Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz köyde yaşıyoruz. Benim bir dayım var ve kendisinin bağ evi ve havuzu var. Bu bağ evinin dekorasyonunda alkol şişeleri kullanmış. Zaten alkol de kullanıyor ve evi bara çevirmiş gibi. Ben hayatımı şeriat sınırlarında şekillendirmeye çalışıyorum ama iki küçük çocuğum var ve onları tatile götürecek gücüm de yok. Havuza gitmeyi çok istiyorlar. Senede bir götürüp sadece havuzu kullanıp geliyoruz ama daha çok gitmek istiyorlar. Bana zor oluyor çünkü evin içine çaya veya yemeğe çağırıyorlar, ben de gitmek istemiyorum. Bu şartlar altında ben ve çocuklarım o evin içine girip yer ve içersek Rabbimin rızasına aykırı iş yapmış olur muyuz? Oraya girmen haram mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Büluğ çağına ermiş ve akıllı bir insanın kendi evini kurması hakkıdır. Anne babanın reşit bir erkek çocuğunu ev kurmaktan men etme hakkı yoktur. Özel bir sağlık sorununuz yoksa evinizi kurabilirsiniz. Anne babanın hizmetini görmek, onlara asi olmamak başka şeydir, hayata girip yol almak başka şeydir. Anne babanızın hizmetini görün, evinizi de kurun, herkes gibi siz de evinizin idarecisi olun. Yeter ki bu esnada onlara karşı incitici bir söz sarf etmeyin, onların bir hizmeti eksik olmasın. Onlar ilk günler tepki gösterseler de siz alttan almaya devam edin. Bu arada da kesinlikle eşinizi bu işe karıştırmayın. Bu sorumluluk sizindir. Böyle yapın. Vebaliniz olmaz biiznillah.
Ailemizin huzuru ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Allah’ın haramlarından birine açık ve net bir şekilde batmadıkça önceliğimizi aile huzurumuza vermeliyiz. Mesele açık bir harama girme düzeyine gelince ahiretimizi öncelikli tutmamız gerekeceği bellidir. Mesela alkol kullanma, elle temas etme, dans etme gibi bir abeslikle yüzleşecek olursanız net tavır koyarsınız. Bu noktaya gelmeyen sıkıntılar için yaptığınız gibi yapmaya devam edin yani kendinizi kollayarak, en kenardan yürüyerek devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Korkmasa idiniz aklınızdan şaşardım. Elbette uykularımızı kaçıracak kadar vahim bir gidişata doğru yürüyoruz. Allah yardımcımız olsun. Korkmakla, korkumuzun esiri olmak arasında denge kurmalıyız. Tıpkı hastalıklar gibi; nasıl hastalıktan ve hele salgından ödümüz patlıyor ama tedbirimizi alıp hayatı devam ettiriyoruz, bunu da genel çizgileriyle öyle yapacağız. Şöyle bir planlama yapın: Bir kere bu durumu size mahsus bir sıkıntı görmeyin. Dünya böyle oldu. Her sabah ahirete bir gün daha yakınız bu hayatta. Bunlar da kıyametin gerekleri. Ne olursa olsun, ne yaparsa yapsınlar, yaşları ne olursa olsun asla çocuklarınızın size olan sevgi ve saygılarını eskitmeyin. Kızacağınız zaman bile banyoya gidin gizlice orada ağlayın ama onlara hissettirmeyin. Sevginizin ve onların size saygısının gücü polisin onların üzerindeki gücünden çok daha fazladır. Bunu sakın unutmayasınız. Ana ilkeniz bu olacak. Din ve ahlâk verirken lokma lokma verin. Büyük dilimle boğabilirsiniz çocukları. Onlardan çok çevreleri ile ilgilenin. Arkadaşları kim ise onlar da o olacaktır. Gerekiyorsa en yakın aile yakınlarınızla bile bağınızı kesebilirsiniz. Mesela teyzeleri tesettür konusunda kötü örnek oluyorsa o, sizin baypas edilmiş bir anne durumuna gelmenizi sağlar uzun zamanda. Siz de dışarıda aradığınız mikrobu elinizle onların ciğerine salmış olursunuz. Salgında en yakınlarımıza bile maskeli durduğumuz gibi bakacağız bu konuya. Baba ve anne olarak onların önünde çift bakışlı durmayacaksınız. Onlarla ilgili farklı düşünseniz bile bunu hissetmesinler. Eşinizle ne kadar mutlu ve tek beden olabilirseniz çocuklarınızı o kadar iyi yetiştirirsiniz. Hiçbir eğitim kurumuna güvenmeyin. Siz anne olarak dünyanın en iyi okulu ve medresesiniz. Duanız büyük bir silahtır. Her namazdan sonra zaman zaman gece namazına kalkarak hususi dualar etmelisiniz. Ve sabırlı olun. Yüzlerce sene sürebilecek bir mücadeleye hazır hissedin kendinizi. Acele ederseniz şeytan sizi çok sever. Allah yardımcınız olsun.
