Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz yeni evliyiz. Eşim de ben de din görevlisiyiz. Mahremiyet sınırları çerçevesinde evimin içinde eşime istediğim gibi giyinebilir miyim? Bunu sormamın sebebi şudur, ailem sen Kur'an kursu öğreticisisin evinin içinde bile olsa açık giyinmek sana yakışmaz diyor. Çevrem de evin içinde açık giyinirsen melekler evine girmez gibi telkinlerde bulunuyorlar. Hangisi doğrudur ayırt edemedim, doğrusu nedir? Bu konuda fikrinizi beyan ederseniz çok mutlu olurum.
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min kadının ev giyimini üçe ayıralım: a- Evinde sadece eşinin ve kendisinin bulunduğu durum. Bu durumda kadının farz olan giyimi yoktur. Evi dışa karşı mahrem ise evde her türlü oturabilir, dolaşabilir. Evet, bir edep olması açısından evde de hassas davranırsa faziletlisini yapmış olur ama ev içinde zorunlu bir kıyafetten söz etmemiz mümkün değildir. Yalnız şunu not ediniz: Eşinizin dışarıda göz emniyetini dikkate alarak siz de evde ona dışarıdakiyle bağ kurmasın diye göz şovu yaparsanız bu bir psikolojik hata olur; onu adeta dışarıya hazırlamış olursunuz. Onu sizinle diğerleri arasında kıyas yapmaya elinizle itersiniz. Siz de kesinlikle bunu mağlup bitirirsiniz. Bunu ince bir çizgi olarak tespit ediniz. b- Evde onunla beraber bulunması caiz olan babası, amcası, dayısı, kardeşi, çocukları, yeğenleri, kayınpederi gibi mahremleri bulunuyorsa bu durumda belli bir tesettür zorunluluğu vardır. Bu da şudur: Başı açık olabilir. Kolları sıvanmış olabilir, ayakları çorapsız olabilir. Ağır avret bölgesi ise asla açık olamaz, açık gibi olmasını sağlayacak şeffaf ve dar bir kıyafetle olamaz. Bu noktada da bir çizgi çizmemiz gerekiyor: Evet, evde çarşafla durması gerekmiyor ama mesela babası veya çocuklarının yanında, onların onun bedeni hakkında ayrıntı bilebilecekleri bir tavizi de sahiplenmemelidir. c- Evde kaynı, yabancı misafir veya benzeri mahremi olmayan birisi bulunduğunda ise ya onlarla yüzleşmeyeceği farklı bir ortamda duracak ya da sokak kıyafeti ölçülerinde tesettürlü olacak. Mü'min bacılarımız şunu anlamalıdırlar: Onların varlığı bu mü'min ümmetin varlığıdır. Bu mü'min ümmet, cihat ümmetidir. Kadınları da kıyamete kadar cihadın alt yapısını oluşturacaklardır. Dolayısıyla kadınların tesettürlü olmaları bir tercih veya “Müslüman Kadın Kültürü” niteliğinde anlaşılmamalıdır. Kadınlarımızın tesettürü mahza bir cihattır. Cihat ise adı ile maruf zaten, zordur. Allah yardımcıları olsun.
