Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir arkadaşım bana Efendimiz(sav) ile Hz Ebubekir(r.a) hakkında bir hadise anlattı bunun doğru olup olmadığı hakkında kararsız kaldım biraz araştırma yaptım ama bir sonuca varamadım hocam. Bu hadise şöyle : Hz Ebubekir Efendimizin (sav) yanına gelir ve Ya Resûlullah seni o kadar seviyorum ki her yerde aklıma geliyorsun hep seni düşünüyorum necis yerde bile aklıma geliyorsun demiş. Ne yapmalıyım diye sormuş. Efendimiz de rabıtayı tarif etmiş. Hocam bu hadise doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu gezi Ebu Bekir ile değildi. Ebu Talib doğru isimdir. Bu gezi temel siyer ve hadis kitaplarının bir kısmında vardır. Doğruluğu ve içindeki ilaveler/yorumlar açısından tamamı sahih bir bilgi değildir. Bu şekilde bilmemiz gerekiyor.
Bunun felsefesi ve tartışması ile ilgilenmeye gerek yoktur. İbadetlerini yap, niyetini mübarek tut. Azmini bozma, yoluna devam et. Gerisi gereksiz.
Selamünaleyküm. Bugüne kadar elimize ulaşan SAHİH/SARİH bilgiler arasında sözünü ettiğiniz bilgi yoktur. Dolaylı olarak varsayılan bilgiler dayanmaktadır bu iddialar. Siz, kalbinizin huzur bulduğu yolu tutun.
Selamünaleyküm, Boş bir söz söylenmiş size.
Aleykümselam. Bilmiyorum!
Selamünaleyküm. Muhaddis olmak, bilhassa raviler üzerinde bilgi sahibi olmaktır. Arkadaşınız pek mübarek bir iş yapıyor, inşallah muhaddislik yolundadır.
dini soru konusundaki diğer fetvalar
Evet, Kur'an’ımızın yazılı şekli olan mushafla düşman beldelerine gitmekte sakınca vardır. Kâfirlerin ona hakaret olacak işler yapmasına mani olmak mümkün olamayabilir. Mü'min de onu oraya götürmekle buna sebep olmuş olur. Bu nedenle mushafa gerekli saygıyı sağlayamayacağı yere onu götürmemelidir mü'min. Maksat budur. Bu hüküm bugün de geçerlidir elbette.
Faizin haram olduğunu öğrendikten sonra tevbe etti iseniz ve tekrar bulaşmamakta azimli iseniz inşaAllah bir sıkıntı olmaz. Allah Teâlâ mağfiret buyursun.
Arapça dilinde kullanılan kelimelerden biri olan ZÜ başka bir ismin başında bulunduğunda ZÜ, ZE, Zİ şeklinde olabilir. Bu o kelimenin gramer yapısı itibariyle bulunduğu konuma göre değişir. Ortada bir yanlışlık veya anlamı etkileyecek bir durum yoktur.
Mevcut tefsirler arasında psikoloji açısından öne çıkarılabilecek bir tefsir bilmiyorum. Belki Seyyid Kutub’un Fizilal’i bu açıdan diğerlerine göre daha yakın olabilir. Psikolojiden anlayan birinin sıradan bir tefsiri okuyarak da olsa, âyetlerden kendisine malzeme çıkarması gerekir zannederim. Allah yardımcımız olsun.
Kadın veya erkeğin, gezmesini, temiz hava almasını, tabiatı izlemesini men eden hiçbir hüküm yoktur. Bugünkü gençliğin ifadesiyle ‘tur atmak’ için gezmekte yani şeytanın kolları arasında gezmekte sıkıntı vardır. Kadın veya erkek, fitne ve fesat olan bir mantıkla nerede gezerse gezsin hatta cami avlusunda bile gezse o yasaktır. Haramla yüzleşilen bir durum olmayınca ise kadının gezmesinde bir sakınca yoktur. Erkek veya kadın, kural aynıdır.
Borç sözleşmesini yazılı duruma getirmemekten dolayı bir günah işlenmiş olmaz. Âyetteki bu emir farz bir emir değildir. Sıkıntı olduğu zaman, sıkıntı hissedenin konuşma hakkı kalkmış olur.