Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim başı açık bir insan. Tabiki ben bunu bilerek evlendim. Kendisi namazını kılma konusunda ve başka dini hassasiyetler konusunda benden daha dikkatli elhamdülillah. Ama kapalılık konusuna gelince biraz daha çekimser duruyor. Hocam ben eşimin saçlarını kapatması yönünde onu kırmadan nasıl telkinde bulunacağımı bilmiyorum. Allah rızası için yardım edin. Selam ve dua ile…
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Tamamen iradenizi devreye sokun. Nasıl namaz kılıyorsanız öyle de örtünün. Şeytan sizi, ayrıntılarla oyalamasın. Çıkın yola ve varın Rabbinize, oyalanmayın.
Evet, eşinizin bu gevşekliği hatadır. Bu hataya tepki vermeniz de sizin görevinizdir ama bunu küslük düzeyinde sürdürerek şeytana yardım etmeyin. Bir yolunu bulup süreci tatlılıkla kapatın ve bundan sonrası için genel bir nasihat ile yani özellikle şu bu değil de genel bir takva anlayışı ile onu geliştirmeye bakın. Sabırlı olun ve geniş yürekli olun. Allah yardımcınız olsun.
Siz eşinizi koruyup yönlendiremezsiniz, boşuna emek vermeyin. Siz Allah’ı koruyun Allah da sizi korktuklarınızdan korusun. Bu iş böyledir. Rakipleriniz bir veya bin değil ki, nasıl baş edeceksiniz? En iyisi siz Rabbinize yönelin. Bunun için size tavsiyem şudur: Eşinizi kontrol altında tutmayı bir mücadele tarzı olarak benimsemeyin. Kendinize iyi bakın. Eşinizin cazip bulduğu renkleri giyinin, onun hoşuna giden parfümü kullanın. Onun sevdiği yemeklerle ilgilenin. Eşinizle siz bu konuları tartıştıkça onu başkalarına ittiğinizi iyi bilin. Emreden, açık sözlerle yönlendirmeye çalışan, sürekli tenkit eden kadın itici kadındır. Bunlar da sizin can noktalarınızdır. Cinsel ilişkinizin uzun soluklu olmasına gayret edin. Gerekiyorsa bir ilişkiyi bir saat gibi uzun tutmaya gayret edin. Eşiniz beceremese bile siz becermeye çalışın. Eşinizle kadın dünyasını konuşmak veya ikaz etmek yerine onu takvaya çekecek ibadetlere yönlendirin. Kur'an okumasını, camiye gitmesini, oruç tutmasını, kitap okuyup sohbet dinlemesini önermeye çalışın. Ve sabredin. Bu dünya savaşını sabredenler kazanacak. Sadece sabredenler… Gerisi toptan kaybedenlerden olacak. Bunu unutmayın.
Selamünaleyküm. Böyle bir durumda, ikinizin de kabul edeceği bir kişinin önünde ortak noktayı bulmanız en ideal yoldur.
O veya sen ölene kadar tatlı dille, sabırla anlatmaya devam et. Yılma ve bırakma. Ama bıktırmadan yapmaya da dikkat et. Ara ara anlatmayı bırak. Sonra tekrar et. Üslup değiştir ama bunu aile sorunu da yapma sakın. Bir olan zararı ikiye çıkarma. Allah yardımcın ola.
Örtünmeniz Allah’ın emridir. Eşinizin veya başka bir insanın size Allah’ın emrini yok say deme hakkı olmaz. Asgari kapanma düzeyinde de olsa kapanınız. Bunu kademe kademe yapın. Ve aile içi huzurunuzu dikkate alarak kararlar verin. Bu konu dışında tenkit edilebileceğiniz bir boşluk bırakmayın ki, örtünmenizi bir kaçamak noktası gibi yorumlamasınlar. Yalnız unutmayınız, son söz Allah’ındır.
dini soru konusundaki diğer fetvalar
Kadın veya erkeğin, gezmesini, temiz hava almasını, tabiatı izlemesini men eden hiçbir hüküm yoktur. Bugünkü gençliğin ifadesiyle ‘tur atmak’ için gezmekte yani şeytanın kolları arasında gezmekte sıkıntı vardır. Kadın veya erkek, fitne ve fesat olan bir mantıkla nerede gezerse gezsin hatta cami avlusunda bile gezse o yasaktır. Haramla yüzleşilen bir durum olmayınca ise kadının gezmesinde bir sakınca yoktur. Erkek veya kadın, kural aynıdır.
Kabiliyetlerini en verimli olarak kullanabileceğin ve kendini haramlardan koruyabileceğin alan hangisi ise bulunman gereken alan da o alan olmalıdır.
Faizin haram olduğunu öğrendikten sonra tevbe etti iseniz ve tekrar bulaşmamakta azimli iseniz inşaAllah bir sıkıntı olmaz. Allah Teâlâ mağfiret buyursun.
Mescid-i Haram’da namaz kılan Kâ’be’nin kendisine yönelir.Mekke’de kılan, Mescid-i Haram’a yönelir.Dışarıda olan da Mekke’ye yönelir.Genel kural böyledir. Bilerek bunda hata yapılmamalıdır.Genel olarak kural şöyle uygulanır: Yüz Kâ’be’yi görecek şekilde olduğu sürece az bir sağa sola dönmüş olmak namaza zarar vermez. Buradaki ‘az’ ölçüsünü en fazla 45 dereceye kadar çıkarabiliriz.
Böyle bir bilgiye sahip değilim, sahip olanı da bilmedim.
Evet, Kur'an’ımızın yazılı şekli olan mushafla düşman beldelerine gitmekte sakınca vardır. Kâfirlerin ona hakaret olacak işler yapmasına mani olmak mümkün olamayabilir. Mü'min de onu oraya götürmekle buna sebep olmuş olur. Bu nedenle mushafa gerekli saygıyı sağlayamayacağı yere onu götürmemelidir mü'min. Maksat budur. Bu hüküm bugün de geçerlidir elbette.