Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir kadın Müslüman olduğunda ve ailesi kâfir ise, tesettürle ilgili olarak yani kadın babası, kardeşi, amcası ve dedesiyle yanında örtüsüz giyinebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min bir kadın mü'min olmayan mahremleri ile aynı evde ve ev kıyafetleri ile yaşayabilir. Onların hassasiyetleri olmayacağı için biraz daha dikkatli olur elbette ama onlarla sokak kıyafeti ile bir arada bulunabilir şeklinde bir kural yoktur. Kâfir olmak mahremiyeti yani akrabalık bağı ile oluşan yakınlığı kaldırmaz. Elbette ahlâk yoksunu kimseler ise onlara karşı titiz ve korunmalı olmak Müslüman bile olsalardı gerekli olacaktı. Allah Teâlâ size afiyet onlara da iman ihsan etsin.
Müslüman bir kadın, tesettür şuuru olmayan başka bir kadının yanında kendine dikkat etmelidir elbette. Kâfir bir kadına karşı da bir erkek gibi olmasa da dikkatli olunması gerekir.
Kadının diz kapağı ile göbek deliği arasını (ağır avreti) nikâhlı eşi ve tıbbi bir vakada doktorun/ebenin dışındakilere göstermesi haramdır. Bunun erkek veya kadın, mahremi veya yabancısı gibi bir ayrımı yoktur. Başı, kolları, bacakları gibi organları kadınlar arasında örtülmesi şart olan yerler değildir. Babası, kardeşi, amcası gibi mahremlerinin yanında da bu bölgelerini örtmesi şart değildir. Göbekle göğüs arasındaki bölge de kadınlar arasında zorunlu örtülmesi gereken bölge olmayabilir ama dikkatli olunması gerekir. Kadın mahremlerine ve diğer kadınlara karşı “örtmeyebilir” denen bölgeleri normal durumlar içindir. Özellikle bir sakınca hissedildiğinde mesela genç ve dini hassasiyetleri zayıf bir yeğenin yanında (yeğen mahremi olduğu halde) tesettür gerekir. Fotoğraf/film çekmeye karşı dikkatsiz olan kadınların yanında da durum böyledir. Kadının, kadının yanındaki tesettürü konusunda ikinci kadının Müslüman olmaması veya olması arasında fark yoktur. Eğer ikinci kadın sapık akımlardan birine meyilli veya gördüklerini başkalarına aktarabilecek karakter zafiyeti olan birisi ise bu takdirde onu yabancı erkek gibi kabul ederiz. Normalde ise kadın, yanında baş, kollar ve bacakların örtülmesi gereken kişi değildir. Nûr suresinin otuz birinci ayetinde Allah Teâlâ yanlarında tesettür şart değildir dediklerini sayarken “kadınlar” ifadesini kullanmaktadır. Âlimler kadın deyiminin Müslüman olan veya olmayanı ifade ettiğini anlamışlardır. Bazı âlimler ise ayetteki bu ifadeden Müslüman olmayan kadınları çıkarmışlardır. Onlara göre ise Müslüman olmayan kadın yabancı erkek gibidir. Başka bir delil de Yahudi bir kadının Aişe radıyallahu anhanın yanına girmesidir. Aişe annemiz o kadına erkek muamelesi yapmamıştır. Zamanımızda fitnenin ve dini hassasiyet zafiyetinin yaygınlaştığını, çıplaklığın kanıksandığını dikkate aldığımızda ise Müslüman kadınların kendi yakınlarına karşı bile dikkatli olmalarının takva açısından daha doğru olacağı unutulmamalıdır.
Onun nikâhı açısından bir sorun olabilir ama sizin tesettürünüz açısından sorun olmaz. Mesela ağabeyinizin yanında bulunur gibi onun yanında da bulunabilirsiniz.
