Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben beş aydır evliyim ve eşimle huzurlu bir evliliğimiz var, elhamdülillah. Ancak kayınvalidemle tartışmalar yaşıyoruz. Beni her yere, örneğin kına, düğün, mevlit, cenaze ya da komşu oturmasına yanında götürmek istiyor. Bazen evde işlerim oluyor veya eşimin tatil günü oluyor, onunla evde kalmak istiyorum. Bu durumu kabul etmiyor, insanlar "gelin nerede" diye soracak diye endişeleniyor ve bu yüzden bana bağırıyor. Dahası, hemen babamı arayıp beni şikâyet ediyor: "Senin kızın benimle gelmedi" gibi konularla huzurumu kaçırıyor. Altlı üstlü oturduğumuz için de nereye giderlerse bizim de gitmemiz zorunluymuş gibi hissediyorum. Bu durum beni çok sıkıyor ve sinirlerim bozuluyor. Ne yapmam gerektiği konusunda tavsiyenizi bekliyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kayınvalidenizin çileyle büyüttüğü çocuklarının üzerinde büyük hakkı var. Bu yaptıklarına karşılık hayatlarını yönetme ve idare etme hakkının da olduğunu düşünüyor. Hâlbuki kayınvalidenizin yapması gereken çocuklarını evlendirdikten sonra onların sağlığı ve afiyeti için dua etmek; aile içine müdahale etmemektir. Size düşen görev de empati yaparak öncelikle onu anlamaya çalışmaktır. Ona karşı sakın mücadele etmeyin. Bu kadıncağız gelinlerinden de değer görmek istiyor. Gelinlerine en değerli varlığı olan oğlunu verdiği için ayrı bir önem verildiğini hissetmek onun da hakkıdır. Bu önemli olduğu duygusunu ona verin; çok görmeyin. Gönlünü bir şekilde hoş tutmaya çalışın. Kendinizi de "bana aslan gibi bir koca yetiştirmiş; kendisinden Allah razı olsun" diyerek teselli edin. Kendinizin de bir gün yaşlanacağınızı düşünün. Sizi hedef alan direkt bir davranışı varsa incitmeden konuşmaya çalışın. Ama kayınvalidenizin çevrenizden sizinle ilgili olmadık sözler sarf ettiğini duyarsanız da duymayın, görmeyin. Camdan dışarıyı seyreden bir kimse misali olayı içselleştirmeyin. Olaya bakın ama sizinle ilgili olmadığını yani sizi ilgilendirmediğini düşünün. İmtihanda olduğunuzu unutmayın. Allah sizi de yaptıklarınızı da size yapılanları da görüyor. Allah yardımcınız olsun.
Eşinizin bu arzusu ve emrinin ilk zamanların heyecanı olduğunu umuyorum. Zaman içinde o da dengeye girer zannederim. Bu dönemde direkt yok diyerek kendinizi itaat etmez kişi durumuna düşürmemeye bakın. Anlaşabildiğiniz diğer konularda daha yoğun gündem oluşturun. Böylece bir noktada körelip kalmasın ilişkileriniz.
Kayınvalidenizin bir anne olarak eşiniz üzerinde hakkı olabilir ama sizin üzerinizde hak iddia etmesi doğru değil. Fakat bununla beraber aile büyüklerine saygı, onların yanlışlarını kabul etmek anlamına gelmez. Sizin huzurunuz, evliliğinizin sağlam temeller üzerine oturması için eşinizin dengeli olması gerekir. Fakat yine de bu süreçte siz en çok, size düşen yanlarıyla ne yapacağınıza odaklanın. Mecbur olmadıkça kayınvalideniz ile yalnız kalmamaya çalışın. Konuşmalarına çok fazla dâhil olmayın, tartışmalara girmeyin. “Anlıyorum” gibi kısa ve nötr cevaplar vererek tartışmalardan uzak durun. Şehir değiştirme konusunda ise eğer psikolojik olarak çok yıpranıyorsanız ve bu durum hamilelik sürecinizi de olumsuz etkiliyorsa şehir değiştirmek iyi bir seçenek olabilir. Ancak burada eşinizin bakış açısı önemli. Eğer eşiniz de sizi anlıyor ve destekliyorsa bunu uygun bir dille ona anlatabilirsiniz. Eğer eşiniz bunu şu an kabul edemiyorsa en azından kısa vadede kayınvalidenizle fazla muhatap olmadan bir süre geçirmeye çalışabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Evlilik hayatı bu tür sıkıntılarla sürdürülen bir hayattır. Belki de doğum yapmaktan daha çetin olan evdeki fertlerin birbirlerine tahammül etmeleridir. Bırakıp gitmek çare değildir. Çünkü nereye giderseniz bir benzeri sizi bulacaktır. İki ölçüye dikkat ederek bu badireyi atlatacaksınız. Birincisi: Evinizdeki bu sıkıntıyı ne kadar kadın az bilirse o kadar çabuk düzelecektir. Olayı bilen her kadın, düzelmeyi geciktiren bir engeldir. İkincisi: Taraflardan birinin alttan alması gerekiyor. Siz, o evde en çok zarar görecek olan tarafsınız. Alttan almasını becerebilirseniz kısa bir zaman sonra dolaylı da olsa sizden özür dilendiğini göreceksiniz. Ayrıca eşinizi tatmin etme yollarını çok iyi kullanın. Sizde o açıdan bir kusur bulmasın. Eşinizi, anne babasına karşı kışkırtmadan kendi özel hayatınıza önem verirseniz olayın etkisinden çabuk kurtulursunuz. Mümkünse onunla bu konuyu hiç görüşmeyin, asla tartışmayın. Allah sabır versin.
Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.
Bir kadının kocasının evi dışında kimsenin evinde dinen zorunlu olduğu bir görevi yoktur. Bir insanlık, nezaket, sosyal ilişki olarak bakılmalıdır meseleye. Siz dinen sorumlu değilsiniz ama ortada eşinizin annesi ve babası var, yapabildiğiniz kadarı ile yapmaya çalışın. Durumu da eşinizle değerlendirin. Eşiniz size anlayış gösterdikten sonra diğerlerinin ne diyeceğini önemsemeyebilirsiniz.
aile konusundaki diğer fetvalar
Mümin bir hanımefendinin kâfir olan mahremleri ile aynı ortamda ev kıyafetleri ile bulunmasında bir sıkıntı yoktur. Elbette onların bir hassasiyeti olmadığı için daha dikkatli olmaya çalışır. Fakat bu dışarıda giydiği kıyafeti giymesini de gerektirmez. Kâfir olmuş olması aradaki mahremiyeti kaldırmaz.
Yüksek lisans konusu; sizin bu alandaki niyetiniz, aldığınız eğitimin size faydalı olup olmaması, bulunduğunuz ortam, ailenizin rızası vb. pek çok açıdan düşünerek vermeniz gereken bir karardır. Bulunduğunuz ortamda mahremiyet-tesettür gibi alanlarda taviz vereceğiniz bir durum olmuyorsa, namaz gibi farz bir emri yerine getirmemek gibi bir durumla karşılaşmıyorsanız, yüksek lisans dışında yapabilecek daha iyi bir alternatifiniz yoksa dünya ya da ahiretinize hiçbir faydası olmayan dersler görmüyorsanız, niyetiniz Allah rızası için bir şeyler öğrenip, etrafınıza faydalı olmak ise yüksek lisans eğitiminize devam edebilirsiniz. Bu konuda ailenizin rızası ilk olarak düşünmeniz gereken konudur. Onlarla istişareniz neticesinde kararı size bırakırlarsa yukarıdaki hususları göz önüne alarak bir karar verebilirsiniz. Allah hakkınızda en hayırlı olanı nasip eylesin.
Allah, sizi ve eş adayınızı İslam’a bağlılığınızdan ve hassasiyetinizden dolayı mükâfatlandırsın. Ailelerinizle yaşadığınız bu durum, maalesef birçok Müslüman çiftin karşılaştığı bir zorluktur. Bu meselede size yol gösterecek bazı tavsiyeler sunabilirim. Ailelerinizin hassasiyet eksikliğine rağmen, onların sizin mutluluğunuzu önemseyebileceği bir üslupla konuşmaya çalışın. Onları kırmadan, İslami hassasiyetinizin sizin için ne kadar önemli olduğunu ifade edin. Çalgılı ve karma bir düğün yerine, İslam’a uygun, yine de neşeli ve ailelerinizi memnun edebilecek bir düğün önerisi sunabilirsiniz. İslami değerlere uygun bir düğün mümkün olmuyorsa, sade bir nikâh töreniyle yetinerek Allah’ın emrine uygun bir başlangıç yapabilirsiniz. Allah sizi ve eş adayınızı kolaylıkla ve hayırla evliliğe ulaştırsın.
Kıymetli kardeşim eğer bu kişi beraber yaşamak zorunda olduğunuz biri ise tatlı dille bu konuya engel olmaya çalışmaya devam edin. Değişmeyecek şeyler hususunda kabullenip bu olumsuz duruma en az nasıl maruz kalacaksanız meşru bir şekilde o yolu tutun. Bir psikoloğa gidip destek almanızı da öneririm. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ yavrunuza afiyet üzere bir ömür nasip etsin. Âmin. Eşinin ailesi ile yaşadığı veya yaşayacağı sorunlara hiçbir şekilde müdahil olma, kendini sorumlu hissetme. Sen bir problem oluşturdu isen onu düzelt. Gerisinde senin yapacağın iş beklemediğin sonuçları doğurabilir. Eşin de durumu zamana yaymalıdır. İleriki günlerde sinirler yatışır ve soğukluk gidebilir. Bu arada gerginliği artıracak şeyler yapmamalısınız. Ne eşin ne de siz, anne babanızla kökten bir kopmayı düşünmemelisiniz. Geçici bir gerginliktir, düzelecek biiznillah diye bakın. Ve düzelmesi için uygun zaman kollayın. Bu arada sizin, eşinizle muhabbetinizi önemsemeniz gerekir. Dikkat edin şeytan, bu gerginlikten istifade ile aranıza fitne sokmasın.
Rabbim rızası doğrultusunda işler yapabilmemizi nasip eylesin. Elhamdülillah güzel bir hassasiyetiniz var yapmak istediğiniz şey dedikoduya bulaşmayan bir dilin, dedikoduyu duymak istemeyen bir kulağın sahibi olmaktır. Hedefiniz bu olduktan sonra duanız da buna göre şekillenirse Rabbim size yapmak istediğinizi kolaylaştıracaktır. Kendi hedefinizi çevrenizdekilere anlatma derdiniz de makul ancak çevrenizden aynı dönüşü beklemeniz haksızlık olacaktır. Elinizden geldiği kadar en tatlı dille yanlışın yanlış olduğunu anlatmalı ama gerisine karışmamalısınız. Onlar için dua edebilirsiniz. - Siz, hedefinizi netleştirin - Bu hedefe ulaşmak için dua edin - Çevrenizdekilere doğruyu anlatın - Anlatırken üslubunuza dikkat edin - Ama değişmelerini beklemeyin Allah'a emanet olun.