Fetva Meclisi
Soru
Hocam iyi akşamlar ben 2 yıl önce eşimi kaybettim. 40 yaşında bir kadınım. 3 evladım var; 2 kız 1 erkek lise ve üniversite çağlarında. Eşimi aniden çıkan bir hastalık sonucu kaybettim ve çok üzüldüm çok yıprandım maddi manevi bütün yük üzerime kaldı. Eşimle birlikte ticaret yapıyorduk; şu an ben tek başıma yapıyorum. Ailemin hepsi Kayseri’de. Ben İstanbul’da yalnızım. Çocukların eğitimleri sebebi ile burada kalmak durumda kaldım. Evim kira, işyerim kira hamdolsun bir şekilde dönüyorum. Bundan bir kaç ay önce biri ile bir tevafuk sonucu tanışıp onun ısrarı üzerine bir nikâh yaptık. Ben pek istemedim ama kafam çok karışık ve eşimin acısını unutmamışken bir şekilde evet dedim. Haftada 2 gün akşamları eve geldi. Çocuklarıma biraz zorlanarak açtım; onlardan habersiz gelip gitti nikâhı ailem bilmiyor. İlk günlerde ev araştırdık; ev alıp bir düzen kurmak için. Durumu gayet iyi. Sonrasında verdiği sözlerden bir bir vazgeçti ve ben birlikte bir düzen kurmamız konusunda ısrar ettim. Aramıza bu konu hasebi ile huzursuzluk girdi. Bana “Senin zaten bir düzenin var ne gerek var.” deyip hiç bir şekilde verdiği sözleri yerine getirmedi. Mehir olmak üzere hiç bir sözünü tutmadı. Ben buna itiraz ettim. Maksadım sadece maddiyat değil ama bir eş olarak durumu iyi olduğu halde benim için hiç bir şey yapmadı. Şu an 10 gündür bırakıp gitti; sadece bana karşı maddi sorumluklarını yerine getirmemek için. Bu durumda nikâh ne olacak, böyle devam ederse benim ne yapmam gerekir? Allah razı olsun şimdiden.
Cevap
Benzer fetvalar
Resmi nikâhsız evlilik yapman ciddi bir hata olmuş. Kendinizi mağdur etmişsiniz. Saygınlığınızın zedelendiği bir ortamda bu nikâhla mutlu olmanız zordur. Kocanızla konuşarak bu sorunu gidermeye çalışın. Buna yanaşmazsa aile büyüklerinizle bu beraberliğinizi değerlendirerek bir karar alın. Sonuç ne olursa olsun resmi nikâhsız olmayın. Aksi takdirde dini nikâh kullanılarak bu şekilde sömürülmeye devam edersiniz.
Kıymetli kardeşim, aileniz ile eşiniz arasındaki bu sürtüşme sürecini, onlar bu kadar birbirlerine yakınken yapmanız sizin için zorlayıcı olabilir. O sebeple bir şekilde eşinizle yaşayacağınız ama anne-babanızdan da ayrı düşmeyeceğiniz başka bir lokasyona taşınmayı gündeminize alın. Finansman ile alakalı durumunuzu yeniden değerlendirin. Gerekirse evin kalitesi ile alakalı kriterlerinizi bir iki derece düşürüp bu konuyu gündeme alın. Gerek aileniz gerekse eşiniz konusunda sağlam bir duruş sergilemeye gayret edin. Ne anne babanızı incitin ne eşinizi incitin. İki tarafa da birbirlerine müdahale etmemelerini istediğinizi tavırlarınıza sözlerinize yerleştirin. Fakat bunu atacağınız adımlarla da destekleyin. Örnek vermek gerekirse başka yere taşınmak gibi adımlar mesela. Bunun yanı sıra anne babanızın, sözüne itibar edip saygı duyduğu başka aile büyüklerinizden de bu konuda nasihatlerle, aracılıklarla size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
1- Beyanda bulunmadınız da mahkeme sizi neye göre boşadı? Dilekçeye attığınız imza sizin beyanınızdı. Beyanınız üzerine de boşadı sizi. Eşiniz imza atarak söylemesi gereken şeyi söylemiş oldu. 2- Mahkeme hükmü muteber bir makam ise ki siz öyle gördüğünüz için sizi boşamasını istediniz, verdiği karar da sizin üzerinizde caridir. Bu da sizin ARZU EDİYORSANIZ İDDETİNİZ BİTTİKTEN SONRA BİR BAŞKASI İLE EVLENME HAKKI getirmiştir yani siz artık eşinizin eşi değilsiniz. O da sizin ESKİ EŞİNİZ durumundadır. 3- Eski durumundaki eşinize de dönebilirsiniz ama bu ancak yeni bir nikâh ile olabilir. O veya bir başkası ile nikâh yapabilirsiniz. O veya bir başka evlenebileceğiniz erkek aynı duruma gelmiştir. 4- Bir evlilik akdi üç talakla tamamen biter. Bu üç talakla biten akitten sonra aynı kişilerin tekrar evlenebilmeleri için sözünü ettiğiniz üçüncü bir kişi ile evlenme engeli devreye girer. Sizin durumunuz ise buna uymuyor. Siz bir talak niteliğinde bir ayrılık yaptınız. Aranızdaki ilişki sadece bu anlattığınız kadarı ise yeniden nikâh yapabilirsiniz eski eşinizle. Yalnız bunu bir psikologla görüşüp kararlaştırırsanız iyi edersiniz. Yıpranmış duygular üzerine tekrar nikâhlanmak için iyi düşünülmelidir.
