İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ben tıp fakültesinde okuyorum. Aynı zamanda da daha iyi bir Müslüman, evlat, arkadaş, eş, anne, komşu vs. olmak için ilmi manada kendimi yetiştirmek istiyorum. Bunun için de zaten farz olan fıkıhtan bilmem gerekenleri, hadis dersleri ve daha çeşitli kaynaklardan okumalar çalışmalar yapmaya çalışıyorum zaman buldukça. Şimdi arkadaşlarımızla bir niyet ettik, Ramazana kadar kadın fıkıh okulu videolarınızı bitirmek ve hadis derslerine katılmak için. Bu süreçte bazı arkadaşlarımız "Bu kadar yüklenmemeliyiz, daha geniş bir zamanda bitirelim, bizim önceliğimiz derslerimiz olmalı" dediler. Benim/bizim önceliğimiz, iyi bir Müslüman hekim olmak için bu planlarımızı daha geniş bir zamana yayıp okul derslerimize öncelik vermek mi olmalı yoksa kendimizi sıkıştırıp sınıfta kalmak pahasına birlikte mi yürütmeye çalışmalıyız? Bu saydığım amaçlar için olan okuma ve çalışmalarımın haricinde daha derin bir yola girmem gerekir mi?

Cevap

Allah Teâlâ niyetinizi mübarek kılsın. Esasen tebrik edilecek bir planlama içindesiniz. Ne var ki, HIZLI BAŞLAYIP çabuk çökmekten ise ADIM ADIM BAŞLAYIP uzun yürümek daha doğrudur. Tıp dersleri ağırdır, bu tespit yabana atılamaz. Çevreniz ve size etki edenler açısından da bu yapacağınız iş takdir görmesi zor bir iştir, bu da ikinci bir sorundur. Bu nedenle size çizgi olarak şunu tavsiye edebilirim: Planınız büyük ve uzun soluklu olsun. Uygulamanız ise boyunuza ve çapınıza göre olsun. Ya da şöyle diyebilirim: Acele etmeyin ama ihmal de etmeyin. Hayat realiteniz ve planlarınız dengeli olsun. Böylesi ile daha istikrarlı ve daha kalıcı işler yapabilirsiniz. Öncelikli gayeniz okumak ve bilgi artırmak değil mü'min kimliğinizle ayakta kalmak, fitnelerde savrulmamak olsun. Bunun için de önce her biriniz BEN ERİMEMELİYİM demelidir. Böyle diyebilen üç kişi veya iki kişi ile yola çıkın. Beş yıl sonra bir kişi daha ancak size katılıyor olsa bile zararda değilsiniz. Kaldı ki ihlasınız size katılımı bereketli yapacaktır. Bunun özeti şudur: İmanda ve ibadette, ahlâkta erimeden yürümeniz sizin bütün bilgilerden daha önemli bir ihtiyacınızdır. Maazallah eridikten sonra bilgi ne işinizi görecek ki? Bu noktadan sonra haramlardan uzak durmak ve farzları eksiksiz yapmak günlük işiniz olmalıdır. Farzlarda eksiğiniz yoksa BİLDİĞİNİZİ YAŞIYORSUNUZ demektir ki gaye de budur zaten. Planlarınızı izleyeceğiniz dersleri bitirme mantığına yaslamayın. Aksine hazmetme mantığına yaslayın. “Şu kadar dersi şu kadar zamanda” yerine “şu konuları kavrama” çizgisi çizin. Sözünü ettiğiniz ders grubundan ilk on dersi mesela hazmedin ve bir yolunu bulup ziyaret ederek veya bir iletişim kanalını kullanarak konuşanı/yazarı ile o dersleri mütalaa edin. Sonuca göre yeni bir plan yapabilirsiniz. Elbette sabredip sebat edebilenler gayelerine ulaşacaktır. Onlar da oldukça azdır. Dökülenlere takılmadan gayeniz için yürümeye bakın. Allah yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle düşünmen ve akıntıya kapılıp gitmeyen bir mümine olmak istemen çok güzel, Allah yardımcın olsun. Özet olarak sana şunları tavsiye edebilirim: İyi düşünmek yetmez; iyiyi çevre olarak, ortam olarak oluşturmalısın veya onun için uğraşmalısın. Yoksa herkes iyi olmak isteyecektir. Madem tıp biliminde iş göreceksin, hedefin “en verimli, en faydalı