Fetva Meclisi
Soru
Ben Hanefi’yim, Şafii bir imama tabi oluyorum. İmamın eli kanamış. Bu durumda imam namaza durduğunda ben namaza durmamalı mıyım? Bazı kardeşlerimiz, “bu şekilde namazın olmaz” diyor. Aynı şekilde Şafi olan da Hanefi’ye uyduğu zaman Hanefi’de bozmayıp Şafi’de abdesti bozan ya da abdesti geçersiz kılan bir durum olduğunda Şafii olan Hanefi imama uymamalı mı, buradaki ölçü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu konuyu şöyle bir daire içinde ele alabiliriz: Bugün Mü'minlerin takip ettiği mezhepler olan Hanefilik, Şafiilik, Malikilik ve Hanbelilik biiznillah bu ümmetin kendi itikadının ekseninde gelişmiş, dışarıdan bir etkinin bulunmadığı mezheplerdir. Bu mezheplerin tamamında Allah’ın kitabını ve Peygamber aleyhisselamın sünnetini en iyi şekilde anlama gayreti vardır. En başta imamları olmak üzere bu mezhepleri bugünkü çizgilerine getiren müçtehitler Allah için bir şeyler yapma gayreti içinde olmuşlardır. Tarih boyunca mü'minlerin mezhepler hakkındaki şahitlikleri bu şekilde olmuştur. Dolayısıyla bu dört mezhepten birinin abdest ve namaz gibi bir ibadette Allah’ın hükümlerine aykırı olacak bir uygulama yoktur. Evet, farklılık denebilecek noktalar bulunur ama bu farklılıklar o ibadetin esasına zarar verecek seviyede olmaz. Bu nedenle deriz ki, bir ibadeti eda ederken bir müçtehidin veya mezhebin çizgisinde kalmak gerekir ki ibadet ciddiyeti zarar görmesin ama aynı ibadetin diğer mezhepteki farklı denebilecek “ayrıntıları” o ibadetin geçersiz olması gibi bir sonuca asla götürmez. Bugün şu mezhepte böyle, öbür mezhepte böyle dediğimiz ibadetlere ve özellikle de namaza ait meselelerin tamamı Ashab-ı Kiram döneminden beri bulunmaktadır. Başta Ashab-ı Kiram olmak üzere bu ümmetin büyükleri birbirlerinin arkasında namaz kılmakta idiler. Onlar bazı ayrıntılarda abdesti farklı olabileceğini bildikleri halde birbirlerinin arkasında namaz kılmakta sakınca görmediler. Bizim onlardan daha iyi ve takvalı bir namaz kılmayı iddia ederek böyle bir ayrıntı üzerinden birbirimizin arkasında namaz kılmamamız ümmet olma şuurumuza ters düşecektir. Yapılan iş, namaza göstereceğimiz hassasiyetten değil taassubumuz ve kör taklit zevkimizden kaynaklanıyor olacaktır. Ashabı kiramdan Abdullah bin Ömer radıyallahu anhümanın, Haccac gibi birinin arkasında bile namaz kıldığı rivayet edilmektedir. Ehlisünnet itikadının en önemli ilkelerinden biri, ümmetin birliği ve namaz ciddiyeti açısından bakarak fasık olan birinin arkasında daha namaz kılmak gerekir ilkesidir. Bu nedenle başka bir nedene dayanmadan sadece mezhep farkını ileri sürerek namazın sahih olmayacağı iddia etmenin tutarlı bir tarafı yoktur.
