Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim kayınbabam yıllar önce ikinci evliliğini gerçekleştirmiş. Önceki eşinden yani kayınvalidemden boşanmamış. Ondan olan çocuklarına hiçbir şekilde bakmamış yani onların zaruri ihtiyaçlarını karşılamamış. Hatta biz eşimle tanıştığımız zaman beni istemeye dahi gelmedi. Maddi ve manevi hiçbir şekilde destek vermedi ama eşim ve diğer kardeşleri anne baba hakkına riayet gösterdikleri için hiçbir şekilde onlara karşı kötü bir davranışları olmamıştır. Zaten şu an annesi ve kardeşlerine eşim ve abileri destek olmaya çalışıyor. Annesi kayınbabamın adına tapulu olan evde oturuyor. Kayınbabam şu an o evi onlardan alıp satmak istiyor. Bu durumda kayınvalidem ve diğer bekâr çocuklar çok zor durumda kalacaklar. Eşim ve abileri buna müsaade etmiyor ama babaları da siz şayet evi vermezseniz hakkımı helal etmem diyor. Şimdi kendilerini kötü hissediyorlar ne yapmaları gerekir? Bizi bilgilendirirseniz çok sevinirim. Bir evladım oldu onun için de dua etmeniz beni çok sevindirecektir.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah için yapılan ibadetler de dahil olmak üzere bir Müslüman, ancak gücünün yettiği kadar yük taşır. Dört eve bakmanız veya altı eve bakmanız değil ne kadar bakabildiğiniz önemlidir. Her şeyden önce eşinize karşı görevlerinizi birinci plana alın. Sonra çocuklarınız ikinci planda olsun. Üçüncü planda da eşinizin talepleri doğrultusunda veya makul ölçüler içinde diğer yaşlılara yardım edin. Sizin asıl göreviniz eşinize karşıdır. Diğerlerine onun gönlünü almak için yardım edeceksiniz. Yaptıklarınızı Allah rızası için yaparsanız, kesinlikle büyük ecir kazanırsınız. Hastanelik olacak kadar da yorulmanız doğru olmaz. Bir de özellikle hiç kimsenin kavgasına, kabalığına karışmayın; ecriniz azalmasın. Allah sabırlar versin
Kayınvalidenizin çileyle büyüttüğü çocuklarının üzerinde büyük hakkı var. Bu yaptıklarına karşılık hayatlarını yönetme ve idare etme hakkının da olduğunu düşünüyor. Hâlbuki kayınvalidenizin yapması gereken çocuklarını evlendirdikten sonra onların sağlığı ve afiyeti için dua etmek; aile içine müdahale etmemektir. Size düşen görev de empati yaparak öncelikle onu anlamaya çalışmaktır. Ona karşı sakın mücadele etmeyin. Bu kadıncağız gelinlerinden de değer görmek istiyor. Gelinlerine en değerli varlığı olan oğlunu verdiği için ayrı bir önem verildiğini hissetmek onun da hakkıdır. Bu önemli olduğu duygusunu ona verin; çok görmeyin. Gönlünü bir şekilde hoş tutmaya çalışın. Kendinizi de "bana aslan gibi bir koca yetiştirmiş; kendisinden Allah razı olsun" diyerek teselli edin. Kendinizin de bir gün yaşlanacağınızı düşünün. Sizi hedef alan direkt bir davranışı varsa incitmeden konuşmaya çalışın. Ama kayınvalidenizin çevrenizden sizinle ilgili olmadık sözler sarf ettiğini duyarsanız da duymayın, görmeyin. Camdan dışarıyı seyreden bir kimse misali olayı içselleştirmeyin. Olaya bakın ama sizinle ilgili olmadığını yani sizi ilgilendirmediğini düşünün. İmtihanda olduğunuzu unutmayın. Allah sizi de yaptıklarınızı da size yapılanları da görüyor. Allah yardımcınız olsun.
Bu bahçeyi eşinize düğün yapması ve ev sahibi olması için diğer kardeşlerin rızasıyla verdilerse, bu artık eşinizin malıdır. Tekrar pay istemeleri doğru değildir. Çünkü o bahçe hibe edilmiştir ve geri alınması caiz değildir. Fakat bu bahçeyi hediye etmeyip yalnızca "söz vermiş/taahhüt etmişlerse” kocanıza karşı sözlerini tutmamış olurlar. Kardeşler arasında bu konudaki anlaşmazlık sürerse durumu çözüme kavuşturmak için güvenilir bir hakeme veya âlim birine başvurmak uygun olur. Kayınvalidenize bakma işini tek başınıza üstlenmeniz zor olacağı için kardeşlerle net bir konuşma yapmanız gerekir. Herkesin katkısını (zaman, maddi destek, dönüşümlü ziyaret vb.) ortaya koyması gerekir. Onlar katkı sağlamazsa, eşiniz ve siz imkânlarınız ölçüsünde bakmanızla büyük mükâfat kazanırsınız; kaynananızla ilgilendikçe ibadet sevabı kazanırsınız. Ancak bu, diğer kardeşlerin üzerindeki yükümlülüğü kaldırmaz. Sılayırahim, aile bağlarını sürdürmek farzdır. Ancak bu, her türlü haksızlığa boyun eğmek anlamına gelmez. Şu tavırları öneririm: Kendi haklarınızı savunmaktan çekinmeyin. Ancak bunu kırıcı ve sert bir üslupla yapmayın. Onların size karşı yanlış tutumlarına rağmen, arada selam vermek, ziyaret etmek gibi iyi davranışlarla gönüllerini kazanmayı deneyin. Haklı olduğunuz konularda net bir duruş sergileyin. Fazladan bahçenin eşinize ait olduğunu açıklayın ve bu konuda bir haksızlığa uğramasına izin vermeyin. Eşinizin psikolojik olarak yıpranmaması için aile içi iletişimi mümkün olduğunca ortak bir zeminde sürdürmeye çalışın. Gerekirse bir arabulucuya başvurun.