doktor” olmalıdır. “Doktor” değil, “en iyi doktor” hedefi ile yol al. Allah Teâlâ’nın yarattığı kabiliyeti keşfederek mesleğinde en faydalı en değerli bölümü doldurmaya bakacaksın. İmanın ve ahlakın damarlarındaki kanın gibi değerli olmalı senin için. Planlama yaparken, tercihte bulunurken bu çizgiyi kolla. Allah’ın haramlarına asla yaklaşma. Haramdan arınmış bir hayat planla. Bir kaza olur da harama bulaşırsan hemen tevbe ile kendini arındır. Allah’ın kuluna emrettiği farzları başta namaz olmak üzere arızasız olarak uygulamaya azimli ol. Mesela işini namaz ekseninde kalmaya göre ayarla. Huzurlu bir hayat için evliliğin önemini ve etkisini hiçbir zaman küçümseme. Bütün emeklerine ve ulaşabileceğin akademik kimliğe rağmen başarısız bir evlilik seni çökertebilir. Bunu bilerek evlen. Bizim müşahede ettiğimiz kadarıyla şunu tespit ettik: Doktorun evliliğinde onun beyaz önlüğü ile evlenen bir eş sıkıntı kaynağıdır. Önlüğünle değil senin şahsınla evlenen birini bulmaya çalış. Gerekiyorsa bunun için evlenmeyi ertele ama önlüğünle değil seninle evleneni bul. Arkadaş çevren, ne yaparsan yap seni etkiler. Onlar ne ise bir zaman sonra sen de o olursun. Tıpkı virüs gibidir insan; bulaşır ve yatağa yatırır hatta mezara bile sokabilir. Zorunlu olarak bir arada durman gerekenler dışında ahiretine ve dünyana faydası olmayan bir arkadaşı arkadaş olarak görmemelisin. Doktorluk ziyadesiyle mübarek bir meslektir. Diyebilirim ki namaz kadar elbette değil ama nafile herhangi bir ibadet kadar değerlidir. Sürekli sevap yazılır sana. Para kazanıyor, koltuk sahibi oluyor olsan da durum böyledir. Doktorluk bir cami imamlığı gibi başkalarına kazandırırken kazanılacak bir meslektir. Şüphesiz bu çapta değerli bir meslek beraberinde sıkıntılar da getirecektir. İnsanların canları üzerinde iş yapan birinin yaptığı işin değeri ve önemi beraberinde maddi manevi sıkıntılar getirebilir. Bu sıkıntıların maddi olanlarını siz zaten biliyorsunuz. Manevi olanlarından sadece birini burada zikredebilirim. O da şudur: Önlüğü giydikten bir zaman sonra şeytan sinsi sinsi senin içine sanki hastaları sen yarattın, sen olmasan onlar ölecekmiş gibi hisler sokuşturabilir. Bu kimi zaman tepeden bakma, kibir olarak yansıyan uygulamalar getirir beraberinde. Allah muhafaza buyursun, böyle bir tutum sözünü ettiğimiz bereketi ve sevabı eritip bitirebilir. Bunun sizi etkilememesi için de mü'min insanların içinde insan olarak bulunmak, bir ders halkası takip etmek, nefsi azdıracak işlerden uzak durmak pratik çözümler üretmek olarak görülebilir. Doktor olarak imzanız bir mülki amirin imzasından kimi zamanlar daha etkili ve güçlüdür. İnsanların hayatına ve huzuruna etki eden kaşenin sahibi olabilirsiniz. Asla imanınıza ve kalbinize ters bir iş yapmayın. Size maaş veren kurumun yasalarını, kurallarını kollayın. Bir kaşe sizi cehenneme sürükleyebilir maazallah. Hiçbir imzayı, kaşeyi basit görmeyin. Değeri bir kibrit kutusu kadar basit bile olsa bir ilacı doktorluğunuz size emretmedikçe yazmayın, onaylamayın. Sabır ve dua sizin reçetesini yazamayacağınız ama huzurunuzu size getirecek fırsatlarınızdır. İkisini de masanızın üstünde, kalbinizin en yakınında saklı tutun. Besmele ile başlayın, dua ile bitirin. Muvaffak olmanız için dualar ederim. Allah Teâlâ sizi mahcup olacağınız işlerden muhafaza buyursun, akıbetinizi hayır kılsın. Âmîn.