Bir kere, böyle büyük bir ayıp hakkında yüzde yüz bilgi sahibi olmalısın ya da o itiraf etmelidir. Bunu böyle bilin, maazallah iftira olursa yaptığınız büyük bir vebale girer. Eğer durum kesin ise bunun üzerine de mahkemeye müracaat etti iseniz, mahkeme ile beraber dini nikâh da bitecek zaten. Başka şahide gerek yoktur. Elinizi ve dilinizi bir hataya bulaştırmadan bu işi resmi yollarla bitirin. Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Eğer sözünü ettiğiniz nikâh Şeriat'ımızın nikâh dediği şey ise ve siz de bunu yaparken aklınız başınızda baliğa idiyseniz durum şudur: Nikâh ile beraber sizin üzerinizdeki aile velayeti diyebileceğimiz velayet eşinize geçmiştir. Ailenizin diretmesinin bir anlamı yoktur. Hakları olmayan bir şeyi istemektedirler. Eşiniz, birinci eşindeki resmi yazışmayı alıp size verirse bu da onun kişiliğinin zafiyetini gösterir ki, yarın da sizden alıp başkasına verecek demektir. Zannederim, gereksiz bir tartışmanın içindesiniz. Eşiniz adaleti sağlıyorsa kâğıt üzerinde de olsa yapılabilecek bir şey yoktur. Ailenize karşı nezaketinizi bozmayın, hürmette kusur etmeyin ama onlar da sınırlarını bilmelidirler. Genç kızlar bin bir alanda haklarını korurken kimsenin sesi çıkmıyor ve 'bu onun tercihi' oluyor da Allah'ın verdiği bir hak kullanılırken neden 'onun tercihi olmuyor?'
Selamünaleyküm. Bunlardan önce siz, kendinizi ve kendi şahsiyetinizi de düşünün. Evet, sizi bırakacak bir niyette iken aldatması anlamına gelen tavrı yanlış olmasına yanlıştır ama dinimiz, kötülüğü yayma konusunda bizi ikaz etmiştir. Ondan intikam alırken kendinize kötülük etmemeye ve kötülüğü yaymamaya gayret etmelisiniz. Hakkınız varsa onu daha ince yollardan giderek arayın.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Mesajın hukuki nitelik taşıdığı bir zamandayız. Nikâhlınız size mesajla boşadığını bildirdi ise size en azından bir bain talak/nikâhı bitiren talak vermiş olur. Bunu daha sonra yalanlar ya da başka bir mazeret üretirse belki bir çözüm konuşulabilir. Sizin de basiretli davranıp bu durumdaki bir eş adayının peşinden ağlamamanız gerekir. Daha basiretli düşünün.
Siz bir fitne üretip boşanmalarına sebep olmadı iseniz sizin vebaliniz olmaz. seviniyor olmanız da insan yapısı gereğidir. Yalnız dikkat edin bu duygusallık sizi kör bir evliliğe itmesin.
Dinimiz yalanı, hile ve tuzağı yasaklamıştır. Düşmandan ve kâfirden mal kaçırılır. Çok özel bir sebep olmadıkça mü'min bu tür hilelere tevessül etmez.
Gayet hassas bir çizgi üzerinde değerlendirme yapılması gerekiyor. Erkeğin iman etmiyor olması başka şey, günahkâr olması başka şeydir. İman etmemiş olmasını da zanla belirleyemeyiz. Eğer kati olarak mü'min olmadığını bilirsek öyle bir nikâh muteber olmaz. nikâhı yok kabul ederiz. Günahkâr ise durumu ıslahı için gayret edilmelidir.
Selamünaleyküm. Şeriat’ımıza göre akdedilmiş bir nikâh neticesinde erkeğe bazı haklar verildiği gibi kadına da haklar verilir. Her ikisinin hakları da Şeriat’ın teminatı altındadır. Cinsel hak her iki taraf için de aynıdır. Erkeğin o hakkını alamaması veya kadının o hakkını alamaması durumunda mahkemeye müracaat etme veya boşama/boşanma talep etme de muteber olur. Cinsel hakkın ne kadar olacağı ise bir uzman tarafından belirlenmelidir. Sınırsız bir talep kimsenin hakkı olamaz. Bu nedenle böyle bir sıkıntı hissedildiğinde önce uzman doktorla görüşülüp realite tespit edilir. Gerekli ise tedaviye başvurulur. Düzelme olmaması durumunda ise bir aile danışmanı aracılığı ile denge kurulmaya çalışılır. Bütün bunlar yararlı olmazsa ve hakkını elde edemeyen hak arayışını sürdürüyorsa boşanmaya gidilebilir.
Selamünaleyküm. Bu toplumun ahlak anlayışına göre boşanma gerçekleşmeden evlilik için görüşme yapmak yakışa kalmayan bir iştir. Kardeşiniz uygun olanı yapmış.