Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim babasını çok küçükken kaybetmiş, yetim kalmışlar. Allah razı olsun, kayınvalidem evlenmemiş ve onlara bakıp büyütmüş. Ancak huyları, düşünceleri ve davranışları bana çok ters. Mesela, yeni evliyken benimle yaşıt kayınbiraderimi bizim eve gönderdiler. Eşim evde yokken ben çoğu zaman kapıyı kilitleyip odadan çıkmazdım. Bazen evde ben, eşim ve kayınbiraderim yaşıyorduk. Eşim, kırıcı olmadan kayınvalideme “Onu da kendinle eve götür” dedi ama yapmadı. Helal bir durum yaşamadığım için ilden köye tayin istedik ve taşındık. Kendileri evime misafir olarak geliyor ama hem ev sahibi gibi davranıyor hem de misafirken misafir çağırıyorlar. Bu gibi olaylar yaşıyorum ve çok rahatsız oluyorum. Aileye müdahale, gelinler arası adaletsizlik gibi durumlar da var. Bu düşüncesizliklerinden dolayı araya mesafe koydum ama sürekli eşime aramadığım için şikâyette bulunuyorlar. Telefonu herkesin yanında hoparlöre verdiği için de rahatsız oluyorum. Sizden bana akıl vermenizi ve onlara nasıl davranmam gerektiği hakkında beni aydınlatmanızı rica ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Kayınvalidenizin bir anne olarak eşiniz üzerinde hakkı olabilir ama sizin üzerinizde hak iddia etmesi doğru değil. Fakat bununla beraber aile büyüklerine saygı, onların yanlışlarını kabul etmek anlamına gelmez. Sizin huzurunuz, evliliğinizin sağlam temeller üzerine oturması için eşinizin dengeli olması gerekir. Fakat yine de bu süreçte siz en çok, size düşen yanlarıyla ne yapacağınıza odaklanın. Mecbur olmadıkça kayınvalideniz ile yalnız kalmamaya çalışın. Konuşmalarına çok fazla dâhil olmayın, tartışmalara girmeyin. “Anlıyorum” gibi kısa ve nötr cevaplar vererek tartışmalardan uzak durun. Şehir değiştirme konusunda ise eğer psikolojik olarak çok yıpranıyorsanız ve bu durum hamilelik sürecinizi de olumsuz etkiliyorsa şehir değiştirmek iyi bir seçenek olabilir. Ancak burada eşinizin bakış açısı önemli. Eğer eşiniz de sizi anlıyor ve destekliyorsa bunu uygun bir dille ona anlatabilirsiniz. Eğer eşiniz bunu şu an kabul edemiyorsa en azından kısa vadede kayınvalidenizle fazla muhatap olmadan bir süre geçirmeye çalışabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Aile büyükleriyle olan iletişim bazen evlilikte sınavlar arasında yer alabilir. Bu meselede hem kendi haklarınızı korumak hem de kayınvalidenizi kırmadan durumu çözmek önemlidir. Kayınvalidenizin sizi sürekli yanında istemesi, toplumsal beklentilerden ve geleneğe dayalı alışkanlıklardan kaynaklanıyor olabilir. "Gelin nerede?" diye insanların konuşması kaygısıyla sizinle daha fazla vakit geçirmek istiyor da olabilir. Bu, onun açısından bir güven veya saygı göstergesi gibi görülebilir. Ancak sizin bireysel sınırlarınızın ihlal edilmesine neden olduğunda, bu dengeyi sağlamak zorlaşır. Bu durum karşısında izlenmesi gereken stratejiler vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Eşiniz, bu konuda en büyük destekçiniz olmalı. Kayınvalidenizle olan tartışmalarda eşinizle birlikte net bir duruş sergileyin. Bu, yalnız olmadığınızı hissettirecek ve onun baskısını azaltacaktır. Kayınvalidenizle konuşurken nazik ama kararlı bir şekilde sınırlarınızı çizin. Kayınvalidenizle tamamen gitmemek yerine, daha az sıklıkta ama gönüllü şekilde katılmayı önerin. Eğer doğrudan iletişim zor geliyorsa, eşiniz veya kayınvalidenizin güvendiği bir aile büyüğünden destek alabilirsiniz. Yaşadığınız sıkıntıyı Allah’a açın ve bu süreçte sabırlı olun. Allah’a dua ederek, bu sınavı kolaylaştırmasını isteyin. Kayınvalidenizin taleplerine hayır dediğinizde suçluluk hissetmeyin. Kendinize ve eşinizle ilişkinize ayıracağınız zamanı korumanız hem sizin hem de evliliğiniz için gereklidir. Özetle, Bu süreçte dengeyi sağlamak, sabırlı ve anlayışlı bir iletişimle mümkün olabilir. Kayınvalidenizi kırmadan ama net sınırlar koyarak hem kendi huzurunuzu koruyabilir hem de onunla olan ilişkinizi sağlıklı bir şekilde sürdürebilirsiniz. Allah, size kolaylık ve hikmet versin.