Buradaki açıklık sadece başın açılması gibi bir durum ise onun erkeklerin ortasında açık olmak gibi görmeyiz. Derin avretin açılması ya da örtülü gibi olduğu halde açık hükmünde olması durumunda ise bu da caiz değildir. Hangi durum olursa olsun mümin kadın vakarını korumalıdır. Kadınlar arasında çarşaf giymesi gerekmiyor olsa da saçılması da risk taşır.
Namaz Allah’ın emirlerinden biridir. Oruç ve zekât da öyle birer emirdir. Tesettür de Allah’ın emridir. Ortada inkâr söz konusu olmadıkça bu emirlerden birinin yapılmaması kişiyi dinden çıkarmaz. Bir ayağına ayakkabı giyip diğerine giymeyen biri gibi olur o kişi. Tesettürü yok diye namaz kılmamak olmaz. Tesettüre de bir gün gireceğim diye gayret etmelidir insan. Yalnız namaz kılmak için namaz esnasında tesettür şarttır bunu unutmayınız.
aile konusundaki diğer fetvalar
Aile büyükleriyle olan iletişim bazen evlilikte sınavlar arasında yer alabilir. Bu meselede hem kendi haklarınızı korumak hem de kayınvalidenizi kırmadan durumu çözmek önemlidir. Kayınvalidenizin sizi sürekli yanında istemesi, toplumsal beklentilerden ve geleneğe dayalı alışkanlıklardan kaynaklanıyor olabilir. "Gelin nerede?" diye insanların konuşması kaygısıyla sizinle daha fazla vakit geçirmek istiyor da olabilir. Bu, onun açısından bir güven veya saygı göstergesi gibi görülebilir. Ancak sizin bireysel sınırlarınızın ihlal edilmesine neden olduğunda, bu dengeyi sağlamak zorlaşır. Bu durum karşısında izlenmesi gereken stratejiler vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Eşiniz, bu konuda en büyük destekçiniz olmalı. Kayınvalidenizle olan tartışmalarda eşinizle birlikte net bir duruş sergileyin. Bu, yalnız olmadığınızı hissettirecek ve onun baskısını azaltacaktır. Kayınvalidenizle konuşurken nazik ama kararlı bir şekilde sınırlarınızı çizin. Kayınvalidenizle tamamen gitmemek yerine, daha az sıklıkta ama gönüllü şekilde katılmayı önerin. Eğer doğrudan iletişim zor geliyorsa, eşiniz veya kayınvalidenizin güvendiği bir aile büyüğünden destek alabilirsiniz. Yaşadığınız sıkıntıyı Allah’a açın ve bu süreçte sabırlı olun. Allah’a dua ederek, bu sınavı kolaylaştırmasını isteyin. Kayınvalidenizin taleplerine hayır dediğinizde suçluluk hissetmeyin. Kendinize ve eşinizle ilişkinize ayıracağınız zamanı korumanız hem sizin hem de evliliğiniz için gereklidir. Özetle, Bu süreçte dengeyi sağlamak, sabırlı ve anlayışlı bir iletişimle mümkün olabilir. Kayınvalidenizi kırmadan ama net sınırlar koyarak hem kendi huzurunuzu koruyabilir hem de onunla olan ilişkinizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilirsiniz. Allah, size kolaylık ve hikmet versin.
Yüksek lisans konusu; sizin bu alandaki niyetiniz, aldığınız eğitimin size faydalı olup olmaması, bulunduğunuz ortam, ailenizin rızası vb. pek çok açıdan düşünerek vermeniz gereken bir karardır. Bulunduğunuz ortamda mahremiyet-tesettür gibi alanlarda taviz vereceğiniz bir durum olmuyorsa, namaz gibi farz bir emri yerine getirmemek gibi bir durumla karşılaşmıyorsanız, yüksek lisans dışında yapabilecek daha iyi bir alternatifiniz yoksa dünya ya da ahiretinize hiçbir faydası olmayan dersler görmüyorsanız, niyetiniz Allah rızası için bir şeyler öğrenip, etrafınıza faydalı olmak ise yüksek lisans eğitiminize devam edebilirsiniz. Bu konuda ailenizin rızası ilk olarak düşünmeniz gereken konudur. Onlarla istişareniz neticesinde kararı size bırakırlarsa yukarıdaki hususları göz önüne alarak bir karar verebilirsiniz. Allah hakkınızda en hayırlı olanı nasip eylesin.
