Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben bir süredir Yüksekova’da bulunuyorum ve gördüğüm kadarıyla sürekli burada misafirlik durumu oluyor. Birçok kadın sanıyorum ki çok iş yapmaktan hasta. Misafirliklerin bu kadar sık olmasının sebebi de akrabaların hep yakın oturması. Akrabalık bağlarını koparmak elbette doğru değil fakat sürekli misafirle meşgul olmak, bu kadar çok yorulmak, yıpranmak ve kendi ailene bile sağlıklı vakit ayıramamak doğru mu? Ayrıca tesettürlü kadınların kolları çoğu zaman açık oluyor iş yaptıkları için ama kayınları da görüyor. Bu gibi durumlarda o kişilere ailelerine bu kadar yakın oturmak zorunda olmadıklarını tavsiye etmek doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Günlük hayatınızda bu titizliğinizin bir benzeri farklı işlerinizde varsa bu bir psikolojik sorun gibi duruyor. Sadece bayanlarla ilgili alanda ise bu titizlik, ne mutlu size! Allah mübarek etsin, seni bu heyecanda sabit tutsun. Kesinlikle sen haklısın. Yaşadığımız hayat Allah'ın haramlarına çiftlik gibi olmuş bir hayattır ne yazık ki. Hiç taviz vermemeni tavsiye ederim sana. Şöyle bir kural belirle kendin için: Haramlardan ve harama iten ortamlardan uzak dur. Bilerek sen harama göz uzatma. Buna rağmen gözüne çarpan haramdan sen sorumlu değilsin. Bulunmak zorunda olduğun bir ortamda veya ortamlarda gözüne ilişen haramlar sende gevşeme nedeni olmaya başladı ise yani bir kayma hissetti isen o ortamı terk et. Bunun dışında sabredeceksin. Unutmayacaksın ki, bu sabrın senin Bedir'de, Uhud'da sabretmek gibi bir şeydir. Rabbim seni muhafaza buyursun.
Misafir ağırlamak, ona ikramda bulunmak, sofra kurmak dinimizin emrettiği ve sevap umduğumuz işlerdendir. Biz, misafir ağırlamayı ibadet düzeyinde gören bir ümmetiz. Ancak namaz dâhil en büyük ibadetlerde bile aşırılığa izin vermeyen dinimiz elbette misafir ağırlamada da aşırılığa izin vermeyecektir. Külfet denebilecek düzeye taşınmış ziyafet ve karşılama uygun değildir. Her şeyin görseli ile ölçüldüğü zamanımızda ne yazık ki misafir ağırlamayı da ibadet noktasından alıp birbirimize şov yapma noktasına taşıdık. Karşılama, konaklattırma, yedirme içirme gibi ikramlarımızda misafire karşı aşırılık sakıncalıdır. Evin tabii hâli en samimi şekli ile misafire yansımalıdır. Misafirden sonra yorgunluğu, masrafı, huzursuzluğu rahatsız edecek düzeyde bir ağırlamanın din ölçüleri ile yapıldığı söylenemez. Ekonomik olarak aile kaldırabileceği ile yetinilmelidir. Evin kapasitesi zorlanmamalıdır. Huzursuzluk nedeni olacak misafir ağırlaması yapılmamalıdır. Kaş yaparken göz çıkarmak olarak adlandırılabilecek işlerimizde hayır olmaz. Özellikle de israf varsa o işte Allah’ın rızasını bulamayız.
