. Doktora gitmeyi de reddediyor. Benimle çok nadir cinsel birliktelik yaşıyor. Para kazanmıyor, bizi büyük borçlara soktu. Ben bu evlilikte kendimi yalnız, güvensiz ve değersiz hissediyorum. Bu kadar şey yaşanmışken hâlâ nasıl toparlanabilirim, ne yapmalıyım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Sen bir hata yaptın ama sen hatalarından ibaret değilsin. Hatalar, insanın kim olduğu değil, ne yaşadığıdır. Herkesin hayatında düşüşler, yanlış adımlar olabilir ama önemli olan bundan sonra ne yapacağın. Kendini suçlamaktan vazgeç. Allah’ın rahmeti sonsuzdur. O’nun huzuruna dönmek istiyorsan, seni geri çevirmeyecek. Tevbe eden kişi, hiç günah işlememiş gibidir. İnsan kendini affetmezse Allah'ın affını tam anlamıyla hissedemez. Geçmişte yaptıkların için “Ben kötü bir insanım.” diyerek kendini mahkûm etme. Bunlar yaşandı ve bitti. Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Yeter ki geçmişten yana pişman olmuş ol ve bir daha asla yaklaşmamaya niyet ve gayret et. Diyorsun ki "Kur'an'a sarılayım diyorum, bir sayfayı zor okuyorum." Bu normal. Çünkü insanın kalbi ve maneviyatı yıprandığında, manevi tatlar zayıflar. Bunun için hemen zorlayarak değil, yavaş yavaş başlaman gerekir: - Kur’an okurken zorlanıyorsan önce anlamıyla ilgilen. Günlük bir ayet ya da kısa sure seç ve anlamını düşün. Manevi bağın güçlendikçe okuma isteğin de artacak. - Zikirleri arttır. İçsel sıkıntıyı azaltan en güzel şeylerden biri zikir ve dua. Günde en az 100 defa istiğfar et (“Estağfirullah” de). - Allah ile konuş. Dua ederken ezbere kelimeler değil, kalbinden gelen sözleri kullan. Dertlerini Rabbine aç. “Allah’ım, bu halimden kurtulmam için bana yardım et.” diye dua et. Aynaya bakıp kendini bir canavar gibi görmen ise seni daha zora sokabilecek zararlı bir bakış açısı. Bu, kendini değersiz hissettiğin için. Hâlbuki sen değersiz değilsin. Belki yanlış insanlara değer verdin, belki yanlış yerlerde huzur aradın ama bu senin değersiz olduğunu göstermez. Kendini ihmal etmek, çirkinleştirmez ama kendini sevmemek, sana böyle hissettirir. Dış görünüşünü küçük adımlarla iyileştirmeye başla. Kilo ve görünüş meselesi bir sonuçtur, sebep değil. İç huzurun arttıkça, kendini daha iyi hissettikçe dışarıdan da daha enerjik ve güzel görüneceksin inşaallah. Sosyal hayattan uzak kalmak seni tüketir. Küçük adımlarla bir yerlere çık. Tek başına bile olsa kafede bir çay iç, kitap oku, yürüyüş yap. Eski arkadaşlarınla yeniden iletişime geçebilir misin, bir bak. Belki birine "Nasılsın?" demek bile bir kapı açabilir. Eğer yalnız kalmaya devam edersen iç sesin seni daha çok hırpalayacak. Psikolojik destek alıyorsan devam et. Eğer almayı bıraktıysan yeniden bir uzmana git. Kendi kendine küçük hedefler koy. Mesela "Bugün beş dakika egzersiz yapacağım." ya da "Bugün üç sayfa kitap okuyacağım." gibi küçük adımlarla ilerle. Hayatta amaçsız kalmak, çöküşü hızlandırır Allah korusun. Kendine küçük de olsa bir hedef belirle. Atanma konusunda bir plan yap. Ders çalışma isteğin yoksa bile, günde on beş dakika bile olsa başla. Yılmadan, yorulmadan umut etmeye, gayret etmeye, sabretmeye devam et. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
Bir uzmanla görüşüp evlenme planını değerlendirmeni tavsiye ederiz sana.
