Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim sabah altıdan akşam yedi, sekize kadar çalışıyor. Haftada üç akşam bir derneğe Kur’an, sohbet ve hadis derslerine gidiyor. Yine aynı derneğin üyelerine üç akşam olmak üzere kick boks dersi hocalığı yapıyor. Eve geliş saati gece on ikiyi buluyor. Dolayısıyla evimize bir pazar gününü ya ayırıyor ya da ayıramıyor. Eşi olarak ben bu durumdan rahatsızım, üç çocuğumuz var ve babalarını özlüyorlar. Eşimin bu yaşam tarzı doğru mu, benim buna rıza göstermemem günah mı? En azından haftanın üç akşamını bize ayırmasını istiyorum haksız mıyım? Allah razı olsun şimdiden.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu anlattığınız makul değil. Bizzat eşiniz ve gittiği yer ile ilgili söylemiyorum ama bu anlattığınız tarz hatalı. Görüşüne itimat ettiğiniz birine müracaat ederek itidali size göstermesini sağlamalısınız. Eşiniz kimseye müracaatı kabul etmezse o takdirde ailenizle durumu değerlendirin ve gerekeni yapın. Tavsiyemiz budur.
Eşiniz, çizgisini aşıyor olabilir ama sizin de her akşam sohbete gitmeniz yeni evli biri olarak uygun olmayabilir. En verimli olanını seçin ve haftada bir gün ona gidin. Zamanla bunu ikiye çıkarırsınız. Eşinizi sanki ilminize mani biri gibi karşınıza almanız yanlış olur. O da zaman içerisinde sohbetlere başlar ve sizin ne yaptığınızı takdir eder inşaallah.
Babanla tartışmayı bırak, onunla akıllıca ve sabırla konuşmalısın. Evde sıkıldığından dolayı çalışmak istiyor ve baban da bu konuya sıcak bakmıyorsa ders-sohbet halkası gibi sosyal etkinliklere katılarak bu sıkılganlığının üstesinden gelebilirsin. Çalışma konusunda kararlıysan ona güven veren bir çalışma planı yapabilirsin. (Evden iş, uygun bir meslek vb.) Evlenmek istemen de çok doğal. Ancak her şeyin bir vakti var. Belki senin için en hayırlısı henüz gelmedi. Şu an içinde bulunduğun süreç, seni daha güçlü ve olgun biri yapıyor olabilir. Güzel bir eş olabilmek için kendini geliştir. Evlenmek tek başına bir amaç değil, huzurlu bir evlilik kurabilmek asıl önemli olandır. Şu an yaşadıklarını, seni daha güçlü yapacak bir süreç olarak gör. "Siz bir şeyi sevmeyebilirsiniz ama o sizin için hayırlı olabilir. Yine, bir şeyi çok sevebilirsiniz ama o sizin için şer olabilir. Allah bilir, siz bilemezsiniz." (Bakara, 2/216) Belki şu an sana kapılar kapalı gibi görünüyor ama Allah, senin için çok daha hayırlısını hazırlıyor olabilir. Duanı bırakma ama sabırsızlığa kapılma.
Selamünaleyküm. Belli bir gelgitten sonra sizin becerebileceğiniz bir işin muhakkak olduğunu göreceksiniz. Siz de o işi yaparsınız ama size söylenen, evini ihmal etmeme sözünde haksız değiller. Dengeli olmak gerekiyor.