Ailemizin huzuru ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Allah’ın haramlarından birine açık ve net bir şekilde batmadıkça önceliğimizi aile huzurumuza vermeliyiz. Mesele açık bir harama girme düzeyine gelince ahiretimizi öncelikli tutmamız gerekeceği bellidir. Mesela alkol kullanma, elle temas etme, dans etme gibi bir abeslikle yüzleşecek olursanız net tavır koyarsınız. Bu noktaya gelmeyen sıkıntılar için yaptığınız gibi yapmaya devam edin yani kendinizi kollayarak, en kenardan yürüyerek devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Peçe, tesettürün olmazsa olmaz şartlarından biri değildir. Takva alanına giren tesettür çeşitlerinden biri olduğu için yokluğu haram değildir. Bir hanım tesettürü ile ilgili takva olan konularda eşinin talebini de göz önüne alarak hareket etmelidir. Bu konuda, şeytanın eşinizle aranızda soğukluk ve sürtüşme oluşturmasına fırsat vermemelisiniz. Yazdığınız açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla mahremiyet kurallarına, harama sürükleyebilecek ortamlardan uzak durmaya iş hayatında da dikkat ediyor yani takvaya uygun hal ve hareketler içinde olma derdi taşıyorsunuz. Bu bakımdan takva bir hayat yaşamayı sadece peçe ile ölçmek doğru olmayacaktır. Eşiniz, peçe konusunda titiz ve hassas olmanız, peçeyi çıkardığınız takdirde büyük bir günaha düşmüş psikolojisine kapılıp ailenize yansıyacak derin bir üzüntü yaşayacağınızdan endişe duyuyor olabilir. Yani sizin bu konudaki tutum ve tavırlarınız, eşinizin düşüncesini de etkiliyor olabilir. Sizin için iş hayatı, yaşadığınız yer, düzeniniz ve peçe konusunda öncelikli tercihin ne olduğuna dair net bir karar verdikten sonra ne isteyip istemediğinizi eşinizle açıkça konuşarak istişare edip eşinizin de razı olacağı bir kararı tercih etmelisiniz.
Müslüman bir erkek ya da hanım bulunduğu her yerde dinine göre yaşaması gerektiğini bilir. Arkadaşlık ya da dostluk ortamları da buna dâhildir. Beraberinde samimiyet ve rahatlık getiren yatılı olma durumunda ise buna daha çok dikkat edilmelidir. Çünkü insan, resmiyet kalktıkça gevşeyen ve ayarları kaçan bir varlıktır. Bu sebeple yatılı ortamlarda Müslümanca yaşamak için belli başlı hatırlatmalar yapmamızda fayda olacaktır: Herkes misafir olduğu bir yerde bulunduğu bilinci ile hareket etmelidir. Her an o mekândan ayrılacakmış gibi hazır, hep orada kalacakmış gibi olgun olmalıdır. Bu ikisi arasında dengede kalmalıdır. İkinci bir insanın olduğu her yerde kul hakkı söz konusu olacağı için ibadetten önce ahlak prensibi gözetilmelidir. Namaz kılarken ya da Kur’an tilavet ederken bile başkasının hukuku düşünülmelidir. İnsana saygı göstermek, kimseyi rahatsız etmemek kendi menfaatimizden önce gelmelidir. Mahremiyet konusu yatılı ortamların en hassas noktalarındandır. İnsanların özeline vakıf olmamaya gayret etmek, kazara gizli anlara tanık olunduğunda bunu saklamak hatta unutmak, Müslümanlığın gereğidir. Beden teşhiri ve avretin açılması gibi mevzularda gereken ihtimam gösterilmelidir. Ne kadar yakın ve samimi olunsa da şeytanın buradan beslendiği unutulmamalıdır. Abartılı sevgi ya da sınırsız nefret aşırılıktır. Kimse ile ebedi dost ya da düşman olunmamalıdır. Bir gün işin terse döneceği ihtimali hep akılda tutulmalıdır. Arkadaşlar arasında elbette farklı seviyelerde muhabbet oluşur. Herkes aynı olamaz şüphesiz. Fakat beraber yaşanan mekânlarda çevremizdeki her bir kardeşimizle iyi geçinmeye çalışılmalıdır. En azından kötü olmamaya gayret edilmelidir. Zira imanımız, geçinir ve geçinilir olmayı karakter haline getirmeyi öğretir. Bulunulan ortamda kurum yetkilisi isimler varsa onlara karşı tutumlarımız da yine mümin şahsiyetimizi gösterir. Üst pozisyondaki kişilere gerekli saygıyı göstermek ve kurallara uymak da yine kimliğimizle ilgilidir. Bir yerde yatılı olarak kaldığımız müddetçe arkadaşlarımıza örnek bir kişilik olarak kendimizi gösterme mecburiyetimiz de vardır. Çünkü İslam’ın mensubu olarak önce bizde İslam görülmelidir. Zamanla benimsenmiş halimizle o ortamda yapılan hatalara karşı söz söyleme ve yanlışı düzeltme gücümüzün de oluşacağını bilmek gerekir. Sonuç olarak kardeşlerimizi güzel bir dille uyarma ve onlara doğruyu öğretme vazifemiz olduğu da ortaya çıkacaktır. Tabi ki bunu bir öğretmen sıfatıyla değil, aynı seviyedeki kardeş pozisyonu ile yapmak gerekecektir. Bir süre sonra ayrıldığımız yatılı ortamlarda, adımızın kalacağı, kendimizden güzel hatıralarla bahsedileceği kaliteli bir mümin olarak anılmak hedefimiz olmalıdır. Rabbimizden tüm kardeşlerimiz için, mahşer günü sadece takvalı insanların dostluğunun işe yarayacağı şuuruyla arkadaşlık kurabilmeyi niyaz ederiz. Allah’a emanet olun.