Allah, sizi ve eş adayınızı İslam’a bağlılığınızdan ve hassasiyetinizden dolayı mükâfatlandırsın. Ailelerinizle yaşadığınız bu durum, maalesef birçok Müslüman çiftin karşılaştığı bir zorluktur. Bu meselede size yol gösterecek bazı tavsiyeler sunabilirim. Ailelerinizin hassasiyet eksikliğine rağmen, onların sizin mutluluğunuzu önemseyebileceği bir üslupla konuşmaya çalışın. Onları kırmadan, İslami hassasiyetinizin sizin için ne kadar önemli olduğunu ifade edin. Çalgılı ve karma bir düğün yerine, İslam’a uygun, yine de neşeli ve ailelerinizi memnun edebilecek bir düğün önerisi sunabilirsiniz. İslami değerlere uygun bir düğün mümkün olmuyorsa, sade bir nikâh töreniyle yetinerek Allah’ın emrine uygun bir başlangıç yapabilirsiniz. Allah sizi ve eş adayınızı kolaylıkla ve hayırla evliliğe ulaştırsın.
Kıymetli kardeşim eğer bu kişi beraber yaşamak zorunda olduğunuz biri ise tatlı dille bu konuya engel olmaya çalışmaya devam edin. Değişmeyecek şeyler hususunda kabullenip bu olumsuz duruma en az nasıl maruz kalacaksanız meşru bir şekilde o yolu tutun. Bir psikoloğa gidip destek almanızı da öneririm. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ yavrunuza afiyet üzere bir ömür nasip etsin. Âmin. Eşinin ailesi ile yaşadığı veya yaşayacağı sorunlara hiçbir şekilde müdahil olma, kendini sorumlu hissetme. Sen bir problem oluşturdu isen onu düzelt. Gerisinde senin yapacağın iş beklemediğin sonuçları doğurabilir. Eşin de durumu zamana yaymalıdır. İleriki günlerde sinirler yatışır ve soğukluk gidebilir. Bu arada gerginliği artıracak şeyler yapmamalısınız. Ne eşin ne de siz, anne babanızla kökten bir kopmayı düşünmemelisiniz. Geçici bir gerginliktir, düzelecek biiznillah diye bakın. Ve düzelmesi için uygun zaman kollayın. Bu arada sizin, eşinizle muhabbetinizi önemsemeniz gerekir. Dikkat edin şeytan, bu gerginlikten istifade ile aranıza fitne sokmasın.
Rabbim rızası doğrultusunda işler yapabilmemizi nasip eylesin. Elhamdülillah güzel bir hassasiyetiniz var yapmak istediğiniz şey dedikoduya bulaşmayan bir dilin, dedikoduyu duymak istemeyen bir kulağın sahibi olmaktır. Hedefiniz bu olduktan sonra duanız da buna göre şekillenirse Rabbim size yapmak istediğinizi kolaylaştıracaktır. Kendi hedefinizi çevrenizdekilere anlatma derdiniz de makul ancak çevrenizden aynı dönüşü beklemeniz haksızlık olacaktır. Elinizden geldiği kadar en tatlı dille yanlışın yanlış olduğunu anlatmalı ama gerisine karışmamalısınız. Onlar için dua edebilirsiniz. - Siz, hedefinizi netleştirin - Bu hedefe ulaşmak için dua edin - Çevrenizdekilere doğruyu anlatın - Anlatırken üslubunuza dikkat edin - Ama değişmelerini beklemeyin Allah'a emanet olun.