İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, bildiğiniz üzere erkeğin tesettürü göz kapaklarıdır. Kur’an bize başımızı eğmeyi tavsiye ediyor. Bende gücüm yettiğince buna uymaya çalışıyorum. Evli bir erkek de olarak başka bir kadını, kapalı dahi olsa, görmekten ve de başka bir kadın tarafından görülmekten şiddetle kaçmaya gayret ediyorum. Zaruret harici bir kadının yüzüne bakmaktan hatta ellerini görmekten dahi uzak durmaya çalışıyorum. Hiç bir fitneye sebep olmamak için... Elbette aciz ve gafil bir insan olarak bunu mükemmel şekilde yerine getiremiyorum ve kusura düşebiliyorum ancak çabalıyorum. Asıl sorunum şurada başlıyor, ben bu kaçınmayı normal derecenin üzerinde mi yapmaya başladım bilemiyorum. Tanıdık ya da yabancı herhangi bir kadının olduğu ortamlarda hiç rahat olamıyorum, inanılmaz rahatsız ve sıkkın oluyorum. Otobüste, minibüste tramvayda bir bayan yanıma oturursa anında kalkıp ayakta gidiyorum. Amcamın, dayımın eşlerine karşı bile mesafeli duruyorum. Her yerde herkes günahmış gibi, her yer günah ve haram doluymuş gibi... Bilemiyorum, anlatmakta aciz kaldım... Mesela geçen gün tarihi mekânları ziyaret ediyoruz, yarı çıplak ve giyinik çıplak kadınlar yüzünden hiç bir keyif alamadım aksine sinirlerim bozuldu, doğru düzgün gezmeden çıktım. Ben mi abartıyorum yoksa bulunduğumuz zaman gerçekten de abartılması gerekecek kadar kötü mü? Bu durum ailemin de dikkatini çekiyor ve abarttığımı söylüyorlar. Ama ben gözlerimi önce Allah için sonra da eşim için temiz tutmak istiyorum ve bu konuda taviz vermek istemiyorum ancak hayatımın tadı kaçacak kadar abartılı ve takıntılı, bunu hastalık derecesine getiren biri olmak istemiyorum. Nasıl bir yol izlemem gerek, tecrübe ve bilginize dayanarak verebileceğiniz tavsiyeler nelerdir hocam..