Evlilik hayatı bu tür sıkıntılarla sürdürülen bir hayattır. Belki de doğum yapmaktan daha çetin olan evdeki fertlerin birbirlerine tahammül etmeleridir. Bırakıp gitmek çare değildir. Çünkü nereye giderseniz bir benzeri sizi bulacaktır. İki ölçüye dikkat ederek bu badireyi atlatacaksınız. Birincisi: Evinizdeki bu sıkıntıyı ne kadar kadın az bilirse o kadar çabuk düzelecektir. Olayı bilen her kadın, düzelmeyi geciktiren bir engeldir. İkincisi: Taraflardan birinin alttan alması gerekiyor. Siz, o evde en çok zarar görecek olan tarafsınız. Alttan almasını becerebilirseniz kısa bir zaman sonra dolaylı da olsa sizden özür dilendiğini göreceksiniz. Ayrıca eşinizi tatmin etme yollarını çok iyi kullanın. Sizde o açıdan bir kusur bulmasın. Eşinizi, anne babasına karşı kışkırtmadan kendi özel hayatınıza önem verirseniz olayın etkisinden çabuk kurtulursunuz. Mümkünse onunla bu konuyu hiç görüşmeyin, asla tartışmayın. Allah sabır versin.
Bu konuyu kişisel algılamadan önce sizin ve eşinizin örfünü dikkate almanız gerekiyor. Örf buysa eğer, bunu bir kasıt olduğu için değil örf böyle olduğu için böyle yapmışlardır. Geçmişe dair telafisi mümkün olmayan şeyler yüzünden ailenizdeki huzuru gözden çıkarmayın derim. Affedin. Doğru olan bunun en başta konuşulması idi ama hem sizin çekinceleriniz hem onlarınki... Sonuç böyle olmuş. Ailenizle huzurunuzu tesis etmeye bakın. Allah azze ve celle size bol, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan etsin. Eşinizi de çalışması için tatlı dille teşvik edin. İlla mezun olduğu alanda işe gitmesi şart değil. Olmuyorsa başka alanlardan devam edebilir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Allah doğmuş ve doğacak çocuklarınızı sâlihîn, âbidîn ve mücâhidîn listesine alsın. Baba hatalı da olsa kapının önüne bıraktığı ayakkabısıyla bile olsa kavga edilmemelidir. Babaya saygı konusunda taviz vermeden devam edilmelidir. Bu babanın yaptığı her işin doğru olduğu anlamına gelmemektedir. Gerek eski eşine gerekse çocuklarına yaptığı haksızlıkların cezası Allah'a aittir. Bu aşamadan sonra babanızın da nasihatine değer verdiği büyüklere müracaat edilmelidir. Bu konuda kendilerinden tavsiye alınmalı ve gerekirse aile büyüklerinin olduğu bir meclis oluşturulmalıdır. Kendi başınıza çözmek yerine büyüklerinizi devreye sokarak halletmeye çalışın. Allah yardımcınız olsun. https://fetvameclisi.com/fetva/zulmeden-babayla-ve-akrabalarla-iliski-nasil-olmali
Eşinizin bu arzusu ve emrinin ilk zamanların heyecanı olduğunu umuyorum. Zaman içinde o da dengeye girer zannederim. Bu dönemde direkt yok diyerek kendinizi itaat etmez kişi durumuna düşürmemeye bakın. Anlaşabildiğiniz diğer konularda daha yoğun gündem oluşturun. Böylece bir noktada körelip kalmasın ilişkileriniz.
eşin ailesi konusundaki diğer fetvalar
Merhametin gereği ve bir insan olarak yapabileceğin her şeyi kapsıyor. Kanunen ve dinen yapman gereken bir şey olmadığını anlatıyor. Eşinin hatırını kırmamaya özen göstermeni tavsiye ediyor.
Allah size afiyet versin, çocuklarınızı hayırlı kılsın. Bu durumda daha fazla çocuk olmamasını istemekle günaha girmezsiniz biiznillah. Çocuktan önce eşinizle muhabbetinizi ve karşılıklı anlayışınızı geliştirin ve koruyun. Bu daha önemli sizin için.
İslami açıdan insanın yemeğinin helal ve pak olmasının yanı sıra mubah da olması gerekir yani o yemeğin sahibi de razı olmalıdır ve biz de onun razılığını bilmeliyiz. Ev sahibinin razı olduğunu bildiren bazı karineleri şöyle de anlayabiliriz: -Her yemek, dolap açmak hususunda kayınpederinizin razı olduğunu anlayabiliyorsanız bunun için her defasında izin almanız gerekmez. -Sizi yemeğe, içmeye davet ediyorsa bunun için yiyecekte ölçüye gerek yoktur, razı olduğu bellidir. -Aranızdaki ilişki düzeyi ve geçmişten gelen davranışlar böyle şeylerin sorun edilmemesi tarzında ise yenebilir, sakıncası yoktur. Siz bunları eşinizin yardımıyla, aile arası ilişkilerin gidişatından anlayabilirsiniz. Eğer tedirgin olduğunuz herhangi bir husus yoksa siz bunu hassasiyet olarak irdeliyorsanız vesveseye düşmemelisiniz. Size izin verilen ölçüyü takdir ettiğiniz durumda her defasında izin almanıza gerek yoktur. Mahremiyeti aşan hususlar herkes için özeldir. Özele riayet etmek gerekir elbette. Allah’a emanet olunuz.