Fetva Meclisi
Soru
Hocam aile içinde bir yakınım aşırı rahatsız edici derecede sakız çiğniyor ve sürekli şapırdatıp patlatıyor. Kendisi de imanlı bir kadın. Bu durumu kendisine kırıcı olmayacak bir şekilde defalarca dile getirdim ama yıllardır aynı şeyi tekrar ediyor ve her gün sabahtan akşama kadar sürekli sakız çiğniyor. Bu durum beni çok rahatsız ediyor ve son zamanlarda kendisine karşı oldukça agresif bir tutum sergiliyorum. İnternette sakız çiğnemek ve ağız şapırdatmak ile ilgili herhangi bir fetva bulunmuyor maalesef. Bu durumdan dolayı psikolojim çok bozuldu ve yaşam kalitem de oldukça kötüleşti. Lütfen bu konuyla ilgili bir sohbet yapın hocam.
Cevap
Benzer fetvalar
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Allah’ın mağfiret buyurduğu bir şeyi yeniden tazeletmeyin. Geçmişinize tevbeniz samimi ise o samimiyetin gereği olarak Allah’ın affına güvenmelisiniz. Şeytan sizi bir kere o bataklıkta batmış olarak gördükten sonra yeniden oraya dönmenizi istiyor. Sizi aynı delikten iki kere ısıracak o akrep, aklınızı kullanın. Bu tür düşüncelerden kurtulmak için yoğun bir gün yaşamanız gerekir. Vaktin size yetmeyeceği işler yapın. Derslere katılın. Sosyal faaliyetlere iştirak edin. Özellikle cinsel hayatınızı daha aktif duruma getirin. Eşinize beklediğinden fazlasını verir duruma gelmeye çalışın. Kitap okuyun. Zikirler yapın. Göreceksiniz, bu gereksiz sıkıntıdan biiznillah kurtulacaksınız. Allah’a emanet olun.
Çektiğiniz sıkıntıyı siz bilirsiniz elbette. Çektikleriniz konusunda vicdanen adil karar verdi iseniz sıkıntı etmenize gerek yoktur. Huzurlu olun. Şeytan sizi bir boşanmayı kırk kere olmuş gibi ezmek isteyebilir, takılmayın ona. Allah yardımcınız olsun.
İletişiminizde bazı olmaması gereken şeyler var gibi görünüyor. Bunların sağlıklı bir şekilde izale edilmesi ve düzeltilmesi için bir müdahale gerekiyor. Fakat bu müdahale tabii ki bir yandan da riskli olabilir çünkü duygusal çıkışlar daha da yanlış anlaşılabilir. Bu sebeple bir uzmana gitmenizi, bir aile danışmanıyla veya psikologla görüşmenizi tavsiye ederim. Bu süreçte birbirinize şikâyetlerinizi ve taleplerinizi daima tatlı ve yumuşak bir dille ifade etmeye çalışın. İnşaallah daha iyi olur. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Dertli olmayan hangi insan vardır? Allah Teâlâ dertlerimize karşı sabredebilmeyi hepimize kolay kılsın. Dilerim kıyamet gününde şimdi sizi bunaltan şeyler, orada rahat etmenize vesile olacak nimetler olur. Sabredin, kısa ve geçici bir dünyadan ebedi bir diyara gidiyoruz; sabredin ve kazanın. İçinize de atmanız gerekmiyor, bir dert arkadaşı ile paylaşabilirsiniz de. Eşinize şikâyetlenmeden dertleşmeyi becerebilmelisiniz. Bir de size tavsiyem, böyle durumlarda kimseden teşekkür beklemeyin sakın. Sizin yaptığınızı Allah görsün yeter. Size sabırlar diliyorum. Allah Teâlâ yaptığınızı ibadet gibi kabul buyursun.