Ailenizle tartışmadan onların sizi anlamalarını sağlayın. Bunun için de konuşun ama yumuşak tavrınızı ihmal etmeyin. Bir baskıya maruz kalırsanız veya evinizde büyük bir gürültüye sebep olacaksa yanlarında oturmadan ve tokalaşmadan bayramlaşabilir ve misafirleri ağırlayabilirsiniz.
akrabalık konusundaki diğer fetvalar
Verdiğiniz bilgi karışık. Ayrıca miras konusu olduğundan daha doğru cevap alabilmek için en yakın müftülüğe giderek yüz yüze bilgi almanızı tavsiye ederim. Mal sebebiyle akrabalık ilişkilerinizi zedelemeyin. Dikkat edin; şeytana mağlup olmayın.
Kızın ailesine -hâlâ cevap vermedilerse- son bir haber daha gönderebilirsiniz. Son cevaplarının ne olduğunu öğrenmek istediğinize dair bir haber ilettikten sonra gelen cevaba göre yönünüzü tayin etmelisiniz. Cevabın içinde derin anlamlar aramak, farklı ihtimallerin peşinde koşmak veya ertelenmiş bir cevabın sizdeki maliyetini küçümsemek size faydadan çok zarar getirir gibi duruyor. Bu süreci daima ailenizle ve bu konuda sizden daha tecrübeli kişilerle istişare ile yürütmeye çalışın. Süreci tek başınıza götüremezsiniz. Duygularınıza da kapılmayın böylece. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Sizin onlarla olan ilişkilerinizi azaltmakta fayda var. Fakat kocanız ailesi ile olan iletişimi en azından farz düzeyi sağlamalı. Bu da ailesini ihtiyaç halinde veya terk edilmiş bir halde bırakmamak, onları kalbi kırık gönlü buruk bırakmamaktır. Bu noktada belki türlü stratejik davranışlarla hem asgari ilişkiyi korumuş olur hem de tehlikeli olabilecek işlerden de uzak durmuş olur. Bu stratejiyi de kendi ailesi özelinde yapabilir. Mesela sık ama kısa ziyaretler bir seçenek. Veya ziyaret esnasında böyle şeylerin konuşulmamasını sağlayıcı adımlar atmak da bir seçenek. Bunun dışında müdahale edemeyeceğiniz noktalar için de Allah'a sığının. Siz bu olaylarda yıkıcı, ayırıcı taraf olmayın. Yoksa faturanın size kesilmesinden korkulur. Allah yardımcınız olsun. Allah' emanet olun.
Kocanıza (anne babası özellikle kendisine muhtaç değilse) mutlu olacağınız yerde bulunmanızın daha doğru olduğu konusunda ikna etmeye çalışın. Kesinlikle gidecekse de aile huzurunuzun olabileceği yeri tavsiye edin. Allah yardımcınız olsun.
Gerek sizin gerekse çocuklarınızın dünyevi bazı ihtiyaçlarınızı gidermek için ilkeli duruşunuzu bozmayın. Çocuklarınız körpecik dimağlarını bahsettiğiniz ortamla kirletmesinler. Dayınızda gördükleri alkol şişeleri kendilerine doğal gelmesin. Bu konuda eşiniz ve çocuklarınız baskı yapsalar da sizi anlayacakları gün gelecektir. Çizginizi bu tür baskılara fedakârlıkla koruyabilirsiniz. Yalnız bu konuda eşiniz ve çocuklarınıza dinlenebilecekleri/rahatlayabilecekleri alternatifler üzerinde de düşünün ve bulun. Siz ise mutlaka dayınızı iyiliği tavsiye bağlamında ziyaret ediniz. Mümkünse dayınıza götürdüğünüz hediyeniz size ikram ettiklerinden fazla olsun. Allah yardımcınız olsun. Allah dayınıza da samimi bir tevbe lütfetsin.
Bağ koparmak yok onarmak var. Uyarırsınız, küsemezsiniz.