Fetva Meclisi
Soru
Hocam evimize yaşlı bir amcayı misafir ettik. Saygı gösterdiğimiz biri olduğu için de güzel bir sofra hazırladık. O soframızı görünce günaha girdiniz dedi bize. Biz misafir ağırlamayı sevaplı bir iş zannediyorduk. Anlamadığımız tarafı nedir bunun?
Cevap
Benzer fetvalar
Misafir ağırlamak, ona ikramda bulunmak, sofra kurmak dinimizin emrettiği ve sevap umduğumuz işlerdendir. Biz, misafir ağırlamayı ibadet düzeyinde gören bir ümmetiz elhamdülillah. Ancak tüm ibadetlerimizde olduğu gibi misafir ağırlarken de dikkat etmemiz gereken aşırılıktan uzak durmaktır. Külfet denebilecek düzeye taşınmış ziyafet ve karşılama uygun değildir. Misafir ağırlamayı ibadet noktasından alıp birbirimize şov yapma noktasına taşımamamız gerekir. Ölçü olarak dikkat edilmesi gereken husus ekonomik olarak her aile kaldırabileceği ölçüde ikramda bulunmasıdır. Evin kapasitesi zorlanmamalıdır. Huzursuzluk nedeni olacak misafir ağırlaması yapılmamalıdır. Her birey kendi imkânlarını göz önünde bulundurarak ikram etmelidir. Allah’ın rızasını gözeterek gösteriş yapmadan, yenebilecek miktarda ve çeşitte yemek ikram etmek önemlidir. İkramın yenemeyecek kadar çok yapılmamasına ve yemeğin çöpe gitmemesine dikkat edilmelidir. Misafiri içtenlik ve samimiyetle ağırlamak önemli bir hedef olmalıdır. Allah kabul etsin.
Elbette bizi Allah’a isyan noktasında tutacak bir misafirliği veya esasen güzel/iyi olmayan bir işi benimseyemeyiz. Misafire ikram da Allah’ın rızasını kazanmak içindir. Tavrınızda hatalı değilsiniz. Ancak iki şeye dikkat edin: a- Bunu aile içindeki olumsuz ilişkilerin intikamı olarak yapmış olmayın. b- Buna rağmen anne babanızla düşmanlık üretebilecek bir noktaya gelmeyin/getirmeyin. Böyle bir denge kurabilirseniz iyi yaparsınız. Allah yardımcınız olsun.
Bu ayrıntı sizi başka ayrıntılar üzerinden de olsa insanlardan kopuk yaşamaya sevk etmemelidir. Evet, haklısınız; gereksiz hatta bir noktadan sonra sakıncalı bir tutumdur bu ama yine siz insanlardan kopmayın. Bir süre sorulanlara cevap vermeyerek tavır gösterin, daha önemli konular konuşmaya çalışın. İrdeleyen olursa da bu tür konuları önemsemediğinizi söyleyin. Mesela elinizin altında bir Riyazussalihin bulunsun, soru karıştıran olunca “Bir hadis okuyalım mı?” deyin. Böylece tebliğ de yapmış olursunuz. Allah yardımcımız olsun, garip bir zamandayız.
Sevgili kardeşim, sadece bu düşüncede olmak bile Allah’ın izni ile imanın korunması için bir artıdır. Kişinin imanının elinden gitmesi korkusuyla yaşaması başlı başına bir seviyedir. Her şeyden önce bu endişeniz canlı kalmalı ve kendinizi bir an bile olsa garanti görmemeyi sürdürmelisiniz. Bununla birlikte size, hepimize maddeler halinde bir liste hazırlayacak olursak şunları söyleyebiliriz: İslam, birliktelik dinidir. Yalnız başına kalmak, başlı başına bir afettir. Eksik ve kusurlara rağmen her zaman bir topluluk ile beraber olmak tercih edilmelidir. İnsan kendi başına yeterli olamaz. Her daim istişare edilecek, hayatın zorlukları ve güzellikleri karşısında danışılacak, tecrübeli yaşça ve ilimce büyüklerden oluşan bir kadronun tavsiyeleri ile yol almak hepimiz için vazgeçilmez olmalıdır. Haramlara bulaşmamak değil, haramlara yaklaşmamak temel esas olmalıdır. Zira imanın etrafında cirit atan şeytan bu noktalardan sokulmayı öncelemektedir. Benzer şekilde şüpheli konuları da uzak kalma eylemiyle değerlendirmek gerekir. Dine ait olmayan ama din diye sanılan "bidat" fiil ve düşüncelerden kaçmak imanın korunmasının en temel şartlarındandır. İmanın önünde destek olarak duran ilk başlıklarımızdan biri de ibadetlerdir. Farz olan namaz, anne babaya iyilikle muamele etmek gibi görevlerimiz ihmal edilmemelidir. Hatta bunların üst perdeden yapılması gevşetilmesinin önüne geçmektedir. Mesela; namazların camide cemaatle kılınması, camisiz cemaatle kılınmasına tercih edilmelidir. Bu olamıyorsa camisiz cemaatle kılmak, yalnız başına kılmaya öncelenmelidir. Bu da olamıyorsa vaktinde tek kılmak, gecikmiş tek kılmaya tercih edilmelidir.
