Fetva Meclisi
Soru
Hocam Buhari’de geçen bir hadis okudum tercümesi şöyle: Resûlullah (sav) Kuran-ı Kerim ile düşman beldelerine yolculuk yapmayı nehyetmiştir.(Buhari kitabul cihad.) Kuran- ı Kerim peygamber Efendimiz (sav) zamanında mushaf halinde değilse bu hadisi nasıl anlamalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Kur’ân-ı Kerîm, ilahi kelâm olduğu için ona karşı hürmetsizlik anlamına gelecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınılması gerekir. Bu itibarla eski ve yıpranmış olan Mushafların, lafza-ı celâlin (Allah lafzının) veya âyetlerin yazılı olduğu kitapların ve sayfaların imhasında da saygısızlık olarak değerlendirilebilecek davranışlardan uzak durulmalıdır. Hanefî ve Hanbelî âlimler eskimiş, yıpranmış veya okunamayacak hâlde olan Mushafları ya da Allah lafzının ve Kur’ân âyetlerinin yazılı olduğu kâğıtları ve kitapları toprağa gömmek gerektiğini belirtmişlerdir. (Haskefî, ed-Dürrü’l-muhtâr, 30; İbn Teymiyye, Mecmû‘u’l-fetâvâ, 12/599; Buhûtî, Keşşâf, 1/137) Diğer bazı âlimler ise istifade imkânı kalmamış olan Mushafların, Hz. Osman’ın uygulamalarından hareketle Kur'ân'ın hürmetine uygun bir şekilde yakılabileceği görüşündedirler. (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 3 [4987]; Beyhakî, Şu‘abü’l-Îmân, 3/154; Zerkeşî, el-Burhân, 2/106; Süyûtî, el-İtkân, 2258) Bu yöntemlerin yanı sıra günümüzde Mushaflar, Kur'ân-ı Kerîm’in saygınlığına halel gelmeyecek şekilde geri dönüşüme gönderilebilir. Bu itibarla Diyanet İşleri Başkanlığının uygun göreceği bir usûlle geri dönüşümde değerlendirilmek üzere Mushaflar, cami görevlilerine veya müftülüklere teslim edilebilir.
Mushafı öpmek şeklinde bir ibadet yoktur. Mushafa saygı olarak yapılmasında ise bir sakınca yoktur. Bu bir saygı olarak yapıldığında inşaallah saygıdır, bir ibadet olarak mesela bir sureyi okumak gibi icra edildiğinde ise bir kaynağı yoktur.
Selamünaleyküm. Fikir mezarlığında kalmış böyle bir konuyu gündemde tutmamızı doğru bulmuyorum. Mü'minler olarak çok daha yoğun işlerimiz olması gerekiyor.
Mushaf’ı tutmadan okumanızı caiz gören ulemamız vardır. Kurs hocanız o görüşü tercih ediyorsa biiznillah bunda sakınca yoktur.
Aleykümselam. Bir bayan görme özürlü de olsa aybaşı durumunda Kur'an okuyamaz, Mushaf'a el süremez. Görme özürlülerin kullandığı Mushaf belki Mushaf kabul edilmeyebilir ama Kur'an okumada cevaz yoktur. O günlerinde dinleyerek öğrensin.
Uyuduğumuz yerde mushaf bulundurulması caizdir. Çıplak vaziyette iken ya da ayakları ona uzatacak şekilde bulundurmak caiz değildir.
dini soru konusundaki diğer fetvalar
Arapça dilinde kullanılan kelimelerden biri olan ZÜ başka bir ismin başında bulunduğunda ZÜ, ZE, Zİ şeklinde olabilir. Bu o kelimenin gramer yapısı itibariyle bulunduğu konuma göre değişir. Ortada bir yanlışlık veya anlamı etkileyecek bir durum yoktur.
Böyle bir bilgiye sahip değilim, sahip olanı da bilmedim.
Mevcut tefsirler arasında psikoloji açısından öne çıkarılabilecek bir tefsir bilmiyorum. Belki Seyyid Kutub’un Fizilal’i bu açıdan diğerlerine göre daha yakın olabilir. Psikolojiden anlayan birinin sıradan bir tefsiri okuyarak da olsa, âyetlerden kendisine malzeme çıkarması gerekir zannederim. Allah yardımcımız olsun.
Faizin haram olduğunu öğrendikten sonra tevbe etti iseniz ve tekrar bulaşmamakta azimli iseniz inşaAllah bir sıkıntı olmaz. Allah Teâlâ mağfiret buyursun.
Borç sözleşmesini yazılı duruma getirmemekten dolayı bir günah işlenmiş olmaz. Âyetteki bu emir farz bir emir değildir. Sıkıntı olduğu zaman, sıkıntı hissedenin konuşma hakkı kalkmış olur.
Eğer Müslüman değilse o kişi, bir Müslüman kızın kâfirle evlenmesi haramdır, büyük günahlardandır. Öyle bir evlilik hayal bile etmemeisin. Müslüman ise ama alkollü yer işletiyorsa evlenmeniz haram olamz fakat sen bile bile bereketsiz ve hayırsız bir evlilik yapmış olursun. Unutma: Kendi düşene ağlanmaz!