Ne yazık ki eşiniz için hastalık sahibi demekten başka bir ifade bulamıyorum. O bir hastalığa tutulmuş durumdadır, yakın bir zamanda da tedavisi olmaz. Sabredip uzun zamanda iyileşmesini bekleyebilirseniz biiznillah umutsuz bir vaka olmaz zannederiz. Biraz da hamileliğin getirdiği gerginlik sizi zorluyor olabilir. Genel olarak çözümün nerede olduğunu yakalamışsınız ama geç kalınmış olabilir. Sabredip sözlerinizle, eylemlerinizle onun içine sızmaya çalışarak tedavi eden bir doktor gibi tavır takının ona. Duayı eksik etmeyin. Allah yardımcınız olsun bacı
aile konusundaki diğer fetvalar
Allah Teâlâ yavrunuza afiyet üzere bir ömür nasip etsin. Âmin. Eşinin ailesi ile yaşadığı veya yaşayacağı sorunlara hiçbir şekilde müdahil olma, kendini sorumlu hissetme. Sen bir problem oluşturdu isen onu düzelt. Gerisinde senin yapacağın iş beklemediğin sonuçları doğurabilir. Eşin de durumu zamana yaymalıdır. İleriki günlerde sinirler yatışır ve soğukluk gidebilir. Bu arada gerginliği artıracak şeyler yapmamalısınız. Ne eşin ne de siz, anne babanızla kökten bir kopmayı düşünmemelisiniz. Geçici bir gerginliktir, düzelecek biiznillah diye bakın. Ve düzelmesi için uygun zaman kollayın. Bu arada sizin, eşinizle muhabbetinizi önemsemeniz gerekir. Dikkat edin şeytan, bu gerginlikten istifade ile aranıza fitne sokmasın.
Yüksek lisans konusu; sizin bu alandaki niyetiniz, aldığınız eğitimin size faydalı olup olmaması, bulunduğunuz ortam, ailenizin rızası vb. pek çok açıdan düşünerek vermeniz gereken bir karardır. Bulunduğunuz ortamda mahremiyet-tesettür gibi alanlarda taviz vereceğiniz bir durum olmuyorsa, namaz gibi farz bir emri yerine getirmemek gibi bir durumla karşılaşmıyorsanız, yüksek lisans dışında yapabilecek daha iyi bir alternatifiniz yoksa dünya ya da ahiretinize hiçbir faydası olmayan dersler görmüyorsanız, niyetiniz Allah rızası için bir şeyler öğrenip, etrafınıza faydalı olmak ise yüksek lisans eğitiminize devam edebilirsiniz. Bu konuda ailenizin rızası ilk olarak düşünmeniz gereken konudur. Onlarla istişareniz neticesinde kararı size bırakırlarsa yukarıdaki hususları göz önüne alarak bir karar verebilirsiniz. Allah hakkınızda en hayırlı olanı nasip eylesin.
Mümin bir hanımefendinin kâfir olan mahremleri ile aynı ortamda ev kıyafetleri ile bulunmasında bir sıkıntı yoktur. Elbette onların bir hassasiyeti olmadığı için daha dikkatli olmaya çalışır. Fakat bu dışarıda giydiği kıyafeti giymesini de gerektirmez. Kâfir olmuş olması aradaki mahremiyeti kaldırmaz.
