Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben sonradan tesettüre girmiş evli bir kadınım. Önceden akrabalarla görüşürken sınırım yoktu. Şimdi ise Allah'ın izniyle şeriata uygun bir şekilde yaşamaya gayret ediyorum. Fakat eşim sürekli kendi akrabalarıyla yemek, piknik ve gezme gibi organizasyonlar yapıyor. Onlar da bizim gibi eşleriyle geliyorlar. Bunun dışında eğlenceli düğünler de oluyor, ben mümkün oldukça kendimi korumaya çalışıyorum. Eşime gelmek istemiyorum da diyemiyorum çünkü cevabını ağır bir şekilde alacağımı biliyorum. Hocam bu durumda ben ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Rabbim hepimize rızası doğrultusunda yaşayabilmemizi nasip eylesin. Bahsettiğiniz husus birkaç açıdan ele alınmalıdır; - Düğün ve nikâh işlerinizde ailenizin rızası, memnuniyeti ve duası ilk vazifeniz olmalıdır. - Görüştüğünüz kişiyle aranızdaki mesafe ilişkinizi olumlu yönde de olumsuz yönde de etkileyebilir. Bu süreci daha sağlıklı ilerletebilmek adına görüşme sürelerinizi sınırlandırıp buluşma sürelerinizi üçüncü kişilerin katılımıyla tertip edebilirsiniz. - Dua edin. Harama bulaşmadan geçirmek istediğiniz günler için Allah Teâlâ’ya yalvarın. O size yollarınızı açar. - Bir aile büyüğünüzden yardım isteyerek evlilik sürecinizi daha erken neticelendirebilmek için destek isteyebilirsiniz. Bir büyüğünüz söz sahibi olursa bu süreç daha sağlıklı ilerler. - Meşguliyetlerinizi artırın, süreci çok fazla kafaya takıp andan kopmayın. İşiniz, okuduğunuz kitaplar, dinlediğiniz dersler özellikle bu süreçte artsın. Allaha emanet olun.
Aleykümselam. a- Eşinizin o durumunu bilerek siz onunla evlendiniz. Evlenmeden önce de öyle veya böyle huyunu terk edip etmeyeceğini tahmin ediyor olmalı idiniz. b- Sürekli alkol alan bir erkeğin hanımının boşanmak istemesi dinen sakıncalı değildir. Boşanmak isteyebilirsiniz. c- Her şeye rağmen devam etmek ve düzelmesi için gayret etmek de sizin bileceğiniz bir iştir.
Selamünaleyküm. Allah'ın haramlarından bir haramı kimsenin hatırı için kabullenemeyiz. Siz, helal arayışınızda samimi olduğunuza inanıyorsanız eğer, bütün akrabalarınızı karşınıza almaya da hazır olmalısınız.
Aleykümselam. Her iki durumda da siz önce kendi imanınızı ve kimliğinizi korumalısınız. Aile içinde de tamamen itilip dışlanmayacak bir taktik güdeceksiniz. Yüzünüzü örtmeyi erteleyebilirsiniz. Açık haramlara karşı da tavrınızı nazikliği elden bırakmayacak şekilde ortaya koyabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselâm. Bazı yörelerimizde bu sözünü ettiğiniz kültür hâkimdir. Ne yazık ki böyle insanlarla bir noktada anlaşmak da mümkün değildir. Sizin evinize ailenizden olmayanları almamak dinen hakkınızdır ama bu kararınız sizin ailenize mal olacaksa elbette iyi düşünmeniz gerekmektedir. Size sabır tavsiye ederiz. Bir de bu durumu aile büyüklerinizle istişare ile çözmeniz sizi daha az yoracaktır. Allah yardımcınız olsun.
Düğünlerde iki türlü hata ortamı bulunabilmektedir. İlki yüzde yüz haram olan durumların meydana geldiği ortamlar: Alkol kullanmak, kadın-erkek bir arada oturmak, gelin ve damadın karma bir ortam önünde bulunup fotoğraf çekilmesi, erkek ve kadınlarla tokalaşmaları vb. Bu şekildeki düğünlere abimiz-ablamız-kardeşimizin düğünü olsa da katılmayız. İkinci ortam ise bu düzeyde olmayıp basit düzeydeki mekruh işlerin, laubalilik sayılabilecek durumların olduğu ortamlardır. Bu tarz düğünlere katılıp, daha iyi olanını tavsiye etmeyi tercih ederiz. Yakın akrabamız böyle bir düğün yapıyorsa gitmememiz yanlış olur. Bahsettiğiniz düğüne katılmamak babanızla sizi karşı karşıya getiriyorsa asla tartışmaya girmeden, sert cevaplar vermeden onu ikna etme yoluna girmelisiniz. Düğün günü öncesinde yapılacak yardım adına ne varsa kendinizin yapmasını teklif edebilir, bu bakımdan elinizden gelenin fazlasını yaparak yanlarında olduğunuzu hissettirerek ikna yolları arayabilirsiniz. Önemli olan, elinizden gelen tüm çabayı sarf edebilmek, Allah'ın rızasını kazanmaya çalışırken ailenizi önemsemeyen, babanıza isyan eden üslup ve davranışlarda bulunmamaktır.
aile konusundaki diğer fetvalar
Sokakta kalacak şekilde evsiz olsanız o zaman bir zaruretten söz edilebilirdi. Kirada oturabilirsiniz. Sizi evle tartan bir anlayışla yuva kurmayı iyi düşünün. Kararınızı da ona göre verin.
Aile büyükleriniz bu konuyu oturup görüşsünler, yol yakın iken iyice düşünün, onlar da düşünsün.
Eşiniz ve yavrularınızdan başka dert edebileceğiniz insan anne veya babanız olabilir. Gerisi sizi sevsin veya sevmesin, siz kendi hayatınıza bakın. Esasen onlardaki bu sıkıntı sizde de abartı şeklinde var. Sorunu biliyorsunuz, çözümü biliyorsunuz, sonucu biliyorsunuz. Bu durumda anlaşılıyor ki asıl sıkıntı sizdedir. Kendinize gelin ve işinize bakın, eşinize bakın, çocuklarınıza bakın.
Eşinizin tutumu hatalı, buna itiraz edilemez. Sizin de birilerinin dediğine aldıran anlayışınız yanlıştır. Kendi kendinize işinizi zorlaştırıyorsunuz. Bu sıkıntıyı boşanma konusu yapacak düzeye gelmeniz gayet düşündürücü bir durumdur. Tekrar düşünün bu psikolojiyi lütfen. Kendinizi toparlayın sonra da eşinize durum değerlendirmesi yapmasını tembihleyin. Şeytana yardım etmenin manası olmasa gerek. Allah yardımcınız olsun.
Kurban bir ibadet olarak oğlunuza da vacip oldu ise o kurban ibadetini yerine getirmekle sorumludur. Bu ibadeti onun adına siz vekâleten yani tamam sen benim kurbanımı kes diyeceği bir şekilde kesebilirsiniz, kurban olarak sakıncası olmaz. Yine de siz onun kendisinin bu ibadeti eda etmesini yönlendirin, daha kalıcı bir iş olur.
Allah sana sabır versin kızım. Sen kendi aileni ve huzurunu öncelikli düşün. Eşine sarıl, çocuklarına sarıl. Annenin unutmaya çalış. Onun hakkını helal etmemesinden çekinme. Senin bir kusurun olmadığı sürece ne dediği önemli değildir. Bile bile derdini derinleştirme sen. Dua ederim senin için.