Misafire ikram dinimizin birinci derecede önümüze koyduğu kulluk vazifelerimizdendir. Hadislerde açık bir dille ikram emredilmiştir. Bunun karşısında evlerin mahremiyeti de yine hadislerle emredilmiştir. Evlerimizin mahremiyetine riayet etmeyen birinin misafirlik hakkı olmaz. Böyle birini kovmaya gerek bırakmadan randevu vermeyerek, mesafe koyarak protesto edebilirsiniz. Bunun haricinde de selamı kesmeyin ondan.
Misafir konusunda resmi bir standart belirlemek mümkün olmaz. Bu bir gönül meselesidir. Erkeğin ansızın misafir getirmesinin yanlış olması yanında kadının da kendisini lokantacı gibi görmesi de yanlıştır. Evin erkeği misafire eski yemeği vermekte sakınca görmüyorsa kadın hiç görmemelidir. Misafir konusu aile içinde huzursuzluk nedeni oluyorsa hiç misafir alınmasın. Zira bizim için eşlerin huzuru misafirden çok daha önemli ve önceliklidir.
gösteriş konusundaki diğer fetvalar
Ortaklardan birinin Müslüman olmadığını veya ibadet maksadı olmadan kurban kesmek istediğini bilmiyorsanız bir sorun olmaz.
Bu belirttiğiniz örnekler riyadır. Bu örnekteki riyayı abartarak insanın imanı açısından risk olacak noktaya kadar gitmesi de mümkündür. Yalnız şunu bilmelisiniz: Biz tamamı imtihan olan bir hayat yaşıyoruz. Riya sakınmamız gereken bir sıkıntıdır. Ondan sakınacağız diye ibadeti ve mücadeleyi terk etmek de doğru olmaz. Ortasını bulabilirsiniz. Riyasız iş yapmayı hedefleyin. Ara sıra riya sızıntısında ise istiğfar edin. Bu süreç de sizin için bir eğitim olsun. Sonunda Rabbinizin rızasını kazanın.
Abartılı bir süsleme yani masraf gerektiren ve meşguliyet çıkaran süsleme israf olur, caiz olmaz. Kurbana saygı, çocuklara sevdirme türünden olan basit süslemeler caiz olabilir.
Müslüman insanın bedeni, kıyafeti üzerinden hassasiyet göstermesinin ve bunu insanlar ‘Müslümanlar temiz ve şıktır’ bilsinler diye yapmanın bir sakıncası yoktur. Bu bir riya değildir. Riya ibadette olur, günlük hayat akışı içinde yaptığımız işlerde riya olmaz. Böyle bir uygulama beraberinde kibir, kendini beğenmişlik, israf ve savurganlık, batılın yaşam tarzını taklit getirdiği zaman ortaya sakınca çıkar. Bu sakıncalar yoksa Müslüman’ın bu hassasiyeti biiznillah ecir kazanmasına bile sebep olur. İnsanlar bari bu ayrıntıya takılıp kalmasın şeklindeki bir düşünceyi faziletli bir düşünce olarak görürüz. Ama asıl olan imanı korumak ve ibadetlerle dolu bir hayat yaşamak olduğunu da unutmamak gerekiyor. Allah Teâlâ sizden razı olsun, ecrinizi ziyade kılsın. Âmin.