Fetva Meclisi
Soru
Hocam evlenmeden önce akşamları neredeyse hergün dini sohbetlere ve derslere katılıyordum. Şimdi eşim akşamları bu sohbetlere ve derslere katılmamdan rahatsız oluyor. Sohbetler geç başladığı için eve geç geliyorum. Bu durumda nasıl bir çözüm önerirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Makul olan sizin düşündüğünüzdür. Eşinizin muhtemel gençliği onu böyle davranmaya sevk etmektedir. Aile saadetiniz için sizin tartışma üretmeden daha duygusal başlıklarla onu evde olmaya teşvik etmeniz faydalı olur zannederiz. Bunu, evinizin çatlama nedeni yapmamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Çocuklar, sizin yokluğunuzdan ötürü eksiklik görüyorlarsa ya da sizin yokluğunuz eşinizin ezilmesine neden oluyorsa eşiniz doğru söylüyor. Dengeli olmak zorundasınız. Sohbetler, farz ilimleri öğretiyorsa size onları hemen öğrenin ama genel bilgi olanı için yukarıdaki ilkeyi kullanın.
Bu anlattığınız makul değil. Bizzat eşiniz ve gittiği yer ile ilgili söylemiyorum ama bu anlattığınız tarz hatalı. Görüşüne itimat ettiğiniz birine müracaat ederek itidali size göstermesini sağlamalısınız. Eşiniz kimseye müracaatı kabul etmezse o takdirde ailenizle durumu değerlendirin ve gerekeni yapın. Tavsiyemiz budur.
Erkek ve bayanların bir arada korumasız şekilde bulunmaları ve birbirleri ile söz üzerinden de olsa kontak hâlinde olmaları ilerisi açısından bir risk taşımaktadır. Bu nedenle de zaruri olmayan bir nedenden ötürü erkek ve kadınların bir arada olacakları ortamları sakıncalı görmekteyiz. Bunun ilmi bir nedene dayanması riski kaldırmaz. Erkeklerin çalışmasını bayanlar farklı bir yerden izleyecekler ve göz teması olmayacak bir ortam oluşturulabilecekse sakıncası olmayabilir. Kaş yaparken göz çıkarmamanızı tavsiye ederiz size.
Evliliğinizi yürütme konusunda enerjinizin kalmadığını düşünüyorsanız mümkünse aile büyüklerinizle, değilse Müslüman ve olgun aile terapistiyle bir araya gelmeden bir karara varmayın. Acele bir sonuca ulaşmaya çalışmayın. Boşanmanızın hayatınızda ne gibi olumsuzluklar getirebileceğini de tek tek düşünün.
Eşiniz boşamadığı sürece aynı yatağı paylaşmamanız nikâhı düşürmez. Ama kocanız size karşı vazifelerini ihmal etmesi sizi rahatsız ediyorsa kendisini düzeltmesi için konuşmaya/barışmaya çalışın. Sorun olarak gördüğünüz konuları çözmeye çalışın. Sorundan kaçmayın; üzerine gidin. Fakat konu çıkmaza girerse ya sabretmeyi ya da sizi boşamasını talep edin.
ders konusundaki diğer fetvalar
Evet, bir şeyh gerekli ve aramalısın ama şeyh de mürit arar. Vasıflı bir şeyhin dizinin dibine oturmaya ne kadar uygunsun, bunu merak ediyor musun? Tavsiyem şudur: Kendini hazır duruma getir ki Allah sana öyle bir mürşidin yolunu açsın. Hazır değilsen, yüreğin kilitli ise mesela ne yapacaksın bulduğunu?
Öğretmen yaptığı iş karşılığında ücret alan biridir. Aldığı ücret dakikalarla hesaplanan bir ders verme karşılığıdır. Bir telefon görüşmesi iki sakınca doğurur: Mesela kırk dakikalık dersin iki dakikasını telefonla tükettiğinde ortada maddi bir hak yani ücretin hak edilmemesi doğar. Öğrencilerin ve kendisinin dikkati dağılır. Yeni bir toparlanma olsa da adı üstünde dikkat dağılması vardır. Bu da verdiği dersin kalitesinin düşmesidir. Her iki durumda da ortada kul hakkı ve görev ihlali vardır. Olağanüstü bir durum olmadıkça öğretmen derste telefonla meşgul olmakla hata etmiş olur.
Allah sizden razı olsun. Pek iyi ettiniz yazmakla. Yazınızdan ve uyarınızdan istifade ettiğimi söylemeliyim. Kendimce not aldım. Yalnız bir noktaya itirazım var, lütfen onu da siz kabul ediniz: Yaptığım tıpla alakalı derslerin başlığı “Müslümanca Bakış” olarak konmuştur. Dersleri iyi dinlediyseniz bir bütün olarak orada doktorların mesleklerini put edinmelerine karşı kulluk görevlerinden biri olarak değerlendirmeleri uyarısı vardır. Görsel ve yazılı notlarımda defalarca “tıp ve tıbbın alt tabakaları” şeklinde bir ifadeyi kullanmışımdır. Sizin ifadeniz Tıp=Eczacılık sonucuna geliyorsa bunu bu dünyada kimseye kabul ettiremezsiniz. Hayır, eczacılık, tıbbın vazgeçilmezidir demek istiyorsanız tamamen haklısınız. Bu noktaya itirazımı biliniz, gerisinde müttefikiz. Zannedersem siz, eczacılığın genel sıkıntılarını bana boşalarak giderme yolunu seçtiniz. Bir başka husus olarak da şunu biliniz: Eczacılığı, ilaç satmak olarak görüyor ve bu savunmayı onun için yaptı iseniz burada müttefik olamayız; ilaç üreten laboratuvardaki eczacı tıbbın iki numarası olur. İlaç satan için bunları söylediyseniz herhalde bebekler için mamaların satıldığı marketler, insanlara peynir üreten çiftlikler eczanelerden daha değerlidir. Öyle veya böyle uyarınızdan memnun oldum, teşekkür ederim size. Vaktiniz olur ziyarete gelebilirseniz bir gün, bunları daha geniş değerlendirebiliriz. Allah’a emanet olunuz.
Bir insanın görüntüsü veya sesi ondan izin alınmadan kaydedilemez. Özellikle izin vereceği biliniyor yani genel olarak bunda sakınca olmayacağı anlayışı yaygın ise bir sakıncası olmaz. Bunun dışında kimsenin sesi veya görüntüsü kaydedilemez. Bu bir kul hakkıdır. Bunun ders olması veya muhabbet olması bu hakikati değiştirmez. Sesi izinsiz kaydetmek emanete hıyanettir. Kaydı bir başkasına vermek ise hıyanete ilavedir. Hıyanet ise haramdır.
Bak güzel kardeşciğim benim, Sakızla ekmek arasındaki farkı düşünebilir misin? Sakız ve ekmek. Hatta bir dilim ekmek ve sakız! Ekmek bir kere dişlendiğinde midede gıda olur, hayat olur. Sakız ise binlerce kere çiğnense de çeneye meşakkatten başka bir şey getirmez. Dinle alakalı konular da böyledir. Sakız gibi çiğnenen sözler, sorular ve konular çenenize yük getirir. İbadetinizi artıracak, ihlasınızı güçlendirecek, ümmetinize hayrınızı ulaştıracak konularla uğraşın. Yazık etmeyin vaktinize. Çürütmeyin emellerimizi. Allah Teâlâ sizi korusun, ömrünüze ve çalışmanıza bereket versin güzel kardeşciğim benim.
Dua edin, Rabbim hepimizi muvaffak etsin. Allah'a emanet olun.