Fetva Meclisi
Soru
Kadın Fıkhı derslerinizin ilme dair ilk bölümlerinde İbnü’l Cevzi rahmetullahi aleyhin Telbisü İblis isimli eserini şiddetle tavsiye etmiştiniz. İbnü’l Cevzi'yi sizin onun hakkında yaptığınız dersten tanıdığım ve daha önce Tahlil Yayınları'nın tercüme ettiği Hatırlı Satırlar eserini okuduğum için bu kitabı da edinmek istedim. Yeni okumaya başladım ve içinde İmam Gazali rahmetullahi aleyhin tavsiyelerine yönelik ciddi eleştiriler bulunduğunu gördüm. Bilirsiniz ki İmam Gazali daha münzevi ve dünya lezzetlerinden soyut bir hayatla kurtuluşa erileceğini vurgular hep eserlerinde. İbnü’l Cevzi ise bunları aşırılık olarak nitelendirdi sürekli kitabında. Ve benim hangi tutumun daha ideal olduğunu takdir edecek bir ilmim yok. İkisi de muteber alimler ve hangisini okusam ona hak verdiğimi görüyorum. Bu iki büyük alimin fikirleri arasındaki farka mümince ve itidalli bakış nasıl olmalıdır hocam? Dünya nimetlerini terk ve uzlete sünnette yer yok mudur? Peki, niçin pek çok Allah dostu bu yolu tercih etmiştir? Günümüzün fitne ortamında doğru olan uzlet midir? Dünya nimetleriyle fazla içli dışlı mümin fazileti düşük mümin midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Telbîsü İblîs hicri yılında vefat eden meşhur âlim İbnü’l-Cevzî’nin değerli bir kitabıdır. İbnü’l-Cevzî’nin bu kitabı ve bir başka eseri (hatıratı) olan Saydulhatır’ı çok değerli notlarla doludur. Özellikle Arapça olarak okuyabilecekler için öncelikli okumalar arasında olmalıdır. Tavsiyemiz bu şekildedir. Bu iki eserinde yaklaşık olarak doksan yıla yakın hayatının özetini vermektedir. Kendisini, yaşadığı asrı, siyaseti, ilim adamlarını özetlemektedir. İbnü’l-Cevzî’nin yaşadığı asır, ahlâk ve takvanın zayıfladığı bir asırdır. Yaşadığı bu asırdaki çöküşe dur diyebilmek için Ömer bin Hattab radıyallahu anh, Ömer bin Abdülaziz, Ahmed bin Hanbel gibi isimlere ait eserler yazmış, onları örneklendirmeye çalışmıştır. Telbîsü İblîs (Şeytanın Aldatmaları) kitabı yaşadığı asırdaki farklı grupların din ismi ile anıldıkları halde hangi yanlışları ile bilindiklerini izah etmektedir. Olduğu gibi doğru tespitlerden oluştuğunu iddia edemeyiz. Neticede bir âlim gözlemlerini bize aktarmaktadır. Ancak o çapta bir âlimin gözlemleri oldukça önemli notlar niteliğindedir: Kur'an hafızlarının müzik notaları gibi bir kıraatle okuması, ibadet ruhundan uzaklaşmış kıraatin öne çıkması gibi yönlerini ileri sürmektedir. Fıkıhla meşgul olanların ilk neslin fıkıhtaki heyecan ve samimiyetini taşımadıklarını, neredeyse başka fıkıhçıların eksikleri üzerine yoğunlaştıklarını anlatır. Siyasetçilerle yakın bağlantılarını, fetvada takvadan uzaklaşmalarını zikreder. Vaaz veren hocaların samimiyetsizliklerini, hikâyelerle insanları oyalamalarını anlatır. Edebiyatçıların, şairlerin kibirlendiklerini anlatır. Günahlara batmaktan çekinmediklerini izah eder. Tasavvufun aldığı üzücü şekli tenkit eder. İlk mutasavvıflarla o asırdakiler arasındaki derin farkları örneklendirir. Yaşadığı asrın siyasi gücü olan Selçuklu devletini yöneten sultanların ve bürokratların yanlışları üzerinde durur. Zenginlerin malı nasıl kazanıp harcadıklarına örnekler verir. Fakirlerin onurlarını koruyamayışlarını izah eder. Kadınların dikkatsizliklerini anlatır. Bütün insanların düştüğü yanılgılara değinir. İbnü’l-Cevzî, yaşadığı asra şahitlik etmektedir. Elbette, tuttuğu notları onun asrına aittir ama öyle veya böyle bugün de insanlık benzer buhranlar içindedir. Geçmişi ve geleceği paralel bir zeminde görebilmek ve ibret almak için kitap çok güzel bir kaynaktır. Allah ona rahmet etsin.