Selamünaleyküm. Eğer eşinizi gerçekten seviyorsanız onun hatırı için bir kese altını bile feda etmelisiniz. Bunu bir zaman sonra unutursunuz, kabalık yaparsanız o sizi üzer. Sabredin, onların kabalığı sizin kazancınız olsun. Eşinizle aranızdaki muhabbete çok şeyi feda etmelisiniz ki, evliliğin kıymetini bilmiş olasınız.
Eşiniz ile olan muhabbetinizi daima sıkı tutun. Siz eşinizin gönlünü yapmakla sorumlusunuz. Diğerleri mecbur olduğunuz bir şey değil. Fakat elbette Müslümana yakışan yumuşak huyluluk bellidir. Başkalarının evliliğinize müdahalesinden dolayı duyduğunuz rahatsızlığı daha stratejik bir biçimde kocanıza anlatıp bu konuda daha dirayetli durmasını sağlamaya çalışın. Siz de bu süreçte ona destek olun. Yorulunca ayağa kaldırın. Enerjik olun. Başkalarına olan tepkiselliğinizi de biraz kısıp kendi huzurunuza odaklanın. Bazen sorunlar onları bir miktar kendi haline bırakarak da çözülür. Bunu da gözetin. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Dul olman iyi bir evlilik yapmana mani değildir. Kalbinin ısındığı biri ile evlenebilirsin. Dinen de sakıncası olmaz bunun aklen de. Anlaşıldığı kadarı ile de evlenmek sizin için ağır basıyor. Evlenin elbette ama dul olmayanların bile aradıklarını bulamadığı bir zamanda yaşıyoruz. Siz bir nebze zorlanabilirsiniz ama evlenmenizin engeli yoktur. Sakın gevşek davranarak ahiretinizi harap etmeyin. Çok dikkat edin. Anneniz ile yol alın bu hususta. Sabırlı olun. Siz evlenmeye hazır olun, nasibiniz sizi bulur. Allah yardımcınız olsun.
cinsellik konusundaki diğer fetvalar
Kızlık zarına zarar vermek, tıbben sağlık açısından sıkıntı oluşturuyorsa, uzman bir doktor bu durumun sağlığa zararlı olduğunu söylüyorsa vebal oluşturur. Bize emanet edilen bedenimizi, doğal haliyle muhafaza etmek biz kulların vazifesidir. Bu yüzden bedenimiz üzerinde kendimize aitmiş gibi istediğimiz uygulamayı bir Müslüman olarak yapamayız. Rabbimizin rızasını bu açıdan da gözeterek hareket etmemiz gerekir. Düşme, bir hastalık vb. doğal bir yolla değil de sizin bir müdahaleniz sonucu bu durum oluştuysa istiğfar edip bir doktora danışıp sağlığınız açısından bir sıkıntı varsa tedavi yoluna gitmeniz gerekir.
Sana sadece şunu söyleyeceğim: Sen kendine bak, birilerinin seni nasıl görmesinden önce sen kendini iyi göremiyorsun ki. O yaşta neden hacamat işine girdin? Güzel bir iş bulabilirsin. Kendine güvenebilirsin. Bir psikoloğa gidip terapi alabilirsin. Gerisi akışında gider zaten.
Dinimizde nikâh, gizli değil, açık ve ilan edilmiş bir işlem olmalıdır. Evlilik, toplumda bilinen, yasal olarak tescillenen bir bağdır. İkinci evlilik, eğer gizlenirse, ileride farklı sorunlara yol açabilir. Ayrıca, evliliğinizi gizleyerek ikinci eşe karşı duyduğunuz saygıyı ve adaleti tam olarak yerine getiremeyebilirsiniz. İkinci evliliğinizi yaparsanız önceki eşinizle olan ilişkinizden de sorumluluğunuzu ihmal etmemelisiniz. İkinci evlilik ancak önceden açık bir şekilde tüm tarafların bilgilendirilmesiyle sağlıklı bir zemine oturur. Eşinizin, çocuklarınızın veya diğer yakınlarınızın bilgilendirilmesi, ilişkinin temelinde dürüstlüğü ve adaleti sağlar. Allah, sizin ve aileniz için hayırlı kararlar nasip etsin.
