Fetva Meclisi
Soru
Hocam, kadınların hayız hâli varken aralıksız oruç tutmaları mümkün olmuyor. Bu durumdayken kefaret orucu kesintiye uğruyor. Peki, kadınlar kefaret orucunu bu hâllerinden dolayı ara vererek tutabilirler mi? Kefaret orucu kadınlar için nasıl uygulanmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Keffâret orucu ara vermeden tutulmalıdır. Ancak kadınların keffâret orucu tutarken araya giren âdet günleri bunun dışındadır. Çünkü onlar bu günlerinde oruç tutamazlar, âdet hâlleri bitince ara vermeden, keffârete kaldıkları yerden devam ederler. İki ayı tamamlarlar. Şayet âdetin dışındaki bir sebeple ara verirlerse, keffâret orucuna baştan başlamaları gerekir. (İbn Nüceym, el-Bahr, 4/115)
Başlanan bir Ramazan orucunu meşru bir mazeret olmaksızın bilerek bozan bir kimsenin gücü yetmesi hâlinde peş peşe iki kamerî ay veya altmış gün keffâret orucu tutması gerekir. Hanefîlere göre, kadınların âdet hâlleri hariç hiçbir sebeple keffâret orucuna ara verilmez. Sefer ve benzeri bir sebeple ara verilmesi hâlinde daha önce tutulmuş olan oruçlar nâfile yerine geçer. Bu durumda keffâret orucuna baştan başlanır. Çünkü keffâret orucunun ara verilmeksizin tutulması gerekir. (İbn Nüceym, el-Bahr, 2/278) Bununla birlikte tutulmakta olan keffâret orucuna hastalık ve yolculuk mazeretine binaen ara verilebileceğini, bu mazeretler sona erince ara vermeden kaldığı yerden devam edilebileceğini söyleyen mezheplerin görüşleriyle de amel edilebilir. (bk. Mevvâk, et-Tâc, 5/448)
Aleykümselam. Başlanmış orucu özür olmadan bozan birinin KEFFARET TUTMASI GEREKİR. Bir özür nedeniyle veya özürsüz olarak da olsa oruç tutmayan ise tutamadığı gün kadar kaza orucu tutar. Büyük bir tevbe ile de Allah'a yönelir.
Selamünaleyküm. Hamileliği ilerlemiş kadının oruç tutmaması caizdir. Daha sonra o orucunu tutamadığı kadarıyla kaza eder.
Selamünaleyküm.Eğer keffaretiniz, gerçek bir keffaretse bu bir farzdır. Eşinizin farza müdahale etmesi hakkı değildir. Size uygun bir zaman dilimi göstersin, o zaman tutun. 'Şöyle bir keffaret tutayım' diyorsanız eşiniz haklıdır. Hafta sonları oruca mani olması ise ona Allah'ın tanıdığı bir hakkıdır, itaat edin.
Selamünaleyküm. Ağır hastalık, keffaret orucunu kesmek için bir özürdür. Hastalık süresince ara verebilirdiniz. İyileştikten sonra da tutmadı iseniz yeniden başlayacaksınız. Sadece hasta olduğunuz günler için vermiş olduğunuz arayı ise ara verilmemiş gibi kabul ederek devam edebilirsiniz. Geçmiş olsun.
adet konusundaki diğer fetvalar
Lohusalığın en fazla müddeti olan kırk gün bittikten sonra on beş gün temizlik dönemi geçmeden gelen kanama devamlı kanama hükmündedir. Lohusalığınız bittikten sonra hamileliğinizin öncesinde en son ne kadar temizlik müddetiniz olduğunu hesaplayıp o kadar gün beklemeniz gerekmektedir. Misal; daha önceki temizlik müddetiniz yirmi iki gün ise lohusalığınız bittikten sonra gelen kanın hayız sayılabilmesi için en az yirmi iki gün geçmesi gerekmektedir. Yirmi iki gün geçtikten sonra hâlâ daha kanamanız devam ediyorsa bu durumda artık hayızsınız diyebiliriz. Ancak lohusalık bittikten bir hafta sonra gelen kan sizin için istihaze yani özür kanıdır. Her hâlükârda doktora gözükmenizi ve durumunuzu onunla da istişare etmenizi tavsiye ederiz.