Cevap

Günlük hayatınızda bu titizliğinizin bir benzeri farklı işlerinizde varsa bu bir psikolojik sorun gibi duruyor. Sadece bayanlarla ilgili alanda ise bu titizlik, ne mutlu size! Allah mübarek etsin, seni bu heyecanda sabit tutsun. Kesinlikle sen haklısın. Yaşadığımız hayat Allah'ın haramlarına çiftlik gibi olmuş bir hayattır ne yazık ki. Hiç taviz vermemeni tavsiye ederim sana. Şöyle bir kural belirle kendin için: Haramlardan ve harama iten ortamlardan uzak dur. Bilerek sen harama göz uzatma. Buna rağmen gözüne çarpan haramdan sen sorumlu değilsin. Bulunmak zorunda olduğun bir ortamda veya ortamlarda gözüne ilişen haramlar sende gevşeme nedeni olmaya başladı ise yani bir kayma hissetti isen o ortamı terk et. Bunun dışında sabredeceksin. Unutmayacaksın ki, bu sabrın senin Bedir'de, Uhud'da sabretmek gibi bir şeydir. Rabbim seni muhafaza buyursun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmanımız, inancımız elbette en önemli kıymetlilerimiz. Bununla birlikte duruma bütüncül yaklaşmak gerekiyor. Anlıyorum ki aslında bir çaba içerisindeniz lakin daha çok, daha daha çok çaba ve gayret göstermelisiniz. Sizin durumunuzda olan kişiler, inandıkları değerlerden ziyade nasıl hissettiklerine dayalı karar verme eğilimindedirler. Sizde değerlerinizle değil daha çok duygularınızla karar veriyor olabilirsiniz. Kimse daha sonra çok pişman olacağı bir karar vermek istemez aslında, ancak bazen imtihanlı tarafımızla yaklaşıp duygularımızı coşturup, arzularımız doğrultusunda hemen eyleme geçeriz. Sonuç ise utanç ve derin pişmanlık. Sendeki bu sarmal döngüyü neler besliyor, altında hangi duygular var mutlaka işin ehli biriyle çalışıp öğrenmelisin. Sendeki sorunun ne olduğunu anlayana kadar tedavi edemezsin. Yalnız kaldığın zamanlarda neden bu günaha yöneldiğinin altında yatan nedenler elbette var lakin insan bazen kendi sorunlarına etiket koymak, yüzleşmek istemez. Gün içinde sıklıkla aklınıza cinsellik ya da izlediğiniz bazı görüntüler geliyorsa, sizi zorlayan hisler ve durumlardan sonra yalnız kalıp günahınıza giden yollara hazırlık yapıyorsanız, bu günahı eyleme döktükten sonra pişmanlık ve hemen yenilenme ve tövbe ediyorsanız, hem de bu durumlar bir döngü şeklindeyse nerede olursanız olun ister evinizde, ister Kâbe'de siz bir bağımlısınız kardeşim. Öncelikle bu durumu gerçekçi bir şekilde kabul etmelisiniz. Sonrasında hiç zaman kaybetmeden bunun üstüne özel çalışacağınız planlamalar yapmalısınız. İffetli, namuslu ve temiz olma niyetiniz ve çabanız hiç bitmesin. Buna namazı, sünnet namazlarını, Kur’an’ı, sabah akşam zikirlerini merkeze alarak başlayabilirsiniz. Kendiniz için bol bol dua ve tövbe edin ve hep yaptığınız işlerden farklı işler yaparak bu durumdan inşaallah kurtulabilirsiniz. Mesela çok yoğun duygular geldiğinde yalnız bir odaya gidip kendinizle uğraşmak yerine hızlıca dışarı çıkıp yürümek, bir şeyler dinlemek ya da spor yapmak gibi başka uğraşı alanları geliştirebilirsiniz. Beyin sıklıkla aynı şeyleri düşünüp aynı eylemlerde bulunduğu için artık hep bunu ister. Ona istediğini vermeyerek döngüyü kırarak ve bu kırmaların sayısını arttırarak güçlenirsiniz. Sizi bu günaha götüren tetikleyiciler neler listeleyebilirsiniz. Örneğin boş ev, istek duygusunun fazlalığı, uykuya geçerken telefonunun yanında olması, yalnızlık duygusu vb. birçok şey olabilir. Başta da ifade ettiğim gibi daha çok, daha çok çaba… Rabbimiz, gerçekten iyileşmek için öncelikle kararlı bir istek, tüm hayatını tekrar düzenleyebilme azmi ve kuvveti versin inşaallah.

Hocam umreden yeni geldim ama yine günahlar işledim. Umrede, Kâbe’de, Allah’ın e
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peçe, tesettürün olmazsa olmaz şartlarından biri değildir. Takva alanına giren tesettür çeşitlerinden biri olduğu için yokluğu haram değildir. Bir hanım tesettürü ile ilgili takva olan konularda eşinin talebini de göz önüne alarak hareket etmelidir. Bu konuda, şeytanın eşinizle aranızda soğukluk ve sürtüşme oluşturmasına fırsat vermemelisiniz. Yazdığınız açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla mahremiyet kurallarına, harama sürükleyebilecek ortamlardan uzak durmaya iş hayatında da dikkat ediyor yani takvaya uygun hal ve hareketler içinde olma derdi taşıyorsunuz. Bu bakımdan takva bir hayat yaşamayı sadece peçe ile ölçmek doğru olmayacaktır. Eşiniz, peçe konusunda titiz ve hassas olmanız, peçeyi çıkardığınız takdirde büyük bir günaha düşmüş psikolojisine kapılıp ailenize yansıyacak derin bir üzüntü yaşayacağınızdan endişe duyuyor olabilir. Yani sizin bu konudaki tutum ve tavırlarınız, eşinizin düşüncesini de etkiliyor olabilir. Sizin için iş hayatı, yaşadığınız yer, düzeniniz ve peçe konusunda öncelikli tercihin ne olduğuna dair net bir karar verdikten sonra ne isteyip istemediğinizi eşinizle açıkça konuşarak istişare edip eşinizin de razı olacağı bir kararı tercih etmelisiniz.

