Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir Müslüman eve gelen misafire en güzel şekilde ikram etmeli, iyi davranmalı. Ancak misafirliğe gelince ev halkıyla birlikte dedikodu yapan, küfürlü konuşan, kadınlı erkekli mahremiyet sınırı olmadan kahkahalarla oturan, Allah’ın adı bir kez bile anılmayan misafirlere hizmet etmek kalbimi rahatsız ediyor. Ailemle yaşadığım için buna engel de olamıyorum ancak kendim mutfaktan çıkmayıp mahremiyetimi korumaya çalışıyorum. Burada onlara hizmet etmek şart mıdır ya da yaptığım şey yanlış mıdır? Tavsiyenizi bekliyorum, Allah’a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Misafire ikram dinimizin birinci derecede önümüze koyduğu kulluk vazifelerimizdendir. Hadislerde açık bir dille ikram emredilmiştir. Bunun karşısında evlerin mahremiyeti de yine hadislerle emredilmiştir. Evlerimizin mahremiyetine riayet etmeyen birinin misafirlik hakkı olmaz. Böyle birini kovmaya gerek bırakmadan randevu vermeyerek, mesafe koyarak protesto edebilirsiniz. Bunun haricinde de selamı kesmeyin ondan.
Misafir ağırlamak, ona ikramda bulunmak, sofra kurmak dinimizin emrettiği ve sevap umduğumuz işlerdendir. Biz, misafir ağırlamayı ibadet düzeyinde gören bir ümmetiz. Ancak namaz dâhil en büyük ibadetlerde bile aşırılığa izin vermeyen dinimiz elbette misafir ağırlamada da aşırılığa izin vermeyecektir. Külfet denebilecek düzeye taşınmış ziyafet ve karşılama uygun değildir. Her şeyin görseli ile ölçüldüğü zamanımızda ne yazık ki misafir ağırlamayı da ibadet noktasından alıp birbirimize şov yapma noktasına taşıdık. Karşılama, konaklattırma, yedirme içirme gibi ikramlarımızda misafire karşı aşırılık sakıncalıdır. Evin tabii hâli en samimi şekli ile misafire yansımalıdır. Misafirden sonra yorgunluğu, masrafı, huzursuzluğu rahatsız edecek düzeyde bir ağırlamanın din ölçüleri ile yapıldığı söylenemez. Ekonomik olarak aile kaldırabileceği ile yetinilmelidir. Evin kapasitesi zorlanmamalıdır. Huzursuzluk nedeni olacak misafir ağırlaması yapılmamalıdır. Kaş yaparken göz çıkarmak olarak adlandırılabilecek işlerimizde hayır olmaz. Özellikle de israf varsa o işte Allah’ın rızasını bulamayız.
Bir kere ikram konusunu eşinizle aranızdaki muhabbetten daha değerli bulmanız yanlış olur. Muhabbetiniz en büyük ikram konusu olsun. İkinci olarak da kimsenin kimsenin ikramına muhtaç olmadığı bir zamanda yaşıyoruz. İnsanlar daha fazla birbirlerinin ne diyeceğini önemseyerek bunu yaptıkları ne yazık ki yaygın bir tutumdur. Orta yolu bulun ve asla bunu tartışma konusu yaparak şeytana malzeme vermeyin.
Misafir ağırlamak, ona ikramda bulunmak, sofra kurmak dinimizin emrettiği ve sevap umduğumuz işlerdendir. Biz, misafir ağırlamayı ibadet düzeyinde gören bir ümmetiz elhamdülillah. Ancak tüm ibadetlerimizde olduğu gibi misafir ağırlarken de dikkat etmemiz gereken aşırılıktan uzak durmaktır. Külfet denebilecek düzeye taşınmış ziyafet ve karşılama uygun değildir. Misafir ağırlamayı ibadet noktasından alıp birbirimize şov yapma noktasına taşımamamız gerekir. Ölçü olarak dikkat edilmesi gereken husus ekonomik olarak her aile kaldırabileceği ölçüde ikramda bulunmasıdır. Evin kapasitesi zorlanmamalıdır. Huzursuzluk nedeni olacak misafir ağırlaması yapılmamalıdır. Her birey kendi imkânlarını göz önünde bulundurarak ikram etmelidir. Allah’ın rızasını gözeterek gösteriş yapmadan, yenebilecek miktarda ve çeşitte yemek ikram etmek önemlidir. İkramın yenemeyecek kadar çok yapılmamasına ve yemeğin çöpe gitmemesine dikkat edilmelidir. Misafiri içtenlik ve samimiyetle ağırlamak önemli bir hedef olmalıdır. Allah kabul etsin.
