Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum, Degerli Hocam size Kadinin hayizli hali hakkinda bisey sormak istiyorum.Simdiye kadar Kadinin hayizli iken kesinlikle namaz kilmamasi gerektigini biliyordum. Oruc hakkinda Bakara suresinde bir aciklama bulduk ama namaz icin hadislerden baska bir kaynagimiz yok.Arkadaslarla bazi sorular ´hakkinda bizi bilgilendirmenizi rica ediyorum: Kadin hayizli iken Namaz kilabilirmi, Kur'ana dokunmasinda bir sakinca varmi? Namazda oruc ibadeti gibi kaza edilmeli mi? Kadin hayizken PIS mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Zikrettiğiniz hadis, Müslim'de 761 nolu hadistir. Ancak siz, metnini verdiğiniz hadisten başka bir hadisin tercümesini zikretmişsiniz. O hadis de Müslim'de 763 nolu hadistir. Mesele şudur: kadın ay başı veya loğusa olduğunda namaz kılmaz, oruç tutamaz. Namazları daha sonra kaza etmesi gerekmez, orucu ise kaza eder. Annemizin verdiği bilgi budur.
Selamünaleyküm. Kadınlar adetli günlerinde namaz kılamaz, oruç tutamazlar. Daha sonra namazlarını kaza etmeleri gerekmez ama oruçlarını kaza ederler. Allah kolaylıklar versin.
Selamünaleyküm. Kur'an üzerinden o tür oyunlara girmeyin. Kur'an ibadetlerden bir ibadettir. Niyetle ve ihlâsla yapıldığında sevap kaynağı olur. Sözünü ettiğiniz türden işlerle bir hafız olarak vakit geçirmeyin, bereketiniz gider. Kadın, yüzündeki kılları alabilir.
Ashabı kiramdan günümüze kadar, peşinden gidilen ulemanın, mezhep imamlarının tamamı, hayız ve lohusa hallerindeki kadınların namaz kılamayacakları ve oruç tutamayacaklarını söylemişlerdir. Bildiğiniz gibi daha sonra oruçlarını kaza ederler, namazlarını ise kaza etmezler. Bu konuda Buhari'de rivayet edilen sahih bir hadis de vardır. Ümmeti Muhammed'in görüşü budur. Bunun dışında, Buhari'deki hadisi, ulemanın icmaını yok sayacak biri için diyebileceğimiz bir söz olamaz. Biz ümmetimizin icmaını kendimize din kabul ediyoruz.
Adet hali, maddi bir kirlilik hali değildir. Manevi anlamda bir kirlilik oluşturmaktadır. Camiler mukaddes mekanlar olduğu için bu kudsiyete saygı gösterilmesi gerekmektedir. Bu yüzden alimlerimiz adet ya da cünüp olmayanların bile bu saygı gereği camiye abdestli girmelerinin edebe en uygun olan hal olduğunu söylemiştir. Adet hali manevi kirlilik hali oluşturduğu için Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hayız ve cünüp olan kimselerin camiye girmelerini yasaklamıştır. Fakat bu onların maddi anlamda pis oldukları anlamına gelmemektedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sünnetiyle adetli kadınların maddi anlamda pis olmadıklarını ümmetine öğretmiştir. Aişe Anamız radıyallahu anha, adetli iken kemikli et yerlerken kendi ısırdığı yerden Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin ısırıp yediğini, su içtiği yere ağzını değdirerek su içtiğini söylemiştir. (Müslim, Hayz, 300) Bu ve bunun gibi pek çok hadis, kadınların bu dönemde maddi anlamda kirli, pis sayılmadıklarını ama manevi anlamda kirli olduklarını açıklamaktadır. Bu manevi kirlilik de camiye girmelerine engel olmaktadır.
Âdet veya lohusalık hâlindeki kadınlar için bazı özel hükümler vardır. Bu dönemlerinde bulunan kadınlar; a) Cinsel ilişkide bulunamazlar. Bu konuda Kur’ân-ı Kerîm’de “Sana kadınların âdet dönemi hakkında soru soruyorlar. De ki: O sıkıntılı bir hâldir. Bu sebeple âdet günlerinde kadınlardan ayrı durun, temizlenmedikçe onlarla cinsel ilişkide bulunmayın…” (el-Bakara, 2/222) buyrulmaktadır. Dolayısıyla kadınlar âdet ve lohusalık hâllerinde cinsel ilişkide bulunamayacağı gibi bu dönemlerindeki kadınla cinsel ilişki kurmak da haramdır. b) Namaz kılamaz ve oruç tutamazlar. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.s.), bu durumdaki kadınların oruç tutmayacaklarını ve namaz kılmayacaklarını bildirmiştir. (Buhârî, Hayız, 6 [304]) Âdet ve lohusalık hâlindeki kadınların, Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde namaz kılmadıkları ve oruç tutmadıkları konusunda sahabenin ittifakı vardır. Bu konuda müçtehitler de görüş birliği içindedir. Bu hâllerde kılınmayan namazlar daha sonra kaza edilmez, tutulmayan Ramazan oruçları ise kaza edilir. Hz. Âişe, âdet hâlinde kılınamayan namazların kaza edilip edilemeyeceğini soran bir kadına “Resûlullah zamanında âdet döneminden sonra bize oruçları kaza etmemiz emredilir, namazları kaza etmemiz ise emredilmezdi.” (Müslim, Hayız, 67-69 [335]; bk. Buhârî, Hayız, 20 [321]) cevabını vermiştir. c) Kâbe’yi tavaf edemezler. Hz. Peygamber (s.a.s.), âdet hâli sebebi ile hac yapamayacağından endişe ederek ağlayan Hz. Âişe’ye “Kâbe’yi tavaf etmek dışında, haccedenlerin yaptığı her şeyi yap.” (Buhârî, Hayız, 1 [294]) buyurmuştur. d) Gerekmedikçe cami ve mescitlere giremezler. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/13; Mevvâk, et-Tâc, 1/552; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/279) e) Âdet ve lohusalık hâlindeki kadınların Kur’ân-ı Kerîm’e dokunmaları ve onu okumaları konusunda ise İslâm bilginleri farklı görüşler ortaya koymuşlardır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Ramazan gecesinde sahura kalkıp yemek yemek niyettir; sözlü niyet şart değildir. Sahurda yemek yerken yarın tutmayacağım diye söyleseydi o zaman sahur yemeği niyet olmazdı. Bu durumda sahurda yemek yoluyla niyet edip sabahleyin tutmayacağım diyerek yiyen keffaret ile cezalandırılır.
Selamünaleyküm. Kına gecesi diye bir toplantı örfi bir durumdur. Ne farz ne haram ne de ayıptır. Mübah bir iştir ama o gecede yapılacaklar arasında haram bir iş olursa harama, mekruh bir iş olursa mekruha dönüşür.
Selamünaleyküm. Sakal kesmekle bir tutam uzatmamak arasında fark var. Sakal kestirmeye babanızın hakkı yoktur, itaat etmeniz gerekmez. Bir tutam uzatmamaya yönelik isteğini kırmayabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Sünnette zikredilen etektir ama pantolonun da ona benzetilmesi doğru olandır. Yerde sürünecek bir paça olmamalı paçalar.
Selamünaleyküm. Boğazdan kaçmadığını garanti ediyorsa orucuna bir zarar gelmez.
Selamünaleyküm. Köpek ve domuz gibi tamamen necis sayılan hayvanların ticaretinde de sakınca vardır elbette. Diğer hayvanlarda ise sakınca yoktur.