Fetva Meclisi
Soru
Biz psikolojik danışmanlıktan mezun olduk ve mesleğimizi bir okulda icra ediyoruz. İleride amaçlarımız insanlara psikolojik rahatsızlıkların maneviyatsızlıktan dolayı olduğunu gösterebilmek, bunun için kendimizi doldurmaya çalışıyoruz. Bir tefsiri psikolojik açıdan okuyup incelemek istiyoruz. Ancak hangi tefsir olacağına karar veremedik. Nurettin hocamızın yazılarını incelediğimizde kendisinin amaca göre tefsir okunmalı dediğini görünce bir kaç hocaya sorduk ve kendisinin de fikrini almak istiyoruz Allah’ın izniyle... Eğer yardımcı olursanız seviniriz. Allah razı olsun selametle...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hiçbir insan mükemmel değildir, herkesi eksikleri ve hataları ile kabul edeceğiz.
Ne yazık ki bu bilim dalında böyle bir “kötülüğü makul bulma” anlayışı mevcuttur. Bu da sizin, mü'min nesil olarak düzeltmeniz gereken hatalardan biri diye önünüzde durmaktadır. Allah yardımcınız olsun. Biz, onların baktığı gibi “kötülüğü makul bulma/sıkıntıyı hak gibi görme” anlayışı yerine, İNSANA MERHAMET, DERDİ İLE DERTLENME nazarı ile bakacağız. Aksi takdirde psikoloji, kötülüklere pirim veren bir konumda durmuş olur. Mü'min neslin vazifesi bu açıdan da büyük bir rol oynayacaktır biiznillah.
Bir ilmihal kitabını hazmetmedikçe hiçbir kitap size o beklentinizi vermez. Diyanet ilmihalini hazmedecek şekilde ailece okuduktan sonra başka kitaplara geçin. Tefsir kitap olarak altyapısı olanlar için faydalıdır, gerisi bir ibadet türü olduğu için sevap kazanırlar ama aradıklarını bulamazlar. Şifa Tefsiri başlama tefsiri olarak yeterlidir. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ bedenine sağlık, kalbine huzur, hayatına da bereket versin. Sana en büyük tavsiyem şudur: Asla moralsiz kalma. Son nefesinde bile olsan hayata tutunmaya, umutlu olmaya bak. İman konusu da dâhil her şey için moral bir numaralı ihtiyaçtır. İkinci olarak da adım adım iyileşmek ve adım adım büyümek bir kader olduğu gibi iman ve amel konusunda da adım adım ilerleyeceksin biiznillah. Sen moralli ve heyecanlı olduğun sürece iyisin demektir. Allah yardımcın olsun.
Aldığınız tefsir sizin için hem ağırdır hem de gündemi takip etmenize yardım etmeyecektir. Tıp tahsilinize uygun olarak size ağır gelmeyecek bir tefsir takip etmelisiniz. Mahmut Toptaş'ın Şifa tefsirini edinirseniz daha kolay yararlanırsınız. Tefsirden de namazda okuduğunuz surelerin tefsirini okuyarak başlayabilirsiniz. Onları okuyun öncelikle. Ardından da duyduğunuz bir ayetin tefsirini okursunuz. Özellikle baştan sona bir tefsir okumasının yararı sizin için az olur diyebilirim. Allah yardımcınız olsun.
Psikoloji, ahireti unutan neslin en çok muhtaç olacağı bilim dallarından biridir. Gitgide ahiret daha çok unutulduğuna göre bu ihtiyaç da artacaktır. Size psikolojiyi Müslümanlaştırmış eserlerden kalın bir demet ne yazık ki tavsiye edemeyeceğim. Direkt psikoloji üzerine yaygın bir kitap ağı yoktur. Ama şunu tavsiye ederim: a- Bu ihtiyacı gidermeye siz kendinizi adayın. Okuduğunuz eserleri mesleğinizle buluşturun. Bilhassa âyet ve hadisleri bu mantıkla tefekkür edin. b- Özellikle hadis bilginiz sizin için temel kaynak niteliğinde olur. Riyâzu’s Salihin isimli hadis kitabını şerhi ile beraber üzerinde yorum yaparak okuyun. c- Tefsir dersleri bulursanız izleyin. Kur'an size ufuk açar. d- İmam Gazali’nin bütün eserleri sizin için temel eser niteliğindedir. e- Muayyen konularda ilmine itibar ettiklerinizle istişare edin. “Şu konu hakkında din ne der?” muhtevalı sorular araştırın. Allah yardımcınız olsun.
dini soru konusundaki diğer fetvalar
Borç sözleşmesini yazılı duruma getirmemekten dolayı bir günah işlenmiş olmaz. Âyetteki bu emir farz bir emir değildir. Sıkıntı olduğu zaman, sıkıntı hissedenin konuşma hakkı kalkmış olur.
Arapça dilinde kullanılan kelimelerden biri olan ZÜ başka bir ismin başında bulunduğunda ZÜ, ZE, Zİ şeklinde olabilir. Bu o kelimenin gramer yapısı itibariyle bulunduğu konuma göre değişir. Ortada bir yanlışlık veya anlamı etkileyecek bir durum yoktur.
Evet, Kur'an’ımızın yazılı şekli olan mushafla düşman beldelerine gitmekte sakınca vardır. Kâfirlerin ona hakaret olacak işler yapmasına mani olmak mümkün olamayabilir. Mü'min de onu oraya götürmekle buna sebep olmuş olur. Bu nedenle mushafa gerekli saygıyı sağlayamayacağı yere onu götürmemelidir mü'min. Maksat budur. Bu hüküm bugün de geçerlidir elbette.
Eğer Müslüman değilse o kişi, bir Müslüman kızın kâfirle evlenmesi haramdır, büyük günahlardandır. Öyle bir evlilik hayal bile etmemeisin. Müslüman ise ama alkollü yer işletiyorsa evlenmeniz haram olamz fakat sen bile bile bereketsiz ve hayırsız bir evlilik yapmış olursun. Unutma: Kendi düşene ağlanmaz!
Bir hikmet aramayın, ileride vesveseye kapılabilirsiniz. Öyle olsa da olmasa da siz günlük hayatınıza devam edin, rüyadan etkilenerek bir iş yapılmaz, yoruma gidilmez.
Böyle bir bilgiye sahip değilim, sahip olanı da bilmedim.