Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben 23 yaşında, 6 aylık evli bir bayanım. Mühendisim fakat eşim ve ailesi maddi durumumuzun iyi olmasını sebep gösterdikleri ve çalışmamı istemedikleri için çalışmıyorum. Eşim bana karşı baskıcı değil ama ailesi sebebiyle, benim, ailesinin evini, ki bu ev tek daire değil 4 katlı bir ev, kendi iş yerlerini benim temizlememi istiyor. Haftada birkaç gün kayın validemin evinde olmamı istiyor, kayın validem biz sizi dışarıda başka işlerde çalıştırmıyoruz, o yüzden bu işleri yapmaya mecbursunuz, diyor. Haftada bir evine gidiyorum, temizliğinden yemeğine her şeyi yapıyorum ama bir teşekkür ederim bile demiyor ve bir gün gittiğim için üstüne surat asıp sürekli sinirle bir şeyler söylüyor. Bir şey isterken yapar mısın değil bu böyle yapılsın, bu iş böyle yapılacak diyor. Ben içimden gelerek yapacağım işleri bile artık mecbur muyum değil miyim diye düşünmeye başlıyorum. Orada moralim bozulunca evime geldiğimde suratım düşüyor, bu sefer eşimle huzursuz oluyoruz, benim eşimin ailesine mecburiyetim nedir? Beni çalıştırmadıkları için beni kendi işlerine mecbur koşmaları hak mıdır? Ya da benim eğer çalışsaydım daha rahat geçinebilirdim diyerek onlar beni çalıştırmadıkları için yaşam şartlarımın daha iyi olmasını beklemem hak mıdır? Nasıl davranmalıyım? Eşime tutumum ne olmalı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İyi başlar ama nasıl devam eder bilinmez bir işe girişiyorsunuz. Bayan evinde oturur ve eş olur, anne olur; gerisi sorun olur.
Aleykümselam. Yaptığınıza devam edeceksiniz, yapacak çok bir şeyiniz yoktur. Eşinizi çalıştırmakla yanlışı siz kabul etmişsiniz. Eşiniz evde olmalı ki bunlardan o sorumlu olsun. Yine de sabretmeye devam edeceksiniz. Bir zaman sonra o da yaptıklarına pişman olacaktır. Sabretmek çek çarenizdir. Tatlı diliniz de sizi kurtarır ondan önce.
Aleykümselam. Bu kıyaslamaya gerek kalmamalıdır. Siz annenizin evinde iken temizlikçi bulunan bir evde yaşıyordu iseniz, eşiniz size temizlikçi tutmalıdır, değilse bu onun insiyatifine kalır.Eşinizle aranızda bu tür konuşmalar kesinlikle sizin aleyhinizedir. Şeytan yıllar sonra bu sözleri büyümüş bir canavar olarak karşınıza çıkarabilir. O zaman pek pişman olacaksınız ama iş işten geçmiş olacak. Bunun yerine siz, esnek ifadelerle eşinizi rahatlatabilirsiniz. Meselâ, 'yapamıyorum' yerine 'yapmaya çalışıyorum' deseniz çok şey değişir.Size bir ağabey nasihati yapayım: Bile bile kuyunuzu kazıyorsunuz. Emsalleriniz tarlalarda çalışıyor, akşamları da bir ev idare ediyorlar. Onlar da kadın. Daha derin düşünün ve acilen eşinizle aranızı düzeltin. Kendinizi daha kabiliyetli, daha sabırlı olmaya zorlayın. Bir erkeğe verilmesi en riskli tavizi veriyorsunuz ona göre!
