Fetva Meclisi
Soru
Annem ve kayınvalidem yalnız yaşıyorlar, kayınbabam da kaynım ile yaşıyor. Benim evim ayrı. İlgilenmem gereken 4 ev olunca yetişemiyorum. Kayınbabam gün aşırı gelmemizi istiyor. İsteğini yapmazsak vebali olur mu? Onunla ilgileneceğiz derken annemi ve kayınvalidemi ihmal ediyoruz. Annem en yaşlıları. Onlar anlayışla davranıyor ama onlara da haklı kalırız diye korkuyorum. Diğer akrabalarımla, arkadaşlarımla vakit geçirmek ve kendime de vakit ayırmak istiyorum ama hepsi birden olmuyor. Böyle bir durumda nasıl bir yol izlemeliyim? Gelinin kayınbabaya karşı görevleri nelerdir? Anne-babanın rahatsız olduğumuz, bizi üzen davranışlarını söylemek uygun mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah doğmuş ve doğacak çocuklarınızı sâlihîn, âbidîn ve mücâhidîn listesine alsın. Baba hatalı da olsa kapının önüne bıraktığı ayakkabısıyla bile olsa kavga edilmemelidir. Babaya saygı konusunda taviz vermeden devam edilmelidir. Bu babanın yaptığı her işin doğru olduğu anlamına gelmemektedir. Gerek eski eşine gerekse çocuklarına yaptığı haksızlıkların cezası Allah'a aittir. Bu aşamadan sonra babanızın da nasihatine değer verdiği büyüklere müracaat edilmelidir. Bu konuda kendilerinden tavsiye alınmalı ve gerekirse aile büyüklerinin olduğu bir meclis oluşturulmalıdır. Kendi başınıza çözmek yerine büyüklerinizi devreye sokarak halletmeye çalışın. Allah yardımcınız olsun. https://fetvameclisi.com/fetva/zulmeden-babayla-ve-akrabalarla-iliski-nasil-olmali
Kayınvalidenizin çileyle büyüttüğü çocuklarının üzerinde büyük hakkı var. Bu yaptıklarına karşılık hayatlarını yönetme ve idare etme hakkının da olduğunu düşünüyor. Hâlbuki kayınvalidenizin yapması gereken çocuklarını evlendirdikten sonra onların sağlığı ve afiyeti için dua etmek; aile içine müdahale etmemektir. Size düşen görev de empati yaparak öncelikle onu anlamaya çalışmaktır. Ona karşı sakın mücadele etmeyin. Bu kadıncağız gelinlerinden de değer görmek istiyor. Gelinlerine en değerli varlığı olan oğlunu verdiği için ayrı bir önem verildiğini hissetmek onun da hakkıdır. Bu önemli olduğu duygusunu ona verin; çok görmeyin. Gönlünü bir şekilde hoş tutmaya çalışın. Kendinizi de "bana aslan gibi bir koca yetiştirmiş; kendisinden Allah razı olsun" diyerek teselli edin. Kendinizin de bir gün yaşlanacağınızı düşünün. Sizi hedef alan direkt bir davranışı varsa incitmeden konuşmaya çalışın. Ama kayınvalidenizin çevrenizden sizinle ilgili olmadık sözler sarf ettiğini duyarsanız da duymayın, görmeyin. Camdan dışarıyı seyreden bir kimse misali olayı içselleştirmeyin. Olaya bakın ama sizinle ilgili olmadığını yani sizi ilgilendirmediğini düşünün. İmtihanda olduğunuzu unutmayın. Allah sizi de yaptıklarınızı da size yapılanları da görüyor. Allah yardımcınız olsun.
Evlilik hayatı bu tür sıkıntılarla sürdürülen bir hayattır. Belki de doğum yapmaktan daha çetin olan evdeki fertlerin birbirlerine tahammül etmeleridir. Bırakıp gitmek çare değildir. Çünkü nereye giderseniz bir benzeri sizi bulacaktır. İki ölçüye dikkat ederek bu badireyi atlatacaksınız. Birincisi: Evinizdeki bu sıkıntıyı ne kadar kadın az bilirse o kadar çabuk düzelecektir. Olayı bilen her kadın, düzelmeyi geciktiren bir engeldir. İkincisi: Taraflardan birinin alttan alması gerekiyor. Siz, o evde en çok zarar görecek olan tarafsınız. Alttan almasını becerebilirseniz kısa bir zaman sonra dolaylı da olsa sizden özür dilendiğini göreceksiniz. Ayrıca eşinizi tatmin etme yollarını çok iyi kullanın. Sizde o açıdan bir kusur bulmasın. Eşinizi, anne babasına karşı kışkırtmadan kendi özel hayatınıza önem verirseniz olayın etkisinden çabuk kurtulursunuz. Mümkünse onunla bu konuyu hiç görüşmeyin, asla tartışmayın. Allah sabır versin.