Eşinizin zaman zaman “pişmanlık” gösterip sonra tekrar aynı bataklığa dönmesi, bu işin basit bir “zaaf” değil, bağımlılığa yaklaşan bir sapkınlık olduğunu gösteriyor. Bahsettiğiniz "fantezi"ler ise iffet sınırlarını aşan, fıtratı bozan, aileyi temelden çürüten türden işlerdir. Bunlar normal evlilik içinde meşrulaştırılamaz. Kusura bakmayın, açık konuşacağım: Bir adam, karısını başka biriyle düşleyerek bir ilişki kuruyorsa bu sapkın fantezidir, tedavi edilmeden geçmez. “Sana düşkünüm” deyip, sen uyurken senin fotoğrafını gizlice başkalarına yollayan biri, güven duygusunu yıkmış, ahlaksız birisidir. Evlilikte sabır elbette gerekir. Ama sabredilecek konu, eşin maaşının azlığıdır, işin zorluğudur, insanlık hâlidir. Kocanızın yaptıkları evliliği ifsat eden ağır kusurlu davranışlardır. Dinimizde böyle bir eşle yaşamak zorunlu değildir. İslam’da kadın, evliliği iffeti tehdit edecek bir hâl sebebiyle sonlandırabilir. Ama bu kararı yalnız başınıza almayın. Aileleri de bu sürece dahil ederek bir sonuca ulaşmaya çalışın. Terapi ve dini danışmanlıkla tedavisi mümkünse ve kabul edebilirseniz bir fırsat tanıyabilirsiniz. Zor bir imtihandan geçiyorsunuz. Allah yardımcınız olsun. Şu şekilde dua edebilirsin: “Allah’ım… Bana sabır ver. Kalbime ferahlık, aklıma hikmet, kararlarıma isabet ver. Ne ayrılıkla yıkılayım ne beraberlikle tükeneyim. Hakkımda hayırlı olanı bana sevdir, sevdiğimi de hakkımda hayırlı eyle.”
Günahınızdan duyduğunuz derin pişmanlık, tevbenizin kabul edilmesi için güçlü bir işarettir. Bu durumda size düşen, Allah’a yönelmeye devam etmek ve bu hatanın sizi daha iyi bir Müslüman olmaya sevk etmesine fırsat tanımaktır. Allah’a söz verin ki, bu hatayı bir daha asla tekrarlamayacaksınız. Eğer sizi bu günaha götüren sebepler (ortam, kişiler, alışkanlıklar vb.) varsa, onlardan uzak durun. Her namazdan sonra Rabbimize dua edin ve istiğfâr dileyin. Allah’a olan bu bağlılık sizi daha güçlü kılacak. Güzel amellerle hatayı silmeye çalışın. Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki: "Bir kötülük yaptığında, ardından bir iyilik yap ki o kötülüğü silip götürsün." (Tirmizî, Birr ve Sıla, 55). Sadaka, günahları siler ve Allah’ın rızasını kazandırır. Çevrenizde yardıma muhtaç insanlara destek olun, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. İslam’ı öğrenmek, Allah’a yakınlaşmanın yollarından biridir. Bir Kur’an tefsiri ya da hadis kitabı okumaya başlayabilirsiniz. Günahınızı unutmak için kendinizi faydalı şeylerle meşgul edin. Sürekli geçmişteki hataya odaklanmak sizi daha fazla yıpratır. Bunun yerine, geleceğe bakın ve kendinize hedefler koyun. Hocamızın “Tevbe Hastanesi” ders serisini not tutarak izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/playlist?list=PL3P7x9qFB3oVtBnXHyjVTQ_fnwmPcdh7u Rabbim sizi bağışlasın, kalbinize huzur versin ve bu hatayı daha hayırlı bir geleceğe vesile kılsın. Unutmayın ki, Rabbimiz rahmet sahibidir ve sizin O’na yönelmenizi ister. Bolca dua edin, kendinize hedefler belirleyin ve Allah’a olan bağlılığınızı artırın.
Rüyalanma/ihtilam, erkeklerde bedenin normal bir durumudur. Yalnız göz harama bakarsa kalbe ve hayale iz bırakır. Bu da rüyaları etkileyebilir, hatta rüyalanmayı artırabilir. Göz harama bakmıyorsa, gördüğü rüyalar tamamen bedenin doğal ihtiyacıdır. Bedenin ürettiği spermin fazlası, rüyada boşalma şeklinde dışarı atılır. Ayrıca bir erkek rüyalanırken illa birini görmez. Çoğu zaman rüyayı hatırlamaz bile. Bile isteye olan bir durum da değildir, tamamen fıtri bir süreçtir.