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Selamünaleyküm. Bu yaşta sizin kendi evlilik işinizi görmeniz gerekir. Aileniz destek olmuyorsa siz kendi işinizi görün, böylece onlar yanlış yaptıklarını anlamış olsunlar. Siz, işinizi onlara havale ederek, onları doğrulamış gibi oluyorsunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Önce sorunun eşinizin sizi doyuramamasından mı kaynaklandığını tespit etmelisiniz. Eğer eşinizin yetersizliğinden kaynaklanıyorsa çözümü eşinizden bekleyeceksiniz. Eşinize durumu açıklıkla izah edip biraz daha gayretli olmasını talep edin. Aksine sorun sizden kaynaklanıyorsa yani o normal de siz abartılı iseniz sizin düzelmeniz daha kolay olur: a- Bunu bir hastalık gibi görün. Hastalık olunca da insan olarak düzelmesi için gayret edin. Kültürlü bir hanım olduğunuza göre bunu yapmakta zorlanmayacaksınızdır. b- Sakın düzelmez bir hastalığa yakalandığınızı vehmederek kendinizi şeytanın kucağına itmeyin. Allah Teâlâ çaresi olmayan bir sıkıntı indirmemiştir! Buna iman ediyorsunuz zaten. c- Çok önemli bir husus olarak, vakit bolluğu yaşıyorsunuzdur, bunu düzelteceksiniz. Belki bu maddeye karşı çıkıp hiç vaktiniz olmadığını söyleyebilirsiniz. Kastımız şudur: Size Allah Teâlâ bir kapasite verdi. Bu kapasite misal 100’dür. Sizin günlük yoğunluğunuz yani toplam meşguliyetiniz 80 civarındadır. Kalan yirmi enerjiyi şeytan en zevkli denebilecek alanda israf etmektedir. Bu mantıkla bakarak vaktinizi ne kadar doldurabildiğinizi ölçün. Bu doluluğu sağlamak için: 1- Felsefî konulara yatkınlığınız varsa bir konuyu araştırın, okuyun, şiir yazmayı deneyin, yazı kabiliyetinizi geliştirin, makaleler yazın. Fıkıh konuları okuyun. Bir tefsiri okuyun. Veya zevkle takip edeceğiniz bir işi yapın. 2- Bir ders halkası bulup ona katılın. Kendiniz bir halka kurun. 3- Arkadaş grubunuzu genişletin. Eşinizin izin vereceği kadarı ile geniş bir çevreniz olsun. 3- Eşinizin rahatsız olmayacağı kadarı ile geziler yapın. d- Gıda rejiminizi düzeltmeniz gerekir. Şehveti kışkırtacak gıdaları azaltmanız gerekir. Bunun için özellikle bir doktora görünmenizde yarar olur. e- Bu durumu eşinizle paylaşmayın, sizden nefret etmesin. Gerekiyorsa ileride onunla paylaşırsın. f- Göz kirliliği yani gözünüze temas eden görüntüler sizi etkilemektedir. Göz kirlenmesine karşı tedbirler almaya çalışın. h- Kendinizi yetersiz görürseniz bir psikologla istişare edebilirsiniz. I- Dua yegâne silahınızdır. Unutmayın; dua silahınızdır. Dua edin. Sabah akşam, gün ortası dua yegâne silahınızdır. Antibiyotik alır gibi dua alacaksınız. Yılmadan, usanmadan! Umutsuzluğa kapılmayın, Allah'ın izni ile kurtulursunuz.
Selamünaleyküm. Sizde iki önemli husus var. Birincisi, ayrıntılara çok takılıyorsunuz. Ayrıntılarla uğraşmayın, aslı kaybedersiniz. İkincisi de vaktinizi tam dolduramıyorsunuz. Kendinize faydalı işler üretin. Okumayı artırın. İbadetleri artırın. Sılayırahim yapın, ders dinleyin. Vaktinizi size yetmeyecek hâle getirin. Başka bir sorun yok inşaallah.
Aleykümselam. Rabbimizin kitabı, ancak peygamberinin dilinden alındığı gibi okunabilir. Bunun dışındaki okumalarda niyet iyi olsa bile Kur'an okumaktan söz edilemez. Böyle bir uygulamayı kasıtlı görmesek de ağır bir hata olarak görürüz. Buna alet olmayı da gaflet olarak biliriz. Teklif edilmesi dahi emanete hıyanettir.
Selamünaleyküm. Ben size nasıl yardım edebilirim, tesettürsüz de olabilir mi diyeyim? Siz biraz daha makul düşünmeye çalışın. Dünya kadar ahireti de düşünün, çare üretmek de sizin işiniz olur.
Aleykümselam. Baba veya anne kendi sağlığında çocuklarına mal verirken, makul bir gerekçe ile bazılarına fazla verebilir. Bu gerekçe çocuklardan birinin engelli olması, nüfusunun kalabalık olması ve benzeri makul bir gerekçe olabilir. Bu durumda baba/anne yanlış bir iş yapmış olmaz. Çocuklardan birinin gönlü alınarak olması durumunda gerekçe olmadan da fazla verilebilir. Böyle bir durum dışında ise baba/annenin çocuklarına mal verirken aynısını vermeleri gerekir. Farklı muamele yapmak tahrimen mekruh görülmüştür. Evlat ise böyle bir uygulamaya karşı babasına asi olmakla yanlış yapmış olur.
Selamünaleyküm. Anne adayından çıkan süt, sütün ihtiva ettiği insana gıda olma yönünü kaybetmemiştir. Bu nedenle de dondurulmuş olsa bile bebek onu yirmi dört ayını doldurmadan içti ise SÜT ANNELİK gerçekleşmiştir.