Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz evlenmeden önce eşim bana ailemle yaşama şartıyla geldi ve ben de kabul ettim. Hem akrabaydık hem de ben yapabilirim diye düşünmüştüm. Evlendikten sonra çok zorlandım. Evde kaynanam, kayınbiraderim, kayınbabam ve görümcem yaşıyordu. Aynı zamanda aile binasındayız, üç eltim de burada. Benim zorlandığımı eşim görüyordu. Kendisi evin en küçüğü olduğu için bütün işleri ona yaptırıyorlardı ve ben ihmal ediliyordum. Eltilerimin işlerini bile yapıyordu. Şimdi üç ay geçti eşimin tayini sebebiyle başka yere taşındık. Abileri işini Hakkâri’ye geri aldırmak için uğraşıyorlar fakat ben istemiyorum. Ziyarete bile geldiğimde sıkıntılar yaşıyorum ve daha da istemiyorum. Ailesine harçlık göndermesine karışmam ama eşim benim psikolojik güvenliğimi korumak zorunda değil mi? Lütfen bize yardımcı olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah yardımcın olsun kızım. Bir kere kendini çaresiz, bitmiş gibi asla görme. İnsan derdini abarttığında o dert onu daha fazla ezer. Şöyle yap: Bir psikolog hanımla görüşerek mevcut durumu ne kadar kaldırabileceğini istişare et. Seninle yüz yüze görüşen bir bilim insanı olarak sana “bu evlilik sürmez” derse o zaman o tür şeyler düşünürsün. Şimdilik ayrılmayı düşünme. Bu mantıkla bir zaman daha devam edersen biiznillah daha huzurlu olursun.
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Esasen eşlerin birbirlerini idare etmesini becermelidirler. Beceremeyince de tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirlerden biri de gerekiyorsa kaynanaya gitmemek olabilir. Bu da ikinci bir beceri gerektirecektir. Kaynananıza karşı sizin insanlık ve vicdan göreviniz vardır, hukuki bir borcunuz yoktur. Kaynana size incitici davranıyorsa gitmeyebilirsiniz, bundan bir vebal doğmaz. Eşinizin annesine karşı sorumluluğu gibi sizin ona karşı sorumluluğunuz yoktur. İnsanlık ve vicdan vardır. Yalnız eşiniz bu tedbiri aranızdaki evliliği bitirmeye kadar taşıyabilir mi, onu siz tespit edeceksiniz.
Aleykümselam. Kadının çalışmasının sonuçlarından biri ile karşılaşmışsınız. Annenizi yalnız bırakmamakta haklısınız, iyi ve gerekli olanı yapmışsınız. Allah sizden razı olsun. Yalnız eşinizle bu uzak kalmanın bedelini ağır ödersiniz. Eşinizin gerekiyorsa işi terk etmesi sizin tek çarenizdir. Sabredin, sık sık eşinizi ziyarete gidin. Bağlantıyı ne kadar çok kurabilirseniz o kadar lehinize olur. Sabır ve duadan başka bir tavsiye göremiyorum sizin için.
Kayınvalidenizin çileyle büyüttüğü çocuklarının üzerinde büyük hakkı var. Bu yaptıklarına karşılık hayatlarını yönetme ve idare etme hakkının da olduğunu düşünüyor. Hâlbuki kayınvalidenizin yapması gereken çocuklarını evlendirdikten sonra onların sağlığı ve afiyeti için dua etmek; aile içine müdahale etmemektir. Size düşen görev de empati yaparak öncelikle onu anlamaya çalışmaktır. Ona karşı sakın mücadele etmeyin. Bu kadıncağız gelinlerinden de değer görmek istiyor. Gelinlerine en değerli varlığı olan oğlunu verdiği için ayrı bir önem verildiğini hissetmek onun da hakkıdır. Bu önemli olduğu duygusunu ona verin; çok görmeyin. Gönlünü bir şekilde hoş tutmaya çalışın. Kendinizi de "bana aslan gibi bir koca yetiştirmiş; kendisinden Allah razı olsun" diyerek teselli edin. Kendinizin de bir gün yaşlanacağınızı düşünün. Sizi hedef alan direkt bir davranışı varsa incitmeden konuşmaya çalışın. Ama kayınvalidenizin çevrenizden sizinle ilgili olmadık sözler sarf ettiğini duyarsanız da duymayın, görmeyin. Camdan dışarıyı seyreden bir kimse misali olayı içselleştirmeyin. Olaya bakın ama sizinle ilgili olmadığını yani sizi ilgilendirmediğini düşünün. İmtihanda olduğunuzu unutmayın. Allah sizi de yaptıklarınızı da size yapılanları da görüyor. Allah yardımcınız olsun.