Kaza orucu tutarken âdet gören kişinin sadece bozulan orucu tutması yeterlidir. Önceki oruç kazasına yenisi eklenmez.
Kadınların iki hayızı arasında on beş gün temiz kalması gerekmektedir. Kanamanın erken başlaması durumunda on beşinci güne kadar özür/istihaze olarak hareket edilir. Sizin durumunuzda normal takviminize göre erken başlayan kanamalarda zann-ı galibinize (ağır basan kanaatinize) göre âdetinize daha çok benzeyen günleri hayız sayabilirsiniz. Ancak hem adet düzensizliği hem de yaş gereği doktor muayenesine göre hareket etmeniz daha önceliklidir.
Nafile tuttuğunuz oruçlar dışında tüm oruçlar için -farz, kaza, kefaret- geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmediyse o günün orucu geçerli olmaz. Sizin durumunuzda da zaten imsak vaktinde iken üzerinize farz olmadığı için günün geri kalan kısmında da aynı şekilde oruca niyet edemeyeceğiniz için kaza orucu olur. Gün içinde ne zaman gusül alırsanız iftara kadar Ramazan’a olan saygımızdan dolayı herhangi bir şey yiyip içmeyiz. Tutmak istediğiniz oruç nafile bir oruç ise öğle vaktine kadar niyet edebilirsiniz.
Akıntı; koku, kaşıntı, yanma hissi olmaksızın rahim ağzı hücrelerinden rutin halinde gelen sıvıdır. Rengi yumurta akı şeklindedir. Bu renk dışında gelen sarı, yeşil akıntı mikrobik olup enfeksiyon belirtisi taşıyabilir. Eğer sizi şüpheye düşüren bir durum var ise doktora başvurmanız gerekebilir. Bu süreçte geçmiş rutininizdeki temizlik akıntısını gördüğünüze inanıyorsanız buna göre hareket ediniz ardından gelen sarı akıntıya itibar etmeniz gerekmez. Bir, iki gün gibi gecikme durumu olsa dahi tam temizliği görmeniz için beyaz akıntıyı beklemeniz gerekmektedir. Bu süreçte size ağır gelen düşünceye yani zannı galibinize göre hareket edip ardından namazlarınızı eda edebilirsiniz. Allah kolaylıklar versin…
Adet hali, maddi bir kirlilik hali değildir. Manevi anlamda bir kirlilik oluşturmaktadır. Camiler mukaddes mekanlar olduğu için bu kudsiyete saygı gösterilmesi gerekmektedir. Bu yüzden alimlerimiz adet ya da cünüp olmayanların bile bu saygı gereği camiye abdestli girmelerinin edebe en uygun olan hal olduğunu söylemiştir. Adet hali manevi kirlilik hali oluşturduğu için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hayız ve cünüp olan kimselerin camiye girmelerini yasaklamıştır. Fakat bu onların maddi anlamda pis oldukları anlamına gelmemektedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sünnetiyle adetli kadınların maddi anlamda pis olmadıklarını ümmetine öğretmiştir. Aişe Anamız radıyallahu anha, adetli iken kemikli et yerlerken kendi ısırdığı yerden Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin ısırıp yediğini, su içtiği yere ağzını değdirerek su içtiğini söylemiştir. (Müslim, Hayz, 300) Bu ve bunun gibi pek çok hadis, kadınların bu dönemde maddi anlamda kirli, pis sayılmadıklarını ama manevi anlamda kirli olduklarını açıklamaktadır. Bu manevi kirlilik de camiye girmelerine engel olmaktadır.