Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben çocuğuma dini çerçevede bir düğün yapmak istedim. Bazı akraba ve diğer kişiler buna karşı çıktılar ve düğünümüzü kadın-erkek karışık hale getirip harama bulaştırdılar. Bu insanlarla bağımı koparmam caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Herkes razı ise, baskı söz konusu değilse o şekilde bölüşmenizde sakınca yoktur.
Dinen ve kanunen böyle bir hakları yoktur ama siz, anne ve babayla sürtüşerek nasıl huzurlu bir yuva kuracaksınız? Bir de bu açıdan bakın olmaz mı?
Allah bizi takatımız kadar sorumlu tutar. Kardeşimiz, elinden geleni yapsın. Bu nedenle ailesi ile kavga etme durumuna gelmesin. Diretsin. En asgari ne yapabiliyorsa onu yapsın. Ne kadar yapmak istedi ne kadar da gevşek bıraktı onu Allah görür, bilir. Allah da kuluna yeter.
Akraba ve sılayırahim önemlidir, dinin korunmasını istediği bağlardandır ama dinin kendisi onlardan daha değerlidir. Dinimize zarar gelebilecek bir ilişkiyi sürdüremeyiz. Dininiz açısından bakın konuya; sakınca hissettiğinizde uzak kalın, uzak durun.
Sen düğününü yaptır, evine gir ve helal yaşa. Babanın hesabını da Allah’a bırak.
Babanızın rızası olmayan bir işten hayır görmezsiniz. Ailenizden birilerini aracı yapın, yalvarın ama onun gönlünü yapın. Babanız, evlilik sizin için artık farz haline geldiği hâlde evlenmenizi engeller ve size evlenebileceğiniz uygun başka bir alternatif göstermezse o zaman sizin istediğiniz evliliği yapmanızda bir sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.
akrabalık konusundaki diğer fetvalar
Gerek sizin gerekse çocuklarınızın dünyevi bazı ihtiyaçlarınızı gidermek için ilkeli duruşunuzu bozmayın. Çocuklarınız körpecik dimağlarını bahsettiğiniz ortamla kirletmesinler. Dayınızda gördükleri alkol şişeleri kendilerine doğal gelmesin. Bu konuda eşiniz ve çocuklarınız baskı yapsalar da sizi anlayacakları gün gelecektir. Çizginizi bu tür baskılara fedakârlıkla koruyabilirsiniz. Yalnız bu konuda eşiniz ve çocuklarınıza dinlenebilecekleri/rahatlayabilecekleri alternatifler üzerinde de düşünün ve bulun. Siz ise mutlaka dayınızı iyiliği tavsiye bağlamında ziyaret ediniz. Mümkünse dayınıza götürdüğünüz hediyeniz size ikram ettiklerinden fazla olsun. Allah yardımcınız olsun. Allah dayınıza da samimi bir tevbe lütfetsin.
Kocanıza (anne babası özellikle kendisine muhtaç değilse) mutlu olacağınız yerde bulunmanızın daha doğru olduğu konusunda ikna etmeye çalışın. Kesinlikle gidecekse de aile huzurunuzun olabileceği yeri tavsiye edin. Allah yardımcınız olsun.
