Fetva Meclisi
Soru
"Keyfi olarak ya da ‘tur atmak için’ camiye bile gitmenin caiz olmayacağı bellidir." Kadınlardan maksatla ifade buyurduğunuz böyle bir fetvanızı okudum. Ama aklıma takıldı, kadının hava almak için ya da biraz gezmek dolaşmak için dışarı çıkmasında mahzur var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kadınların hayızlı iken camiye girmeleri ancak acil bir nedenle olabilir. Normal şartlarda giremezler. Bütün fıkıh mezheplerinin görüşü budur.
Selamünaleyküm. Müslüman bir kadının, beraberinde mahremi olmadan doksan km'den daha uzun bir yola çıkması caiz değildir. Söz konusu gezinin içeriğinin ne olduğu da önemli değildir. Böyle bir gezi tevbeyi gerektiren bir hatadır.
Adet hali, maddi bir kirlilik hali değildir. Manevi anlamda bir kirlilik oluşturmaktadır. Camiler mukaddes mekanlar olduğu için bu kudsiyete saygı gösterilmesi gerekmektedir. Bu yüzden alimlerimiz adet ya da cünüp olmayanların bile bu saygı gereği camiye abdestli girmelerinin edebe en uygun olan hal olduğunu söylemiştir. Adet hali manevi kirlilik hali oluşturduğu için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hayız ve cünüp olan kimselerin camiye girmelerini yasaklamıştır. Fakat bu onların maddi anlamda pis oldukları anlamına gelmemektedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sünnetiyle adetli kadınların maddi anlamda pis olmadıklarını ümmetine öğretmiştir. Aişe Anamız radıyallahu anha, adetli iken kemikli et yerlerken kendi ısırdığı yerden Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin ısırıp yediğini, su içtiği yere ağzını değdirerek su içtiğini söylemiştir. (Müslim, Hayz, 300) Bu ve bunun gibi pek çok hadis, kadınların bu dönemde maddi anlamda kirli, pis sayılmadıklarını ama manevi anlamda kirli olduklarını açıklamaktadır. Bu manevi kirlilik de camiye girmelerine engel olmaktadır.
Kadınların beraberlerinde mahremleri olmadan doksan kilometreden daha uzun bir mesafeye gitmeleri hadislerle sabit bir yasaktır. Tıbben gerekli acil bir müdahale veya zorunlu bir cihat için bir ruhsattan söz edilebilir. Sizin yapacağınız işin bunlardan birine girip girmeyeceğini siz karar vermelisiniz. Bizim kanaatimiz, böyle bir riske girmeye değer olmayacağıdır. O denli değerli buluyorsanız bir mahreminizi en azından yolculuk süresi için beraberinize alarak bu ciddiyeti göstermelisiniz.
Aynı soruyu alkol kullanan, hırsızlık yapan, kumar oynayan birisi için sorulmuş kabul edin. Siz onların bu sorusuna ne derdiniz? Neticede açık gezmekle alkol kullanmak her ikisinin de “Allah'ın yasakladığı bir iş” olması bakımından farkı yoktur. Evet, açık gezdiğiniz için dinden çıkmazsınız ama Allah'ın yasağını hafif görme gibi bir durum veya bir günahı süreklileştirmek insanın ahireti için tehlikedir. Allah muhafaza buyursun. Kendinizi Allah'ın emrini dinlemeye zorlayınız. Birileri size rahatlık vaat etse bile vicdanınız sizi ezmeli değil midir?
Keyfi olarak ya da 'tur atmak için' camiye bile gitmenin caiz olmayacağı bellidir. Bayanların çarşılara ve benzeri yerlere gitmelerini meneden bir nas yoktur. Bayanların kendilerini salmalarında sakınca vardır. Fitneye alet olmuyorlarsa, harama sebep olmuyorlarsa, ibadetlerini ihmal etmiyorlarsa, bayanlıkları zedelenmiyorsa sözü edilen yerlerde de bulunabilirler.
dini soru konusundaki diğer fetvalar
Faizin haram olduğunu öğrendikten sonra tevbe etti iseniz ve tekrar bulaşmamakta azimli iseniz inşaAllah bir sıkıntı olmaz. Allah Teâlâ mağfiret buyursun.
Bunu evlenmeden düşünmeli idiniz. Şimdi sabredeceksiniz. Sabrederek, gönlünü tatlı tutarak, başı örtülü arkadaşları ile ilişkisini artırarak ve asla tartışmayarak başını örtmesini sağlayabilirsiniz. Mademki, diğer yönleri iyi, iyi yönlerinden aile ilişkinizi güçlü tutarak ısınmasını sağlayın.
Böyle bir bilgiye sahip değilim, sahip olanı da bilmedim.
Kabiliyetlerini en verimli olarak kullanabileceğin ve kendini haramlardan koruyabileceğin alan hangisi ise bulunman gereken alan da o alan olmalıdır.
Evet, Kur'an’ımızın yazılı şekli olan mushafla düşman beldelerine gitmekte sakınca vardır. Kâfirlerin ona hakaret olacak işler yapmasına mani olmak mümkün olamayabilir. Mü'min de onu oraya götürmekle buna sebep olmuş olur. Bu nedenle mushafa gerekli saygıyı sağlayamayacağı yere onu götürmemelidir mü'min. Maksat budur. Bu hüküm bugün de geçerlidir elbette.
Arapça dilinde kullanılan kelimelerden biri olan ZÜ başka bir ismin başında bulunduğunda ZÜ, ZE, Zİ şeklinde olabilir. Bu o kelimenin gramer yapısı itibariyle bulunduğu konuma göre değişir. Ortada bir yanlışlık veya anlamı etkileyecek bir durum yoktur.