Fetva Meclisi
Soru
Hocam, üniversite hocasının dersini ondan izin almadan kaydederek arkadaşıma versem günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Dershanenin malını almak gibi bir hata olmasa da oradaki bilgilerden onların izin vermediği bir tarzda istifade etmeyi doğru bulmayız.
Selamünaleyküm. Üniversite, özel bir ortam değildir; bir uyarı yapılmadıkça orada ses kaydı yapılmasında sakınca olmaz.
Bugünkü hayatın bir getirisi olarak sosyal medya hesapları şahsa ait mal gibi kullanılmaktadır. Sıradan bir mal nasıl ki başkasının izni olmadan kullanılamaz ise sosyal medya hesapları da öyledir. İzinsiz başkasının hesabına girmek bu bakımdan kul hakkı olur. Kul hakkı da hakkına girilen kişiden helallik almadan tevbesi tam anlamıyla gerçekleşmeyen bir günahtır. Bahsettiğiniz davranıştan uzak durmanız gerekir.
Kullanılmasına izin vermeyeceğini bildiğiniz bir görüntüyü başkasına aktaramazsınız. O kişi mü'min olmasa da durum böyledir. Aktarmanıza izin vereceğini zannediyorsanız mesele yoktur.
Fotoğraf zaten dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Bir de izinsiz bir kişinin veya mülkünün fotoğrafının çekilmesi en azından ahlâkî değildir. Bilhassa mahzurlu bir durum oluşuyorsa durum daha da derin bir ahlâk dışılık oluşturuyor demektir.
Müslüman insanın ölüsüne saygı gerekir. Her ne kadar kefenin açılıp fotoğraf çekilmesi bir haram değilse de bunun yasal bir zorunluluk gereği yapılmadığı sürece ölüye gösterilmesi gereken saygıyı ezme niteliği taşıyacağını düşünürüz.
ders konusundaki diğer fetvalar
Öğretmen yaptığı iş karşılığında ücret alan biridir. Aldığı ücret dakikalarla hesaplanan bir ders verme karşılığıdır. Bir telefon görüşmesi iki sakınca doğurur: Mesela kırk dakikalık dersin iki dakikasını telefonla tükettiğinde ortada maddi bir hak yani ücretin hak edilmemesi doğar. Öğrencilerin ve kendisinin dikkati dağılır. Yeni bir toparlanma olsa da adı üstünde dikkat dağılması vardır. Bu da verdiği dersin kalitesinin düşmesidir. Her iki durumda da ortada kul hakkı ve görev ihlali vardır. Olağanüstü bir durum olmadıkça öğretmen derste telefonla meşgul olmakla hata etmiş olur.
Bak güzel kardeşciğim benim, Sakızla ekmek arasındaki farkı düşünebilir misin? Sakız ve ekmek. Hatta bir dilim ekmek ve sakız! Ekmek bir kere dişlendiğinde midede gıda olur, hayat olur. Sakız ise binlerce kere çiğnense de çeneye meşakkatten başka bir şey getirmez. Dinle alakalı konular da böyledir. Sakız gibi çiğnenen sözler, sorular ve konular çenenize yük getirir. İbadetinizi artıracak, ihlasınızı güçlendirecek, ümmetinize hayrınızı ulaştıracak konularla uğraşın. Yazık etmeyin vaktinize. Çürütmeyin emellerimizi. Allah Teâlâ sizi korusun, ömrünüze ve çalışmanıza bereket versin güzel kardeşciğim benim.
Dua edin, Rabbim hepimizi muvaffak etsin. Allah'a emanet olun.
Eşiniz, çizgisini aşıyor olabilir ama sizin de her akşam sohbete gitmeniz yeni evli biri olarak uygun olmayabilir. En verimli olanını seçin ve haftada bir gün ona gidin. Zamanla bunu ikiye çıkarırsınız. Eşinizi sanki ilminize mani biri gibi karşınıza almanız yanlış olur. O da zaman içerisinde sohbetlere başlar ve sizin ne yaptığınızı takdir eder inşaallah.
Evet, bir şeyh gerekli ve aramalısın ama şeyh de mürit arar. Vasıflı bir şeyhin dizinin dibine oturmaya ne kadar uygunsun, bunu merak ediyor musun? Tavsiyem şudur: Kendini hazır duruma getir ki Allah sana öyle bir mürşidin yolunu açsın. Hazır değilsen, yüreğin kilitli ise mesela ne yapacaksın bulduğunu?
Allah Teâlâ niyetinizi mübarek kılsın. Esasen tebrik edilecek bir planlama içindesiniz. Ne var ki, HIZLI BAŞLAYIP çabuk çökmekten ise ADIM ADIM BAŞLAYIP uzun yürümek daha doğrudur. Tıp dersleri ağırdır, bu tespit yabana atılamaz. Çevreniz ve size etki edenler açısından da bu yapacağınız iş takdir görmesi zor bir iştir, bu da ikinci bir sorundur. Bu nedenle size çizgi olarak şunu tavsiye edebilirim: Planınız büyük ve uzun soluklu olsun. Uygulamanız ise boyunuza ve çapınıza göre olsun. Ya da şöyle diyebilirim: Acele etmeyin ama ihmal de etmeyin. Hayat realiteniz ve planlarınız dengeli olsun. Böylesi ile daha istikrarlı ve daha kalıcı işler yapabilirsiniz. Öncelikli gayeniz okumak ve bilgi artırmak değil mü'min kimliğinizle ayakta kalmak, fitnelerde savrulmamak olsun. Bunun için de önce her biriniz BEN ERİMEMELİYİM demelidir. Böyle diyebilen üç kişi veya iki kişi ile yola çıkın. Beş yıl sonra bir kişi daha ancak size katılıyor olsa bile zararda değilsiniz. Kaldı ki ihlasınız size katılımı bereketli yapacaktır. Bunun özeti şudur: İmanda ve ibadette, ahlâkta erimeden yürümeniz sizin bütün bilgilerden daha önemli bir ihtiyacınızdır. Maazallah eridikten sonra bilgi ne işinizi görecek ki? Bu noktadan sonra haramlardan uzak durmak ve farzları eksiksiz yapmak günlük işiniz olmalıdır. Farzlarda eksiğiniz yoksa BİLDİĞİNİZİ YAŞIYORSUNUZ demektir ki gaye de budur zaten. Planlarınızı izleyeceğiniz dersleri bitirme mantığına yaslamayın. Aksine hazmetme mantığına yaslayın. “Şu kadar dersi şu kadar zamanda” yerine “şu konuları kavrama” çizgisi çizin. Sözünü ettiğiniz ders grubundan ilk on dersi mesela hazmedin ve bir yolunu bulup ziyaret ederek veya bir iletişim kanalını kullanarak konuşanı/yazarı ile o dersleri mütalaa edin. Sonuca göre yeni bir plan yapabilirsiniz. Elbette sabredip sebat edebilenler gayelerine ulaşacaktır. Onlar da oldukça azdır. Dökülenlere takılmadan gayeniz için yürümeye bakın. Allah yardımcınız olsun.