İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam düğünümde takılar konusunda herhangi bir talepte bulunmadım, tamamen karşı tarafın takdirine bıraktım. Eşimin ailesi örfün üzerinde takı taktı ancak düğünden hemen sonra güvenlik gerekçesiyle hepsini aldılar. Geri vereceklerini düşündüm ama vermediler. Çok çekingen biri olduğum için bu konuyu ancak üç yıl sonra eşime söyleyebildim. Sonunda takıları geri verdiler ama büyük bir kısmı eksikti. Bu durum beni derinden yaraladı ve kandırılmış hissettirdi. Yıllar sonra kayınvalideme çekinerek sebebini sorduğumda ağır hakaretlere maruz kaldım. Eşime yıllardır harçlık gönderdiğini, kiramızı ödediğini, bizdeki hayatın Avrupalılarda bile olmadığını söyledi. Eşim çalışmıyor; evlilik sürecinde sınavlara girip çıktı ama bir netice alamadı. Yedi yıldır tek maaşla geçiniyoruz ve bu benim için sorun olmamıştı. Ancak bu olaylar beni tüketti. Kayınvalidemin yaptığını eşim haklı buluyor ve onun kalbini kırdığımı düşünüyor. Kayınvalidemle küs değilim, bayramlarda hâl hatır soruyorum. Ama eşim, her şeyin tamamen normale dönmesini istiyor. Anlaşılmamak ve değer görmemek beni çok üzüyor. Bu durumda günaha mı giriyorum? Kayınvalidemin eşime maddi destek olması, bana yaptıklarını mazur gösterir mi?

Cevap

Bu konuyu kişisel algılamadan önce sizin ve eşinizin örfünü dikkate almanız gerekiyor. Örf buysa eğer, bunu bir kasıt olduğu için değil örf böyle olduğu için böyle yapmışlardır. Geçmişe dair telafisi mümkün olmayan şeyler yüzünden ailenizdeki huzuru gözden çıkarmayın derim. Affedin. Doğru olan bunun en başta konuşulması idi ama hem sizin çekinceleriniz hem onlarınki... Sonuç böyle olmuş. Ailenizle huzurunuzu tesis etmeye bakın. Allah azze ve celle size bol, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan etsin. Eşinizi de çalışması için tatlı dille teşvik edin. İlla mezun olduğu alanda işe gitmesi şart değil. Olmuyorsa başka alanlardan devam edebilir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kayınvalidenizin çileyle büyüttüğü çocuklarının üzerinde büyük hakkı var. Bu yaptıklarına karşılık hayatlarını yönetme ve idare etme hakkının da olduğunu düşünüyor. Hâlbuki kayınvalidenizin yapması gereken çocuklarını evlendirdikten sonra onların sağlığı ve afiyeti için dua etmek; aile içine müdahale etmemektir. Size düşen görev de empati yaparak öncelikle onu anlamaya çalışmaktır. Ona karşı sakın mücadele etmeyin. Bu kadıncağız gelinlerinden de değer görmek istiyor. Gelinlerine en değerli varlığı olan oğlunu verdiği için ayrı bir önem verildiğini hissetmek onun da hakkıdır. Bu önemli olduğu duygusunu ona verin; çok görmeyin. Gönlünü bir şekilde hoş tutmaya çalışın. Kendinizi de "bana aslan gibi bir koca yetiştirmiş; kendisinden Allah razı olsun" diyerek teselli edin. Kendinizin de bir gün yaşlanacağınızı düşünün. Sizi hedef alan direkt bir davranışı varsa incitmeden konuşmaya çalışın. Ama kayınvalidenizin çevrenizden sizinle ilgili olmadık sözler sarf ettiğini duyarsanız da duymayın, görmeyin. Camdan dışarıyı seyreden bir kimse misali olayı içselleştirmeyin. Olaya bakın ama sizinle ilgili olmadığını yani sizi ilgilendirmediğini düşünün. İmtihanda olduğunuzu unutmayın. Allah sizi de yaptıklarınızı da size yapılanları da görüyor. Allah yardımcınız olsun.

Hocam eşim babasını çok küçükken kaybetmiş, yetim kalmışlar. Allah razı olsun, k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.