İHYAUULUMİDDİN bu ümmetin kütüphanesinin en önemli eserlerinden biridir. Allah Teâlâ, müellifi Gazali'ye rahmeti ile muamele buyursun. Ele aldığı konuların önemli bir bölümünde, kendisinden sonrakilerin temel dayanağı olmuştur. Yalnız şu hususu bilmemiz gerekir: Bir ilacın gücünün büyük olması aynı zamanda o ilacın yan tesir kabiliyetinin de var olmasını gösterebilir. Nitekim Gazali'nin engin görüşleri müessir bir ilaç gibidir. Bu zaman, Gazali'nin eserlerinin bir âlim nezaretinde okunması gereken zamandır. Sizin gibi pek çok insanda yan tesir yapmıştır. Bu durum, İhya'nın ne önemsizliğini ne de gereksizliğini göstermez. Ne yazık ki bizim yaşadığımız hayat, İhya'da anlatılan konuların bizi uçuk noktaya taşımasına neden olacak durumdadır. Tavsiyemiz şimdilik o kitaptan uzak durmanızdır. Onu size bir âlim okutsun. Aksi takdirde kâr/zarar dengesi kuramayabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ niyetinizi mübarek kılsın. Esasen tebrik edilecek bir planlama içindesiniz. Ne var ki, HIZLI BAŞLAYIP çabuk çökmekten ise ADIM ADIM BAŞLAYIP uzun yürümek daha doğrudur. Tıp dersleri ağırdır, bu tespit yabana atılamaz. Çevreniz ve size etki edenler açısından da bu yapacağınız iş takdir görmesi zor bir iştir, bu da ikinci bir sorundur. Bu nedenle size çizgi olarak şunu tavsiye edebilirim: Planınız büyük ve uzun soluklu olsun. Uygulamanız ise boyunuza ve çapınıza göre olsun. Ya da şöyle diyebilirim: Acele etmeyin ama ihmal de etmeyin. Hayat realiteniz ve planlarınız dengeli olsun. Böylesi ile daha istikrarlı ve daha kalıcı işler yapabilirsiniz. Öncelikli gayeniz okumak ve bilgi artırmak değil mü'min kimliğinizle ayakta kalmak, fitnelerde savrulmamak olsun. Bunun için de önce her biriniz BEN ERİMEMELİYİM demelidir. Böyle diyebilen üç kişi veya iki kişi ile yola çıkın. Beş yıl sonra bir kişi daha ancak size katılıyor olsa bile zararda değilsiniz. Kaldı ki ihlasınız size katılımı bereketli yapacaktır. Bunun özeti şudur: İmanda ve ibadette, ahlâkta erimeden yürümeniz sizin bütün bilgilerden daha önemli bir ihtiyacınızdır. Maazallah eridikten sonra bilgi ne işinizi görecek ki? Bu noktadan sonra haramlardan uzak durmak ve farzları eksiksiz yapmak günlük işiniz olmalıdır. Farzlarda eksiğiniz yoksa BİLDİĞİNİZİ YAŞIYORSUNUZ demektir ki gaye de budur zaten. Planlarınızı izleyeceğiniz dersleri bitirme mantığına yaslamayın. Aksine hazmetme mantığına yaslayın. “Şu kadar dersi şu kadar zamanda” yerine “şu konuları kavrama” çizgisi çizin. Sözünü ettiğiniz ders grubundan ilk on dersi mesela hazmedin ve bir yolunu bulup ziyaret ederek veya bir iletişim kanalını kullanarak konuşanı/yazarı ile o dersleri mütalaa edin. Sonuca göre yeni bir plan yapabilirsiniz. Elbette sabredip sebat edebilenler gayelerine ulaşacaktır. Onlar da oldukça azdır. Dökülenlere takılmadan gayeniz için yürümeye bakın. Allah yardımcınız olsun.
