Fetva Meclisi
Soru
Biz bir grup arkadaş sizin kadın fıkhı okulu derslerinizi dinliyoruz. Hayız hükümleri dersinizde 'kadın hayız iken pis değildir, yahudilerde vardır böyle şeyler' dediniz. Daha sonra ise 'kadınlar camiye giremez ve Kur'an'a dokunamaz' dediniz. Eğer kadın pis değilse, dinimizde böyle bir görüş yoksa neden camiye giremez ya da Kur'an'a dokunamaz sebebini anlayamadık.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kadınların hayızlı iken camiye girmeleri ancak acil bir nedenle olabilir. Normal şartlarda giremezler. Bütün fıkıh mezheplerinin görüşü budur.
Selamünaleyküm. 1- Müslümanların bir Kur'an'ı bir de Peygamber'e ait hadisleri vardır. Din bu iki kaynak üzerinden yaşanır. Kadınların durumunda da mesele böyledir. 2- Kadın hayızlı iken namaz kılamaz, oruç tutamaz. Temizlenince oruçlarını kaza eder, namazlarını kaza etmez. 3- Hayızlı kadın Kur'an'a elle tutamaz. 4- Hayızlı veya lohusa kadın asla PİS değildir. Böyle bir bilgi yoktur. Kadın için aybaşı hâli eziyettir, o kadar.
İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre, kadınların âdet veya lohusalık hâllerinde camiye girmeleri caiz değildir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/13; Mevvâk, et-Tâc, 1/552; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/279) Âdet ve lohusalık hâlleri, dinimizce hükmen kirlilik sayılmakta ve ibadetlere engel kabul edilmektedir. Camiler de ibadet mekânıdır. Hz. Peygamber (s.a.s.) “Ben âdetli kadının ve cünüp kimsenin mescide girmesini/mescitte bulunmasını helal görmüyorum.” (Ebû Dâvûd, Tahâret, 90 [232]; İbn Huzeyme, es-Sahîh, 2/284 [1327]), “Mescit, âdetli kadına ve cünübe helal değildir.” (İbn Mâce, Tahâret, 126 [645]) buyurmuştur. Bazı âlimler ise ihtiyaç hâlinde örneğin, camideki bir eşyayı almak için âdetli kadının camiye girmesini veya camiden geçen yolun daha yakın olması gibi bir sebeple caminin içinden geçmesini caiz görmüşlerdir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/107; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/279) Hanefîler de ihtiyaç olması hâlinde cünüp kişinin, teyemmüm yapmak şartıyla mescitten geçebileceğini ve orada ihtiyaç oranında kalmasını caiz görmüşlerdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/38) Hanbelîlerden bir görüşe göre cünüp, âdetli veya lohusa kimseler bu durumda iken namaz abdesti almaları şartıyla mescitte bulunabilirler. (Merdâvî, el-İnsaf, 1/347-348) Zâhirîlere göre ise âdetli kadın camiye girebilir ve orada durabilir. (İbn Hazm, el-Muhallâ, 1/400-402) İhtiyaç hâlinde bu görüşlerle de amel edilebilir. Âdetli veya lohusa olan kişiler hakkındaki bu hükümler, duvar veya başka bir şeyle çevrilip mescid olarak inşa edilmiş ve içerisinde itikâfın yapılmasının sahih olduğu yerler için geçerlidir. Bu nedenle mescidlerin avlusu ve müştemilatında bulunup da duruma göre imama uyulabilen yerler mescidden farklı değerlendirilmiştir. Bu yerler Hanefî ve Hanbelîlerden gelen sahih görüşe göre bu konuda mescidin hükümlerine tâbi değildir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/171; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/196)
Aleykümselam. Bir yer cami olarak tahsis edildikten sonra bina yıkılmadıkça camilikten kaldırılmış olmaz. Sizin durumunuzdan anlaşılan geçici bir kullanmama vardır. Bu da küçük caminin hâlâ cami niteliğini koruduğudur. Buna göre de bayanların camiye girer gibi girmeleri gerekliliğini anlamalıyız.
Selamünaleyküm.Bir yer, olduğu gibi mescid olarak tahsis edildikten orası cami hükmündedir. Orası iptal edilmedikçe camidir. Bir binanın belli bir bölümü cemaatle namaz kılmak için tahsis edilip gerisi de mesela abdestlik, oturma yeri, kitaplık gibi bir sebeple namaz kılınan yerden kapı ile ayrılırsa orası mescid değil müştemilat sayılır. Müştemilat olan bölümde abdestli veya abdestsiz olarak bulunmak caizdir. Özellikle namaz kılınan bölüme ise kadınların özel durumlarında girmeleri caiz değildir. Buna göre durumu değerlendirin.