Evlilik hayatı bu tür sıkıntılarla sürdürülen bir hayattır. Belki de doğum yapmaktan daha çetin olan evdeki fertlerin birbirlerine tahammül etmeleridir. Bırakıp gitmek çare değildir. Çünkü nereye giderseniz bir benzeri sizi bulacaktır. İki ölçüye dikkat ederek bu badireyi atlatacaksınız. Birincisi: Evinizdeki bu sıkıntıyı ne kadar kadın az bilirse o kadar çabuk düzelecektir. Olayı bilen her kadın, düzelmeyi geciktiren bir engeldir. İkincisi: Taraflardan birinin alttan alması gerekiyor. Siz, o evde en çok zarar görecek olan tarafsınız. Alttan almasını becerebilirseniz kısa bir zaman sonra dolaylı da olsa sizden özür dilendiğini göreceksiniz. Ayrıca eşinizi tatmin etme yollarını çok iyi kullanın. Sizde o açıdan bir kusur bulmasın. Eşinizi, anne babasına karşı kışkırtmadan kendi özel hayatınıza önem verirseniz olayın etkisinden çabuk kurtulursunuz. Mümkünse onunla bu konuyu hiç görüşmeyin, asla tartışmayın. Allah sabır versin.
akrabalık konusundaki diğer fetvalar
Gerek sizin gerekse çocuklarınızın dünyevi bazı ihtiyaçlarınızı gidermek için ilkeli duruşunuzu bozmayın. Çocuklarınız körpecik dimağlarını bahsettiğiniz ortamla kirletmesinler. Dayınızda gördükleri alkol şişeleri kendilerine doğal gelmesin. Bu konuda eşiniz ve çocuklarınız baskı yapsalar da sizi anlayacakları gün gelecektir. Çizginizi bu tür baskılara fedakârlıkla koruyabilirsiniz. Yalnız bu konuda eşiniz ve çocuklarınıza dinlenebilecekleri/rahatlayabilecekleri alternatifler üzerinde de düşünün ve bulun. Siz ise mutlaka dayınızı iyiliği tavsiye bağlamında ziyaret ediniz. Mümkünse dayınıza götürdüğünüz hediyeniz size ikram ettiklerinden fazla olsun. Allah yardımcınız olsun. Allah dayınıza da samimi bir tevbe lütfetsin.
Abartının bulunduğu her şey yanlıştır; eziyettir; günahtır. Tavsiye edilen misafirlikten kastedilen günde birkaç kez gördüğü kimseyi akşama tekrar eve davet etmek değildir. Sorunumuz yakında veya uzakta oturmak da değildir. O yakınlık dengesini doğru kuramamaktır. Allah yardımcımız olsun.
Verdiğiniz bilgi karışık. Ayrıca miras konusu olduğundan daha doğru cevap alabilmek için en yakın müftülüğe giderek yüz yüze bilgi almanızı tavsiye ederim. Mal sebebiyle akrabalık ilişkilerinizi zedelemeyin. Dikkat edin; şeytana mağlup olmayın.
Bağ koparmak yok onarmak var. Uyarırsınız, küsemezsiniz.
Kızın ailesine -hâlâ cevap vermedilerse- son bir haber daha gönderebilirsiniz. Son cevaplarının ne olduğunu öğrenmek istediğinize dair bir haber ilettikten sonra gelen cevaba göre yönünüzü tayin etmelisiniz. Cevabın içinde derin anlamlar aramak, farklı ihtimallerin peşinde koşmak veya ertelenmiş bir cevabın sizdeki maliyetini küçümsemek size faydadan çok zarar getirir gibi duruyor. Bu süreci daima ailenizle ve bu konuda sizden daha tecrübeli kişilerle istişare ile yürütmeye çalışın. Süreci tek başınıza götüremezsiniz. Duygularınıza da kapılmayın böylece. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Sizin onlarla olan ilişkilerinizi azaltmakta fayda var. Fakat kocanız ailesi ile olan iletişimi en azından farz düzeyi sağlamalı. Bu da ailesini ihtiyaç halinde veya terk edilmiş bir halde bırakmamak, onları kalbi kırık gönlü buruk bırakmamaktır. Bu noktada belki türlü stratejik davranışlarla hem asgari ilişkiyi korumuş olur hem de tehlikeli olabilecek işlerden de uzak durmuş olur. Bu stratejiyi de kendi ailesi özelinde yapabilir. Mesela sık ama kısa ziyaretler bir seçenek. Veya ziyaret esnasında böyle şeylerin konuşulmamasını sağlayıcı adımlar atmak da bir seçenek. Bunun dışında müdahale edemeyeceğiniz noktalar için de Allah'a sığının. Siz bu olaylarda yıkıcı, ayırıcı taraf olmayın. Yoksa faturanın size kesilmesinden korkulur. Allah yardımcınız olsun. Allah' emanet olun.