Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben 20 yaşında bir bayanım. Nişanlım 32 yaşında ama ilk görüşmemizde 24 dedi ve birkaç kez sormama rağmen ısrarla 26 dedi sonra kardeşinden 33 yaşında olduğunu öğrendim. Neden yalan söyledin dedim. Önce inkâr etti, sonra seni kaybetmemek için dedi. Hocam ilk adım yalanla başladı bu şartlar altında nişanlı kalmam doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Evlilik böyle riskleri kaldırmaz. Mide bulandıracak durumdan uzak durun.
Kıymetli kardeşim, sonunda evlilik düşünmediğin bir ilişki bir oyalanmadır ve kötü niyetlidir. Bunun caiz olmadığı gün gibi açıktır. Sonunda evlilik niyeti taşıdığın ilişkilerinin de ciddi bir şekilde sürmesi icap eder ki bu da aileleri devreye sokup görüşmenin kurallarını gözeterek, gerekli istişareleri istişareye ehil kişilerle yaparak ve bu süreci çok uzatmayarak olur. Allah'a kul olma gibi sorumluluğumuz olduğunu unutmadan bir yol yürümemiz gerekiyor. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Anne ve babanızın kesin tavır koyduğu bir işte sizin onlara aykırı olmanız mümkün değildir. Huzurunuzu ve neşenizi kaybedersiniz. Önce anne babanızla oturun, sizden ne istediklerini iki satırda net bir cümle olarak anlayın. Yani senin taviz vermen mümkün olmayan konu belli olsun. Bunu karşı tarafa götür. Onlarla da durumu görüş. Ama bu görüşmede aile büyüklerinden biri muhakkak olsun. Eğer onlardan bir esneme olursa ne ala. Olmazsa bu şu demektir: Senin evliliğin ölü bir doğum olacak. Hiç tereddüt etme ve bırak. Zira böyle başlayan bir evlilik uzun yıllar sürmez. Evet acı olacak ama daha huzurlu bir hayat için bu gereklidir. Bu süreci de iki hafta içinde bitir. Allah yardımcın olsun.
Aleykümselam. Harama düşmemek şartı ile bekleyebilirsiniz ama size tavsiyemiz şudur: Hiçbir insan uğruna ömür feda edilecek nitelikte değildir. Siz kendi özel hayatınızı kendinize göre şekillendirmelisiniz. Abartmamaya çalışın. Filmlerdeki aşk hikâyelerini hayatın gerçeği gibi görmemek gerekir. Hayatını kullukla dolduramayan insanların öyle takıntıları olabilir. Biz mü'miniz, mü'minin hayatı dolu doludur. Sabredin ama değen bir şey için sabredin. Tehlike hissederseniz kendinizi güvene alın.
Bunu bir işaret kabul edip evliliğinizi tekrar düşünün, yol yakınken tedbir alın.
Aleykümselam. Tanıdık kimse olması şart değil ama size yakın biri yokken gitmeyin. Daha emin olursunuz, kalbiniz daha rahat olur.
bayan konusundaki diğer fetvalar
Bayanın bayram kıyafeti; - Eşine karşı en güzel ve en çekici kıyafet olmalıdır. - Aile içindeki mahremlerine karşı temiz ve şık olmalıdır. - Mahremi olmayanlara karşı sokak kıyafeti gibi olmalıdır. - Kadınlara karşı da israftan, kibir ve gösterişten uzak ama şık olmalıdır.
Günlük hayatınızda bu titizliğinizin bir benzeri farklı işlerinizde varsa bu bir psikolojik sorun gibi duruyor. Sadece bayanlarla ilgili alanda ise bu titizlik, ne mutlu size! Allah mübarek etsin, seni bu heyecanda sabit tutsun. Kesinlikle sen haklısın. Yaşadığımız hayat Allah'ın haramlarına çiftlik gibi olmuş bir hayattır ne yazık ki. Hiç taviz vermemeni tavsiye ederim sana. Şöyle bir kural belirle kendin için: Haramlardan ve harama iten ortamlardan uzak dur. Bilerek sen harama göz uzatma. Buna rağmen gözüne çarpan haramdan sen sorumlu değilsin. Bulunmak zorunda olduğun bir ortamda veya ortamlarda gözüne ilişen haramlar sende gevşeme nedeni olmaya başladı ise yani bir kayma hissetti isen o ortamı terk et. Bunun dışında sabredeceksin. Unutmayacaksın ki, bu sabrın senin Bedir'de, Uhud'da sabretmek gibi bir şeydir. Rabbim seni muhafaza buyursun.
Bayan veya erkek hepimiz bütün ümmetimiz için hatta insanlık için endişe taşımalıyız. Bu konuda da muhakkak hesaba çekileceğiz. Yalnız şunu da bilememiz gerekir: Herkes takatı kadar sorumludur. Takatımızın üstündekinden sorumlu değiliz. Bir ikinci gerçek de şudur: Sorumluluk alanımız en yakınımızdan başlayarak çevremizden uzaklaştıkça azalarak devam eder. Bugün Halep veya başka bir yer, bize coğrafya olarak yakınlığı ve bizim takatımızın etkisi açısından sorumluluk alanımızda durmaktadır. Siyaset, ekonomi veya bir benzeri yardım edebileceğimiz her şey bu noktada önemlidir. Dua ise sürekli ve her yer için takatımız dahilindedir.
Bayanlara bayram namazı erkeklere olduğu gibi vacib değildir. Müsait ortam olduğunda kılarlarsa sevap kazanırlar. Bu da şu anlama gelir: Mecburi değil kılınca sevaptır.
İşinizi bırakmanızı size söyleyemeyiz ama en hassas ölçülerle ve dikkatle yapmanızı söyleriz. Kendinizi koruyamadığınızı anladığınızda bu durumu değerlendirirsiniz.
Esasen erkek veya kadın için namaz aynı namazdır. Sadece kadınlar için onların fıtratına daha münasip olacağı amacı ile bazı şekil hafifletmeleri denebilecek farklılıklar vardır. Bunlar da namazın bütününe göre ‘farklı namaz’ denecek bir değişiklik oluşturmaz. Uygulanmadığında namazın sıhhatini esastan etkileyecek düzeyde de değildir durum.