Mezhep değiştirmek, özellikle fıkhi konularda ciddi bir karar gerektirir. Ancak mezhep taklit etmek caizdir ve özellikle ilmi derinliği olmayan kişiler için bir mezhebe bağlı kalmak en güvenli yoldur. Şu an yaşadığın kafa karışıklığı, aslında mezheplerin içtihat farklılıklarından kaynaklanıyor. Mezheplerin her biri kendilerine göre sahih delillere dayanmaktadır. Âlimlerin asırlardır tartışarak tahlil ettiği fıkhî konuları bağlamlarından kopararak hadis/ler üzerinden anlamaya çalışmak kafa karışıklığına sebep verebilir. Şu anki ilmi seviyende bir mezhebe bağlı kalman senin için daha rahat olur. Şafiî mezhebine göre yaşamak seni çok zorluyorsa tekrar Hanefî mezhebine dönebilirsin. Çünkü din, yerine ve şartlarına dikkat etmek kaydıyla kolaylıktır, güçlük değil. Allah hayırlı kararlar vermeni nasip etsin kardeşim. Vesveseye kapılmadan ibadetlerine devam et.
Kim bir imama uyuyorsa o imamın açık bir ayet veya hadise muhalif olmayan uygulamalarından ötürü namazını yok saymamalıdır. Mezhepler arasındaki farklılıklar namazımızın yok sayılmasını gerektirecek farklılıklar değildir. İmam olan arkasındakinin farklı görüşüne itibar etmeli, tabi olan da imamı imam bilmelidir. Allah kabul etsin.
Bu uygulama Hanefi mezhebi açısından uygun olmayandır. Diğer mezheplerde ise vardır. Dolayısıyla sizin namazınıza sakınca getirmez biiznillah. O kardeşimize de durumu izah edip arkasındaki Hanefi olan musallilerin hassasiyetlerine dikkat etmesini tavsiye edebilirsiniz. Netice olarak bunu namaza mani kabul etmeyin.
Selamünaleyküm. İmamların, en hassas ölçülere riayet ederek namaz kıldırmaları evla olandır. İmamlığın ağırlığı da bunu gerektirmektedir. Buna rağmen, müçtehitlerimizden birinin içtihadına dayalı olarak hareket eden bir imamın arkasında kılınan namaz, namaz kılanın tabi olduğu imamın müçtehidine muhalif durumda olsa dahi namazda bir sıkıntı olmaz. Yeter ki mesele akide ile alakalı bir mesele olmasın. Mezheplerden birini, diğerini batıl görecek şekilde tek nokta görmek sakıncalıdır.
Selamünaleyküm. Bir kere doktora görünmeniz gerekir. Hem dahiliyeci hem de psikriyati bölümüne görünün.Ondan sonra da Şafii mezhebi veya başka bir mezhebe göre yanlış yaptığınızı bilin. Gereksiz yere kendinizi meşgul etmişsiniz. Bilerek damlatmadıkça, bilerek gaz kaçırmadıkça namazınız bozulmaz. Kur'an'ı da hafız olmadıkça o şekilde okumanız sizden beklenmez. Gereksiz yere eziyet etmeyin kendinize.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Tırnak arasındaki kirin renk olması mani olmaz. Kirin pislik olması durumunda ise mesela bir milimlik bir tabaka olup suyun sirayetini engellerse abdeste ve gusle mani olur. Tabi bu, göz önünde görülebilenler içindir. Görüp bilmediğimiz için Rabbimizin mağfiretine sığınırız.
Suyu avuca alıp dökerek yıkamak müstahap olan şekildir. Tarif ettiğiniz gibi yıkanmasında ise abdest açısından sakınca olmaz. Şu kadar ki, su tüketimi ve israf bakımından evla olanı yapmak gerekir.
Böyle bir şey abdesti bozmaz.
Özellikle pis görünen ve suyu sıçratan bir lavabo olmadıkça lavaboyu temizlemeniz gerekmez, yanlış ve su israfı olur.
İstibra inceliklerini bilmediğiniz için değil ama İDRAR BULAŞTIĞINA DAİR KESİN BİR BİGİNİZ VARSA onun için namazı kaza edersiniz.
Saçın altındaki deriye su temasını engelleyen bir boya gusle manidir. Saçtaki boya ise mani olmaz. Normal abdest açısından ise mani yoktur. Bu mesele ile alakalı bir konu olarak da şunu bilmeliyiz: Bayanın böyle bir boyamayı erkek kuaföre yaptırması caiz değildir. Yapılmış durumunu namahremlerine göstermesi caiz değildir.