Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim her ne kadar bana detaylarını söylemese de kazancı çok iyi olan bir yüksek mühendis, ben de mimar olarak kamuda çalışıyorum. Evimizin genel ihtiyaçlarını eksik etmiyor, kazandığım paraya da karışmıyor ancak maddi imkân olarak yapabileceğinin çok altında bir hayat yaşıyoruz. İkisi de kamu çalışanı olan evli arkadaşlarının bile evi arabası varken bizim yok, para biriktirme merakından almak istemiyor ve çok istiyorsan kendin al gibi sözler söylüyor. İmkânı olduğu halde yapmaması, çevremden durmadan niye ev almıyorsunuz, arabanız niye yok gibi sözler duymak çok canımı sıkıyor ve bu yüzden tartışıyoruz. Eşimin ailesi de böyle sürekli para biriktirme derdinde. Bu duruma çok üzülüyorum ve boşanmayı bile düşünüyorum. Ayrıca çalışan bir kadın olarak neredeyse hiç yardımını görmüyorum, ev işleri dâhil her işi benim halletmemi istiyor bir de ben veya oğlum rahatsızlandığımızda doktora götürmek bile istemiyor. Arkadaşlarım ona nasıl tahammül ettiğimi soruyorlar. Çok çaresizim, ne önerirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bir mü’min kadının iş edinip çalışma mecburiyeti olmadan eşinin ona müreffeh bir hayat sağlama mecburiyeti vardır. Bunun karşılığında da kadının kadınlık dışında ek bir hizmet yapma mecburiyeti yoktur. Dinimizin genel ilkesi böyledir. Ne yazık ki dinimizi kendi hırs ve menfaatlerimize göre şekillendirmeye cüret ettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Eşinizin sizden böyle bir şey isteme veya annesine istetme hakkı yoktur ama sizin bunu insanlık olarak yapmanız sizin artınız olur. Aile huzurunuzu sarsmadan sorun çözmeye gayret ediniz. Mevcut durumu değil ileriyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Böyle bir eşten boşanmak istemeniz normaldir. Tam sizin anlattığınız gibi bir ailede eş olarak bulunmak zordur. Yalnız siz yarın “keşke yapmasaydım” dememeniz için aile büyükleriniz veya sizi bilen birileri ile iyi bir istişare edin. Allah yardımcınız olsun.
Erkek evlendiği kadınını geçindirmek zorundadır. Dinimizde kadın isterse çalışır. İstemiyorsa çalışmaz, erkek sorumluluğunu kadınla paylaşma hakkına sahip değildir. Siz, aile huzurunuz açısından meseleye bakın. Çalışabildiğiniz kadar çalışın. Eşinizle bu konuda tartışırsanız şeytan sizi buradan tutuşturduğu bir ateşle yakabilir maazallah.
Kıymetli kardeşim, öncelikle sorunun ana kaynağının ne olduğuna dair bir araştırma ve soruşturmayı usulünce yapın. Evdeki huzursuzluğun, aranızdaki iletişim kopukluğunun ana sebebi nedir, öğrenin. Bu konuda ne yapabileceğinizi tespit edin. Bunları uygulamaya başlayın. Sorunlarınız çözülür inşallah.
Aleykümselam. Yaptığınıza devam edeceksiniz, yapacak çok bir şeyiniz yoktur. Eşinizi çalıştırmakla yanlışı siz kabul etmişsiniz. Eşiniz evde olmalı ki bunlardan o sorumlu olsun. Yine de sabretmeye devam edeceksiniz. Bir zaman sonra o da yaptıklarına pişman olacaktır. Sabretmek çek çarenizdir. Tatlı diliniz de sizi kurtarır ondan önce.
aile konusundaki diğer fetvalar
Eşiniz ve yavrularınızdan başka dert edebileceğiniz insan anne veya babanız olabilir. Gerisi sizi sevsin veya sevmesin, siz kendi hayatınıza bakın. Esasen onlardaki bu sıkıntı sizde de abartı şeklinde var. Sorunu biliyorsunuz, çözümü biliyorsunuz, sonucu biliyorsunuz. Bu durumda anlaşılıyor ki asıl sıkıntı sizdedir. Kendinize gelin ve işinize bakın, eşinize bakın, çocuklarınıza bakın.
Aile büyükleriniz bu konuyu oturup görüşsünler, yol yakın iken iyice düşünün, onlar da düşünsün.
Sokakta kalacak şekilde evsiz olsanız o zaman bir zaruretten söz edilebilirdi. Kirada oturabilirsiniz. Sizi evle tartan bir anlayışla yuva kurmayı iyi düşünün. Kararınızı da ona göre verin.
Ailemizin huzuru ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Allah’ın haramlarından birine açık ve net bir şekilde batmadıkça önceliğimizi aile huzurumuza vermeliyiz. Mesele açık bir harama girme düzeyine gelince ahiretimizi öncelikli tutmamız gerekeceği bellidir. Mesela alkol kullanma, elle temas etme, dans etme gibi bir abeslikle yüzleşecek olursanız net tavır koyarsınız. Bu noktaya gelmeyen sıkıntılar için yaptığınız gibi yapmaya devam edin yani kendinizi kollayarak, en kenardan yürüyerek devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Madem dönüş yaptın, sabrı da bilmen gerekir. Dine dönüş yapmak sadece kıyafet düzeltmek değildir. Sabır gibi ahlâk güzelliklerine de sahip olman gerekir. Sabırlı ol. Kimse ile cedelleşme. Onların, senin güzel tavırların sayesinde senin gibi dönüş yapacakları günü bekle. Sabırlı ol, sabırlı!
Nikâhınız düşmedi ise de düşürün siz ve omuzunuzu rahatlatın. Mihri de verebileceğiniz taksitlerle verin. Onun adına bir bankaya da yatırabilirsiniz. Geçmiş olsun.