Hayatımızda doğduğumuz, yaşadığımız yerin gelenekleri bizi de etkilemekte şüphesiz. Bu etkileme yönü bazen kesinlikle uzak durmamız gereken bir husus olurken bazen de yapıldığında her açıdan herhangi bir sorun teşkil etmeyen bir husus olabiliyor. Etkileme yönüne göre biz de tavrımızı belirler, ona göre hareket etmeye çalışırız. Bir de evlilik ile gelen bir akrabalık söz konusu olunca bir kültür ile daha etkileşime girmiş oluruz. Bu da çok doğal bir durumdur. Dinimiz de bu konuda Rabbimizin rızası olmayan hususlar hariç etkilenmeyi, kültür geçişini tabii saymıştır. Bahsettiğiniz hususta bu duruma benzer bir durum söz konusu. Yaşam tarzı farklılıkları günlük hayatımıza da giyim kuşam, yeme içme olarak da yansımakta. Bu etkileşimde birkaç hususa dikkat ederek hareket edebiliriz: 1. Rabbimizin razı olmayacağı hususlardan uzak durmak. Bahsettiğiniz kısımda fark etmeden çekilecek fotoğraf konusunda gerekli tedbirler alınmalıdır. 2. Rabbimizin rızasını yaparken insani ilişkilerimize dikkat etmeliyiz. Bizi anlamayabilirler ama farklı olduğunuz kısımlarda yeri gelir yumuşak bir üslupla ifade ederek yeri gelir sempatik davranarak konunun merkez olmamasını sağlayarak hareket edebilirsiniz. Zamanla ilişkilerinizin güzelleşmesiyle size saygıları artacak ve böyle ayrıntı konularda takılmamış olacaksınız ama bir süreç gerekli. Sevilen, saygı duyulan bir gelin-ailenin bireyi olduğunuzu zamanla hissedeceksiniz. 3. Eşiniz madem size destek ki bu durum çok güzel, sakın ola ki bu durumu tartışma konusu etmeyin. Zamanla bu durum aşılmaz bir sürece girebilir eğer sürekli gündem yaparsanız. Ailenizin kıymetini bilin, iyi taraflarınızı ön plana çıkarmaya çalışın. Yumuşak bir üslup her şeye çözüm olacaktır. Yuvanızın böyle meseleler yüzünden huzursuz hâle gelmesine sakın izin vermeyin. Zamanla denge kurmaya, kıyafetin değil muhabbetin önemli olduğunu anlayacaklar biiznillah.
Mahremiyet ölçülerine dikkat etmemiz dinimizin gereğidir. Bu dikkatimizde temel ölçü olarak şu hususu ele alabilirsiniz: Oturup kalkma esnasında size haram olan erkeklerin sizin bedeninizin ayrıntılarına vakıf olmalarını engelleyecek kıyafet ve davranış içinde olmak. Meselenin özü budur. Bunun için ayrı odalarda oturmak, laubali konuşmamak, temastan kaçınmak, beraber aynı masada yememek temel ölçülerimiz olabilir. Dış kıyafet gibi bir kıyafetle hoş geldiniz demenizde ise sakınca olmaz.
Ailemizin huzuru ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Allah’ın haramlarından birine açık ve net bir şekilde batmadıkça önceliğimizi aile huzurumuza vermeliyiz. Mesele açık bir harama girme düzeyine gelince ahiretimizi öncelikli tutmamız gerekeceği bellidir. Mesela alkol kullanma, elle temas etme, dans etme gibi bir abeslikle yüzleşecek olursanız net tavır koyarsınız. Bu noktaya gelmeyen sıkıntılar için yaptığınız gibi yapmaya devam edin yani kendinizi kollayarak, en kenardan yürüyerek devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Meseleyi yanlış noktadan anlamışsınız. Bir kadın evinde hiçbir şey giymese bile vebale girmez veya erkek vebale girmez. Çünkü evde onun korunması gereken bir göz yoktur. Yabancı söz konusu değildir. Buna rağmen mesela çarşafla evde bulunursa bu anlamsızdır. Kime karşı çarşaf giydiği merak konusu olur. Kendisini gereksiz bir sıkıntıya sokmuş olur, bu da onu psikolojik gerginliğe götürür. Anlattığımız budur.
Buradaki açıklık sadece başın açılması gibi bir durum ise onun erkeklerin ortasında açık olmak gibi görmeyiz. Derin avretin açılması ya da örtülü gibi olduğu halde açık hükmünde olması durumunda ise bu da caiz değildir. Hangi durum olursa olsun mümin kadın vakarını korumalıdır. Kadınlar arasında çarşaf giymesi gerekmiyor olsa da saçılması da risk taşır.
açık giyinmek konusundaki diğer fetvalar
Allah'ın emrini inkâr söz konusu olmadıkça günahlar daha büyük veya daha küçük gibi görülebilir. Neticede ateş yakar ama kolunun ateşe değmesi ile bütün olarak ateşe düşmek aynı değildir.
Selamünaleyküm.Bir kere grip olan, bir daha grip olurum diye sağlığına dikkat etmiyor mu? Bin kere batsak da bin bir kere doğrulmaya mecburuz. Siz samimi bir şekilde tevbe edin, Rabbinize dönün. İnşallah tekrar yıkılmazsınız.