Şunu dinden bir parça gibi bilmek zorundayız: Anne babalara karşı alttan almamız, onları incitmeden yaşamaya çalışmamız Allah’ın en büyük emirlerinden biridir. Bunun aksi de en büyük günahlardandır. Bunun tartışılabilecek bir boyutu da yoktur. Bu temel kuraldan sonra şunu söyleyebiliriz: Anne ve baba, Allah’a karşı asi olma niteliği olan bir şey isterse ona itaat etmemiz gerekmez. Mesela Cuma namazına gitmemeyi emrederse itaat etmeyiz. Çünkü Cuma namazı kati bir emirdir, kılınmaması Allah’a isyandır. Onların böyle bir emrine itaat etmeyiz ama bu itaat etmeyişimizi kabalıkla değil nezaketle iletiriz onlara. Bu itaat etmemeyi de onlarla mevcut diğer ilişkilerimize de sıçratmayız. Bir de, insan olarak kaldırılamayacak nitelikteki taleplerine de cevap vermek zorunda değiliz. Hatta örf olarak uygun olmayan taleplerini de yerine getirmemiz gerekmez. Saliha veya uygun bir eşi, sırf onların mesela göz zevkine uygun değil diye boşamayı emretmelerine itaat etmemiz gerekmez. Çocuklarımızı mü'min ve saygın kimseler olarak yetiştirmemize mani olmalarına da müsamaha edemeyiz. Bütün bunlarda yine nezaket ve alttan alma temel karakterimiz olacaktır. Babanızın sizi kendi iş yerinde görmek istemesine gelince, durum şöyledir: Bir kere babanızın da hatırını sayacağı akrabalarınız veya yakınlarınızla bu durumu sorunsuz çözmeye çalışmanız gerekir. Fevri bir karar vermeyin asla. Elbette, ahiretimi alayım da dünya ne olursa olsun tarzında bir anlayışla babanızın yanında kalırsanız net kazanan olursunuz. Ama bunu yapmak zorunda değilsiniz. Eğer babanızın iş yerinde mesela kadınlar da çalıştığı için sizin harama bulaşma riskiniz varsa nezaketle rica edip ayrılabilirsin onun yanından. Öyle bir durum yoksa ve beraberliğiniz sizin ailenizi idare etmenizi ekonomik ve sosyal olarak sıkıntıya sokuyorsa babanızdan müstakil bir iş kurabilirsiniz. Yalnız bunu yaparken “yasal hakkını kullanan bir vatandaş” kabalığı ile yapmayasınız sakın. En nazik ve en ricacı kimliğinizle yapın bunu. Bu tavrınız sizin, babanızdan kopuşunuz gibi olmasın. Zorunluluk sizi buna mecbur etsin, diğer işlerde ise kapısında ve ayağının dibinde olun.
Müslüman’ın evinde hizmetçi olmaz diye bir şey iddia edilemez. Bu durum bir zorunluluk bile olabilir. Gösterişten uzak, israfsız bir hizmetçi istihdamı için bir sakınca olmaz. • Erkeğin veya kadının müzmin bir hastalık gibi bir sebeple görevini yerine getirememesi, • Engelli bir çocuğun veya aile büyüğünün evde olması, • Annenin de dışarıda zorunlu bir işte bulunması gibi nedenlerle eve hizmetçi alınması mecburilik arz edebilir. Dinen bunda bir sakınca olmaz. Hizmetçi bulundurulmasında ekonomik boyut dışında özellikle dikkat edilmesi gereken durumlar şunlardır: a. Eve bir erkeğin hizmetçi olarak alınması kadın açısından mümkün değil durumdadır. Zira evin kadını, evde onunla yalnız kalamaz. Bir bayan tutulmalıdır. b. Bayan tutulunca da erkek için bu bir sorundur. Erkek dikkat edecek, giriş saatleri ve görev alanları erkekle pozisyon kesişmesini engelleyecek şekilde olmalıdır. Yoksa eve alınan hizmetçi çok geçmeden evi sallayabilir maazallah. c. Hizmetçi olacak için, yaşlı ve Müslüman olmasını tercih etmelidirler. Çocukların kötü örnek görmeleri riskine karşı hassasiyet gerekir. Şartsız kabul edilen biri olmamalıdır. Ahlâk, kıyafet, kullanılan dile varıncaya kadar pek çok eleme unsuru bulunmalıdır. d. Hizmetçinin sosyal hakları konusunda gevşek davranılması, mağduriyetinin sömürülmesi gibi zulümler evin bereketini giderebilir.
aile konusundaki diğer fetvalar
Akrabadan büyüklerinizin desteğini alarak onu doktora götürmelisiniz. Doktorun kontrolünde olması gereken birini tarif ediyorsunuz. Allah Teâlâ size sabır versin, ona da hayırlı olma yollarını açsın.
İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn. Kardeşiniz din kardeşiniz olmaktan çıkmış ne yazık ki. Dileriz bir cinnet durumundadır da aklı başına gelince dinine döner. Ona bulaşmayın. Onunla asla tartışmayın. İkna etmeye uğraşmayın ki kökleşmesin. Siz kendinizi ve ahiretinizi korumaya bakın. Mikrop ona da başkasından ve hatta hiç umulmayacak bir yerden bulaşmıştır. Kendinizi koruyun. İnsani ilişkileri mesafeli bir şekilde sürdürün.
Kızım, nikâh kıyıldı ise artık bunlarla çok alakadar olma. Bunlar şeytan için iyi bir parçalama planıdır. Aman dikkat et.
Kızım bu kadar basit nasıl düşünebiliyorsun; eteğini tutuşturmuş ateşi görüyorsun da ateşle yine şakalaşıyorsun, hayret doğrusu! Hemen terk et ve kurtul.
Böyle bir rezaleti rezaletle devam ettirmen yanlış olur. Önce sen şu geçmişine tevbe et. Tevbeni samimiyetle koru. Kimseye de bu rezaletleri anlatma. Tekrar bir araya gelmenizin anlamı yoktur. Bu yara çocuk büyüyünce tekrar depreşir sende. Gerekiyorsa çocuğu bir başkası götürüp getirsin.
Geçmişin muhasebesi ile yorulma boşu boşuna; bundan sonrasına bak. Babanla sürtüşmede elindeki nimeti yıpratırsın sadece, şeytana pencereden aralık bırakırsın. Sürtüşme ve önündeki hayata bak. Kardeşlerine veya bir başkasına namaz kıldırmak senin görevin değildir. Bunu peygamberlerden biri bile olsan böyle bilecektin. Senin vazifen bildiğin güzelliği anlatmak, kalpler Allah’ın elinde. Sen anlat ve önündeki hayata bak. Allah yardımcın olsun.