Yaptığınız iyilikleri Rabbim güzel bir amel olarak kabul etsin diye dua ederiz. Bir mü’min olarak hem vicdanen hem de akrabalık bağını düşünerek ne de güzel amel yapmışsınız, tebrik ederiz. Öncelikle bir kardeşiniz olarak size şu hakikati hatırlatmak isteriz: Yaptığınız amel karşısında hiç arkanıza bakmayın, şeytan bu amelin sevabını düşürmeye çalışacaktır, bundan yıllar geçse de şeytan bu amelinizden asla vazgeçmeyecektir; bunu unutmayın sakın. İyilik yapmak büyük bir nimettir. Bunu yaparken de insanın önce kendisine zarar vermemesi esas alınmalıdır. Fedakârlık yapmak güzel ama bu fedakârlık zararı dokunacak bir plan erteleme de olmamalı; buna dikkat etmek gerekir. Her şeyini birbiriyle paylaşabilen bir kardeşlik örneği olan Ensar ve Muhacir kardeşliği bizim iyilikte çıtamızdır âdeta. Bu gerçek ile beraber en temel ilkelerimizden birinin de zarar vermemek ve zarar görememek olduğunu da unutmamamız gerekir. İyilik karşısında bize zararı dokunanlara gelince; - İlk başta iyiliği görmediği gibi nankör konumuna düşer ki bu da bir nasipsizliktir. İnsanlar olarak birbirimizin vesilesiyiz, iyilik karşısında asıl olması gereken Allah’ın nimetini hatırlamaktır. - İyilik yapana karşı bir kul hakkı işlemiştir. Tövbe ederse ve bu tövbenin gereğini yaparsa (helallik alma da olmalı) ne mutlu ona, o zaman tertemiz olur bu günahından. - Eğer tövbe etmez ve helallik almazsa hem dünyada hem ahirette mutlaka ama mutlaka karşılığını görecektir. Rabbimizin huzuruna zulmeden (zalim) olarak çıkacaktır. Kim bilir bu günahı karşısında zulmettiği kişiyle ahirette nasıl bir hesap olacak… Bu durum karşısında zulme uğrayanın iki hakkı vardır: 1. Hakkını helal eder, karşılığını Allah’tan ister; kim bilir Rabbimiz nice nimetler verir ona ahirette. Bir sahabe vardı, sadaka verilmesi söylendiğinde verecek bir şey bulamadığı için hakkına giren bir kişiyi affediyordu, “onurunu sadaka olarak veren kişi” olarak Efendimiz aleyhisselam tarafından makbul bir sadaka olduğu haber veriliyordu. İşini Allah’a salan yüzde yüz kazançtadır biiznillah. Bir husus da unutulmamalıdır ki hak helal edilirken o kişiye karşı Müslüman, kendisini sürekli kullandıran konumuna düşmemelidir. Müslüman tedbirli, basiretli davranmalıdır. Kendisini kullandırmak ile işini Allaha salmak arasında çok ince bir çizgi bulunmaktadır. 2. Hakkını helal etmez, işi ahirete kalır. Her iki durumda da Allah muhakkak hakkını verecektir. Herkes elde edemediği haklarını muhakkak elde edecektir. Rabbimiz asla ne eziyete razı olur ne de eziyet edileni yalnız bırakır. Dünyada nice zulüm yapılırken yoksa nasıl dayanır ki insan! Yeter ki sabredebilelim. Bir de akrabalık bağını korumak uğrana yapılan güzel bir ameli de unutmamak gerekir. Son olarak şunu ifade etmemiz gerekir ki her olay karşısında artısını eksisini tartarak hareket etmemiz gerekmektedir. Rabbim yardımcımız olsun ve kazananlardan eylesin.
Abartının bulunduğu her şey yanlıştır; eziyettir; günahtır. Tavsiye edilen misafirlikten kastedilen günde birkaç kez gördüğü kimseyi akşama tekrar eve davet etmek değildir. Sorunumuz yakında veya uzakta oturmak da değildir. O yakınlık dengesini doğru kuramamaktır. Allah yardımcımız olsun.
Verdiğiniz bilgi karışık. Ayrıca miras konusu olduğundan daha doğru cevap alabilmek için en yakın müftülüğe giderek yüz yüze bilgi almanızı tavsiye ederim. Mal sebebiyle akrabalık ilişkilerinizi zedelemeyin. Dikkat edin; şeytana mağlup olmayın.
Kızın ailesine -hâlâ cevap vermedilerse- son bir haber daha gönderebilirsiniz. Son cevaplarının ne olduğunu öğrenmek istediğinize dair bir haber ilettikten sonra gelen cevaba göre yönünüzü tayin etmelisiniz. Cevabın içinde derin anlamlar aramak, farklı ihtimallerin peşinde koşmak veya ertelenmiş bir cevabın sizdeki maliyetini küçümsemek size faydadan çok zarar getirir gibi duruyor. Bu süreci daima ailenizle ve bu konuda sizden daha tecrübeli kişilerle istişare ile yürütmeye çalışın. Süreci tek başınıza götüremezsiniz. Duygularınıza da kapılmayın böylece. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.