Fetva Meclisi
Soru
Hocam hayızlı iken bir kadının camideki ilim halkasına katılması günah mıdır? Keyfi bir durum için değil, haftalık ilim meclisini takip etmek için de olsa caiz olmaz mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Namaz kılınan bir yere kadının aybaşı gününde girmesi namaz dışında bir nedenle de olsa caiz olmaz. Eğer belirttiğiniz yer, caminin kapısı namaz için açıldığında girilip namaz kılınan bir yer ise iki durumda da caizlik yoktur.
Selamünaleyküm. Kadınların hayızlı iken camiye girmeleri ancak acil bir nedenle olabilir. Normal şartlarda giremezler. Bütün fıkıh mezheplerinin görüşü budur.
Tavaf ve namaz için olan sakıncayı genişletmemelisiniz.
İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre, kadınların âdet veya lohusalık hâllerinde camiye girmeleri caiz değildir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/13; Mevvâk, et-Tâc, 1/552; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/279) Âdet ve lohusalık hâlleri, dinimizce hükmen kirlilik sayılmakta ve ibadetlere engel kabul edilmektedir. Camiler de ibadet mekânıdır. Hz. Peygamber (s.a.s.) “Ben âdetli kadının ve cünüp kimsenin mescide girmesini/mescitte bulunmasını helal görmüyorum.” (Ebû Dâvûd, Tahâret, 90 [232]; İbn Huzeyme, es-Sahîh, 2/284 [1327]), “Mescit, âdetli kadına ve cünübe helal değildir.” (İbn Mâce, Tahâret, 126 [645]) buyurmuştur. Bazı âlimler ise ihtiyaç hâlinde örneğin, camideki bir eşyayı almak için âdetli kadının camiye girmesini veya camiden geçen yolun daha yakın olması gibi bir sebeple caminin içinden geçmesini caiz görmüşlerdir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/107; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/279) Hanefîler de ihtiyaç olması hâlinde cünüp kişinin, teyemmüm yapmak şartıyla mescitten geçebileceğini ve orada ihtiyaç oranında kalmasını caiz görmüşlerdir. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/38) Hanbelîlerden bir görüşe göre cünüp, âdetli veya lohusa kimseler bu durumda iken namaz abdesti almaları şartıyla mescitte bulunabilirler. (Merdâvî, el-İnsaf, 1/347-348) Zâhirîlere göre ise âdetli kadın camiye girebilir ve orada durabilir. (İbn Hazm, el-Muhallâ, 1/400-402) İhtiyaç hâlinde bu görüşlerle de amel edilebilir. Âdetli veya lohusa olan kişiler hakkındaki bu hükümler, duvar veya başka bir şeyle çevrilip mescid olarak inşa edilmiş ve içerisinde itikâfın yapılmasının sahih olduğu yerler için geçerlidir. Bu nedenle mescidlerin avlusu ve müştemilatında bulunup da duruma göre imama uyulabilen yerler mescidden farklı değerlendirilmiştir. Bu yerler Hanefî ve Hanbelîlerden gelen sahih görüşe göre bu konuda mescidin hükümlerine tâbi değildir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/171; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/196)
Kadınların kendi aralarında namaz kılarken birinin imam olmasında sakınca yoktur. İmamlık yapmaya ehliyetli biri imam olabilir ve namaz kılabilirsiniz. Hanefi mezhebinde böyle bir imamlık tavsiye edilmemiş, kerih görülmüştür ama namazın sıhhatine engeli yoktur. Orada mü'minler arasındaki beraberliği teyit etmek, namaz heyecanını canlı tutmak için beraber kılmanızda sakınca olmaz.
Bir zikir meclisine katılmak olsa olsa nafile bir ibadet olabilir. Eşin gönlünü razı etmek ise kati bir farzdır. Farzı bırakıp nafileye ne gece ne gündüz gidilemez. Yalnız şuna dikkat edin; bu süreç ve bu konu sizi ailesiz bırakabilir. Şeytan zikir fikir derken sizi bitirmesin maazallah.
adet konusundaki diğer fetvalar
Kur'an okumak için okunamaz ama dua etmek için okunabilir.
Belirttiğiniz yer eğer: “Burası kadınlara mahsus, burada namaz da kılıyorlar” şeklinde ayarlandıysa orası sosyal amaçlı ama namaz da kılınan bir yerdir. Bu durumda da serbest sayılırsınız. Hayır, öyle değil de orası: “Kadınların namaz kılması için tahsis edilmiş ama gelen kadınların çocukları da orada oynuyor” şeklindeyse oranın erkekler bölümü ile farkı yoktur. O zaman da orada aybaşı durumunda bulunamazsınız. Bu duruma göre değerlendiriniz. Allah yardımcınız olsun.
Öyle bir durumda gusül gerekmez.
Kadının özel günlerinde (aybaşı günleri) temizlenip gusletmeden eşi ile cinsel ilişki yapması haramdır. Bunu önemsemeyip yapan pek ağır bir günah işlemiş olur. Sizin gibi dalgınlıkla yapan ise inşaallah tevbe ve istiğfar ederek vebalden kurtulmuş olur. Yalnız buradaki kural sadece cinsel ilişkinin kendisine aittir. Haram olan tam anlamıyla cinsel ilişkiden anlaşılan durumdur. Sevişme ve benzeri durumlarda yasak yoktur. Gençliğinden veya başka bir sebepten ötürü kendine güvenemeyen tedbir açısından her şeyden uzak dursa iyi eder.
Kadınların hayızlı günlerinde namaz kılmamaları, oruç tutmamaları konusu için “bir icma konusu imiş” diyorsunuz. İCMA, bu ümmetin ilk büyüklerinin söz birliği etmesi demektir. Lütfen tekrar düşünün: Ümmetimizin Ashab-ı Kiram, tabiin ve onların izinden gelen nesillerinin icmaını basit gördükten sonra oruç ne işe yarayacak? Ümmetimizin ilk nesillerinin izinden gitmek bizim için dindir. Bunu Kur'an’ımız emrediyor. Lütfen dinimize ait meseleleri yabancıların dilinden konuşmayalım.