Hocam devlet hastanesinde çalışan genç bir hanımım. Mesleğim ebelik, peçe ile yü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacım, Bu çağa farklı bir isim olarak “nimetler ve imkânlar içinde ama gariplerin çağı” demekte bir sakınca görmüyorum. Sizin derdiniz de bunu yansıtıyor. Nimetler içinde yüzerken yokluktan şikâyet etmek durumundayız. Siz veya biz, hâlimiz şöyle veya böyle benzeşiyor. Allah’a sığınmak ve şeriatına teslim olmaktan başka çaremiz yoktur. Acilen ona dönmeliyiz. Size bu huzursuzluğunuzun azalması için bazı tavsiyelerde bulunabilirim ama kesin bir düzelme için sizin özel nedenleriniz üzerinde de araştırma yapılması gerekiyor olabilir. Bu da bir psikolog nezaretinde yürümek demektir. Bu tarzda sizin yaptığınız gibi bir inceleme kendimize yapmalıyız, gereklidir de bu. Ne durumdayız, nasıl gidiyoruz muhasebesi yapalım. Yalnız bunu “münafıklık” kavramı ile pekiştirecek düzeye getirmeyelim. Aileyi itham edecek sonuçları öne çekmeyelim. Halk dilinde buna, en son söylenecek sözü en başta söylemek denir. O da şeytanın bize nüfuz etmesi ve bizi sömürmesi bakımından aleyhimize bir tutumdur. Abartmadan ama titiz davranmak ilkemiz olsun. İnsan olduğumuzu, etten ve kemikten yaratıldığımızı unutmayalım. Yorulmamız, usanmamız, ağlamamız/gülmemiz, mutlu olmamız sinirlenmemiz normaldir. Normal olmayan ise bir yere kilitlenip kalmaktır. Mesela sizdeki bu durum, insan hayatı akışında normal bir durumdur. Evlenmenizin gecikmesinden, bedeninizdeki keşfedemediğiniz bir arızadan, çevrenizin sizi bunaltmasından, kapasitenizi zorlayan bir işte olmanızdan, fıtratınızın tersine işler yapmanızdan kaynaklanıyor olabilir. Hangisi olursa olsun, hepsinin çözümü vardır biiznillah. Çözümü olmayan tek şey, çözümsüzlüğe takılmaktır. Günlük hayatınızı iyi programlayın. Namaza eksenli bir planlama yapabilirsiniz. Özellikle yemek ve uyku ne kadar kontrolünüzde ise günlük hayatınız için o kadar uygulanabilir bir program yapabilirsiniz demektir. Şu üç şey avcunuzun içindeki gibi kontrol ettiğiniz şeyler olmalıdır: Uyku, yemek ve arkadaş. Uyku sıkıntısı sizin yemek tarzınızdan kaynaklanıyor olabilir. Çok yiyorsunuzdur, zamansız yiyorsunuzdur, ağır gıdalar alıyorsunuzdur, hazım sorununuz vardır… Bunları bir diyetisyenle de değerlendirebilirsiniz. Yemek açısından sıkıntı yoksa bedensel bir sorunu inceleyeceksiniz. Öyle veya böyle acil bir eylem planı olarak şunu yapın: Gündüz uykusunu özellikle de ikindi civarındaki uykuyu iptal edin. Gece aynı saatte yatın, aynı saatte kalkın. Toplam uyuduğunuz da yedi saati geçmesin altı saati düşmesin. Uyku öncesinde yemek yemeyin. Üç saat öncesinde en az yemek işi bitsin ve asla ağır yiyecekler yemeyin. İnternet ve cep telefonu kullanımınızı sınırlayın. Arkadaş çevrenizi kontrol edin. Gündemi sizin gündeminizden farklı olanları elemek zorundasınız. Ebeveyninizle tartışma ortamlarını azaltın. Mesela onlar sizi görmek istiyorlarsa siz, onların bu isteğinden önce gözlerine görünün, ellerini yanaklarını öpün ve odanıza çekilin. Bu sizi merak etmelerini azaltır. Odanıza çekilirken de “Ben gelmeden yemeğe başlamayın ha!” diyerek alakanızı gösterin. Bunlar basit ama sizi rahatlatır şeylerdir. Bilhassa namazın rahatlatıcı yönünü bilmelisiniz. Kur'an okumanın huzur verdiğini bilmelisiniz. Zikir yapmayı becerin. Ve unutmayın: Hayat, sabretmesini bilenlerin kazandığı bir cihat imtihanıdır. Sabır da her an ve her iş için geçerlidir. Size dua ederim, kalbinize huzur akıtmasını Allah’tan dilerim.

