Fetva Meclisi
Soru
Selamün aleyküm hocam benim bekar bir kız kardeşim var, çalıştığı yerde boşanmak üzere olan birisi onu görmüş evlilik niyeti ile görüşmek istedi. Bir müddet telefon ile görüştüler davası ileri tarihe ertelenenince kız kardeşim görüşmeyi bıraktı. Boşanmak üzere olan birisi ile görüşmek dinen ve dünya olarak doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Tanıdık kimse olması şart değil ama size yakın biri yokken gitmeyin. Daha emin olursunuz, kalbiniz daha rahat olur.
Selamünaleyküm. Sadece görüşme düzeyinde kalan bir süreci anlatmak zorunda değilsiniz. Anlatmamanız da uygun olur.
Selamünaleyküm. Kiminle sözlenip evlenecekseniz onunla görüşün. Bir iki yıl beklemek de yanlıştır. Ateşin etrafında dönmemelisiniz.
Aleykümselam. Böyle bir düşünceden ötürü dini bir sonuç oluşmaz.
Selamünaleyküm. Eşinizin kız kardeşi ile evinizde kalmasının dinen hiçbir sakıncası olmaz. Aranızdaki görgü ve müsamaha ise sizin bileceğiniz bir iştir.
Selamünaleyküm. Bu sizin hayat idrakinize ve çevrenizden ne kadar etkileneceğinize bağlıdır. Dinen bir sakıncası yoktur. Ne var ki böyle bir evliliği sorunsuz geçirmeniz, geçmişteki örneklere bakıldığında zor gibi durmaktadır.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Şeriat’ımıza göre akdedilmiş bir nikâh neticesinde erkeğe bazı haklar verildiği gibi kadına da haklar verilir. Her ikisinin hakları da Şeriat’ın teminatı altındadır. Cinsel hak her iki taraf için de aynıdır. Erkeğin o hakkını alamaması veya kadının o hakkını alamaması durumunda mahkemeye müracaat etme veya boşama/boşanma talep etme de muteber olur. Cinsel hakkın ne kadar olacağı ise bir uzman tarafından belirlenmelidir. Sınırsız bir talep kimsenin hakkı olamaz. Bu nedenle böyle bir sıkıntı hissedildiğinde önce uzman doktorla görüşülüp realite tespit edilir. Gerekli ise tedaviye başvurulur. Düzelme olmaması durumunda ise bir aile danışmanı aracılığı ile denge kurulmaya çalışılır. Bütün bunlar yararlı olmazsa ve hakkını elde edemeyen hak arayışını sürdürüyorsa boşanmaya gidilebilir.
Gayet hassas bir çizgi üzerinde değerlendirme yapılması gerekiyor. Erkeğin iman etmiyor olması başka şey, günahkâr olması başka şeydir. İman etmemiş olmasını da zanla belirleyemeyiz. Eğer kati olarak mü'min olmadığını bilirsek öyle bir nikâh muteber olmaz. nikâhı yok kabul ederiz. Günahkâr ise durumu ıslahı için gayret edilmelidir.
Dinimiz yalanı, hile ve tuzağı yasaklamıştır. Düşmandan ve kâfirden mal kaçırılır. Çok özel bir sebep olmadıkça mü'min bu tür hilelere tevessül etmez.
Siz bir fitne üretip boşanmalarına sebep olmadı iseniz sizin vebaliniz olmaz. seviniyor olmanız da insan yapısı gereğidir. Yalnız dikkat edin bu duygusallık sizi kör bir evliliğe itmesin.
Mesajın hukuki nitelik taşıdığı bir zamandayız. Nikâhlınız size mesajla boşadığını bildirdi ise size en azından bir bain talak/nikâhı bitiren talak vermiş olur. Bunu daha sonra yalanlar ya da başka bir mazeret üretirse belki bir çözüm konuşulabilir. Sizin de basiretli davranıp bu durumdaki bir eş adayının peşinden ağlamamanız gerekir. Daha basiretli düşünün.
Önce oldu dediğiniz nikâhın ne kadar doğru bir nikâh olduğunu bilemediğimiz için olmuş kabul ederek cevap veriyoruz. Siz varlıklı da olsanız sizinle nikâhlanan sizin maddi ihtiyaçlarınızı ve cinsel arzunuzu makul bir şekilde tatmin etmek zorundadır. Bunu yapmayanın nikâhından mahkeme yöntemi ile çıkabilirsiniz. Sizin mahkemeye müracaatınız mümkün olmayacağına göre mahkeme gibi iş görebilecek bir yöntem bulabilirsiniz. Onunla sizi boşaması için açıkça konuşun. Ağırlığınızı koyun ve bu yükten kurtulun.