Fetva Meclisi
Soru
Namaz kıldığım camide bazen imam olmayınca Suriyeli bir genç kıldırıyor namazı. Ancak akşam ve yatsı namazını kıldırırken Fatiha’yı okuduktan sonra en az bir Fatiha suresi okuyacak kadar bekliyor, ardından zammı sureyi okumaya başlıyor. ‘Şafii mi?’ diye sordum cemaatten birine, ‘olabilir’ dedi. Şafi bir kardeşime; ‘o kadar ara verilmez’ dedi. İmam geldiğinde kendisine durumu izah ettim. Şöyle dedi: ‘İmam, şafidir, sorumluluk imamda olduğundan sizin namazınız tamdır.’ Böyle bir uygulama var mı? Eğer bu yanlış ise durumu nasıl izah edelim?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu verdiğiniz çapraz örnekler kitaplarda vardır ama pratikte milyonda bir bile görülmez. Bu meselelerle nefes tüketecek kadar vakit bulayacağımız bulanık bir zamanda yaşıyoruz. Allah yardımcımız olsun. Namazın kendisi toptan gidiyor hatta iman eriyor biz o mezhepten bu mezhebe kan nakli yapmaya vakit bulamamalıyız. Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Önceden kıldığınız bir namazda böyle bir sorun olduğunu sonradan öğrenirseniz mesele yoktur, Allah kabul buyursun. Namaza başlamadan önce böyle bir durum olduğunu görürseniz herkes mezhebine göre amel etsin. Zira mezhep titizliğimiz namaz ve iman titizliğimizin önünde duruyor. Vesvesenin önünü tıkayalım.
Aleykümselam. Mezhebinize bağlı kalın ama ya namaz ya mezhep noktasına gelirseniz Hanefilere göre caiz olması sizin için yeterli olmalıdır.
Kim bir imama uyuyorsa o imamın açık bir ayet veya hadise muhalif olmayan uygulamalarından ötürü namazını yok saymamalıdır. Mezhepler arasındaki farklılıklar namazımızın yok sayılmasını gerektirecek farklılıklar değildir. İmam olan arkasındakinin farklı görüşüne itibar etmeli, tabi olan da imamı imam bilmelidir. Allah kabul etsin.
Biiznillah namazın sıhhatinde bir sıkıntı yoktur. Sizin için de bir ders olmalıdır bu, bir dahakinde imamı ‘sübhanellah’ diyerek ikaz edersiniz.
Selamünaleyküm. İmamın niyeti ile ona uyanın niyeti arasındaki fark konusunda Hanefi mezhebi uleması ile Şafii ulemasının başını çektiği diğer ulema arasında fark vardır. Şafii ulemasının görüşüne göre niyet farkı imamla ona uyan arasında sorun değildir. Namaz, imama uyuldukça niyetler ne kadar farklı olursa olsun caizdir. Hanefi ulemasının görüşüne göre ise mesele şöyledir: a- Nafile kılan biri farz kılan bir imama uyarın ve kıldığı nafile sahihtir. b- Farz namaz kılan biri, nafile kılan birine uyamaz. c- Farz kılan bir imama, başka bir farza niyet edecek biri uyamaz. Farzlarda aynı namaza niyet etmek gerekir. Mesela akşamı kılmayan biri, yatsıyı kılan birine uyamaz. Sizin durumunuza gelince, sizin peşinizdekiler Şafii mezhebinde iseler, onlar açısından bir sakınca olmayacağı için siz imamlığınıza devam edin. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam.Mezhepler ne İslam'ın dışında bir şeydir ne de bir mezhep İslam'ın tek başına ta kendisidir. İkisi arasında bir yerde tutmalıyız mezhebimizi. Bir Müslüman şu kadar Hanefî bu kadar Şafii, filan meselede Malikî öbür meselede de Hanbelî olamaz. Bu sadece eğelenmek olur. Bir kapıya bağlanıp o kapıda ilke edinmek gerekir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu bir vesvesedir. Bunu kendinize konu yapmayın. Kendinizi diğer işlerle meşgul edin. Boş vaktiniz kalmasın. Aklınıza böyle bir konu geldiğinde de onu hiç olmamış kabul edin. Hatta kelimeyi şehadeti bile bu nedenle getirmeyin. Bunun yerine mesela Kur'an okuyun. Dua etmeyi de ihmal etmeyin.
Gazalî ve İbnu'l-Cevzî meselesinde ölçümüz şu olsun: İkisi de ümmetimizin büyüklerindendir. Birini diğerine tercih etmeyiz. Şu kadar ki, İbnu'l-Cevzî'nin söyledikleri pratiğe daha yakındır. Asrımızın fitnelerine karşı onu uygulanabilirlik açısından daha yakın buluruz. Biz zamanımızın insanıyız. İmtihanımız da bu zamanın imtihanıdır. İnternet zamanında imtihan internettir. Medya zamanında medyadır. Savaş zamanında savaştır. Kıtlık zamanında kıtlıktır. Kim hangi zamanda ne yaşıyorsa imtihanını da o yaşadığının üzerinde görmelidir. Bütün zamanlarda imtihan, helal yemek, nefse uymamak ve ibadet etmek olarak özetlenebilir. Allah yardımcımız olsun.
Direkt söylemenizi ama nezaket ve inceliği bırakmamanızı tavsiye ederiz. Mesela, sizin din açısından hassas olduğunuzu ama onları da sevdiğinizi söyleyebilirsiniz. Ramazan’ı gerekçe gösterebilirsiniz. Erteledikçe onun düzelme ihtimalini de erteliyorsunuz, ola ki sizin sözünüz etki eder ve kalbi yumuşar. Nezaketle ve dikkatlice uyarın, ilişkiyi kesmeyin. Ve onlar için dua edin muhakkak. Umutla da onların ıslahına vesile olmayı bekleyin, büyük bir hayır işlemiş olacaksınız.
Sizin durumunuz özel bir durumdur. Vesveseyi yok edene kadar bu konu ile ilgilenmeyin. Tam kılmış kabul edin. Sehiv secdesi yapmasanız da namazınız yine tamdır. Sehiv secdesinin yapılmaması namazı yok etmez. Siz durumunuzu özel kabul edin. Biiznillah kısa zamanda düzelirsiniz. Allah kolaylık versin.
Kasko caiz olmamakla beraber zarureten yapılabileceği alanlar bulunabilir. Bu durumda da başkasının yaptırdığı kasko üzerinden devam ettirilmesinde inşallah sakınca olmaz.
Kalbe iman ve salih amel konmasından başka her şey boş, kuru bir teselli, şirin bir avuntu.