Hocam ben TUS’a hazırlanan bir hekimim. Ancak bu günlerde ne yazık ki dini gerek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah Teâlâ ayağınızı sabit tutsun, işinizi kolay etsin. Bulunduğunuz yerde, imanınıza zarar geleceğini anlarsanız hemen terk edin. İffetinize zarar geleceğini hissederseniz hemen terk edin, hiç tereddüt etmeyin. Bu iki husus dışında her yer sizin için risk taşımaktadır. Gel gitlerin olması normaldir. Sünnet namazları ara sıra terk etmenizde sakınca yoktur. Tıbbın getirdiği farklılığı da kabul etmek zorundasınız. Gayet iyi çalışın, ahlâkınızı koruyun. Tıp talebelerine musallat olan kibir ve maddi kazanç hastalığından kendinizi koruyun. Allah'ın kullarına hizmet şuuru git gide sizde erimesin, dikkat edin. Bundan başka yapacak bir şeyiniz yoktur. Hafızlık ve benzeri ilimlere dalmanız gerekmez. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben tıp fakültesi birinci sınıf öğrencisi kapalı bir bayanım. Fakülteye ba
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 1- Tıp ilmi ve fıkhı birleştiren Türkçe bir çalışma bilmiyorum. Arapçada böyle eserler var ama Türkçe bilmiyorum. Tıp, zaruret halinin kural olduğu bir bilim dalıdır. Dolayısıyla erkek doktorun kadına kadın doktorun erkeğe muayene etme, tedavi etme gibi bağlantısında zaruret kuralları geçerlidir. Sizin özellikle incelenmesini istediğiniz hususları başlıklandırırsanız onlara temas edebiliriz. 2- Tıp ilmi, Şeriat ilimlerinden sonra en muteber ilimdir. Allah rızası düzeyini koruduğunuz sürece ibadet durumundasınız; talebe iken de tabib iken de. Farz ibadetleri yapın, haramlardan kaçının; sizin için asgari düzeyi sağlamış olursunuz. Yoğun günlerinizde Sünnet namazları da kılmayabilirsiniz. Fakat bu durum, internet üzerinden gezindiğiniz zamanlar için değildir. Bir tıp adamı olmak için 'başınızı kaşımaya vakit bulamadığınız zamanlar' açısından bu ölçüyü koyuyoruz. 3- Heykel türü yapıtlar haramdır. Müstehcen kabul edilebilecek her türlü resim de haramdır. Bunun elle çizilmesi veya makine ile alınması sonucu değiştirmez. Tabiat ve cansız eşya resmi helaldir. Makine ile çekilen ve yasak olmayan resimlerde ise ihtilaf vardır. Mümkün olduğu kadar uzak kalmak evladır ancak fotoğraf makinesi ile helal olan bir şeyi çekmek haramdır denmesi zordur. 4- Kibir, ikinci insanı küçük görmenin adıdır. Kendini büyük görüp diğer insanı küçük görme şeklindeki kibir cennete mani bir kibirdir. Allah'a emanet olun, Allah yardımcınız olsun.

Es-selamünaleyküm hocam benim birkaç sorum vardı: 1-Ben bir tıp fakültesi öğren
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Siz onunla ilgilendikçe o kendini naza aldığına göre siz şimdilik kendinizi geliştirmeye bakın. Onunla özellikle bu konularda ilgilenmeyin. Aranızdaki muhabbet arttıkça sizin etkiniz de artabilir ama bu mantıkla onu kendinizden itmiş oluyorsunuz. Bir de böylesini deneyin.

