Fetva Meclisi
Soru
Hocam, benim eşim Sudan uyruklu, Cidde’de yaşıyoruz. Ben Hanefi mezhebindenim. Eşimle mezheplerimiz farklı. Bazen kaynanamla beraber namaz kılıyoruz, o imam oluyor. Bana, bir dahakine sen imam olursun, dedi. Ben de, bizde kadın imam olmaz, dedim. (Eşimin annesi kırılmasın diye nadir de olsa beraber kılıyoruz ama.) Bazen de üniversite ya da farklı ortamlara girince arkadaş gurubum yani buradaki kadınlar cemaat olup kılıyor, ben elimden geldiğince ayrı kılmaya çalışıyorum ama bazen topluluk içinde bir problem yaşamayayım, kimsenin kalbi kırılmasın diye onlarla beraber kılıyorum. Daha sonra da namazım ne oldu diye düşünmeden edemiyorum. Hanefi mezhebine mensup bir kadın olarak diğer mezheplere mensup yani Hanbeli veya Maliki olan kadınlardan birisi imam olduğunda benim onlarla beraber namaz kılmam doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
https://fetvameclisi.com/fetva/kadinlarin-imameti Caiz olduktan sonra mezhep farklılığı namaza engel olmaz.
Bu konuyu şöyle bir daire içinde ele alabiliriz: Bugün Mü'minlerin takip ettiği mezhepler olan Hanefilik, Şafiilik, Malikilik ve Hanbelilik biiznillah bu ümmetin kendi itikadının ekseninde gelişmiş, dışarıdan bir etkinin bulunmadığı mezheplerdir. Bu mezheplerin tamamında Allah’ın kitabını ve Peygamber aleyhisselamın sünnetini en iyi şekilde anlama gayreti vardır. En başta imamları olmak üzere bu mezhepleri bugünkü çizgilerine getiren müçtehitler Allah için bir şeyler yapma gayreti içinde olmuşlardır. Tarih boyunca mü'minlerin mezhepler hakkındaki şahitlikleri bu şekilde olmuştur. Dolayısıyla bu dört mezhepten birinin abdest ve namaz gibi bir ibadette Allah’ın hükümlerine aykırı olacak bir uygulama yoktur. Evet, farklılık denebilecek noktalar bulunur ama bu farklılıklar o ibadetin esasına zarar verecek seviyede olmaz. Bu nedenle deriz ki, bir ibadeti eda ederken bir müçtehidin veya mezhebin çizgisinde kalmak gerekir ki ibadet ciddiyeti zarar görmesin ama aynı ibadetin diğer mezhepteki farklı denebilecek “ayrıntıları” o ibadetin geçersiz olması gibi bir sonuca asla götürmez. Bugün şu mezhepte böyle, öbür mezhepte böyle dediğimiz ibadetlere ve özellikle de namaza ait meselelerin tamamı Ashab-ı Kiram döneminden beri bulunmaktadır. Başta Ashab-ı Kiram olmak üzere bu ümmetin büyükleri birbirlerinin arkasında namaz kılmakta idiler. Onlar bazı ayrıntılarda abdesti farklı olabileceğini bildikleri halde birbirlerinin arkasında namaz kılmakta sakınca görmediler. Bizim onlardan daha iyi ve takvalı bir namaz kılmayı iddia ederek böyle bir ayrıntı üzerinden birbirimizin arkasında namaz kılmamamız ümmet olma şuurumuza ters düşecektir. Yapılan iş, namaza göstereceğimiz hassasiyetten değil taassubumuz ve kör taklit zevkimizden kaynaklanıyor olacaktır. Ashabı kiramdan Abdullah bin Ömer radıyallahu anhümanın, Haccac gibi birinin arkasında bile namaz kıldığı rivayet edilmektedir. Ehlisünnet itikadının en önemli ilkelerinden biri, ümmetin birliği ve namaz ciddiyeti açısından bakarak fasık olan birinin arkasında daha namaz kılmak gerekir ilkesidir. Bu nedenle başka bir nedene dayanmadan sadece mezhep farkını ileri sürerek namazın sahih olmayacağı iddia etmenin tutarlı bir tarafı yoktur.
Aleykümselam. Kadının namazı ile erkeğin namazı arasında fark yoktur. Sadece eğilme ve oturmada kadının yapısına karşı kolaylık olacak bir esneme vardır. Her iki şekilde de kılınmasında sakınca olmaz.
Bu verdiğiniz çapraz örnekler kitaplarda vardır ama pratikte milyonda bir bile görülmez. Bu meselelerle nefes tüketecek kadar vakit bulayacağımız bulanık bir zamanda yaşıyoruz. Allah yardımcımız olsun. Namazın kendisi toptan gidiyor hatta iman eriyor biz o mezhepten bu mezhebe kan nakli yapmaya vakit bulamamalıyız. Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Önceden kıldığınız bir namazda böyle bir sorun olduğunu sonradan öğrenirseniz mesele yoktur, Allah kabul buyursun. Namaza başlamadan önce böyle bir durum olduğunu görürseniz herkes mezhebine göre amel etsin. Zira mezhep titizliğimiz namaz ve iman titizliğimizin önünde duruyor. Vesvesenin önünü tıkayalım.
Delillere bakarak hüküm verebilmek için mezhebin usulünü (usulü fıkıh) iyi bilmek, o konuyla ilgili tüm delilleri incelemek ve deliller arası tercih yapabilme kabiliyeti gerektirir. Yoksa bir/birkaç rivayet üzerinde mezhepleri karşılaştırarak tercihte bulunmaya kalkmak cahil cesaretidir. Allah'tan korkun, bağlı olduğunuz mezhebin gereklerini yerine getirin. Yalnız bir konuda çıkmaza düşer veya fetva sorduğunuz "ilim ehli hocanız" sizin durumunuzu değerlendirerek farklı bir mezhebi uygulama konusunda tavsiyesi olursa onu dikkate alınız. Yani kör taklitçi de olmayın. Özetle sorunuz paralelinde Hanefi mezhebinin uygulamalarını esas alarak amel ediniz.
Selamünaleyküm. İmamların, en hassas ölçülere riayet ederek namaz kıldırmaları evla olandır. İmamlığın ağırlığı da bunu gerektirmektedir. Buna rağmen, müçtehitlerimizden birinin içtihadına dayalı olarak hareket eden bir imamın arkasında kılınan namaz, namaz kılanın tabi olduğu imamın müçtehidine muhalif durumda olsa dahi namazda bir sıkıntı olmaz. Yeter ki mesele akide ile alakalı bir mesele olmasın. Mezheplerden birini, diğerini batıl görecek şekilde tek nokta görmek sakıncalıdır.
Cemaatle Namaz Kılmak konusundaki diğer fetvalar
Namazı camide kılmak esas olandır. Herkes camide cemaatle kılmaya çalışmalıdır. Sizin verdiğiniz örnekte ise cemaate gitmemeye bir tür özür vardır. Kalbiniz camide cemaatte olsun evde de olsa namazı kılın. Mümkünse kaldığınız yerde küçük bir cemaat yapın. İlla namazı kılın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Önce tövbe edilecek. Tövbe giriş kapısıdır. İstiğfar edilecek. Tövbe korunacak. Diğer sâlih ameller de işe yarar.