Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben beş senedir evliyim ama iki sene oldu eşimle ayrı yaşıyoruz. Bir gece kavga ettik ve sabahı evi terk etti. Aramızda boşanma konusu geçmedi sadece gidersem görürsün dediğinde, kapı orada dedim. Aradan biraz zaman geçince ailemle evlerine gittik ama bizi kovmaktan beter bir hale soktular. Şimdi resmen boşandık ama mahkeme sürecinde benden para istemek dışında bir çabaları olmadı. Ben dinen eşimi boşamasam da annesine göre kızını kovduğum için nikâhımız düşmüş. Hâlbuki kovmadım sadece gitmekle tehdit ettiğinde kapı orada dedim. Eve eşyalarını toplamaya geldiklerinde kavga gürültü çıkardılar ve hiçbir şekilde eşimle konuşamadım. Mihr konusunu da hiç konuşamadım çünkü ödemek istiyorum ama bir kere de ödeyebileceğim bir miktar değil. Şimdi hocam bizim nikâhımız düştü mü ve mihri parça parça ödesem olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Onunla yatağa girdi iseniz, mehir onun tarafına geçmiş demektir; vermek zorundasınız. Konuşun, istemezse bir sakıncası yok sizde kalır. Ya da pazarlık edin, indirsin.
Selamünaleyküm. Size üç defa boş ol demesi boşanmanız için yeterli idi. Ondan sonraki tazelemeniz zaten sorundu. Böyle bir sonuçta da onun dinen boşamadığını söylemesinin anlamı yoktur. Hukuken de boşanmış iseniz rahat edebilirsiniz. Mesele sizin anlattığınız kadar ise sonuç budur.
Selamünaleyküm. Eşinizle başbaşa kalma durumunuz olduktan sonra yaptığınız boşama, sözünü verdiğiniz mehri aynen ödemenizi gerektirmektedir.
Önce oldu dediğiniz nikâhın ne kadar doğru bir nikâh olduğunu bilemediğimiz için olmuş kabul ederek cevap veriyoruz. Siz varlıklı da olsanız sizinle nikâhlanan sizin maddi ihtiyaçlarınızı ve cinsel arzunuzu makul bir şekilde tatmin etmek zorundadır. Bunu yapmayanın nikâhından mahkeme yöntemi ile çıkabilirsiniz. Sizin mahkemeye müracaatınız mümkün olmayacağına göre mahkeme gibi iş görebilecek bir yöntem bulabilirsiniz. Onunla sizi boşaması için açıkça konuşun. Ağırlığınızı koyun ve bu yükten kurtulun.
Belirttiğiniz rakam sizin borcunuz, eşinizin de alacağı idi. Şu veya bu sebeple eşiniz sizdeki alacağından feragat edebilme hakkına sahipti. Boşama karşılığında hakkından vazgeçmesi ise ikinci bir hakkı idi. O bu hakkını kullandığına göre sizin borcunuzu iptal etti demektir. Durum sizin belirttiğiniz gibi ise şu anda sizden bir alacağı yoktur. Onun Müslüman olması veya olmaması bu durumu değiştirmiyor.
Aleykümselam. Evet, sizin mehrinizden eşiniz sorumludur. Er geç o, ödemesi gereken bir borç olarak onun üzerinde kalmıştır. Yine de siz böyle bir meseleden ötürü huzurunuzu bozmamaya dikkat edin. Dikkat ederek ve kırmadan hakkınızı isteyebilirsiniz. Hiçbir maddi kazanç huzurunuz kadar değerli olamaz.
aile konusundaki diğer fetvalar
Madem dönüş yaptın, sabrı da bilmen gerekir. Dine dönüş yapmak sadece kıyafet düzeltmek değildir. Sabır gibi ahlâk güzelliklerine de sahip olman gerekir. Sabırlı ol. Kimse ile cedelleşme. Onların, senin güzel tavırların sayesinde senin gibi dönüş yapacakları günü bekle. Sabırlı ol, sabırlı!
Boşanma her zaman en son düşünülmelidir. Bu meselede babanızla yüz yüze konuşabilecek bir aile büyüğü bulmalısınız. Evlatları olarak sizin çözüm getirmeniz çok zordur. Sadece kendinizi yıpratırsınız ve babanızı biraz daha itersiniz. İkinci kişi ile medeni bir şekilde konuşmanız da yarar getirebilir.
Mü'min olarak hayatımızı öncelikliler ve önemliler olarak yaptığımız bir liste üzerinden yaşarız. Önce öncelikliler olacak sonra da önemliler olacak. İman ve iffetimiz öncelikli olan değerimizdir. Eğitim ve iş ise önemlidir ama iffetten sonradır. Özel durumunuzu böyle bir planlama ile planlayın.
Nasıl bir nikâhı hangi niyetle icra ettiğinizi bilemediğimiz için size olumsuz bir şey söyleyemeyiz ama bu yaptığınızın ileride üzüleceğiniz bir iş olacağını söyleyebiliriz. Bunun adına çocukluk da diyebilirsiniz. Ailelerinizden gizli yaptığınız bir işte bereket olmaz.
Eşinizin tutumu hatalı, buna itiraz edilemez. Sizin de birilerinin dediğine aldıran anlayışınız yanlıştır. Kendi kendinize işinizi zorlaştırıyorsunuz. Bu sıkıntıyı boşanma konusu yapacak düzeye gelmeniz gayet düşündürücü bir durumdur. Tekrar düşünün bu psikolojiyi lütfen. Kendinizi toparlayın sonra da eşinize durum değerlendirmesi yapmasını tembihleyin. Şeytana yardım etmenin manası olmasa gerek. Allah yardımcınız olsun.
Eşiniz ve yavrularınızdan başka dert edebileceğiniz insan anne veya babanız olabilir. Gerisi sizi sevsin veya sevmesin, siz kendi hayatınıza bakın. Esasen onlardaki bu sıkıntı sizde de abartı şeklinde var. Sorunu biliyorsunuz, çözümü biliyorsunuz, sonucu biliyorsunuz. Bu durumda anlaşılıyor ki asıl sıkıntı sizdedir. Kendinize gelin ve işinize bakın, eşinize bakın, çocuklarınıza bakın.