Hocam ben 3 yıllık evliyim ve 1 yaşında da oğlum var. Evlenmeden öncesinde şu an
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mevcut üniversite/fakülte yapısında talebenin birinci görevi imanını ve iffetini koruyarak oradan mezun olmaktır. İmanı ve iffeti tertemiz oradan mezun olan bir nevi cihat etmiş olur, o bir mücahittir. Dersliklerinden kantinlerine kadar fakülteler ne yazık ki iffet ve iman avcıları ile dolmuş gibidir. Size özellikle tavsiyem, bir şeyler yapmayı ikinci plana atmanız ve size bir şeyler olmasını engellemenizdir. Rabbim yardımcınız olsun. Sizi ümmetime bağışlasın. İmanınızı ve iffetinizi koruyarak vasıflı gençler olmanızı size kolay kılsın. Bu noktadan sonra sizden yardım isteyene yardım edebilirsiniz. Bir kelime söyleyebilirsiniz. Bir kere namaza davet edebilirsiniz. Bir kereliğine de olsa bir haramı işlememesini sağlayabilirsiniz. Bir sure öğretebilirsiniz. Küçük bir grup oluşturup beraber iş yapmanız mümkün olursa onu da deneyin. Bir camide bir sabah namazından sonra toplanın. Samimi ama küçük kararlar alın. Bir hocadan periyodik dersler alın. Bir kitabı beraberce okuyup tahlil edin. Sabredin ve kazanın. Telif hakkı korunmuş kitapların/eserlerin korunmuşluğuna saygılı olmak gerekiyor. Sahiplerinin serbest bıraktığı veya hakkını takip etmediği eserleri kullanabilirsiniz. Allah sizi muhafaza buyursun.

Hocam fakültede arkadaşlarla iletişimimiz nasıl olmalı? Ders dışında sohbet etti
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim, böyle bir derdin varsa sen zaten büyük bir yoldasın demektir. Şimdi sana yorgunluk yapmayan, ama gelişmene destek olan bir yol haritası çizeceğim. İnşallah istifade edersin. Kıvam arayışı, dağınıklıkla değil istidamla olur. Senin sorunun bilgi eksikliğinden değil bilgi iştahının yönünü belirleyememenden kaynaklanıyor. Bu da çok doğal bir merhale. Şu anda Kur’an, hadis, siyer, tefsir, fıkıh her şeyi istiyorsun. Ama dikkat et, bu bir tabak yemeği pişirmeden diğerine geçmeye benzer. O yüzden ilk tavsiyem “Her şeyi biraz biraz değil, bir şeyi özümseyerek öğren.” Günde 1 sayfa tefsirli kur’an – ruh gıdan olsun. Her gün, tertemiz bir vakitte (sabah veya yatsı sonrası) 1 sayfa meal ve kısa tefsir oku. Kur’an-ı Kerim ve Meali (Diyanet veya Ömer Çelik Meali) Tefsir olarak: “Tefsîr-i Safvetü’t-Tefâsîr” (kısa ve öz) Okuyup geçme; 1-2 ayet de olsa üzerinde düşün. Bu zikir gibidir, kalbi işler. Siyer ve hadis için bir program oluştur. Haftanın 3 günü, Siyer: Fıkhu’s-Sîre (Ramazan el-Bûtî); Riyâzü’s-Sâlihîn (İmam Nevevî) – kısa kısa, şerhli okuyabilirsin. Günde 15-20 dakikayı yeterli gör. Ama istikrarlı ol. Fıkıh ve günlük hayat için bir kaynak seç. Haftada 2 gün “İslam İlmihali” (Diyanet) ve Nureddin Yıldız Hoca’nın “Gençlik Fakültesi” ve “Fıkıh Okumaları” derslerini dinleyebilirsin. Not tut, tekrar et, tatbik et. Her gün 3 satır not al: Bugün ne öğrendim? Beni en çok etkileyen cümle neydi? Bununla hayatımda neyi düzeltebilirim? Zira bilgi not alınmazsa uçar; Bir bilgi, hayatımıza uygulanmazsa (yani amele dönüşmezse), kalpte bir tesir bırakmaz, yerleşmez. Son olarak, zikirsiz kalma. Günde 100 kere “Estağfirullah” ve salavat seni içten kuvvetlendirir. Kitap yorgunluğu hissettiğinde sohbet dinle. Diri kalırsın. Ayda bir kez mutlaka bir mü’min kardeşinle öğrendiklerini paylaş. Bu seni pekiştirir. Gelişim yarışın olsun, gösterişin değil. Başkasıyla değil, dünkü halinle yarış. Allah seni Kur’an’a ve sünnete dost, fıkha sadık, siyerle yaşayan bir mü’min eylesin. Unutma kardeşim: “Bir sayfa okuyarak istikrarlı ilerleyen, her gün kitap karıştırıp yorulandan daha çok yol alır.” Dua eder, dua beklerim.

