Fetva Meclisi
Soru
Hocam riya konusuna çok önem veriyorum ve çok dikkat ediyorum. Belki de bu yüzden şeytan bu konuda bana çok fazla vesvese veriyor. Birçok hareketimde acaba riya mı diye şüpheye düşüyorum. Riya tam olarak nedir? Örneğin Allah rızası için sabah namazında kalkıp camiye giderken birisine rastladığımızda nereye gittiğimizi sorduğunda içimizden bizi takdir etmesini amaçlayarak camiye gidiyorum desek riya mıdır? O insanı görmesek de o namazı kılacaktık niyetimiz Allah rızasıydı ama böyle de bir şey hissettik. Ya da diyelim ki cami çıkışı Allah rızası için yüklü bir para yardımı yapmak istedik ama o an baktık orada insanlar da bakıyorlar içimizden bizi övmelerini istemek ve amaçlamak riya mıdır? Şeytan bazen bana anlık olarak bunlara benzer duygular hissettiriyor.
Cevap
Benzer fetvalar
a- Riyayı kastetmediğin ve tabii olduğun sürece bunu endişe etmen gerekmez. Özellikle teşhir ve farklılık isteği söz konusu olduğunda korktuğun başına gelebilir. Riyayı tamamen söküp atabilmek zordur, bir nevi mücadele alanımız olarak hep önümüzde olacaktır o sıkıntı ve biz kazanmak için gayret edeceğiz. Öz olarak böyle bil. b- Aklına geleni dilinle söylemedikçe ve elinle yazmadıkça endişe edecek durum yoktur biiznillah. c- İmanını güçlü tut. Hiçbir şekilde iman konularında tartışma ve esnek olma. Haramlardan uzak dur. Farzları ihmal etme. İffet ve ahlakını canın bil. Çevreni salihlerden oluştur. Ebeveynine karşı açık bir kusur işleme. Takatinin yettiğini ve kabiliyetine uygun olanı yap ve ihmal etme. Tembelliği kanser gibi bil, uzağında kal. Gerisini de merak etme. Allah yardımcın olsun.
Sadece siz değil herkes için bu böyledir. Şeytan önce hiç yaptırmamayı teşvik eder. Başlarsanız riya için yaptırmayı teşvik eder. Onu da beceremezse, size yaptığı gibi dalga dalga tereddütler salar. Sizi yıldırır, yorar. Yapacağınız şey, ilk hamle ile devam etmektir. Aklınıza takılanlara takılmayın. Allah'a emanet olun.
Riya, ibadet olan işler içindir. Dolayısıyla riya olduğu için o sporu terk etmenizi tavsiye etmeyiz ama bizim kanaatimize göre makul ve mü'min için onur verici tarafı olmayan bir spordur. Terk etmenizi tavsiye ederiz.
Hepimiz bu hayatı imtihan için yaşıyoruz. Rabbimiz bizi imtihan edecek ve kazanacak ya da kaybedeceğiz. Şunu unutmayınız: İmtihanımız bir anlık değildir. Vaktini bilmediğimiz son nefesimize kadar sürecektir imtihanımız. İnşaallah iman sahibi olarak öldüğümüzde, bu imtihan boyunca yaptığımız ve yapmadığımız artı eksi ne varsa hepsinin ortalaması ile karşılık bulacağız. Şeytan ister ki biz, bir iki düşme ile düştüğümüz yerde çöküp kalalım. Allah Teâlâ da ister ki kulu yılmasın; düştüğü yerden kalksın ve yürüsün. Siz Allah Teâlâ'nın istediği gibi yapın, düşseniz de yılıp çökmeyin, devam edin yürüyün. Bin kere düşseniz de bin birinciye kalkın ayağa. Yol böyle yürünüyor endişeye gerek yok. O iman enerjisi varken korkmayacaksın, umutlu olacaksın. Allah yardımcın olsun.
