Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Almanya’da 18 yaşımdayken çalışmaya başladım.1979 yılında Türkiye hükümeti yurda döviz girişini teşvik için 10.000 mark Türkiye’ye yollayıp 2 sene merkez Bankasında bırakılırsa o zaman 14 lira olan 1 mark 24 liradan işlem görerek geri alınacaktı. Benimde 5000 markım vardı 5000 de bankadan çekerek Türkiye’ye yolladım. Türkiye’de 2 sene sonra döviz 24 lirayı geçmişti. Ben o para ile bir tarla satın aldım. O zamanlar dini açıdan bilgim yoktu. Şimdi içim rahat değil ve ben tarlayı ne kadara aldığımı da bilmiyorum. Şimdi ne yapmam gerek hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Zikrettiğiniz şekli ile bir haram karışmış olmuyor biiznillah. Bankaya gitmiş olmaktan ötürü yine de istiğfar etmelisiniz. Allah Teâlâ hepimizi rızasına muvafık yaşamaya yönlendirsin. Size hayır dualar ederiz.
O tarla için zekât vermeniz gerekmez. Sizin bir ticari niyetiniz yoktu. Devlet sizden orayı satın aldı. Aldığı o andan itibaren sizin elinize geçen paranın zekâtını hesaplayın. Eğer önceden nisap miktarı malınız vardı ise bunu ona ilave edin, zekât verirken toplamının zekâtını verin. Önceden nisap miktarı malınız yoktu ise bu para nisap miktarıdır, bunun üzerinden yıl geçince zekâtını verin.
Bunun için tevbe et, tekrar etmemeye karar ver. İlk fırsatta ondan kurtulmaya bak. Gerisi hallolur inşaallah.
Aleykümselam. Asla doğru değil tespitler. Faiz KIYEMETE KADAR ve HER YERDE haramdır. Kur'an'ımızın açık bir yasağının bu kadar hafif değiştirilebilir olması imanımız açısından risk taşır. Siz, bu iddiaya katılmayın, tatlı dille tepkinizi gösterin. En azından günaha ortak olmazsınız.
Bu parayı alabilirsiniz. Her ne kadar size verilen paranın bir kısmına faiz denmiş ise de neticede ortadaki zararı kapatmak için yapılmış bir değerlendirme olarak görürüz bunu. Biiznillah alınacak fazlalık faiz değildir.
Allah’ın en büyük haramlarından biri faizdir. Faize bir yolla hizmet olan hiçbir işte çalışmamalısınız. Aç kalmak gibi bir tehlike ile karşılaşılınca ancak caiz olabilir. Kendinize daha uygun bir iş bulun. Ömrünüzün daha filizlenme yıllarındasınız. Hayatınıza Allah’la savaşarak başlamayın. Her şey işten ve aştan geçmiyor. Sabredin, iffetinizi koruyun. Umarım hayırlı bir hayat üzere olursunuz.
dini soru konusundaki diğer fetvalar
Kadın veya erkeğin, gezmesini, temiz hava almasını, tabiatı izlemesini men eden hiçbir hüküm yoktur. Bugünkü gençliğin ifadesiyle ‘tur atmak’ için gezmekte yani şeytanın kolları arasında gezmekte sıkıntı vardır. Kadın veya erkek, fitne ve fesat olan bir mantıkla nerede gezerse gezsin hatta cami avlusunda bile gezse o yasaktır. Haramla yüzleşilen bir durum olmayınca ise kadının gezmesinde bir sakınca yoktur. Erkek veya kadın, kural aynıdır.
Böyle bir bilgiye sahip değilim, sahip olanı da bilmedim.
Bunu evlenmeden düşünmeli idiniz. Şimdi sabredeceksiniz. Sabrederek, gönlünü tatlı tutarak, başı örtülü arkadaşları ile ilişkisini artırarak ve asla tartışmayarak başını örtmesini sağlayabilirsiniz. Mademki, diğer yönleri iyi, iyi yönlerinden aile ilişkinizi güçlü tutarak ısınmasını sağlayın.
Evet, Kur'an’ımızın yazılı şekli olan mushafla düşman beldelerine gitmekte sakınca vardır. Kâfirlerin ona hakaret olacak işler yapmasına mani olmak mümkün olamayabilir. Mü'min de onu oraya götürmekle buna sebep olmuş olur. Bu nedenle mushafa gerekli saygıyı sağlayamayacağı yere onu götürmemelidir mü'min. Maksat budur. Bu hüküm bugün de geçerlidir elbette.
Arapça dilinde kullanılan kelimelerden biri olan ZÜ başka bir ismin başında bulunduğunda ZÜ, ZE, Zİ şeklinde olabilir. Bu o kelimenin gramer yapısı itibariyle bulunduğu konuma göre değişir. Ortada bir yanlışlık veya anlamı etkileyecek bir durum yoktur.
Mevcut tefsirler arasında psikoloji açısından öne çıkarılabilecek bir tefsir bilmiyorum. Belki Seyyid Kutub’un Fizilal’i bu açıdan diğerlerine göre daha yakın olabilir. Psikolojiden anlayan birinin sıradan bir tefsiri okuyarak da olsa, âyetlerden kendisine malzeme çıkarması gerekir zannederim. Allah yardımcımız olsun.