Evlilik hayatı bu tür sıkıntılarla sürdürülen bir hayattır. Belki de doğum yapmaktan daha çetin olan evdeki fertlerin birbirlerine tahammül etmeleridir. Bırakıp gitmek çare değildir. Çünkü nereye giderseniz bir benzeri sizi bulacaktır. İki ölçüye dikkat ederek bu badireyi atlatacaksınız. Birincisi: Evinizdeki bu sıkıntıyı ne kadar kadın az bilirse o kadar çabuk düzelecektir. Olayı bilen her kadın, düzelmeyi geciktiren bir engeldir. İkincisi: Taraflardan birinin alttan alması gerekiyor. Siz, o evde en çok zarar görecek olan tarafsınız. Alttan almasını becerebilirseniz kısa bir zaman sonra dolaylı da olsa sizden özür dilendiğini göreceksiniz. Ayrıca eşinizi tatmin etme yollarını çok iyi kullanın. Sizde o açıdan bir kusur bulmasın. Eşinizi, anne babasına karşı kışkırtmadan kendi özel hayatınıza önem verirseniz olayın etkisinden çabuk kurtulursunuz. Mümkünse onunla bu konuyu hiç görüşmeyin, asla tartışmayın. Allah sabır versin.
Siz ve eşiniz var kabul edin. Aileniz olarak gerisini yokmuşlar gibi kabul edip yaşamaya alışın. Dertsizlik cennettedir, burası dert diyarıdır. Bırakın dertleriniz olsun ama siz dik olun, sağlam durun. 'Eşiniz ve siz', bunu unutmayın! Gerisine yüzeysel olarak hatasız bir yakınlık gösterin, onları hayatınızın ortağı yapmayın. Seviyeli ve açık vermeyen bir mesafe koyabilirsiniz aranıza. Onlarla ilgilenmeyecek kadar vaktinizi iyi işlerle doldurun. Kendinize ve ahiretinize yatırım yapın. Allah yardımcınız olsun.
Kocanıza (anne babası özellikle kendisine muhtaç değilse) mutlu olacağınız yerde bulunmanızın daha doğru olduğu konusunda ikna etmeye çalışın. Kesinlikle gidecekse de aile huzurunuzun olabileceği yeri tavsiye edin. Allah yardımcınız olsun.
baba hakkı konusundaki diğer fetvalar
Babanın haram işlerine ortak olmak zorunda değilsin. Evi terk etmeniz sizi de berbat bir duruma düşürecekse bunu yapmayın. Kendinizi ekonomik ve ahlâkî olarak güvende hissedeceğiniz bir yeriniz varsa gidebilirsiniz. Babanızın makul ihtiyaçları için yine ona evlatlık yapacaksınız, bunu unutmayın.
Selamünaleyküm. Eş adayınızın yaptığı çocukluk ve abes bir iştir. O ne derse desin, önemli değildir. Babanızın gönlü olmayan işten hayır görmezsiniz
Selamünaleyküm. Anneniz vefat ettiğinde onun malı, vefat etmeden önce eşi olan kocasına ve size kalacaktır. Malın % 25'i babanıza kalacak. Gerisi de ikinizin arasında bölüşülecektir.
Selamünaleyküm. Bunda hiçbir sakınca yoktur. Şimdi babanızı için iyi bir evlat olmaya bakın.
Selamünaleyküm. Önce hayatta kalan babanızın kıymetini bilin, ona sarılın. Ellerini, ayaklarını öpüp helalliğini alarak birinci sorunu çözün. Annenizin sizden beklentisinin en yakını ne ise onu yaparak da annenizin manen gönlünü alın. Anneniz için çok istiğfar edin, sadakalar verin, teyzelerinizi ziyaret edin, onun dostlarını ziyaretler edin. İnşaallah ahiretiniiz yakmazsınız.
Selamünaleyküm. Allah'a samimi bir tevbe edin. Babanız için dualar edin, hayırlar yapın. Anneniz yaşıyorsa onun kıymetini bilin.