Müslüman insanın bedeni, kıyafeti üzerinden hassasiyet göstermesinin ve bunu insanlar ‘Müslümanlar temiz ve şıktır’ bilsinler diye yapmanın bir sakıncası yoktur. Bu bir riya değildir. Riya ibadette olur, günlük hayat akışı içinde yaptığımız işlerde riya olmaz. Böyle bir uygulama beraberinde kibir, kendini beğenmişlik, israf ve savurganlık, batılın yaşam tarzını taklit getirdiği zaman ortaya sakınca çıkar. Bu sakıncalar yoksa Müslüman’ın bu hassasiyeti biiznillah ecir kazanmasına bile sebep olur. İnsanlar bari bu ayrıntıya takılıp kalmasın şeklindeki bir düşünceyi faziletli bir düşünce olarak görürüz. Ama asıl olan imanı korumak ve ibadetlerle dolu bir hayat yaşamak olduğunu da unutmamak gerekiyor. Allah Teâlâ sizden razı olsun, ecrinizi ziyade kılsın. Âmin.
Şeytanın bizimle mücadelesi uzun geçmişli ve derin planlıdır. Sizi hayırdan kökten engellemeye çalışması onun ilk hedefidir. Onu beceremediğinde ise belirttiğiniz gibi makul kılıklı bir gerekçe ile üzerinize gelir ve neticede siz KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARABİLİRSİNİZ. Dininizin size emrettiklerini, tavsiyelerini kuralına göre yapın. Uç takıntılara takılmamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
gösteriş konusundaki diğer fetvalar
Misafir ağırlamak, ona ikramda bulunmak, sofra kurmak dinimizin emrettiği ve sevap umduğumuz işlerdendir. Biz, misafir ağırlamayı ibadet düzeyinde gören bir ümmetiz. Ancak namaz dâhil en büyük ibadetlerde bile aşırılığa izin vermeyen dinimiz elbette misafir ağırlamada da aşırılığa izin vermeyecektir. Külfet denebilecek düzeye taşınmış ziyafet ve karşılama uygun değildir. Her şeyin görseli ile ölçüldüğü zamanımızda ne yazık ki misafir ağırlamayı da ibadet noktasından alıp birbirimize şov yapma noktasına taşıdık. Karşılama, konaklattırma, yedirme içirme gibi ikramlarımızda misafire karşı aşırılık sakıncalıdır. Evin tabii hâli en samimi şekli ile misafire yansımalıdır. Misafirden sonra yorgunluğu, masrafı, huzursuzluğu rahatsız edecek düzeyde bir ağırlamanın din ölçüleri ile yapıldığı söylenemez. Ekonomik olarak aile kaldırabileceği ile yetinilmelidir. Evin kapasitesi zorlanmamalıdır. Huzursuzluk nedeni olacak misafir ağırlaması yapılmamalıdır. Kaş yaparken göz çıkarmak olarak adlandırılabilecek işlerimizde hayır olmaz. Özellikle de israf varsa o işte Allah’ın rızasını bulamayız.
Abartılı bir süsleme yani masraf gerektiren ve meşguliyet çıkaran süsleme israf olur, caiz olmaz. Kurbana saygı, çocuklara sevdirme türünden olan basit süslemeler caiz olabilir.
Ortaklardan birinin Müslüman olmadığını veya ibadet maksadı olmadan kurban kesmek istediğini bilmiyorsanız bir sorun olmaz.
Misafir ağırlamak, ona ikramda bulunmak, sofra kurmak dinimizin emrettiği ve sevap umduğumuz işlerdendir. Biz, misafir ağırlamayı ibadet düzeyinde gören bir ümmetiz elhamdülillah. Ancak tüm ibadetlerimizde olduğu gibi misafir ağırlarken de dikkat etmemiz gereken aşırılıktan uzak durmaktır. Külfet denebilecek düzeye taşınmış ziyafet ve karşılama uygun değildir. Misafir ağırlamayı ibadet noktasından alıp birbirimize şov yapma noktasına taşımamamız gerekir. Ölçü olarak dikkat edilmesi gereken husus ekonomik olarak her aile kaldırabileceği ölçüde ikramda bulunmasıdır. Evin kapasitesi zorlanmamalıdır. Huzursuzluk nedeni olacak misafir ağırlaması yapılmamalıdır. Her birey kendi imkânlarını göz önünde bulundurarak ikram etmelidir. Allah’ın rızasını gözeterek gösteriş yapmadan, yenebilecek miktarda ve çeşitte yemek ikram etmek önemlidir. İkramın yenemeyecek kadar çok yapılmamasına ve yemeğin çöpe gitmemesine dikkat edilmelidir. Misafiri içtenlik ve samimiyetle ağırlamak önemli bir hedef olmalıdır. Allah kabul etsin.