Bir kadının kocasının evi dışında kimsenin evinde dinen zorunlu olduğu bir görevi yoktur. Bir insanlık, nezaket, sosyal ilişki olarak bakılmalıdır meseleye. Siz dinen sorumlu değilsiniz ama ortada eşinizin annesi ve babası var, yapabildiğiniz kadarı ile yapmaya çalışın. Durumu da eşinizle değerlendirin. Eşiniz size anlayış gösterdikten sonra diğerlerinin ne diyeceğini önemsemeyebilirsiniz.
İslam açısından nelere dikkat edileceği zaten bilinmektedir. Onun yaşadığı dönem itibariyle ebeveynin ve öğretmenin şu hususlara dikkat etmesi çok önemli bir destek oluşturacaktır: 1- Kaba muamele etmekte yarar yoktur. Anne, baba, öğretmen, idareci bir gözünü ve bir kulağını kapatarak onunla bir arada durmalıdır. Her hatasına, her sözüne çıkış yapmak yerine, sabırla ve yumuşaklıkla muamele etmek daha kazançlıdır. Anne, baba, idareci intikam alır gibi davranmaktan şiddetle kaçınmalıdır. Allah, yumuşaklığa verdiğini sertliğe vermiyor. 2- Delikanlıdan çok, çevresini, arkadaşlarını izlemekte yarar vardır. O yaşlarda insan, arkadaş kölesi olabilmektedir. Elbette, yüzde yüz başarılabilecek bir husus değildir bu. Ama ilgi alanımızda onların arkadaşları da bulunmalıdır. 3- Mümkün olduğu kadar, abartmadan evde kalmasını sağlamakta yarar vardır. Ancak şunu da bilmek gerekir ki, bilhassa erkeklerin uzun süre eve kapanması doğru değildir. 4- Evde ve iş yerinde, yaşına uygun sorumluluklar verilerek hayata ısındırılması da yararlıdır. Ev ihtiyaçlarının teminini üstlenmesi bir örnek olabilir. 5- Yüzme ve benzeri yararlı sporlardan birini yapabilir. 6- Amcalar, dayılar, hala ve teyzelerle, sigara ve galiz söz gibi menfi alışkanlığı olmayan yakınlarla bağlantının sıklaştırılmasında yarar vardır. 7- Evliliğinin vakti gelmişse, okul veya askerlik gibi bir nedenle ertelenmesi doğru değildir. Evlilik en güçlü eğitim malzemelerinden biridir. 8- Anne-baba duayı en büyük silah olarak bilmeli ve çok dua etmelidirler. Asla beddua etmemelidirler.
Şu yaşadığımız dünya olduğu gibi imtihandır. Siz de bu imtihanın bir çeşidini yaşıyorsunuz. Sabreder ve iyi olmaya çalışırsanız büyük bir ecir sizi bekliyor haberiniz olsun. Allah Teala ayağınızı kaydırmasın. Babanızın ve annenizin size babalık veya annelik yapmamış olması onların sorunudur. Çünkü sizin evlatlık yapmanız kadar onların da babalık yapmaları görevleri idi. Onlar kendi imtihanlarını siz kendi imtihanınızı yaşıyorsunuz. Sizin üzerinize düşen en önemli görev, geçmişteki hatalarından ötürü onları yok saymamanızdır. Siz bir şey olmamış gibi davranmaya çalışın. Asla, böyle böyle yaptınız gibi şeyler yüzlerine söylemeyin. Hastalanırlarsa ilgilenin, para isterlerse vermeye çalışın. Aralarındaki tartışmaya kesinlikle karışmayın. Çevrenize onların size yaptıklarını anlatarak onları kötü duruma düşürmeyin. Çok iyi bilin ki, namaz kılıyor gibi sevap kazanmaktasınız. Sevap makinenizi bozmayın. Bırakın çalışsın dursun. Sonunda kazanacaksınız. Allah yardımcınız olsun.