Sevgili hocam ben bir kursta hocalık yapıyorum. Okumam gereken kitaplar, kılmam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilik, karı-kocanın karşı tarafa kendi doğrularını dayatmaları değil birbirlerinde gördükleri hataları incitmeden ve incinmeden düzeltme işidir. Dolayısıyla eşinle değil yanlışlarıyla mücadelen olsun. Bu mücadeleni ne eylem ne de söylemle gerçekleştir. Yaşam tarzınla göster. Örneğin eşinin bir kusurdan dolayı gidil(e)mez gördüğü bir yere gitmenin daha doğru olduğunu düşünüyorsan eşini oraya gitmeye zorlama; kendin git. Misafir davet etmek istediğinde abartılı ikram olmamak şartıyla davet edebilirsin. Eşin ilgilenmek istemezse sen hizmet et. Basit ikramlarla bu sorunu da çözebilirsin. Ayrıca eşinle ilgili bahsettiğin konular boşanmayı gerektiren bir durum değildir. Hanımın sana, çocuklarına ve işe gittiğinde evine karşı vazifelerini yerine getiriyorsa evliliğe ait önemli derecede sorumluluğu yerine getiriyor demektir. Çevrenle ilişkilerini sağlam tutmak da seni ilgilendiren bir durumdur. Bildiğin doğrulardan vazgeçmeni tavsiye etmiyorum. Yalnızca duruş ve kararlılığınla kaba olmadan biraz da yeri geldiğinde esneterek bilinçli davranmanı söylüyorum.

Hocam ben on yıllık evliyim ve iki çocuğum var. İyi olur ve iyiye gider diyerek,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Evet, bu zamanda ve bütün zamanlarda kadının işi zordur. Erkeğinki de zordur. Sizinki ise biraz daha zordur. Bunu bilmeniz ve ona göre kendinizi ayarlamanız gerekmez mi? Çevrenizi değiştiremezsiniz. Eşinizi avucunuzun içine alamıyorsunuz/almanız da zordur. Kendinizi ise şekillendirebilirsiniz. Başkalarının sıkıntılarını hesap edecek yerde biraz kendi üzerinizde helal olan değişiklikleri yapmaya çalışın. Mesela evde pantolon giyebilirdiniz. Helal olan şeyleri yapmaya çalışın. Bir de abartmayın konuları. Zaman ilerledikçe rahatlarsınız ama her şeyi kırk kere ölçmeye ve yorumlamaya kalkışırsanız kendi işinizi zorlaştırırsınız. Bu arada ibadetlerinize de yoğunluk verin. Bilhassa namaz kılmayı ve Kur'an okumayı sıklaştırın, içinizin açıldığını göreceksiniz. Size dualar ederiz, Allah yardımcınız olsun.

