Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben 1,5 yıllık evliyim. düğünümüzde eşime ve bana takılan altınları ve paraları (bilezikler hariç) kayın validem çantasına toplamış. tabi düğün telaşı gözümüz parayı görmüyor. Bir kaç gün sonra eşimle konuştuk para konusunu verirler en kısa zamanda dedik. 2 hafta geçti eşim sormuş. parayı borçlarına harcamışlar. hocam hiç gözüm parada değil ama bu haksızlık, hırsızlık, kul hakkı değil de ne hocam siz söyleyin! Kayın pederim cami hocası, bilinçli insanlar namazlı abdestli, Allah korkusu var diyorduk. Düğünümden sonra ilk darbemi yedim resmen güvenim çok sarsıldı, soğudum kayınvalidemden de kayınpederimden de. Sırf eşimin hatırı için yüzlerine gülüyorum. bu arada eşimde o zaman tabi şaşırdı ama babasından çok çekindiği için sesini çıkartamadı. (kayınpederim büyük oğlu ve geliniyle problemler yaşamış baya gelinden ötürü.) o yüzden bana, itiraz edersek aramız bozulur dedi. Düşünebiliyor musunuz? kendi öz babası da olsa hakkını arayamıyor. Soramıyor dahi, annesine soruyor. O kadar korkutmuşlar eşimi. 1,5 sene oldu bazen aklıma geliyor gözüm parada değil de, bir sorsalar bile yeterdi diyorum. bu durumda ben ne yapmalıyım? ikiyüzlü gibi davranmak beni yordu ve bu konuyu açsam eşimden habersiz onlara nasıl olur? Çünkü konu aydınlığa kavuşmadığı için onlar da bir açıklama yapmadıkları için içim rahat olamıyor. onlara karşı öfkeli olduğum için, bu kafayla sağlıklı karar veremem yardım edin sevgili hocam. Ve bir diğer sorun da, eşimin genel olarak ailesinden çekinmesi ve her şeye olmasa da atıyorum bir yere gidelim birlikte diyorlar. ben istemesem de eşim, gücenirler diyor ve gidiyoruz yani bana söz hakkı tanımıyor. Biz artık bağımsızız, onların her isteğine evet cevabı vermek zorunda değiliz desem de işe yaramıyor. Bu konuda da değerli fikirlerinizi almak isterim (bu arada eşimin ailesi aslında, bana karşı iyiler sadece güvenimi sarstıkları için ısınamıyorum ) hocam lütfen fikirlerinize ihtiyacım var. Nasıl davranmalıyım? teşekkürler, saygılar.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Bu konuyu kişisel algılamadan önce sizin ve eşinizin örfünü dikkate almanız gerekiyor. Örf buysa eğer, bunu bir kasıt olduğu için değil örf böyle olduğu için böyle yapmışlardır. Geçmişe dair telafisi mümkün olmayan şeyler yüzünden ailenizdeki huzuru gözden çıkarmayın derim. Affedin. Doğru olan bunun en başta konuşulması idi ama hem sizin çekinceleriniz hem onlarınki... Sonuç böyle olmuş. Ailenizle huzurunuzu tesis etmeye bakın. Allah azze ve celle size bol, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan etsin. Eşinizi de çalışması için tatlı dille teşvik edin. İlla mezun olduğu alanda işe gitmesi şart değil. Olmuyorsa başka alanlardan devam edebilir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
Selamünaleyküm. Bu noktadan sonra sabredeceksiniz, kalbinin yumuşamasını bekleyeceksiniz. Başka bir sıkıntınız yoksa bu nedenle boşamayın, sabredin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bilmeden düşülen bir hata için istiğfar yeterlidir.
Selamünaleyküm. Başkasının kızı kadar kendi ailenizi düşünün, o kızın ailesi ile olan durumunu düşünün. Başka bir ailenin işini onlara bırakın.
Selamünaleyküm. Size gelecekten haber veren yalancıdır, ona inanmayın. Ailenizin rızası olmayan bir evlilik de yapmayın. Mevcut durumu da helal olmayacak şekilde sürdürmeyin.
Selamünaleyküm. Geçmişe tevbe edin, gelecek için de aile büyüklerinizle istişare edin, dediklerini yapın.
Selamünaleyküm. En az dışarı çıkacağınız, en az yıpranacağınız işi tercih edin elbette.
Selamünaleyküm. Babanızın ilkeleri cahilce ilkelerdendir. Yine de siz baba rızası olmayan bir evlilik yapmayın.