Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim eşim tesettürlü. Sadece hemcinslerinin olacağını iddia ettiği kına gibi ortamlarda açık halde bulunmasının dinimizde hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kadının tesettürlü olması Allah’ın ona bir emridir. Bir başka emri de mesela namaz kılmasıdır. İman edip mü'min olması ise bütün emirlerinin çatısı durumundadır. İman var oldukça biiznillah bir emrin eksikliği diğerleri de reddedilmiyor demektir. Tesettürü almamak ise kendi başına bir günah olarak kalır elbette. Yine de siz gayret edin ve tam bir mü'min olmaya çalışın.
Mümin bir hanımefendinin kâfir olan mahremleri ile aynı ortamda ev kıyafetleri ile bulunmasında bir sıkıntı yoktur. Elbette onların bir hassasiyeti olmadığı için daha dikkatli olmaya çalışır. Fakat bu dışarıda giydiği kıyafeti giymesini de gerektirmez. Kâfir olmuş olması aradaki mahremiyeti kaldırmaz.
Evinde açık giyinmekle ne kastettiğiniz önemlidir. Eğer banyoda bulunur gibi bulunmayı kastediyorsanız elbette bu anlamsız olur, sizi de eşinizin gözünde bir zaman sonra düşürür. Hayır, başı açık, doğal rahatlığı içinde bir açık giyinmeyi kastediyorsanız size karışanlar boş konuşmuşlar. Müslüman kadın sadece kocasının bulunduğu bir evde, ev mahremiyeti dışarı karşı korunaklı ise tesettürlü olmak zorunda değildir. Eşinizin de sizi nasıl görmek istediğini öğrenin, ona göre de hareket edin. Böyle bir orta bulabilirsiniz.
Mü'min kadının ev giyimini üçe ayıralım: a- Evinde sadece eşinin ve kendisinin bulunduğu durum. Bu durumda kadının farz olan giyimi yoktur. Evi dışa karşı mahrem ise evde her türlü oturabilir, dolaşabilir. Evet, bir edep olması açısından evde de hassas davranırsa faziletlisini yapmış olur ama ev içinde zorunlu bir kıyafetten söz etmemiz mümkün değildir. Yalnız şunu not ediniz: Eşinizin dışarıda göz emniyetini dikkate alarak siz de evde ona dışarıdakiyle bağ kurmasın diye göz şovu yaparsanız bu bir psikolojik hata olur; onu adeta dışarıya hazırlamış olursunuz. Onu sizinle diğerleri arasında kıyas yapmaya elinizle itersiniz. Siz de kesinlikle bunu mağlup bitirirsiniz. Bunu ince bir çizgi olarak tespit ediniz. b- Evde onunla beraber bulunması caiz olan babası, amcası, dayısı, kardeşi, çocukları, yeğenleri, kayınpederi gibi mahremleri bulunuyorsa bu durumda belli bir tesettür zorunluluğu vardır. Bu da şudur: Başı açık olabilir. Kolları sıvanmış olabilir, ayakları çorapsız olabilir. Ağır avret bölgesi ise asla açık olamaz, açık gibi olmasını sağlayacak şeffaf ve dar bir kıyafetle olamaz. Bu noktada da bir çizgi çizmemiz gerekiyor: Evet, evde çarşafla durması gerekmiyor ama mesela babası veya çocuklarının yanında, onların onun bedeni hakkında ayrıntı bilebilecekleri bir tavizi de sahiplenmemelidir. c- Evde kaynı, yabancı misafir veya benzeri mahremi olmayan birisi bulunduğunda ise ya onlarla yüzleşmeyeceği farklı bir ortamda duracak ya da sokak kıyafeti ölçülerinde tesettürlü olacak. Mü'min bacılarımız şunu anlamalıdırlar: Onların varlığı bu mü'min ümmetin varlığıdır. Bu mü'min ümmet, cihat ümmetidir. Kadınları da kıyamete kadar cihadın alt yapısını oluşturacaklardır. Dolayısıyla kadınların tesettürlü olmaları bir tercih veya “Müslüman Kadın Kültürü” niteliğinde anlaşılmamalıdır. Kadınlarımızın tesettürü mahza bir cihattır. Cihat ise adı ile maruf zaten, zordur. Allah yardımcıları olsun.