Tesettürlü ve dinin gereklerini yerine getirmeye çalışan bir bayanım hocam. Ama
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, böyle bir sorun var ve bu sorun sizin tasvirinizden de öteye bir felakete doğru hızla ilerlemektedir. Bunu ne kadar düzeltebiliriz bilemem ama bu felakette sadece erkeklerin fıtratı üzerinden düşünüp bir çözüm üretemeyeceğimizi zannediyorum. Doğrudur, erkekler arayan ve kovalayan pozisyonundadır ama kadınlar bu cinayetin en azından yarısının sorumluları değil midir? Herkese göre farklı bir cevap verilebilir. Asıl olan Rabbimizin bizi nasıl değerlendireceği olmalıdır. Size şunu tavsiye ederim: Eşiniz üzerinden kendinizi yıpratarak onu da yanlışa sevk edebileceğiniz düşüncelerden uzak durun. Olsa ne yapabilirsiniz ki denecek şeyleri olmamış iken neden irdeliyorsunuz? Bile bile aklına getirmekten başka bir yorumu yoktur bunun. Dua edin. Kendiniz ve eşiniz için dua edin. İyi bir eş olmaya bakın. Bu “iyi bir eş” ifadesini bazı hanım kardeşlerimiz sürekli ikaz eden bir hanım olarak anlıyorlar. Bazıları da sadece kıyafetini ütülü bulundurur ve ağır parfümler kullanırsa iyi bir eş olabileceğini zannediyor. Kesinlikle yanlış tutumlardır bunlar: İyi bir eş, her şeyden önce tatlı dilli, sabırlı olmaktır. Tenkidi ve istekleri bitmeyen bir eş kadın olsun erkek olsun iten bir eştir. İten eş de hayırlı değildir. Kılık kıyafetten konuşma tarzına kadar her şeye dikkat eden bir eş değerlidir. Bu bela asrın belalarından biridir. Belli ki sınavımız da bu olacaktır. Allah Teâlâ hepimizin yardımcısı olsun. Âmîn.

Hocam hem kendisi evli hem de çevresinde evli başka arkadaşları bulunan yirmi ye

bayan konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bayanın bayram kıyafeti; - Eşine karşı en güzel ve en çekici kıyafet olmalıdır. - Aile içindeki mahremlerine karşı temiz ve şık olmalıdır. - Mahremi olmayanlara karşı sokak kıyafeti gibi olmalıdır. - Kadınlara karşı da israftan, kibir ve gösterişten uzak ama şık olmalıdır.

Bayram ziyaretlerinde bir bayanın kıyafeti nasıl olmalıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu tür meselelerde başkalarının görüşüne göre değil sizin kalbinizin dediğine göre hareket etmelisiniz. Aradan bir zaman daha geçsin, kalbiniz huzurlu olmazsa aile büyüklerinizle istişare eder, karar verirsiniz.

Hocam, ben 20 yaşında bir bayanım. Nişanlım 32 yaşında ama ilk görüşmemizde 24 d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bayan veya erkek hepimiz bütün ümmetimiz için hatta insanlık için endişe taşımalıyız. Bu konuda da muhakkak hesaba çekileceğiz. Yalnız şunu da bilememiz gerekir: Herkes takatı kadar sorumludur. Takatımızın üstündekinden sorumlu değiliz. Bir ikinci gerçek de şudur: Sorumluluk alanımız en yakınımızdan başlayarak çevremizden uzaklaştıkça azalarak devam eder. Bugün Halep veya başka bir yer, bize coğrafya olarak yakınlığı ve bizim takatımızın etkisi açısından sorumluluk alanımızda durmaktadır. Siyaset, ekonomi veya bir benzeri yardım edebileceğimiz her şey bu noktada önemlidir. Dua ise sürekli ve her yer için takatımız dahilindedir.

Hocam, bir bayan olarak Halep'teki kardeşlerim için ne yapabilirim? Bundan hesab
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bayanlara bayram namazı erkeklere olduğu gibi vacib değildir. Müsait ortam olduğunda kılarlarsa sevap kazanırlar. Bu da şu anlama gelir: Mecburi değil kılınca sevaptır.

Hocam bayanlar bayram namazı kılabilirler mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İşinizi bırakmanızı size söyleyemeyiz ama en hassas ölçülerle ve dikkatle yapmanızı söyleriz. Kendinizi koruyamadığınızı anladığınızda bu durumu değerlendirirsiniz.

Hocam, Fizyoterapist olarak sağlık sektöründe çalışıyorum. Fizik tedavi alan erk
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Esasen erkek veya kadın için namaz aynı namazdır. Sadece kadınlar için onların fıtratına daha münasip olacağı amacı ile bazı şekil hafifletmeleri denebilecek farklılıklar vardır. Bunlar da namazın bütününe göre ‘farklı namaz’ denecek bir değişiklik oluşturmaz. Uygulanmadığında namazın sıhhatini esastan etkileyecek düzeyde de değildir durum.

Bayanların erkek gibi namaz kılması caiz midir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.