Ben bir müslüman olarak elhamdülillah beş vakit namazımı camide kılmaya özen gös

ders konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dua edin, Rabbim hepimizi muvaffak etsin. Allah'a emanet olun.

Hocam “Tevbe hastanesi” adlı sohbetlerinizi dinlemeye çalışıyorum. Bazen hiç vak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bak güzel kardeşciğim benim, Sakızla ekmek arasındaki farkı düşünebilir misin? Sakız ve ekmek. Hatta bir dilim ekmek ve sakız! Ekmek bir kere dişlendiğinde midede gıda olur, hayat olur. Sakız ise binlerce kere çiğnense de çeneye meşakkatten başka bir şey getirmez. Dinle alakalı konular da böyledir. Sakız gibi çiğnenen sözler, sorular ve konular çenenize yük getirir. İbadetinizi artıracak, ihlasınızı güçlendirecek, ümmetinize hayrınızı ulaştıracak konularla uğraşın. Yazık etmeyin vaktinize. Çürütmeyin emellerimizi. Allah Teâlâ sizi korusun, ömrünüze ve çalışmanıza bereket versin güzel kardeşciğim benim.

Hocam benim bir lise grubum var ve sorular soruyorlar. Sorularını araştırıp ceva
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir insanın görüntüsü veya sesi ondan izin alınmadan kaydedilemez. Özellikle izin vereceği biliniyor yani genel olarak bunda sakınca olmayacağı anlayışı yaygın ise bir sakıncası olmaz. Bunun dışında kimsenin sesi veya görüntüsü kaydedilemez. Bu bir kul hakkıdır. Bunun ders olması veya muhabbet olması bu hakikati değiştirmez. Sesi izinsiz kaydetmek emanete hıyanettir. Kaydı bir başkasına vermek ise hıyanete ilavedir. Hıyanet ise haramdır.

Hocam, üniversite hocasının dersini ondan izin almadan kaydederek arkadaşıma ver
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yanınızda ağabeyinin bulunması halvet tehlikesini kaldırır ama bayanın önünde ders yapmanın getireceği riski kaldırmaz. Onun dış kıyafeti ile ve yüz göz olmadan öğretmesi durumunda belki caiz olabilir.

Hocam, amcamın kızından abisi ile birlikte kuran dersi alıyoruz fakat yeni öğren
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Öğretmen yaptığı iş karşılığında ücret alan biridir. Aldığı ücret dakikalarla hesaplanan bir ders verme karşılığıdır. Bir telefon görüşmesi iki sakınca doğurur: Mesela kırk dakikalık dersin iki dakikasını telefonla tükettiğinde ortada maddi bir hak yani ücretin hak edilmemesi doğar. Öğrencilerin ve kendisinin dikkati dağılır. Yeni bir toparlanma olsa da adı üstünde dikkat dağılması vardır. Bu da verdiği dersin kalitesinin düşmesidir. Her iki durumda da ortada kul hakkı ve görev ihlali vardır. Olağanüstü bir durum olmadıkça öğretmen derste telefonla meşgul olmakla hata etmiş olur.

Hocam bir öğretmenin derste telefonla görüşmesinin dini hükmü için ne denebilir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zaten oruç da budur; sürekli yemek isteyeceksin ama yemeyeceksin. Buna nefis terbiyesi, irade eğitimi de diyebilirsin. Sizin bu durumunuz bir iki gün daha devam eder ve alışırsınız biiznillah. Direnin ve karakterinizi oluşturacak bu büyük eğitimi kaçırmayın. Allah size yardım etsin, işinizi kolay etsin.

Ramazan ayındayız ben de bugün oruç tuttum. Tutmamanın günah ve İslam'ın şartlar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.