Fetva Meclisi
Soru
Hocam daha önce size evliliğimin ilk zamanlarında yaşadığım bazı ailevi problemlerle ilgili yazmıştım (anne baba). Allah razı olsun, verdiğiniz tavsiyeleri dinleyince elhamdülillah işler daha iyi oldu, en azından şimdilik. Bir kız evladımız oldu, kıymetli hocam. Benim anne babam farklı şehirlerde olmamıza ve yaklaşık bir yıl onlarla neredeyse hiç iletişim kurmamama rağmen ziyarete geldiler. Böyle yapmamın sebebi, sizin “kendini unuttur” demenizdi. Sorun şu ki, benimle aynı dönemlerde eşim de kendi anne babasıyla bazı sıkıntılar yaşadı. Sadece bayramlarda ziyaretlerine gitti ve şu an tamamen görüşmüyorlar. Bebeğimiz ciddi riskler sebebiyle erken doğdu ve bir ay kuvözde kaldı. Eşim o dönemde ailesini arayıp haber verdi ama sonrasında ne aradılar ne de sordular. Oysa evimizden sadece birkaç kilometre uzakta oturuyorlar. Eşimin bazı akrabaları gelip ona: “Annen çok üzülüyor, hep ağlıyor, al çocuğunu götür, göster” dediler. Eşim ise geri adım atmıyor ve: “Benim çocuğum bu kadar kıymetsiz mi? Aramayan, sormayan insanlara çocuğumu mu götüreceğim?” diyor. Son olarak eşimin anneannesi beni arayarak: “Ne olur aralarını yap, sevap işlersin. Sen de anne oldun, onları anla” diyerek gizli gizli nasihat etti. Ama ben ne yapacağımı bilemiyorum. Kayınvalidem zamanında bana ağır ve kırıcı sözler söylemişti; daha iki-üç aylık gelinken bu olaylar yaşandı. O zamandan beri benim de onlarla bir iletişimim yok. Bununla beraber, eşimin teyzeleri kayınvalidemin psikolojik olarak rahatsız olduğunu ve ilaç kullanması gerektiğini söylediler. Kayınvalidemin kafasında kurduğu şeylere inanıp vazgeçmediğini ifade ettiler. Böyle bir durum varsa, eşimin annesine yardım etmesi gerektiğini düşünüyorum ve bunu kendisine söyledim. Ancak eşim: “Konduramıyorum, annem deli mi diyeceğim insanlara?” diye tepki verdi. Bir psikiyatra gidip durumu danışmasını, belki bir yol gösterilebileceğini önerdim ama pek oralı olmadı. Ben bu işe hiç karışmamalı mıyım? Ne yapmam gerektiğini bilemiyorum hocam. Nasihat ederseniz çok sevineceğim. Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Sakin kal ve sabırlı ol. Öfkeli kararlar verme, ibadetlerine sarıl, dua et. Eşinle sakince konuş. Suçlamadan, kırmadan duygularını anlat. Bahanelerine karşı hazırlıklı ol. "Aileni sevmen normal ama biz de senin aileniz, denge kurmalıyız." diyerek çözüm öner. Ortak bir karar almaya çalış. Haftada birkaç gün evde yemek yemesi, eve erken gelmesi ve ailece vakit geçirmeniz için anlaşma yapmaya çalış. Aile ilişkilerini dengede tut. Kayınvalidene tamamen uzak durma ama mecbur hissettiğinde kısa ziyaretlerle dengeyi sağla. Geç saatler ve ilgisizlik için ne yapabileceğine dair seni ve eşini tanıyan, sözüne güvendiğin kişilerle istişare et. Bununla beraber eşinin evine karşı böyle olmasının senden ve evdeki bir durumdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştır. Eğer varsa böyle bir şey o konuda neler yapabileceğini araştır ve hemen o konuya müdahale et. Yok, eğer sadece işiyle alakalı ise ona evi ile işi arasındaki dengeyi hatırlat. Amacın sadece yuvanı kurtarmak ve evindeki huzuru sağlamak olsun. Duygusal kırgınlıklarını belki daha sonra konuşmak üzere bir süre ertelemeye çalış. Her şeye rağmen düzelmezse o zaman aile büyüklerinle ne yapman gerektiği hususunda istişare et. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet ol.
Eşinizin bu arzusu ve emrinin ilk zamanların heyecanı olduğunu umuyorum. Zaman içinde o da dengeye girer zannederim. Bu dönemde direkt yok diyerek kendinizi itaat etmez kişi durumuna düşürmemeye bakın. Anlaşabildiğiniz diğer konularda daha yoğun gündem oluşturun. Böylece bir noktada körelip kalmasın ilişkileriniz.
