Fetva Meclisi
Soru
Selamın Aleyküm Nureddin hocam. Hocam ben kadınların hayızlıyken camiye girip girememeleri (ibadet ya da her ne sebeple olursa olsun)konusunda bilgi almak istiyorudum.. Bu konuda "evet girebilir" ya da "hayır giremez" diyerek her iki görüşü de savunan ve örnek hadisler söyleyen insanlar var..Bu konuda yardımlarınızı bekliyoruz inşallah hocam, dua ile...
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Fıkhî meselelerde zaruret olmadıkça 'kim ne demiş?' araştırması git gide dinden soğuma ile sonuçlanabilir, yanlış bir tutumdur, buna dikkat etmenizi tavsiye ederim. Mescide GİRMEK ile MESCİDE UZANIP BİR ŞEYİ ALMAK aynı değildir. Hadisteki farkı öyle anlayabilirsiniz. Bir başka fark da, GİRİP OTURMAK ile ZORUNLU BİR DURUMDA GİRMEK arasındaki farktır. Amel edeceğiniz bir fetvayı bulduktan sonra sadece fetva makamının o işe ehil olup olmadığına bakmalısınız. Allah'a emanet olunuz.
Adet hali, maddi bir kirlilik hali değildir. Manevi anlamda bir kirlilik oluşturmaktadır. Camiler mukaddes mekanlar olduğu için bu kudsiyete saygı gösterilmesi gerekmektedir. Bu yüzden alimlerimiz adet ya da cünüp olmayanların bile bu saygı gereği camiye abdestli girmelerinin edebe en uygun olan hal olduğunu söylemiştir. Adet hali manevi kirlilik hali oluşturduğu için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hayız ve cünüp olan kimselerin camiye girmelerini yasaklamıştır. Fakat bu onların maddi anlamda pis oldukları anlamına gelmemektedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sünnetiyle adetli kadınların maddi anlamda pis olmadıklarını ümmetine öğretmiştir. Aişe Anamız radıyallahu anha, adetli iken kemikli et yerlerken kendi ısırdığı yerden Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin ısırıp yediğini, su içtiği yere ağzını değdirerek su içtiğini söylemiştir. (Müslim, Hayz, 300) Bu ve bunun gibi pek çok hadis, kadınların bu dönemde maddi anlamda kirli, pis sayılmadıklarını ama manevi anlamda kirli olduklarını açıklamaktadır. Bu manevi kirlilik de camiye girmelerine engel olmaktadır.
Hayır, böyle bir söz yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında mescitte kadınlar da namaz kılıyorlardı. Onun zamanında yasak olmayan bir şeyin daha sonra yasaklanması mümkün mü? Ancak Ömer bin Hattab (radıyallahu anh zamanında kadınların mescitlere girip çıkarken dikkatsiz davrandıkları şeklindeki bir mülahaza üzerine Ömer (radıyallahu anh)'ın kadınların mescitlere bu şekilde gelmesinden rahatsızlık duyduğuna dair bir bilgi vardır. Bu bilgiye dayalı olarak da Hanefi fukahası fitne olma, fitneye düşme ihtimaline binaen kadınların camiye çıkmalarını kerih görmüşlerdir. Kural olarak şunu söyleyebiliriz: Kadınlar mahremiyete dikkat edebiliyorlarsa ve camilerin ağırlığını zedeleyecek bir ortam oluşmuyorsa mescitlere/camilere gidebilirler. Belki de gitmelidirler de.
Selamünaleyküm. Böyle bir fıkıh kuralı yoktur. İstanbul sokaklarında dolaşıyorlar da Mekke sokaklarında neden dolaşamıyorlar. Bu bir fıkıh kuralı değildir.
Selamünaleyküm. Cameli, Allah'a ibadet maksadı ile inşa edilmiş yerlerdir. İbadet maksadı taşımayan her iş cami ortamından uzak tutulmalıdır. Camiyi bu maksatla kullanmanız doğru olmaz.
Hayızlı durumdaki bir kadının camide oturması konusunda iki temel görüş bulunmaktadır: Birinci görüşe göre cünüp ve hayızlı birinin camiye girip oturması normal durumlarda caiz değildir. Anormal bir durum mesela büyük bir yağmurda camiye sığınma zorunluluğu gibi durumda ise caiz görülür. İkinci görüşe göre ise hayız halindeki bir kadın ilim tahsili, vaaz dinleme gibi bir nedenle camiye girebilir. Bu görüş Hanbeli mezhebi fukahasına aittir. Keyfi olarak yani bir zaruret yokken kadınların camiye girmelerinin caiz olmayacağı açıktır. Başka yerde kadınları toplayıp ders yapamayacak bir hoca hanımın hayızlı gününde camide ders yapması gibi durumlarda Hanbeli mezhebinin içtihadıyla hareket edilmesi durumunda umarız vebal olmaz ama bunun ihtiyata aykırı olduğu bilinmelidir.
cami konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Aradan yol geçmesi ya da yol geçecek kadar bir mesafe bulunması hâlinde cemaate uyma gerçekleşmez.
Bir camiye benzerini alıp koyun.
Selamünaleyküm. Kıblede yüzde otuz oranında bir yanlışlık namaza mani değildir. Bile bile yapılmadığı takdirde böyle bir hata namazı etkilemez. Allah namazlarımızı ve diğer kulluğumuzu kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Kıblede eğriliğe en çok müsaade edilebilecek oran % 30-40 olabilir. Daha fazlası bile bile olmaz.
Aleykümselam. Maalesef camilerimizde Teravih namazı arası tekrarlanan salavat o salavattır; ihdas edenini Allah mağfiret etsin. Zaten halkın onca bilmezliğine rağmen o salavat başlayınca nasıl tempo tutturduğundan meseleyi çözebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Öyle bir yerden acilen uzaklaşın. Zorunlu olmadıkça sizi melekler orada görmesinler, onlar gibi olursunuz. Ayrılış gerekçenizi de nazik bir şekilde belirterek uyarı görevinizi yapmış olun.