Aleykümselam. Bir mü’min kadının iş edinip çalışma mecburiyeti olmadan eşinin ona müreffeh bir hayat sağlama mecburiyeti vardır. Bunun karşılığında da kadının kadınlık dışında ek bir hizmet yapma mecburiyeti yoktur. Dinimizin genel ilkesi böyledir. Ne yazık ki dinimizi kendi hırs ve menfaatlerimize göre şekillendirmeye cüret ettiğimiz bir dönemde yaşıyoruz. Eşinizin sizden böyle bir şey isteme veya annesine istetme hakkı yoktur ama sizin bunu insanlık olarak yapmanız sizin artınız olur. Aile huzurunuzu sarsmadan sorun çözmeye gayret ediniz. Mevcut durumu değil ileriyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Babanız çocuklarının birinin yanına gitmeyi kabul eder de yine kimse bakmazsa o zaman bedduasında tam haklı olur. Bu durumuyla da evladı açısından elbette nahoş bir durum ve onun üzülmesi bir vebal ama babaya bakmamak, ayağına gitmemek değil de onu çaresiz bırakmak olarak ortaya çıktığında büyük bir vebal olur. Sizin eşinizin durumu da şu şekilde olabilir: Eşiniz babanızla dar bir evde aynı çatıda yaşamak için oraya gideceğinizde kabul etmeyecekse bunda hakkı vardır. Babanızın bulunduğu veya herhangi bir şehre gittiğinizde gelmeme gibi bir hakkı yoktur. Nikâh akdinde böyle bir şart koşmuş siz de kabul etmiş olsa idiniz şimdi haklı olurdu. Sizin de boşanma gibi bir afeti aklınıza getirmeniz hiç doğru değil, dert içinde neden dert üretiyorsunuz? Eşinizin aile büyüklerinden de yardım alarak ve siz de verdiğim örnekte olduğu gibi durumu biraz esneterek çözüm üretmeye bakın. Hayat bu, böyle geldi böyle gidecek. Eşinizi de bir gün bakıp bakmamayı konuşacak doğurdukları. Gelecek uzak değildir. Allah yardımcımız olsun.
eş konusundaki diğer fetvalar
İbadetleri, günlük hayatı aksatacak ve uyurgezer gibi dolaşmaya neden olacak bir hayal mümince bir iş değildir. Böyle bir hayal için hastalık düzeyi de diyebiliriz. Bundan aşağı kalan sıradan bir hayal için ise sakınca olmaz inşaallah.
1- Geçmişe mükemmel bir tevbe ile tevbe edin. 2- Eşiniz imanında sorun olmayan ama namaz ibadeti gibi bir ibadette ihmali olan birisi ise ona nasihatinizi yapın ve onun günahı ile ilgilenmeyin. Eğer eşinizin imanında bir problem varsa zaten nikâhınızda problem var demektir. Ona göre de gerekeni yapın. 3- Geçmişle değil gelecekle ve cennet cehennem ile ilgilenin.
Biz şöyle iman ediyoruz: Hata eden günahkârdır. Günahkâr ise bu dünyada yüzü karadır, ahirette yeri ateştir. Samimi bir tevbe eden ve tevbesini koruyan ise günah işlememiş gibidir. Günah işlememiş gibi! Tevbenin bu denli temizleyici gücüne iman etmemek ise ikinci bir günahtır. Zira bize günahlardan kaçının diyen aynı zamanda tevbeyi kabul etme vaadinde bulunmuştur. Tevbe eden ve tevbesine sadık kalan günah işlememiş gibidir. Eski günahları anlatıp yaymak ise bir başka günahtır; ne anlat, ne sor! Unut onları! Ve Allah’a güven.
İnsanın zevk tatmininin sınırı yoktur. Sağlık açısından düzeltilmesi gereken bir durum varsa estetik caiz olabilir. Sağlık açısından değil ama yıpranma ve dökülme gibi bir nedenle eşinizin gözünde “yok gibi” kalacağınız bir durum varsa yine caiz olabilir. Ancak unutmayınız ki insan zevkinin sınırı yoktur.
O günkü hatanız için istiğfar edin. Aynısı veya benzerine tekrar düşmemeye özen gösterin. Çokça Kur'an okuyun. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. O türleri de unutun gitsin, ardına düşmeyin. Allah kullarını bunlarla da imtihan ediyor. Aldanmamış olduğunuz için şükredin.
Rabbimiz rızası doğrultusunda yaşamamızı nasip eylesin. Allah Teâlâ’nın yaratmış olduğu fıtratı bozmak caiz değildir. Birilerinin göğsüne kıyas ederek kendisini küçük ya da büyük göğüslü olarak nitelendirmesi de mümine yakışmayacaktır. Göğüslerde bir rahatsızlık, anormallik veya anne olduğunda emzirememe gibi bir durum olduğunda tedavi amaçlı müdahaleye dinimiz izin vermektedir. Bunun dışında kadının kendisini kötü hissetmesi, daha güzel görünmeyi istemesi gibi gerekçelerle bu operasyonu yaptırmak caiz değildir. Ancak ameliyat dışında sağlığa zarar vermediği sürece ilaç kullanımı, takviye gıdalar kullanabilir.