Fıkıh ilmi açısından bir sitede ‘havuz’ var diye ev almayı sakıncalı gösteren bir kural yoktur. Mevcut sitelerin havuzlarını gören bir mü'min için açısından oradan uzak kalmak için pek çok makul sebep vardır. Eşiniz, daha derin düşünmelidir. Öyle bir siteden ev aldıktan sonra çok geçmeden eşiniz sizi korumak için orayı terk etmenin şart olduğunu söyleyecektir. Size tavsiyemiz şudur: Eşinizle bunu bir inat konusu hâline getirerek yarayı derinleştirmeyin. Makul bir ikna süreci işletmeye çalışın. Alternatifler üretmeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Sözünü ettiğiniz düğünde alkol kullanılacaksa mesela elbette gitmeyin. Haramlarla bir arada bulunamayız. Düğün günü öncesinde gidip hediyenizi verin, güzellikler dileyin ve görevinizi yapmış olun. Bu konuda asla tartışmaya girmeyin, sert cevaplar vermeyin.
Sizi tebrik ederim, ne mutlu size; kalbiniz sizi Allah’a yönlendirmiş. Allah Teâlâ son nefese kadar hidayet üzere olmayı size ve bize nasip etsin. Mutlu oldum verdiğiniz haberle. Ailenizi düşünmeniz de ikinci bir güzellik… Size aileniz konusunda şunu tavsiye edebilirim: Onları etkilemenizin en iyi yolu, sizdeki güzel mümin kimliğini görüp izlemeleridir. Bin kere “şunu yapın” demenizden daha etkili olan, sizin ahlâk güzelliğiniz, inceliğiniz ve onlara karşı Allah’ın emrettiği gibi davranmanızdır. Onlarla hiçbir tartışmaya girmeyin. Sanki onlar çok iyi durumdaymış gibi davranın siz. Göreceksiniz bir zaman sonra siz onları kimliğinizle değiştireceksiniz inşaallah. Siz öncelikli olarak eşiniz ve çocuğunuzu tercih edin. Onlarla huzurunuzu önemseyin. Bize kargo adresinizi ve telefonunuzu bildirirseniz size kitaplarımızdan göndeririz. Bize dua edin lütfen. Allahû Teâlâ sizi korusun.
akrabalık konusundaki diğer fetvalar
Kocanıza (anne babası özellikle kendisine muhtaç değilse) mutlu olacağınız yerde bulunmanızın daha doğru olduğu konusunda ikna etmeye çalışın. Kesinlikle gidecekse de aile huzurunuzun olabileceği yeri tavsiye edin. Allah yardımcınız olsun.
Abartının bulunduğu her şey yanlıştır; eziyettir; günahtır. Tavsiye edilen misafirlikten kastedilen günde birkaç kez gördüğü kimseyi akşama tekrar eve davet etmek değildir. Sorunumuz yakında veya uzakta oturmak da değildir. O yakınlık dengesini doğru kuramamaktır. Allah yardımcımız olsun.
Verdiğiniz bilgi karışık. Ayrıca miras konusu olduğundan daha doğru cevap alabilmek için en yakın müftülüğe giderek yüz yüze bilgi almanızı tavsiye ederim. Mal sebebiyle akrabalık ilişkilerinizi zedelemeyin. Dikkat edin; şeytana mağlup olmayın.
Bağ koparmak yok onarmak var. Uyarırsınız, küsemezsiniz.
Kızın ailesine -hâlâ cevap vermedilerse- son bir haber daha gönderebilirsiniz. Son cevaplarının ne olduğunu öğrenmek istediğinize dair bir haber ilettikten sonra gelen cevaba göre yönünüzü tayin etmelisiniz. Cevabın içinde derin anlamlar aramak, farklı ihtimallerin peşinde koşmak veya ertelenmiş bir cevabın sizdeki maliyetini küçümsemek size faydadan çok zarar getirir gibi duruyor. Bu süreci daima ailenizle ve bu konuda sizden daha tecrübeli kişilerle istişare ile yürütmeye çalışın. Süreci tek başınıza götüremezsiniz. Duygularınıza da kapılmayın böylece. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Sizin onlarla olan ilişkilerinizi azaltmakta fayda var. Fakat kocanız ailesi ile olan iletişimi en azından farz düzeyi sağlamalı. Bu da ailesini ihtiyaç halinde veya terk edilmiş bir halde bırakmamak, onları kalbi kırık gönlü buruk bırakmamaktır. Bu noktada belki türlü stratejik davranışlarla hem asgari ilişkiyi korumuş olur hem de tehlikeli olabilecek işlerden de uzak durmuş olur. Bu stratejiyi de kendi ailesi özelinde yapabilir. Mesela sık ama kısa ziyaretler bir seçenek. Veya ziyaret esnasında böyle şeylerin konuşulmamasını sağlayıcı adımlar atmak da bir seçenek. Bunun dışında müdahale edemeyeceğiniz noktalar için de Allah'a sığının. Siz bu olaylarda yıkıcı, ayırıcı taraf olmayın. Yoksa faturanın size kesilmesinden korkulur. Allah yardımcınız olsun. Allah' emanet olun.