Hocam ben birkaç aydır evliyim, uzun bir nişanlılık sürecimiz de vardı. Eşimle t
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu bahçeyi eşinize düğün yapması ve ev sahibi olması için diğer kardeşlerin rızasıyla verdilerse, bu artık eşinizin malıdır. Tekrar pay istemeleri doğru değildir. Çünkü o bahçe hibe edilmiştir ve geri alınması caiz değildir. Fakat bu bahçeyi hediye etmeyip yalnızca "söz vermiş/taahhüt etmişlerse” kocanıza karşı sözlerini tutmamış olurlar. Kardeşler arasında bu konudaki anlaşmazlık sürerse durumu çözüme kavuşturmak için güvenilir bir hakeme veya âlim birine başvurmak uygun olur. Kayınvalidenize bakma işini tek başınıza üstlenmeniz zor olacağı için kardeşlerle net bir konuşma yapmanız gerekir. Herkesin katkısını (zaman, maddi destek, dönüşümlü ziyaret vb.) ortaya koyması gerekir. Onlar katkı sağlamazsa, eşiniz ve siz imkânlarınız ölçüsünde bakmanızla büyük mükâfat kazanırsınız; kaynananızla ilgilendikçe ibadet sevabı kazanırsınız. Ancak bu, diğer kardeşlerin üzerindeki yükümlülüğü kaldırmaz. Sılayırahim, aile bağlarını sürdürmek farzdır. Ancak bu, her türlü haksızlığa boyun eğmek anlamına gelmez. Şu tavırları öneririm: Kendi haklarınızı savunmaktan çekinmeyin. Ancak bunu kırıcı ve sert bir üslupla yapmayın. Onların size karşı yanlış tutumlarına rağmen, arada selam vermek, ziyaret etmek gibi iyi davranışlarla gönüllerini kazanmayı deneyin. Haklı olduğunuz konularda net bir duruş sergileyin. Fazladan bahçenin eşinize ait olduğunu açıklayın ve bu konuda bir haksızlığa uğramasına izin vermeyin. Eşinizin psikolojik olarak yıpranmaması için aile içi iletişimi mümkün olduğunca ortak bir zeminde sürdürmeye çalışın. Gerekirse bir arabulucuya başvurun.

Hocam eşim üç erkek ve iki kız kardeşten oluşan beş kişilik bir ailede en küçük
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Eğer eşinizi gerçekten seviyorsanız onun hatırı için bir kese altını bile feda etmelisiniz. Bunu bir zaman sonra unutursunuz, kabalık yaparsanız o sizi üzer. Sabredin, onların kabalığı sizin kazancınız olsun. Eşinizle aranızdaki muhabbete çok şeyi feda etmelisiniz ki, evliliğin kıymetini bilmiş olasınız.

Selamünaleyküm hocam. Ben 1,5 yıllık evliyim. düğünümüzde eşime ve bana takılan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aile büyükleriyle olan iletişim bazen evlilikte sınavlar arasında yer alabilir. Bu meselede hem kendi haklarınızı korumak hem de kayınvalidenizi kırmadan durumu çözmek önemlidir. Kayınvalidenizin sizi sürekli yanında istemesi, toplumsal beklentilerden ve geleneğe dayalı alışkanlıklardan kaynaklanıyor olabilir. "Gelin nerede?" diye insanların konuşması kaygısıyla sizinle daha fazla vakit geçirmek istiyor da olabilir. Bu, onun açısından bir güven veya saygı göstergesi gibi görülebilir. Ancak sizin bireysel sınırlarınızın ihlal edilmesine neden olduğunda, bu dengeyi sağlamak zorlaşır. Bu durum karşısında izlenmesi gereken stratejiler vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Eşiniz, bu konuda en büyük destekçiniz olmalı. Kayınvalidenizle olan tartışmalarda eşinizle birlikte net bir duruş sergileyin. Bu, yalnız olmadığınızı hissettirecek ve onun baskısını azaltacaktır. Kayınvalidenizle konuşurken nazik ama kararlı bir şekilde sınırlarınızı çizin. Kayınvalidenizle tamamen gitmemek yerine, daha az sıklıkta ama gönüllü şekilde katılmayı önerin. Eğer doğrudan iletişim zor geliyorsa, eşiniz veya kayınvalidenizin güvendiği bir aile büyüğünden destek alabilirsiniz. Yaşadığınız sıkıntıyı Allah’a açın ve bu süreçte sabırlı olun. Allah’a dua ederek, bu sınavı kolaylaştırmasını isteyin. Kayınvalidenizin taleplerine hayır dediğinizde suçluluk hissetmeyin. Kendinize ve eşinizle ilişkinize ayıracağınız zamanı korumanız hem sizin hem de evliliğiniz için gereklidir. Özetle, Bu süreçte dengeyi sağlamak, sabırlı ve anlayışlı bir iletişimle mümkün olabilir. Kayınvalidenizi kırmadan ama net sınırlar koyarak hem kendi huzurunuzu koruyabilir hem de onunla olan ilişkinizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilirsiniz. Allah, size kolaylık ve hikmet versin.

Hocam ben beş aydır evliyim ve eşimle huzurlu bir evliliğimiz var, elhamdülillah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ailenize gönderdiklerinizi eşinize söylemek zorunda değilsiniz. Ayrıca bu konuları eşinize de açmayın; ailenizden bahsetmeyin. İlerideki hayallerinizi konuşun. Eşinizle daha iyi anlaştığınız ortak noktalar üzerinde sohbetler üzerinde odaklanın.