Kayınvalidenizin çileyle büyüttüğü çocuklarının üzerinde büyük hakkı var. Bu yaptıklarına karşılık hayatlarını yönetme ve idare etme hakkının da olduğunu düşünüyor. Hâlbuki kayınvalidenizin yapması gereken çocuklarını evlendirdikten sonra onların sağlığı ve afiyeti için dua etmek; aile içine müdahale etmemektir. Size düşen görev de empati yaparak öncelikle onu anlamaya çalışmaktır. Ona karşı sakın mücadele etmeyin. Bu kadıncağız gelinlerinden de değer görmek istiyor. Gelinlerine en değerli varlığı olan oğlunu verdiği için ayrı bir önem verildiğini hissetmek onun da hakkıdır. Bu önemli olduğu duygusunu ona verin; çok görmeyin. Gönlünü bir şekilde hoş tutmaya çalışın. Kendinizi de "bana aslan gibi bir koca yetiştirmiş; kendisinden Allah razı olsun" diyerek teselli edin. Kendinizin de bir gün yaşlanacağınızı düşünün. Sizi hedef alan direkt bir davranışı varsa incitmeden konuşmaya çalışın. Ama kayınvalidenizin çevrenizden sizinle ilgili olmadık sözler sarf ettiğini duyarsanız da duymayın, görmeyin. Camdan dışarıyı seyreden bir kimse misali olayı içselleştirmeyin. Olaya bakın ama sizinle ilgili olmadığını yani sizi ilgilendirmediğini düşünün. İmtihanda olduğunuzu unutmayın. Allah sizi de yaptıklarınızı da size yapılanları da görüyor. Allah yardımcınız olsun.
Kayınvalidenizin bir anne olarak eşiniz üzerinde hakkı olabilir ama sizin üzerinizde hak iddia etmesi doğru değil. Fakat bununla beraber aile büyüklerine saygı, onların yanlışlarını kabul etmek anlamına gelmez. Sizin huzurunuz, evliliğinizin sağlam temeller üzerine oturması için eşinizin dengeli olması gerekir. Fakat yine de bu süreçte siz en çok, size düşen yanlarıyla ne yapacağınıza odaklanın. Mecbur olmadıkça kayınvalideniz ile yalnız kalmamaya çalışın. Konuşmalarına çok fazla dâhil olmayın, tartışmalara girmeyin. “Anlıyorum” gibi kısa ve nötr cevaplar vererek tartışmalardan uzak durun. Şehir değiştirme konusunda ise eğer psikolojik olarak çok yıpranıyorsanız ve bu durum hamilelik sürecinizi de olumsuz etkiliyorsa şehir değiştirmek iyi bir seçenek olabilir. Ancak burada eşinizin bakış açısı önemli. Eğer eşiniz de sizi anlıyor ve destekliyorsa bunu uygun bir dille ona anlatabilirsiniz. Eğer eşiniz bunu şu an kabul edemiyorsa en azından kısa vadede kayınvalidenizle fazla muhatap olmadan bir süre geçirmeye çalışabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bacı, sizin anlattığınızı esas alarak size cevap yazıyoruz. Belki eşinizin anlatacakları ile olayın seyri değişebilir. Bu cevap, sizin anlattığınız kadarının cevabıdır: Kadının çalışma mecburiyeti yoktur bizim dinimizde, evi geçindirmek zorunda olan erkektir. Size defalarca kapıyı göstermiş biri ile saadetiniz zor görünmektedir. Bu ayrıntılardan sonra da kızınız nedeni ile evinize dönmenizi anlamlı ve akıllı bir iş görmeyiz.
aile konusundaki diğer fetvalar
Kıymetli kardeşim eğer bu kişi beraber yaşamak zorunda olduğunuz biri ise tatlı dille bu konuya engel olmaya çalışmaya devam edin. Değişmeyecek şeyler hususunda kabullenip bu olumsuz duruma en az nasıl maruz kalacaksanız meşru bir şekilde o yolu tutun. Bir psikoloğa gidip destek almanızı da öneririm. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Babanızla ilgili bilgileri olduğu gibi kabul ederek bu çerçevede tespit ve tavsiyelerimiz olacaktır. Babanızın yaptığı davranışlar ve söyledikleri, İslam'ın öğretileriyle bağdaşmamaktadır. Bir baba, ailesine bakmak, onlara merhametle yaklaşmak ve haksızlık yapmaktan uzak durmakla yükümlüdür. Ancak, babanızın bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi sizin İslamî görevlerinizi değiştirmez. Ailenize olan sorumluluklarınız, sizi evlenmekten alıkoymamalıdır. Şayet yanınızdaki kardeşlerinizin ihtiyaçlarını organize edebilecek bir sistem kurabilir ve yeni bir aile hayatına adım atarsanız, bu hem sizin hem de onların yararına olabilir. Evlenmek, hem dininizi tamamlamanızı sağlar hem de psikolojik olarak size destek olacak bir yoldaş sunar. Babanızın amacı sadece maddi menfaatlerini sürdürmekse ve bu konuda haksız yere sizi baskı altına alıyorsa, babanıza karşı gelmeden ama bağımsız bir karar alarak evlenmek sizin hakkınızdır. Bu, ona karşı bir isyan değil, kendi hayatınızı İslamî ölçülerde sürdürme hakkınızdır. Evlendikten sonra da imkânlar elverirse kardeşlerinizin ve annenizin ihtiyaçlarına destek olabilirsiniz. Yalnız burada dengeyi kurmak önemlidir. Ailenizde aklıselim bir birey ya da güvendiğiniz bir büyüğünüz varsa, arabulucu olarak onları sürece dâhil edin. Kararınızda Allah’tan yardım dilemek için dua edin ve istihare yapın. Rabbimizin rahmetiyle yolunuzu aydınlatmasını isteyin.