Selamünaleyküm. Camide namaz kılmayı tercih edin. Camide namaz kılma imkânınız yoksa en göz almaz yerde kılın. Onu da bulamazsanız, sizi bedeninizi inceleyerek göremeyecekleri bir yerde kılın. Mesela rükû yaparken sizi kasten inceleyebilecekleri bir durum olmasın. Bunlardan korunamayacağınızı yani sizi muhakkak bir erkeğin şehvetini kışkırtacak şekilde görecekleri kesin ise namazı erteleyin. Abdest suyunun size zararı olmaz. Müzik, Allah'tan alıkoyduğu için haramdır. Her müzik sesinin haram olduğunu söyleyemeyiz. İlke olarak müzik haramdır deriz. Sözünü ettiğiniz görüntüler, TV'ler için hazırlandığından onların kullanım şartlarına göre hazırlanmaktadır. Hassasiyetinizde haklısınız. Allah razı olsun sizden. Keşke 'bize göre' bir mantık üzerinden yürüyebilsek! Erkek veya kadın, din öğrendiğimiz yer, dinimize göre ise oraya katılırız, yoksa katılmayız. Erkeklerin bayanlara ders vermesinde sakınca yoktur. Bayanlarla erkeklerin birbirlerini izleyebilecekleri bir ortamda bulunmalarında sakınca vardır. Bu inceliğe dikkat ederseniz meseleyi çözersiniz. Allah sizi de bizi de rızasından ayırmasın.
adet konusundaki diğer fetvalar
Akıntı; koku, kaşıntı, yanma hissi olmaksızın rahim ağzı hücrelerinden rutin halinde gelen sıvıdır. Rengi yumurta akı şeklindedir. Bu renk dışında gelen sarı, yeşil akıntı mikrobik olup enfeksiyon belirtisi taşıyabilir. Eğer sizi şüpheye düşüren bir durum var ise doktora başvurmanız gerekebilir. Bu süreçte geçmiş rutininizdeki temizlik akıntısını gördüğünüze inanıyorsanız buna göre hareket ediniz ardından gelen sarı akıntıya itibar etmeniz gerekmez. Bir, iki gün gibi gecikme durumu olsa dahi tam temizliği görmeniz için beyaz akıntıyı beklemeniz gerekmektedir. Bu süreçte size ağır gelen düşünceye yani zannı galibinize göre hareket edip ardından namazlarınızı eda edebilirsiniz. Allah kolaylıklar versin…
Kadınların iki hayızı arasında on beş gün temiz kalması gerekmektedir. Kanamanın erken başlaması durumunda on beşinci güne kadar özür/istihaze olarak hareket edilir. Sizin durumunuzda normal takviminize göre erken başlayan kanamalarda zann-ı galibinize (ağır basan kanaatinize) göre âdetinize daha çok benzeyen günleri hayız sayabilirsiniz. Ancak hem adet düzensizliği hem de yaş gereği doktor muayenesine göre hareket etmeniz daha önceliklidir.
Kaza orucu tutarken âdet gören kişinin sadece bozulan orucu tutması yeterlidir. Önceki oruç kazasına yenisi eklenmez.
Lohusalığın en fazla müddeti olan kırk gün bittikten sonra on beş gün temizlik dönemi geçmeden gelen kanama devamlı kanama hükmündedir. Lohusalığınız bittikten sonra hamileliğinizin öncesinde en son ne kadar temizlik müddetiniz olduğunu hesaplayıp o kadar gün beklemeniz gerekmektedir. Misal; daha önceki temizlik müddetiniz yirmi iki gün ise lohusalığınız bittikten sonra gelen kanın hayız sayılabilmesi için en az yirmi iki gün geçmesi gerekmektedir. Yirmi iki gün geçtikten sonra hâlâ daha kanamanız devam ediyorsa bu durumda artık hayızsınız diyebiliriz. Ancak lohusalık bittikten bir hafta sonra gelen kan sizin için istihaze yani özür kanıdır. Her hâlükârda doktora gözükmenizi ve durumunuzu onunla da istişare etmenizi tavsiye ederiz.
Kadınlar, kefaret orucunu tutarken adet olduklarında oruca ara verirler. Gusül aldıklarında, kefaret orucunu tutmaya devam ederler. Yani gusül aldıklarında araya oruç tutmadıkları bir gün fasılası sokmadan kefaret orucunu tutmaya devam etmeleri gerekir.
Nafile tuttuğunuz oruçlar dışında tüm oruçlar için -farz, kaza, kefaret- geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmediyse o günün orucu geçerli olmaz. Sizin durumunuzda da zaten imsak vaktinde iken üzerinize farz olmadığı için günün geri kalan kısmında da aynı şekilde oruca niyet edemeyeceğiniz için kaza orucu olur. Gün içinde ne zaman gusül alırsanız iftara kadar Ramazan’a olan saygımızdan dolayı herhangi bir şey yiyip içmeyiz. Tutmak istediğiniz oruç nafile bir oruç ise öğle vaktine kadar niyet edebilirsiniz.