Ebu’l-Ferec İbnu’l-Cevzi rahmetullahi aleyh, ümmetimizin derin âlimlerinden ve davette iyi işler yapmış isimlerinden biridir. Bu tefsirinin el-Muğni isimli başka bir tefsirinin özeti olduğu söylenir. Bilebildiğimiz kadarı ile Zadü’l-Mesir, muhtevası ile dolu dolu bir tefsirdir. Tefsir anında Kur'an ilimlerinin gerektirdiği konulara temas etmesi artı bir meziyetidir. Geniş tartışmalı konulara girmeden iyi bir Kur'an tefsiri okumak isteyen için pek güzel bir tefsirdir. Maalesef zikrettiği hadislerden bir bölümü, hadis ilmi açısından söz götürür hadisler olduğu için tefsiri tenkit edilmiştir. Zikrettiği kıssalar arasında tercih yapmayı okuyucuya bırakmış olması da başka bir sorun olabilir. Öyle veya böyle İbnu’l-Cevzi kütüphanelerin direklerindendir, tefsiri de bereketlidir. Arapça olarak anlayabiliyorsanız ve onu tek ses gibi görmeyecekseniz alın okuyun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Gazali, bu ümmetin büyüklerindendir. İmam’dır. Hüccetulislam’dır. Müceddit’tir. Elli beş yıl yaşadığı bu dünyaya iman adına köklü izler bırakıp gitti Rabbine. İlmî hayatının başlangıcı ile bitişi arasında bazı farklılıklar oldu. Felsefeye girdi, felsefeye karşı cephe aldı. Öven ve yeren kitaplar yazdı. Batınıye gibi bir belayı inceledi. Fıkıhta muhteşem eserler verdi. Özellikle kelam ilminde önemli çalışmaları oldu. Eşarilik açısından köklü izler bırakan eserler yazdı. Kelam ile alakalı en son eseri, İLCÂMU’L-AVÂM AN İLMİ’L-KELÂM isimli eseridir. Bu eseri incelendiğinde, belli başlı konularda kelam ilmi öncesi diyebileceğimiz Selef düşüncesine döndüğü görülür. Tüm bid’at fırkalardan uzaklaşarak ve eşarî bir âlim olmasına rağmen müteşâbihat konusunda eşarî ve mâturîdîlikten ayrılarak Selef düşüncesine yöneldiği son eserinde görülmektedir. Yalnız burada kastettiğimiz Selef, İmam Malik (rahmetullahi aleyh) ve İmam Ahmed bin Hanbel (rahmetullahi aleyh) gibilerin temsil ettiği Selefiliktir. Bugünkü ismi ile müsemması farklı selefilik açısından bir benzetme asla mümkün değildir. Elli beş yıl içinde bu büyük dönüşümler ve etkiler onu muhteşem bir noktada ve takipte bıraktı. Minhâc derslerimizi, ilmi ağırlığı olması sebebiyle konu bütünlüğü içinde izlemenizi tavsiye ederiz. Allah Gazâlî’mize rahmet eylesin Selamünaleyküm Konu ile ilgili olarak:
Selamünaleyküm. Şehvete karşı yemekle ilgili tavsiyeler pansuman tedavi niteliğindedir, nihai olarak etki edici değildir. Evlenmeyi kesinlikle ihmal edemeyiz. Çevre de önemli bir faktördür. Kiminle nerede oturup kalktığımız önemlidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu bir vesvesedir. Bunu kendinize konu yapmayın. Kendinizi diğer işlerle meşgul edin. Boş vaktiniz kalmasın. Aklınıza böyle bir konu geldiğinde de onu hiç olmamış kabul edin. Hatta kelimeyi şehadeti bile bu nedenle getirmeyin. Bunun yerine mesela Kur'an okuyun. Dua etmeyi de ihmal etmeyin.
Bu uygulama Hanefi mezhebi açısından uygun olmayandır. Diğer mezheplerde ise vardır. Dolayısıyla sizin namazınıza sakınca getirmez biiznillah. O kardeşimize de durumu izah edip arkasındaki Hanefi olan musallilerin hassasiyetlerine dikkat etmesini tavsiye edebilirsiniz. Netice olarak bunu namaza mani kabul etmeyin.
Bu kadar ayrıntılı olmasına gerek yok. Kesilecek hayvanın boğazı kıble yönüne baktığında maksat hasıl olmuş olur. Kaldı ki bu da imkân varsa ve sıkıntı oluşmayacaksa istenen bir uygulamadır, kesim şartlarından biri değildir.
Böyle bir durumun namaza zararı yoktur. Özellikle bakmaya çalışmak ise namazın ciddiyetine ters düşer.
Bacım, kısa vadede sana verebileceğimiz bir tavsiye ne yazık ki yoktur. Sabredecek ve öncelikli olarak kendini o huzursuzluğun içinde eritmemeye gayret edeceksin. Dua edeceksin. Kendini okumakla, ibadetle meşgul edeceksin ve boş vakitli biri olmayacaksın. İbadet ederek, Kur'an okuyarak ruhunu takviye etmeyi de unutma. Böylece onları düzeltemesen bile kendini yıpratmamış olursun.
Sigorta müfettişinin suç sayıp işlemi iptal edeceği bir uygulama ile elde edilecek menfaatin şüpheli olacağı kanaatindeyiz. İptal etmeyip ceza ile telafi edeceği bir uygulama ise haram olmayabilir.