Yüksek lisans konusu; sizin bu alandaki niyetiniz, aldığınız eğitimin size faydalı olup olmaması, bulunduğunuz ortam, ailenizin rızası vb. pek çok açıdan düşünerek vermeniz gereken bir karardır. Bulunduğunuz ortamda mahremiyet-tesettür gibi alanlarda taviz vereceğiniz bir durum olmuyorsa, namaz gibi farz bir emri yerine getirmemek gibi bir durumla karşılaşmıyorsanız, yüksek lisans dışında yapabilecek daha iyi bir alternatifiniz yoksa dünya ya da ahiretinize hiçbir faydası olmayan dersler görmüyorsanız, niyetiniz Allah rızası için bir şeyler öğrenip, etrafınıza faydalı olmak ise yüksek lisans eğitiminize devam edebilirsiniz. Bu konuda ailenizin rızası ilk olarak düşünmeniz gereken konudur. Onlarla istişareniz neticesinde kararı size bırakırlarsa yukarıdaki hususları göz önüne alarak bir karar verebilirsiniz. Allah hakkınızda en hayırlı olanı nasip eylesin.
Mümin bir hanımefendinin kâfir olan mahremleri ile aynı ortamda ev kıyafetleri ile bulunmasında bir sıkıntı yoktur. Elbette onların bir hassasiyeti olmadığı için daha dikkatli olmaya çalışır. Fakat bu dışarıda giydiği kıyafeti giymesini de gerektirmez. Kâfir olmuş olması aradaki mahremiyeti kaldırmaz.
Aile büyükleriyle olan iletişim bazen evlilikte sınavlar arasında yer alabilir. Bu meselede hem kendi haklarınızı korumak hem de kayınvalidenizi kırmadan durumu çözmek önemlidir. Kayınvalidenizin sizi sürekli yanında istemesi, toplumsal beklentilerden ve geleneğe dayalı alışkanlıklardan kaynaklanıyor olabilir. "Gelin nerede?" diye insanların konuşması kaygısıyla sizinle daha fazla vakit geçirmek istiyor da olabilir. Bu, onun açısından bir güven veya saygı göstergesi gibi görülebilir. Ancak sizin bireysel sınırlarınızın ihlal edilmesine neden olduğunda, bu dengeyi sağlamak zorlaşır. Bu durum karşısında izlenmesi gereken stratejiler vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Eşiniz, bu konuda en büyük destekçiniz olmalı. Kayınvalidenizle olan tartışmalarda eşinizle birlikte net bir duruş sergileyin. Bu, yalnız olmadığınızı hissettirecek ve onun baskısını azaltacaktır. Kayınvalidenizle konuşurken nazik ama kararlı bir şekilde sınırlarınızı çizin. Kayınvalidenizle tamamen gitmemek yerine, daha az sıklıkta ama gönüllü şekilde katılmayı önerin. Eğer doğrudan iletişim zor geliyorsa, eşiniz veya kayınvalidenizin güvendiği bir aile büyüğünden destek alabilirsiniz. Yaşadığınız sıkıntıyı Allah’a açın ve bu süreçte sabırlı olun. Allah’a dua ederek, bu sınavı kolaylaştırmasını isteyin. Kayınvalidenizin taleplerine hayır dediğinizde suçluluk hissetmeyin. Kendinize ve eşinizle ilişkinize ayıracağınız zamanı korumanız hem sizin hem de evliliğiniz için gereklidir. Özetle, Bu süreçte dengeyi sağlamak, sabırlı ve anlayışlı bir iletişimle mümkün olabilir. Kayınvalidenizi kırmadan ama net sınırlar koyarak hem kendi huzurunuzu koruyabilir hem de onunla olan ilişkinizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilirsiniz. Allah, size kolaylık ve hikmet versin.
Allah, sizi ve eş adayınızı İslam’a bağlılığınızdan ve hassasiyetinizden dolayı mükâfatlandırsın. Ailelerinizle yaşadığınız bu durum, maalesef birçok Müslüman çiftin karşılaştığı bir zorluktur. Bu meselede size yol gösterecek bazı tavsiyeler sunabilirim. Ailelerinizin hassasiyet eksikliğine rağmen, onların sizin mutluluğunuzu önemseyebileceği bir üslupla konuşmaya çalışın. Onları kırmadan, İslami hassasiyetinizin sizin için ne kadar önemli olduğunu ifade edin. Çalgılı ve karma bir düğün yerine, İslam’a uygun, yine de neşeli ve ailelerinizi memnun edebilecek bir düğün önerisi sunabilirsiniz. İslami değerlere uygun bir düğün mümkün olmuyorsa, sade bir nikâh töreniyle yetinerek Allah’ın emrine uygun bir başlangıç yapabilirsiniz. Allah sizi ve eş adayınızı kolaylıkla ve hayırla evliliğe ulaştırsın.