Bunu evlenmeden düşünmeli idiniz. Şimdi sabredeceksiniz. Sabrederek, gönlünü tatlı tutarak, başı örtülü arkadaşları ile ilişkisini artırarak ve asla tartışmayarak başını örtmesini sağlayabilirsiniz. Mademki, diğer yönleri iyi, iyi yönlerinden aile ilişkinizi güçlü tutarak ısınmasını sağlayın.
Diz kapağı ile göbek deliği arası KADININ KADINA BAKMASI AÇISINDAN avrettir. Bu bakımdan gören kadın da olsa bu bölge açısından açık olduğunda AVRET GÖRÜLDÜ hükmü verilir. Bir başka mesele de bedene yapışmış bir kıyafetin ÖRTÜLMÜŞ sayılmayacağı gerçeğidir.
avret konusundaki diğer fetvalar
Kadının sesi normal bir durumda avret değildir. Bu açıdan rahat edebilirsiniz ama yapacağınız dublaj konusunun din ve ahlâk açısından oluşturacağı riski iyi düşünmelisiniz. Tekrar tekrar düşünmenizi, kendinizi ne kadar koruyabileceğinizi, şimdiki hassasiyetinizi nasıl sürdürebileceğinizi düşünmenizi tavsiye ederiz size.
Bir tür mecburiyet olması hâlinde mahremiyeti zedelemeyecek bir konum ve tarzda bir kadın erkeklere sunum yapabilir. Zira kadının sesi avret değildir. Elbette o sunum anında kadının koruması gereken mahremiyeti nasıl koruyabileceği, ne kadar o titizlikte hareket edebileceği kendisi ile alakalı bir durumdur.
Elbette kul olarak erkekler de dinlerinin emrettiği gibi giyineceklerdir. Erkekler için de bir kıyafet kuralından söz edilebilir. Bu konuyu şu şekilde derleyebiliriz: Erkeğin avreti kadının avreti gibi değildir. Tesettür avreti örtmek olduğuna göre erkeğin örteceği avreti kadınınkine göre daha az olur. Giyimde asıl olan mubah olmaktır. Bu şu anlama gelir: Temel kural olarak kimin ne giyeceği konusunda renk, şekil kuralı yoktur. Kadın ve erkek için tesettür vardır. Bu sağlandıktan sonra temel şart yerini bulmuş olur. Erkeklerin ipek ürünü bir şey giymeleri haramdır. Erkek de olsa avreti teşhir eden şeffaf bir kıyafet giyilemez. Müşrik ve kâfirlere benzeşme nitelikli bir kıyafet giyilemez. Erkeği kadına benzeten bir kıyafet giyilemez. Şöhret getiren yani gözleri kendisine çeken zıt ve aykırı bir kıyafet giyilemez. Yöre açısından tamamen farklı duruma düşürecek bir kıyafetin giyilmemesi tavsiye edilir. Mesela Arap kıyafeti olarak bilinen bir kıyafeti sünnete daha uygun olsun diye giymek güzel olabilir ama toplumun aykırısı duruma düşürüyorsa ve toplumdaki kıyafet de haram bir kıyafet değilse o giyilmemelidir. Bu ayrıntıların dışında helal olan, sağlığa zarar vermeyen bir kıyafet erkek kıyafeti olarak giyilebilir.
Bir fark yoktur. Kadının bütün bedeni avrettir. Bacağı veya kolu... Fark etmez. Bu dönemde pantolon ısrarla gündemde tutulduğu için ona karşı bir refleks oluşmaktadır yoksa kol ve bacak aynıdır. Eğer pantolon bir üst kıyafetle kapatılıyorsa ondan da sorun kalkar. Aynı şekilde koldaki durum da böyledir.
Kadınların veya erkeklerin hamama gitmeleri yasak değildir. Hamama gidenin avret ölçülerini koruması şarttır. Erkeğin avreti ne ise onu korur. Zira erkeğin de erkeğe karşı da olsa bir avreti vardır. O da göbek deliği ile diz kapağı arasıdır. Bu bölgenin açılmaması veya ıslakken açık gibi duracak bir pozisyon oluşmaması durumunda hamamda bulunmakta sakınca yoktur.
Erkeğin avreti bellidir ve atlet bölgesi de bu avrete dâhil değildir. Yalnız, Müslüman erkeklerin batı kültürünü yansıtan düşük seviyelere rıza göstermeleri büyük bir yıkımın işareti olabilir. O şekilde caddeye çıkmaktan fotoğraf teşhirine kadar her türlüsünden kaçınılması üstün ahlak sahibi olmanın gereğidir.