Hocam benim eşim varlıklı bir ailenin kızı. Türkiye’de nişan ve nikâh yaptık ve

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle evlilik kararı hem duygusal hem de mantıksal bir süreçtir. Sizi zorlayan unsurları ve ilişkinizin temelini iyi analiz etmek en doğrusudur. Farklı kültürlerden olmak, evlilik için bir engel değildir. Ancak uyum sağlamak için iki tarafın da fedakârlık yapması gerekir. Özellikle sizin kültürel farkları yönetebileceğinize inanmanız daha önemlidir. Bunun için de öncelikle kendinizi tanıyın. Sevgi evlilik için gereklidir ama tek başına yeterli değildir. Gelecekte bir aile kurarken değerlerinizin ve yaşam tarzlarınızın uyumlu olması da önemlidir. Şimdiki anlaşmazlıklar ileride büyüyebilir mi? Bu noktada açık ve net konuşmalar yapmanız gerekir. Kararınızda etkili olması açısından istihare namazı kılabilir ve Rabbimize danışabilirsiniz. Aile büyükleri ve güvendiğiniz hocalarla istişare edebilirsiniz. Allah en doğru kararı almayı nasip etsin.

Hocam ben geçen sene bir beyefendiyle tanıştım. Kendisi mezun oldu ve şu an atan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Devletimizin faizsiz geri ödeme olarak sunduğu teşviklerden yalan beyan veya hile söz konusu olmadığı sürece yararlanabilirsiniz.

Hocam Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, evlenen çiftlere 150 bin TL faizsiz ev
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öncelikle Allah size güç ve sabır versin. Yaşadıklarınız gerçekten zor ve yıpratıcı bir durum. Bir yanda eşinizin kötü alışkanlıkları ve size, çocuklarınıza olan kötü davranışları var; diğer yanda ise bir yuva kurmuşsunuz, iki evladınız var ve ayrılıp ayrılmama konusunda büyük bir çıkmaz içindesiniz. İslam evliliği korumayı teşvik eder ancak evlilik, zulme dönüşmemelidir. Eğer eşinizin hataları düzelme ihtimali varsa değişmeye niyetliyse ve bir çözüm yolu bulma imkânı varsa sabretmek anlamlı olabilir. Ama eğer sürekli sizi ve çocuklarınızı kırıyor, ruhen ya da fiziksel olarak zarar veriyor, değişmeye niyeti yoksa sabretmek yerine kendinizi ve çocuklarınızı koruma yoluna gitmek gerekebilir. Eşinizle son bir defa net konuşma yapın. Ona açıkça şunu söyleyin: “Sana çok fırsat verdim, değişmeni bekledim ama artık böyle devam edemem. Eğer değişmek istiyorsan bunu göstermen lazım. Yoksa yoluma devam etmek zorundayım.” Ona belli bir süre tanıyın (örneğin üç ay gibi) ve bu süreçte nasıl davrandığını gözlemleyin. Eğer eşinizin saygı duyduğu biri varsa (babası, annesi, abisi gibi) onunla konuşmasını isteyebilirsiniz. Ancak bu çözüm bazen işe yarasa da bazen de sorunu daha da karmaşık hale getirebilir. Eğer eşiniz başkalarının müdahalesine tepki gösteriyorsa bu adımı dikkatli değerlendirin. Bir aile danışmanı veya psikolog ile görüşmek, size net bir yol gösterebilir. Eğer eşiniz kabul ederse eş terapisine gitmeyi teklif edebilirsiniz. “Ya Rabbi, benim ve çocuklarım için en hayırlı yolu nasip et. Şayet sabretmemiz gerekiyorsa bize sabır ver; eğer ayrılmamız gerekiyorsa bunu kolaylaştır.” diye dua edebilirsiniz. Allah sizin ve evlatlarınızın hakkında en hayırlı kararı vermenizi nasip etsin.

Hocam çok çaresizim, ne yapacağımı bilmiyorum. İki evladımız var ancak eşimin kö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aktarmış olduğun bilgiler dâhilinde şu hususlarda düşünmeni tavsiye ederim. Baba, çocuğuna ve eşine zulmetmişse, kul hakkına girmiştir. Kul hakkı da helalleşmeden affedilmez. Eğer baban gerçekten büyük haksızlıklar yaptıysa senin ona hakkını helal etmeme hakkın vardır. Ancak kin tutmak, dua etmeyi bırakmak ve tamamen nefret etmek, dinimizce olarak doğru görülmez. Babanın size yaşattıklarından dolayı hakkını helal etmeme konusunda kendini baskı altında hissetme. Fakat öfke ve kinin de seni tüketmesine de fırsat verme. Yaşadıklarını Allah'ın adaletine havale et. Korkma, Allah kimsenin hakkını kimsede bırakmaz. https://fetvameclisi.com/fetva/zalim-bir-babaya-da-mi-saygi-gostermek-zorundayiz

Hocam, annem yıllarca kardeşlerimle bize baktı. Babam hiç çalışmadı ve sürekli b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Büyükbaş hayvan besliyorsanız oğlunuz, eşiniz ve sizin adınıza niyet ederek kurban kesiminde ortak olabilirsiniz. Küçükbaş hayvanlarda ise bir kişi adına kurban kesilebilir. Allah ibadetlerinizi kabul etsin ve ailenize huzur versin.

Hocam ben köyde yaşıyorum ve evli oğlumla birlikte aynı evde yaşıyoruz. Kazançla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fakirse verebilirsiniz.

Hocam banka promosyonunu herhangi bir menfaat gözetmeden, sadece elden çıkarmak

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.