Aile büyükleriyle olan iletişim bazen evlilikte sınavlar arasında yer alabilir. Bu meselede hem kendi haklarınızı korumak hem de kayınvalidenizi kırmadan durumu çözmek önemlidir. Kayınvalidenizin sizi sürekli yanında istemesi, toplumsal beklentilerden ve geleneğe dayalı alışkanlıklardan kaynaklanıyor olabilir. "Gelin nerede?" diye insanların konuşması kaygısıyla sizinle daha fazla vakit geçirmek istiyor da olabilir. Bu, onun açısından bir güven veya saygı göstergesi gibi görülebilir. Ancak sizin bireysel sınırlarınızın ihlal edilmesine neden olduğunda, bu dengeyi sağlamak zorlaşır. Bu durum karşısında izlenmesi gereken stratejiler vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Eşiniz, bu konuda en büyük destekçiniz olmalı. Kayınvalidenizle olan tartışmalarda eşinizle birlikte net bir duruş sergileyin. Bu, yalnız olmadığınızı hissettirecek ve onun baskısını azaltacaktır. Kayınvalidenizle konuşurken nazik ama kararlı bir şekilde sınırlarınızı çizin. Kayınvalidenizle tamamen gitmemek yerine, daha az sıklıkta ama gönüllü şekilde katılmayı önerin. Eğer doğrudan iletişim zor geliyorsa, eşiniz veya kayınvalidenizin güvendiği bir aile büyüğünden destek alabilirsiniz. Yaşadığınız sıkıntıyı Allah’a açın ve bu süreçte sabırlı olun. Allah’a dua ederek, bu sınavı kolaylaştırmasını isteyin. Kayınvalidenizin taleplerine hayır dediğinizde suçluluk hissetmeyin. Kendinize ve eşinizle ilişkinize ayıracağınız zamanı korumanız hem sizin hem de evliliğiniz için gereklidir. Özetle, Bu süreçte dengeyi sağlamak, sabırlı ve anlayışlı bir iletişimle mümkün olabilir. Kayınvalidenizi kırmadan ama net sınırlar koyarak hem kendi huzurunuzu koruyabilir hem de onunla olan ilişkinizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilirsiniz. Allah, size kolaylık ve hikmet versin.
Allah, sizi ve eş adayınızı İslam’a bağlılığınızdan ve hassasiyetinizden dolayı mükâfatlandırsın. Ailelerinizle yaşadığınız bu durum, maalesef birçok Müslüman çiftin karşılaştığı bir zorluktur. Bu meselede size yol gösterecek bazı tavsiyeler sunabilirim. Ailelerinizin hassasiyet eksikliğine rağmen, onların sizin mutluluğunuzu önemseyebileceği bir üslupla konuşmaya çalışın. Onları kırmadan, İslami hassasiyetinizin sizin için ne kadar önemli olduğunu ifade edin. Çalgılı ve karma bir düğün yerine, İslam’a uygun, yine de neşeli ve ailelerinizi memnun edebilecek bir düğün önerisi sunabilirsiniz. İslami değerlere uygun bir düğün mümkün olmuyorsa, sade bir nikâh töreniyle yetinerek Allah’ın emrine uygun bir başlangıç yapabilirsiniz. Allah sizi ve eş adayınızı kolaylıkla ve hayırla evliliğe ulaştırsın.
Babanızla ilgili bilgileri olduğu gibi kabul ederek bu çerçevede tespit ve tavsiyelerimiz olacaktır. Babanızın yaptığı davranışlar ve söyledikleri, İslam'ın öğretileriyle bağdaşmamaktadır. Bir baba, ailesine bakmak, onlara merhametle yaklaşmak ve haksızlık yapmaktan uzak durmakla yükümlüdür. Ancak, babanızın bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi sizin İslamî görevlerinizi değiştirmez. Ailenize olan sorumluluklarınız, sizi evlenmekten alıkoymamalıdır. Şayet yanınızdaki kardeşlerinizin ihtiyaçlarını organize edebilecek bir sistem kurabilir ve yeni bir aile hayatına adım atarsanız, bu hem sizin hem de onların yararına olabilir. Evlenmek, hem dininizi tamamlamanızı sağlar hem de psikolojik olarak size destek olacak bir yoldaş sunar. Babanızın amacı sadece maddi menfaatlerini sürdürmekse ve bu konuda haksız yere sizi baskı altına alıyorsa, babanıza karşı gelmeden ama bağımsız bir karar alarak evlenmek sizin hakkınızdır. Bu, ona karşı bir isyan değil, kendi hayatınızı İslamî ölçülerde sürdürme hakkınızdır. Evlendikten sonra da imkânlar elverirse kardeşlerinizin ve annenizin ihtiyaçlarına destek olabilirsiniz. Yalnız burada dengeyi kurmak önemlidir. Ailenizde aklıselim bir birey ya da güvendiğiniz bir büyüğünüz varsa, arabulucu olarak onları sürece dâhil edin. Kararınızda Allah’tan yardım dilemek için dua edin ve istihare yapın. Rabbimizin rahmetiyle yolunuzu aydınlatmasını isteyin.